KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2023/1851 Esas
- Karar no
- 2025/950
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/07/2023
- Numarası
- 2023/51 Esas, 2023/225 Karar
- Davanın konusu
- Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli
Karar Metni
639 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin TPE nezdinde "..." markasını ... ve ... hizmet numaraları ile gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği vb.tüm kollarda 17/12/2012 tarihinden itibaren tescil ettirdiğini, "..." markasını ... no ile 11/05/1999 tarihinden ve ... hizmet no ile 20/03/2012 tarihinden itibaren "Gayrimenkul İşleri ve emlak Komisyonculuğu Hizmetleri" sınıfında tescil ettirdiğini ve kullanmaya devam ettiğini, davalının, "..." markası ile Bursa İli Nilüfer İlçesinde faaliyette bulunarak,
müvekkilinin tescilli markasına açıkça tecavüz teşkil ettiğini ve müvekkili şirketin bu ilçede temsilci bulmaktan mahrum kaldığını ileri sürerek, marka hakkına tecavüz durumunun tespitine, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, şimdilik 1.000-TL yoksun kalınan kazancın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının davaya dayanak ... tescil numaralı markasının "...+Şekil" unsurlarından; ... ve ... tescil numaralı markalarının ise "..." kelime unsurlarından oluştuğu; davalının fiili markasal kullanımlarının ise "...+şekil" ve "..." şeklinde olduğu, taraf markalarındaki "..." ve "..." kelime unsurları dışındaki kelime unsurlarının sektörel tanımlayıcılık içerdikleri ve ayırdedici olmadıkları, asli ve ayırdedici unsur olan "..." ibaresinin ise taraf markalarında ortak olarak bulunduğu,
sınıfsal benzerlik ile birlikte değerlendirildiğinde benzerliğin ve karıştırma ihtimalinin bulunduğu ve marka hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu, SMK'nun 7/3-e maddesine göre işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasının marka hakkına tecavüz hallerinden biridir olduğu, davacı markasının davalıya ait ticaret unvanında esas unsur olarak yer aldığı, bu hali ile tecavüz oluşturduğu ve terkin koşullarının bulunduğu, davacıya verilen kesin süre içerisinde SMK 151/2-a,b,c bentlerine göre maddi tazminat talebi yönünden seçimlik hakkını sunmadığı,
bu itibarla maddi tazminat talebini somutlaştırmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalıların davacıya ait ..., ... ve ... tescil numaralı markalarından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün men ve ref'ine, davalı şirketin ticari unvanından "..." ibaresinin terkinine, davacının maddi tazminat talebinin usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; her iki marka incelendiğinde kullanılan renk ve figürlerin farklı olduğunun anlaşılacağını, davacı tarafın markasında mavi bir evi kullandığını, müvekkilim ... harflerinden bir figür ortaya çıkardığını ve sarı rengi kullandığını bu sebeple benzerlik kabul edilemeyeceği kanaatinde olduklarını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i, alan adı terkinine ile maddi tazminat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "...+Şekil" ve "..." markaları ile davalının "...+şekil" ve "Onaltın Gayrimenkul Mülk Yönetimi" şeklindeki benzer sınıfta fiili markasal kullanımlarındaki "..." ibaresinin ise taraf markalarında ortak ve ayıt edici unsuru olduğu, bu nedenle karıştırma ihtimalinin bulunduğu, davalının "..." ibaresini ticaret unvanında da kullandığı,
marka hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1851, K. 2025/950, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama