KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Dosya no
- 2023/205 Esas
- Karar no
- 2024/1434
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/10/2022
- Numarası
- 2019/664 Esas, 2022/854 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/12/2019
Karar Metni
662 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil firmada yaşanan hırsızlık olayı sonucu icra takibine konu çekin de aralarında bulunduğu çeklerin çalındığını davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibine konu edildiğini, takibe konu çekteki imzanın müvekkili firma yetkilisine ait olmadığı, sahtecilik yapılarak imza taklit edilerek imzalandığını ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile dava dışı ... A.Ş arasında imzalanan genel faktoring sözleşmesi kapsamında ciro yoluyla tevdi alınan dava konusu çeke ilişkin müvekkiline icra takibi başlatıldığını, müvekkil şirket iktisap ettiği dava konusu çekteki ciro silsilesinde çeki veren kişinin devralınan faturada alacaklı gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın da faturadaki borçlu ile aynı olduğunu savunarak, davanın reddini ve davacının %20 tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu çekte davacı şirkete atfen atılan imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığının tespiti için dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 09/06/2022 tarihli raporda, atfedilen imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı şeklinde görüş bildirildiği, rapor denetime elverişli bulunduğu, davalının açıkça kötü niyetli olarak olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu takip dayanağı çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; -Müvekkil şirketin usulüne uygun olarak faktoring işlemi yaptığını,-Bilirkişi raporundaki imza incelemesi, yüksek mahkemenin kararlarında da belirtmiş olduğu ölçütleri taşımadığını, -Evrak üzerindeki imzanın yetkiliye ait olmadığı durumlarda, şayet aynı imzayla daha önce ödeme yapılmış olmasına rağmen kötü niyetle bu şekilde kıymetli evrak keşide/ciro edilmeye devam edilmekteyse, bu durumun araştırılması gerektiğini, yerel mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, -Kaldı ki davacı şirket yetkilisinin dosyaya sunulan şikayet tutanağında,
şirketin fiilen bir başkası tarafından iade edildiğini beyan ettiğini, bu şekilde şirket idaresinin 3. bir kişiye bırakılması ve bu kişinin şirket yetkilisi gibi hareket etmesi karşısında, bu kişinin çekleri tanzimle piyasaya süreceği ve bu durumunda bizatihi davacı şirket yetkilisi eliyle oluşturulan temsil durumuna uygun olduğunun ortada olduğunu, -Müvekkili hakkında yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporu ile, takip dayanağı çekteki atfedilen imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği, raporun denetime elverişli olduğu, ticaret sicil kayıtlarında davacı şirketin tek bir temsilcisinin bulunduğu, muhatap banka ile yapılan yazışmalarda davacı şirketin çek keşidesi için başkasına yetki verdiğine dair bir kayda rastlanmadığı,
davanın kabulüne karar verilmesinde ve aleyhine karar verilen davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/205, K. 2024/1434, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama