KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- Dosya no
- 2023/1038 Esas
- Karar no
- 2025/205
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/04/2023
- Numarası
- 2022/616 Esas, 2023/375 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
725 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilleri ile davalı arasında herhangi bir ticaret olmadığını, bu kişi ile alış veriş yapılmadığını, ancak icra takibine konu olan senedi bu kişiye ciro eden ... isimli kişi ile geçmişte inşaat yapma nedeni ile tanıştıkları, bu kişinin elde kalan belegelerden getirdiği bir belgeyi bono haline getirerek bu kişiye ciro ettiğini tahmin ettiklerini, her iki müvekkilinin de bu kişiye bir bono vermediğini ve kesinlikle bir borç olmadığını beyan ettiklerini, bononun 07.02.2018 tanzim 04.01.2019 vade tarihli olup bedelinin 600.000.00 TL olarak yazılı olduğu, davalının 100.000,00 TL üzerinden ihtiyati haciz yolu ile takip talebinde bulunduğu,
bahsedilen senetteki yazıların hiçbirinin her iki müvekkilinin eli mahsulü olmadığı, senedi ciro eden ...'ın bir şekilde bu bonoyu hazırladığı ve müvekkillerine imza ettirdiğini, ancak her iki kişiye karşı müvekkillerinin bir borcu bulunmadığı, bu nedenle müvekkillerinin davalı ...'a İstanbul Anadolu ... İcra'nın ...
Esas Sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, icra zoru ile ödeme yapılması halinde istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacılar vekili, 700.000TL üzerinden harcı tamamlamıştır.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
"...Davacı senetteki yazıların müvekkillerine ait olmadığını ileri sürmüş, imza inkarında bulunmamıştır. Yerleşik Yargıtay kararları gereği borçlunun senet üzerinde imzasının bulunması yeterli olup bunun haricinde senet üzerindeki diğer yazıların davacıya ait olmasına gerek bulunmamaktadır. Keza davacının dava dışı senedin ilk lehdarı olan ...'a ait ileri sürdüğü iddialar kişisel defi olup davalıya karşı ileri sürülmesi kural olarak mümkün değildir.
Davacının davalının senedi iktisabında kötü niyetli olduğu ve bile bile senedi iktisap ettiği yolunda bir iddia da ileri sürülmemiştir. Soyut şekilde sadece davacının bu miktardaki senedi alacak ekonomik gücü olmadığı, müzikhollerde müzik çalan biri olduğu iddiası ileri sürülmüştür. Davanın miktar ve değeri nazara alındığında yazılı delille ispat zorunluluğu bulunmakta olup davacı yanca ispat külfeti yerine getirilemediğinden davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacılar vekili istinaf isteminde özetle; Davalının senedi ne için aldığını açıklamadığını, davalının tacir olmadığını, bu rakamda bir bonoyu ele geçirmesi için bir neden olmadığını, bononun protesto edilmediğini, vadeden sonra bu kişiye verildiğini, alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, tanık dinlenmesi gerekirken tanık dinlenilmeden karar verilmesinin yerinde olmadığını, bono vadeden sonra devredildiği için ilk cirantaya karşı olan defilerin davalıya da ileri sürülebileceğini, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacılar bonodaki imzalarını inkar etmemişler, imza dışındaki unsurların sonradan doldurulduğunu, davalıya borçlu olmadıklarını ileri sürmüşlerdir. Davacılardan ... bonoda keşideci, davacı ... ise kefil (avalist) konumunda olup senet lehtarı dava dışı ...'dır. Boş senedin sonradan doldurulduğu yönündeki iddianın yazılı delil ile ispatı gereklidir. Davacı bu yöndeki iddiasını ispatlayamamıştır.
Davacılar ile davalı hamil arasında ciro bulunmamakta olup davacılar davalı hamile karşı, kişisel defileri ileri süremez. Bununla birlikte davacı ... senette avalist olarak yer aldığından TTK 702.md göre borç şekle ait noksanlıktan başka bir sebepten dolayı geçersiz olsa dahi taahhüdü geçerlidir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde bononun vadeden sonra devredildiğini iddia etmediği gibi bu yönde delil de sunmadığı, davalının kambiyo senedinin dayanağını ispatlama yükümlülüğü bulunmadığı da dikkate alındığında davacılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1038, K. 2025/205, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama