KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi İncelenen Kararın Mahkemesi Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2024
- Dosya no
- 2023/1886 Esas
- Karar no
- 2024/209
- Tarihi
- 20/09/2023
- Numarası
- 2023/382 Esas 2023/503 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
807 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Çorlu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı tarafından müvekkilleri aleyhine icra takibi yapıldığını, müvekkillerinin takipte alacaklı olarak görünen şahsa böyle bir borcu bulunmadığını, söz konusu borcun farklı tarihlerde kısım kısım alacaklının annesi olan ...'a ödendiğini ancak senedin geri alınmadığını ileri sürerek, müvekkillerinin davalıya borçlarının olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açmadan önce dava şartı olan zorunlu arabulucuya başvurması gerekirken dava açtıktan sonra arabulucuya başvurduğunu, dava şartının davanın açıldığı zamanda sağlanması gerektiğinden davanın açıldığı tarihte dava şartının yokluğundan dolayı davanın usulden reddedilmesi gerektiğini savunarak, dava şartı olan zorunlu arabulucuya başvuru şartı sağlanmadığından davanın usulden reddine, davacılar tarafından açılan haksız ve kötü niyetli davanın esastan reddine,yargılama giderleri ve vekalet ücetinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini istetmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacıların Çorlu İcra müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadıkları iddiasına dayalı menfi tespit davası açıldıktan sonra davacıların patronu dava dışı ... tarafından davalı tarafa ödeme yapıldığından davaya istirdat olarak devam edilmesini talep ettiklerini, dava dışı şahıs tarafından yapılan ödeme yönünden davacıların istirdat isteminde aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKMÜN TAMAMLANMASI TALEBİ
Davalı vekili 27/10/2023 tarihli dilekçesi ile; davanın reddine karar verildiğini, ancak davalı taraf vekil ile temsil edilmesine rağmen sehven gerekçeli kararda davalı taraf vekiline avukatlık ücreti verilmesi yönünde hüküm kurulmadığını, hükmün HMK Madde 305/A gereğince tamamlanması gerektiğini ileri sürerek, maddi hatanın düzeltilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI
İlk derece mahkemesince 24/11/2023 tarihli ek karar ile; gerekçeli kararda davanın reddine karar verildiği, ancak davalı lehine vekalet ücreti yazılmadığı gerekçesiyle, hükmün tamamlanması isteminin kabulü ile; 20/09/2023 tarihli kararının hüküm fıkrasına "Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın ret edilen miktarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" şeklinde eklenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağını, genişletilemeyeceğini ve değiştirilemeyeceğini ileri sürerek, ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık 24/11/2023 tarihli ek karar ile davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından 24/11/2023 tarihli ek karar ile, davalı lehine 17.900-TL vekalet ücretine karar verilmiştir. Ek karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.HMK'nın 305/A maddesine göre, taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir.
Gerekçeli kararda davanın reddedilmesine karar verilmesine rağmen, kendisini vekille temsil ile temsil eden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle; davalı vekilinin hükmün tamamlanması talebi üzerine HMK'nın 305/A maddesi uyarınca davalı lehine vekalet ücretine ilişkin eksikliğin tamamlanmasında isabetsizlik yoktur. Ancak dava, davacıların istirdat isteminde aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 maddesine göre.
"Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." Bu durumda sıfat yokluğu (husumet) nedeniyle dava reddedildiğine göre, AAÜT'nin 7/2.maddesi uyarınca 45.408,02-TL dava değeri üzerinden, tarifenin üçüncü kısmı uyarınca 7.265,28-TL avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümündeki 17.900-TL maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi ek kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden yeniden hüküm kurularak, ek karardaki hatalı olan 17.900-TL vekalet ücretinin 7.265,28-TL olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1886, K. 2024/209, 5 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama