İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/118 K.2024/1414

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

Esas2023/118Karar2024/1414Tarih26 Eylül 2024Okuma12 dk · 2.457 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
26 Eylül 2024
Dosya no
2023/118 Esas
Karar no
2024/1414
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
28/04/2022
Numarası
2019/108 Esas - 2022/85 Karar
Davanın konusu
Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.457 kelime·12 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... adlı televizyon kanalı ile ulusal düzeyde yayın yapan, yayın akışında sıklıkla Türkçe müzik eserleri içeren programlara yer veren ve bu kapsamda da ... tarafından hakları koruma altında olan eserleri kullanan bir yayın kuruluşu olduğunu, davacı ... korumasındaki müzik eserlerini izinsiz şekilde umuma ileterek kanunu ihlal ettiğini, davalı şirketin ... ile 2012 yılı ve öncesi kullanımları kapsayan Sulh Protokolü imzaladığı ve bu protokol ile belirlenen lisans bedelini ödediğini,

aynı şekilde davalı şirkete 2013-2014 yıllarına ilişkin Yayın İzin Sözleşmesi gönderildiği ancak davalı şirket tarafından imzalanmadığını, davalı şirketin izinsiz umuma iletin eyleminin 5846 sayılı Fikir ve sanat Eserleri Kanununun açıkça ihlali olduğunu Yayın kuruluşlarınca meslek birliği korumasında bulunan eserin umuma iletiminin yapılabilmesi için lisans alınmasının kanuni bir zorunluluk olduğunu, Lisanssız kullanımın hukuki açıdan FSEK 68 anlamında tazminat doğuracağı ve ceza hukuku açısından suç teşkil edeceğini, davacı meslek birliğinin fonogram veya yorumcu meslek birliği olmadığını,

Eser sahiplerini temsil eden bir meslek birliği olduğunu, üstelik Roma sözleşmesinin asgari bir koruma öngördüğü ve akit devletlerin daha kapsamlı haklar öngörmesi halinde bunların ve özel hükümler içeren anlaşmaların uygulanması gerektiğini, davacı tarafça sunulan CD’nin izinsiz kullanımın delili olduğunu, ayrıca meslek birliğinin kanunen tarife belirleme hakkına haiz olup davalı yayın kuruluşunun tarife bedellerine itirazının usule aykırı olduğu ve iş bu davanın konusu Olmadığını,

davalı şirketin yasal mevzuat uyarınca yazılı izin alması ve mali hak bedellerini ödemesi gerektiğini bildiği ve daha önceki yıllarda ... ile sözleşme imzalanmasına ve davacı meslek birliğine ödeme yapmış olmasına rağmen 2012 yılından bu yana izin almadan ve mali hak bedellerini ödemeden ... korumasındaki eserleri kullandığını, davalı şirkete ait ... adlı televizyon kanalının 31.12.2018 tarihli 22:00 - 24:00 saatleri arasındaki yayın kayıtlarını içeren CD’nin RTÜK’ten temin edildiği ve belirtilen tari.lı eserlerin davacı ... korumasında olduğunu gösteren hak sahipliği ve yetki belgelerinin ekte sunulduğunu,

FSEK m.76 uyarınca talebin işbu tespit edilen eserlerle sınırlı olmayıp davalı şirketin yayın faaliyetlerinde kullandığı ve ... korumasında bulunan tüm eserleri kapsadığını, FSEK 68 uyarınca belirlenecek tazminat bedelinin tüm ... repertuvarı açısından gerçekleştiğini, davalı şirketin ile davacı meslek birliği arasında 2012 yılından bu yana sözleşme İmzalanmadığını,

davalı şirkete meslek birliğinin 2014 yılı resmi tarifesi üzerinden indirim uygulandığı ve Televizyon Yayıncıları Derneği ile yapılan görüşmeler sonucunda 2013 yılı tarifesine %8 oranında artış uygulanarak belirlenen lisans bedelini içeren 2013-2014 yılını kapsayan Lisans Sözleşmesi gönderildiği ancak bu sözleşmenin imzalanmadığını, sonraki yıllarda da tarife bedeline ÜFE ve TÜFE oranları üzerinden artış yapılarak sözleşme bedellerinin hesaplandığı.

Buna göre her yıl belirlenen artış oranları uygulanmak suretiyle, davalı şirketin sözleşme imzalamış olsaydı 2018 müzik yılı müzik kullanımı için ödeyeceği bedel 265.296,36 TL+KDV olarak belirlendiğini, ancak davalı şirket söz konusu eser kullanımlarının yasa gereği lisanslamaya tabii olduğunu bilmesine ve iyi niyetli davacı tarafından sözleşme yapmaya davet edilmesine rağmen izinsiz ve lisans bedeli ödemeksizin kanun hilafına eser kullanımına devam ettiği.

FSEK 68/1 maddesi uyarınca sözleşmesiz kullanımın önüne geçilmesi amaçlandığı, izinsiz kullanımda üç katı tutarında tazminat öngörüldüğünü, bu nedenle iş bu kanun maddesi uyarınca davalı şirketin sözleşme imzalanmış olsaydı 2018 yılı için ödeyeceği mali hak bedelinin 3 katı tutarında tazminat talep etme zorunluluğu doğduğunu, açıklanan nedenlerle davalının yayın/umuma iletim suretiyle izinsiz kullanıldığı tüm ... korumasındaki eserler bakımından tecavüzün refi’ne, davalının yayın/umuma iletim suretiyle izinsiz kullandığı tüm ... eserler bakımından cezaya, geçmiş yıllara, fazlaya ve faize ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla,

2018 yılındaki tecavüz neticesinde doğan zararın tespiti ve bu zararın FSEK 68/1 uyarınca 3 katı fazlasıyla 2018 yılı başından itibaren hesaplanacak T.C.M.B. reeskont avans faizi ile birlikte tazmini talep edilmekle birlikte, şimdilik 1.000,00-TL x 3 = 3.000,00-TL tutarında mali hak bedelinin 2018 yılı başından itibaren hesaplanacak T.C.M.B reeskont avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili davasını ıslah ederek 796.994,94TL nin 2018 yılı başından itibaren hesaplanacak T.C.M.B reeskont avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Anayasanın 90. maddesi hükmü gereğince “Roma Antlaşması”nın 12. maddesinin kanun hükmünde olduğunu, davacılar tarafından dava dilekçesinde belirtilen tarihlerde davalı yayıncı kuruluş tarafından yapılan müzik yayınlarının birçoğunun canlı performans olduğunu, kalanların ise ticari dolaşıma açılmış fonogram ve tespitlerden oluştuğunu, bu fonogram ve tespitler açısından ise sadece uygun bir bedel ödenmesi öngörüldüğünü, bunun dışında herhangi bir izin verme veya yasaklama hakkından bahsedilmediğini, bu hükmün FSEK hükümlerine üstün olduğu ve ulusal mevzuat açısından da geçerli olduğunu,

bu durumda ticari dolaşıma çıkartılmış fonogram ve tespitler açısından izin verme veya yasaklama hakkı olmadığını, bu sayede yayınların önlenmesi veya izinsiz yayından bahsedilemeyeceğini, davacının dilekçesinde belirttiği 31.12.2018 tarihli RTÜK yayın kaydı ile belirlendiği söylenen müzik eseri yayınlarının müzik eğlence içerikli programlar olduğunu, bu program yayınları ile ilgili olarak davalı yayıncı kuruluş ile yapımcı ve icracı eser sahibi sanatçılar ile sözleşme yapıldığı ve zaten bir bedel ödendiğini,

FSEK 43. madde hükmüne göre bunun mümkün olduğu ve bu açıdan bakıldığında davalı yayıncı kuruluş kullandığı müzik eserleri için zaten eser sahiplerine bedel ödediğini, izinsiz yayın yapıldığının ispatının gerektiğini, tespit yapılan tarih ve saat dışındaki yayınlarda davacı meslek birliğine ait repertuarın izinsiz kullanıldığına ilişkin iddiayı kabul etmediklerini,

davacı meslek birliğince sadece dava dilekçesinde belirtilen sınırlı sayıdaki müzik eserinin yayınına istinaden kendi belirledikleri 2018 yılı tarifesi üzerinden ve korumaları altındaki tüm eser sahiplerine ait bütün eserlerin kullanım bedelinin talep edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, FSEK m.76/son hükmünden yararlanabilmeleri için iddialarının doğruluğunu kanıtlamaya yeterli kuvvetli delil sunması ve ondan sonrada mahkemece davalı tarafa kullanılan müzik eserlerinin listesinin sunulması için süre vermesi gerektiğini,

davacı meslek birliğince toptancı zihniyet ile yayınlandığı tespit edilen sınırlı sayıdaki eser için tüm yıl tarife bedelinin talep edilmesinin hukuka aykırı ve yersiz Olduğunu, davacı meslek birliği tarafından tek taraflı olarak belirlenmiş tarifelerin son derece fahiş ve kabulü mümkün olmadığını, söz konusu tarifelerin FSEK m.42 vd. maddelerinde belirlenen usule uygun olmadığını, diğer taraftan davacı meslek birlikleri söz konusu tarifeleri tek taraflı ve fahiş olarak belirlediklerini ve davalı tarafça kabulünün mümkün olmadığını,

söz konusu tarifelerde belirlenen asgari tutarların davalı yayıncı kuruluşun bir yıllık toplam brüt gelirinin %25’ine isabet Ettiğini, daha önce davacı ile sözleşmeler yapılmasına rağmen daha sonra devam edilmemesinin asıl sebebinin bu fahiş bedeller olduğu belirtmiş davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

"....Tüm dosya kapsamı izahı yapılan mevzuat kapsamında talep değerlendirildiğinde davacının ...

Tüzüğünün m.2 ve m.11 hükümleri kapsamında eser sahibi gerçek kişilerin yetki belgesi ile devrettiği hakların idaresi ve takibini, telif ve tazminat bedellerinin tahsilini ve hak sahiplerine dağıtımı konusunda yetkili olduğu sonuç olarak mali hak sahibi olarak tarife bedellerini talep noktasında mali hak sahibi olduğu, davalının davacı ile lisans sözleşmesi imzalamaksızın repertuarda yer alan eserleri ... isimli kanalında yayınladığı noktasında bir çekişme bulunmadığı,

davalı davaya konu dönem itibarı ile tüm kayıtların ve eserlerin tek tek alınması gerektiği tarife üzerinden hesaplamaya yapılamayacağına yönelik itirazda bulunmuş ise de esasen tarife uygulamalarının yayıncı kuruluşlar lehine getirilmiş götürü bir bedel üzerinden tüm eserleri kullanma izni sağladığı dikkate alındığında -tek tek eser ve kullanım tespiti yapmanın mümkün olmadığı,

bir an için yapıldığı dikkate alındığında her bir kullanımın tarife ücretini de aşacak miktarlara ulaşacağı izaha muhtaç olmamakla- davalının esasen uygulanma ihtimali olmayan, uygulansa dahi kendi aleyhine sonuç doğuracağı izahtan vareste olan itirazlarına itibar olunmayacağı, yine tarife ücretlerinin fahiş olduğu iddiları yönünden tarifelere açılmış herhangi bir davanın olmadığı bu hususun mevcut yargılamanın konusu olmadığı, davalının 2012 yılı öncesi dönem ilişkin sulh protokolü 2013-2014 yılına ilişkin lisans sözleşmesi dikkate alındığında davaya konu kullanımların lisanssız kullanılamayacağını bildiği,

basiretli tacir olarak bilmesi gerektiği, bu noktada davacının hak sahipliği ve kullanımlara yönelik savunmalarının dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı kötü niyetli yargılamayı uzatmaya matuf savunmalar olduğu sonucuna ulaşılmış, davacı meslek birliğinin bir dönem davalının da taraf olduğu emsal lisans sözleşmesindeki lisans bedelleri yine sözleşmede belirlenen ve sözleşmeye taraf olanlara uygulanan artış oranları üzerinden yapılan hesaplama sonucunda davacının 2018 yılı itibarı ile 265.296,36TL lisans bedeli talep edebileceği,

davalının lisans almaksızın kullanımda bulunduğu dikkate alındığında FSEK 68 uygulamasıyla davacının talep etmiş olduğu toplamda 796.994,94 TL tazminat talebinin haklı ve yerinde olduğu sonucuna ulaşılmakla davanın kabulü ile davaya konu dönem sonu olan 01/01/2019 tarihi faiz başlangıç tarihi olarak belirlenmek suretiyle ;-Davacının davasının KABULÜ ile 796.994,94 TL'nin 01/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," Şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF İSTEMİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Anayasanın 90. maddesinin son fıkrası gereğince “...” nın 12. maddesinin kanun hükmünde olup, davacılar tarafından, dava dilekçesinde belirtilen tarihlerde müvekkil yayıncı kuruluş tarafından yapılan müzik yayınlarının bir çoğu canlı performans olup, kalanları ise ticari dolaşıma çıkartılmış fonogram ve tespitlerden oluştuğunu, ticari dolaşıma çıkartılmış fonogram ve tespitler açısından izin verme veya yasaklama hakkı olmadığı için yayınların önlenmesi veya izinsiz yayından bahsedilemeyeceğini,Müvekkili yayıncı kuruluşun,

dava dilekçesinde belirtilen 31.12.2018 tarihli RTÜK yayın kaydı ile belirlendiği söylenen müzik eseri yayınları müzik eğlence içerikli program yayınlar olup, bu program yayınları ile ilgili olarak müvekkili yayıncı kuruluş ile yapımcı ve icracı eser sahibi sanatçılar ile sözleşme yapmış ve zaten bir bedel ödenmiş olduğunu, FSEK 43. madde hükmünde belirtildiği üzere, Radyo ve Televizyon kuruluşlarının mutlaka meslek birliği ile sözleşme yapma zorunluluğu bulunmadığını,

FSEK 80/B madde 1. fıkrasındaki hüküm ile Roma Antlaşması'nın 12. maddesi birlikte değerlendirildiğinde "eser sahiplerinin henüz umuma arz edilmemiş ve ilk defa umuma arz edilecek eserler açısından izin vermede münhasır hak sahibi olabileceği” sonucuna ulaşılacağını, İzinsiz yayın yapıldığının ispatı gerektiğini, bahsi geçen iki saatlik yayın dilimindeki yayında müzik eserleri açısından müvekkili yayıncı kuruluş tarafından, gerek icracı ve eser sahibi sanatçılar ve gerekse yapımcılardan izin alındığını, buna ilişkin belge ve sözleşmeler delillerimiz arasında sunulacağını,

Diğer taraftan tespit yapılan tarih (saat) dışındaki yayınlarda davacı meslek birliğine ait repertuarın izinsiz kullanıldığına ilişkin iddiayı kabul etmediklerini, bu iddianın davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, aksi halde davacı meslek birliği sadece tespiti yapıldığı söylenen üç adet müzik eseri açısından talepte bulunabileceğini, bunun için bu eserlere ilişkin usulüne uygun hak sahipliği belgeleri tarafımıza tebliğ edilmediğini,

Talep edilen tazminatın fahiş olup 31.12.2018 tarihinde Saat:22:00-24:00 arasında yapılan iki saatlik yayında kullanılan müzik eserlerinden bahsedildiğini,Davacı yanın iddiasına göre yapıldığı iddia edilen tek bir tespite istinaden, FSEK md. 76/ son hükmü uyarınca koruması altında bulunan tüm müzik eserlerinin izinsiz kullanıldığı iddiası ile kendilerinin belirlediği 2018 yılı tarife bedeli üzerinden talepte bulunması dayanaksız olduğunu,

davacı meslek birliğince sadece dava dilekçesinde belirtilen sınırlı sayıdaki müzik eseri yayınına istinaden kendi belirledikleri 2018 yılı tarifesi üzerinden ve korumaları altındaki tüm eser sahiplerine ait bütüm eserlerin kullanım bedelini talep edilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı meslek birliğinin bir tazminat talep etme hakkı olsa bile bu sadece yayınlandığı tespit edilen veya listesi sunulan müzik eserleri açısından “uygun bir bedel” olabileceğini, tüm tarife bedeli üzerinden tazminat talebi hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin içtihat ve uygulamaları da;

tüm tarife bedelleri üzerinden değil de sadece tespiti yapılan eser sahibi sanatçılara ait eserler üzerinden bir tazminat hesabı yapılması gerektiği yönünde olduğunu . ( Bkz. Y. 11. H. D.

2009/12371 E, 2011/5325 K. sayı ve 02.05.2011 Tarih ve 2009/13653 E, 2011/6640 K sayı ve 31.05.2011 Tarih li kararları) Tarifeler tek taraflı olarak belirlenmiş tarifeler olup fahiş olduğunu, FSEK md. 42 ve devamı maddelerinde belirlenen usule uygun olmadığını, üç katı tazminat talepleri ile ilgili Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu bir kararında;

kanunda en çok üç katına kadar tazminattan bahsedilmesi nedeniyle, Mahkemelerce mutlaka üç katı tazminata karar verilmesi zorunluluğu olmadığının açıklandığını, üç katı tazminat taleplerinin kabulü halinde müvekkili yayıncı kuruluşun mevcut gelirleri dikkate alındığında katlanılmaz bir durum olacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İNCELEME Davacı vekili, Davalı şirkete ait ... adlı televizyon kanalının 31.12.2018 tarihli 22:00 - 24:00 saatleri arasındaki yayın kayıtlarını içerdiğini belirttiği CD’yi ve “...”, ...” ve “...” adlı eserlerin davacı ... korumasında olduğunu gösteren yetki belgelerinin dosyaya sunmuştur. 2012 yılı ve önceki yılları kapsayan sulh protokolü dosyaya sunulmuştur. Emsal sözleşme örnekleri davacı yanca sunulmuştur.

Bİlirkişiler SMM- emekli banka müfettişi ... ile Ticaret Hukuku ABD Dr ... müşterek raporunda neticeten; incelemeler neticesinde 2014 yılı tespit edilen 189.000,00 TL lisans bedelinin ÜFE-TÜFE ortalaması alınarak 2018 yılı için lisans bedelinin 265.664,98TL+KDV olarak hesaplandığı,

davalı tarafın davacının sahip olduğu hakları ihlal ettiğinin sabit olması karşısında 265.664,98 x 3= 796.994,94 TL tutarında tazminata hükmedilmesi gerektiği, FSEK 68/1 Kapsamında hesap edilen tazminat tutarı 796.994,94 TL hesaplanmış olmakla birlikte davacının talebini fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000,00 TL ile sınırlandırmış olduğundan faiz hesabında tazminat tutarının 3.000,00TL olarak dikkate alındığı, 01.01.2018 Tarihinden dava tarihi olan 15.04.2019 tarihine kadar olan hesaplanan faiz tutarının 608,24 TL olduğu sonuç ve kanaatini bildirdikleri anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Davacı, davalıya ait TV kanalında 31.12.2018 tarihinde 22:00 -24:00 saatleri arasında yapılan yayınında tespit edilen “...”, ...” ve “...” adlı eserlerin davacı ... korumasında olduğunu, davacı şirketin izni dışında hukuka aykırı olarak kullanıldığını ileri sürerek FSEK 68 maddesine göre maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sektör bilirkişisi yer almadığı gibi davacı yanca sunulan CD'nin incelendiğine dair herhangi bir tespit de bulunmamaktadır. Davalı eser sahiplerinin izinleri olduğunu savunmuş, raporda da ek 2 içinde "..." adlı eserin sahibi ... hariç yetki belgesi olmadığına değinilmiştir.

Dairemizce yapılan incelemede davalının delillerinde ek2 içinde bu yönde bir delile rastlanmadığından bu yöndeki istinaf incelenememiştir. Mahkemece dosyanın sektör bilirkişisinin yer aldığı yeni bir bilirkişi heyetine tevdi ile.

CD'nin incelenmesi, tarafların iddia ve savunmasının değerlendirilerek rapor alınması, hukuka aykırı kullanım tespiti halinde benzer uyuşmazlıklarda Y.11HD'nin 2020/7968E, 2022/5296Karar sayılı, 27/06/2022 tarihli kararı ve 2018/2580Esas, 2019/4210Karar, 10/06/2019 Tarihli ilamlarında belirtildiği üzere; "...adı geçen hak sahiplerinin davacı meslek birliklerine yetki devri yaptıkları tüm eserleri izinsiz olarak kullanıldığının varsayılması ve böylesi durumda, müzik sektörünün genel işleyişi de dikkate alınarak,

her bir hak sahibi yönünden 1 yıl süre ile lisans sözleşmesi yapılacak olsaydı hangi miktar ücret talep edebileceği tespit edilerek FSEK 68. maddesi uyarınca tazminatın belirlenmesinin istenmesi, şayet buna ilişkin emsal sözleşmeler varsa bunların kullanılması, emsal sözleşme bulunmaması halinde ise yapımcının eser sahibinin yorumcunun tanınmışlıkları ve ürünlerin nitelikleri dikkate alınarak gerektiğinde TBK’nın 50. maddesi çerçevesinde değerlendirme yapılması..." gerekli olmakla eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu yönden kaldırılması gerekmiştir.

Açıklanan nedenle davalının istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararın kaldırılmasına, sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştrir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/04/2022 tarih, 2019/108 Esas - 2022/85 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 150TL posta masrafı olmak üzere toplam 370,70TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 1.123,00-TL (bilirkişi, posta tebligat masrafı) istinaf masrafının davacı üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.26/09/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/118, K. 2024/1414, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. Dava
  6. Cevap
  7. İlk Derece Mahkemesinin Kararı
  8. İstinaf İstemi
  9. Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/118
Karar No
2024/1414
Tarih
26 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/119 K.2024/1400
  • İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/120 K.2024/162
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/121 K.2024/671
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/122 K.2024/612
  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/122 K.2024/155
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/122 K.2024/649

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.