KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Dosya no
- 2023/1659 Esas
- Karar no
- 2025/827
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/04/2023
- Numarası
- 2021/256 Esas, 2023/79 Karar
- Davanın konusu
- Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli
- Dava tarihi
- 13/01/2020
Karar Metni
1.320 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... tescil no'lu ... markasının kullandığı çaydanlık tasarımının, ... numarası ile müvekkili şirket adına tescil edildiğini, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında hiçbir hukuki ilişki olmamasına müvekkiline ait ... ve ... markasının tasarımlarının gerek internet siteleri üzerinden "... çaydanlık takımı adı altında gerekse de mağaza içerisinde endüstriyel tasarım hakkını ihlal eder nitelikte kullanıldığını, bu şekilde haksız kazanç elde edildiğini, bu hususta delil tespiti yaptırıldığını,
SMK'nın151. maddesine göre yoksun kalınan kazancın müvekkilinin marka hakkına tecavüz eden davalı şirketin elde ettiği net kazanç üzerinden tespit edilmek suretiyle hesaplanmasını talep ettiklerini belirterek, davalı şirketin gerçekleştirdiği tecavüzün men'ine, ref'ine, dava tarihten itibaren işleyecek olan en yüksek ticari faizin uygulanmasına, şimdilik 500-TL maddi, 10.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 03/01/2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile, maddi tazminat talebini 28.871,49-TL2ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili için çaydanlık satışının özel bir yeri bulunmadığını, ürün gamının tamamlamak için diğer eşyaların yanında pazarlanan alelade bir ürün olduğunu, müvekkilinin taklit ürün satma gibi bir amacının bulunmadığının ihtarname ile bildirilmiş olmasına rağmen, davacı şirketin tedbir talep ettiğini, tasarımları inceleyen bilirkişinin 4 çaydanlıktan sadece bir tanesinin tasarıma benzer olduğu kanaatini bildirdiğini, söz konusu ürünlerin de Leggno adıyla piyasaya sürüldüğünü, bu markanın ...
San.Tic.Ltd.Şti.'ne ait marka olduğunu ve müvekkilinin marka sahibinin izni ile bu markayı kullandığını, davacının maddi tazminat talebinin ise elle tutulur bir tarafı bulunmadığını, zira müvekkilinin ... adı altında bir çok ürün pazarladığı gibi, davacının iddia ettiği tasarımlardan sadece bir tanesinin benzer olduğu yönünde görüş bildirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirkete ait ... tescil numaralı tasarım ile davalı tarafa ait web sitesinde yer alan ... model çaydanlık arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları kanaatine varıldığı,
dava dilekçesinde maddi tazminat talebi SMK 151/2-b maddesine göre, 02/05/2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat hesap yöntemini SMK'nın 151/2-a maddesine yani "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rakebeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelire" göre talep ettiğini, tasarıma tecavüz sayılan fiiller, haksız fiil niteliğinde olduğundan maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, Yargıtay kararlarında, tasarıma tecavüz fiilinin varlığında mutlaka uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, 10.000-TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; davalının eyleminin;
davacının tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, men'ine, ref'ine, 28.871,49-TL maddi tazminatı ile 10.000-TL manevi tazminatın, dava tarihi olan 13/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı şirkete ait ... numaralı tasarım tescili ile müvekkil şirkete ait ... model çaydanlığın birbirlerinden farklı olduğunu, müvekkilinin çaydanlık satışından kar elde etmediğinin gerek kök gerekse de ek raporda tespit edilmiş olsa da, hesaplama yöntemini değiştiren davacı tarafın talebi doğrultusunda alınan rapora göre karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat koşulları dava konusu olayda gerçekleşmediğinden davacının manevi tazminat talebinin kabulü yönündeki yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, tasarıma tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, denetime elverişli bilirkişi raporu ile davacı şirkete ait ... tescil numaralı tasarım ile davalı tarafa ait web sitesinde yer alan ... model çaydanlık arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları kanaatine varıldığı, bu nedenle davalı eyleminin, davacının tescilli tasarımına tecavüz oluşturduğu,
tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu, hükmedilen manevi tazminat tutarının somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde maddi tazminat talebi SMK 151/2-b maddesine yani "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca" göre talep etmiş, bilirkişi kök raporunda davalı tarafından dava konusu satılan ürünlerin ayrı stok kodlarında detaylı bir şekilde takip edildiği, dava konusu tasarım hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazancın kök raporda, dava konusu ürünlerin kazancına bakılmadan satışların içindeki payı üzerinden 352,83-TL olarak hesaplandığı,
ek raporda dava konusu tasarım hakkına tecavüz edenin brüt kazancı 16.266,39-TL'den işletmenin yüklenmiş olduğu giderler brüt kardan düşülecrek ise davalının bu satıştan zarar ettiğinin belirlendiği, bunun üzerine davalı vekilinin ıslah dilekçesi ile tazminat yöntemini SMK'nın 151/2-a maddesine yani "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rakebeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelire" göre talep ettiği, ancak seçimlik hakların bir kez ve net olarak kullanıldıktan sonra ıslahla dahi değiştirilemeyeceği,
(Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2023/4175 E.-2024/6167 K.sayılı kararı) bu nedenle ilk derece mahkemesince ikinci ek raporda SMK'nın 151/2-a maddesine göre yapılan hesaplama üzerinden maddi tazminata karar verilmesinin yerinde bulunmadığı, SMK 151/2-b maddesine göre maddi tazminat hesaplanamadığından, tazminat miktarının TBK'nın 50.maddesine göre hesaplanması gerektiği, TBK'nın 50.maddesi uyarınca 20.000-TL maddi tazminatın somut olayın özelliklerine uygun olduğu,
HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1659, K. 2025/827, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama