KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2024
- Dosya no
- 2023/26 Esas
- Karar no
- 2024/1100
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/04/2022
- Numarası
- 2019/758 Esas - 2022/335 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.247 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 10.08.2018 tarihinde müvekkiline ait çeklerin arabadan çalındığını, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu, Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/830 esas sayılı dosyası ile çek iptal davası açıldığını, Mahkemece 04.09.2018 tarihinde tüm çekler hakkında ödemeden men kararı verildiğini, dava konusu ... Alanya Şubesine ait 30.01.2019 keşide tarihli ... nolu 6.000,00 TL bedelli çekin davalı ...
A.Ş. tarafından İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin 8.469,00 TL tutarındaki kapak hesabını icra dosyasına ödemek zorunda kaldığını, açıklanan nedenlerle; dava konusu çalıntı çeke dayalı olarak başlatılan icra takibine ilişkin her iki müvekkili yönünden takip konusu çekten dolayı davalılara borçlu olmadıklarına, müvekkili şirket tarafından icra dosyasına ödenen 8.460,00 TL'nin ödeme tarihinden itbaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı ...
A.Ş.'den istirdadina, davalı ... A.Ş. aleyhinc %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ...
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirket ile diğer davalı ... arasında akdedilen 15.08.2018 tarihli faktoring sözleşmesi gereği 20.08.2018 tarihli 6.000,00 TL bedelli faturaya istinaden dava konusu çekin teslim alındığını, müvekkili şirketin 6361 sayılı yasanın belirlediği tüm yükümlülükleri yerine getirmek suretiyle dava konusu çeki iktisap ettiğini, davacı tarafından öne sürülen kişisel nedenler ve defilerin müvekkili şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmediğini ve çekin iktisabında ağır kusuru bulunmadığını,
çekin çalıntı olduğuna dair henüz kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından tahsil edilemeyen çeke ilişkin icra takibi başlatıldığını açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/04/2022 tarih ve 2019/758 Esas - 2022/335 Karar sayılı kararıyla; "... dava konusu çekin keşidecisinin davacı ... , lehdarının ... A.Ş., davacı ... A.Ş. tarafından davalı ... ciro edildiği, daha sonra davalı ... tarafından diğer davalı ...
A.Ş.'ye ciro edildiği, daha sonra ise dava konusu çekin çalındığı, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, sunulan rapordan anlaşılacağı üzere her ne kadar davalı ... tarafından faktoring işleminin defter üzerinde yapılan inceleme itibariyle usul ve yasaya uygun olsa da; dava konusu çekle birlikte çalınan diğer çeklerde de aynı ciro silsilesinin uygulandığı ve 6361 Sayılı Kanun'da belirtildiği üzere davalı şirket tarafından gerekli istihbarat çalışması yapılmayarak davalı şirketin kanunen üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği anlaşıldığından;
her ne kadar davalılar birbirine bağlı ciro silsilesi ile çeki iktisap etmiş ise de çalınması iddiasını davalılara karşı karşı ileri sürülebileceği ve davacının dava konusu çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından davalı ... A.Ş.'ye ödenmek zorunda kalınan 8.469,00-TL'nin ödeme tarihi olan 08/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacı ...
A.Ş'ye verilmesine, davalıların kötü niyetli olduğu hususunda kanaat oluşturacak bir delil olmadığından davacının şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde. "Müvekkil 6361 sayılı yasanın belirtmiş olduğu tüm yükümlülükleri yerine getirmek suretiyle dava konusu çekleri iktisap etmiştir.
Dolayısıyla, müvekkilime herhangi bir kusur isnadının mümkün olmadığını, Diğer davalı ... ile müvekkil arasında 15.08.2018 tarihinde faktoring sözleşmesi akdedildiğini, yapılan sözleşme gereği davalı/borçluya ön ödeme yoluyla finansman sağlandığını, bu finansman karşılığında, dava konusu çekin faturaya istinaden teslim tutanağı ile ciro ve teslim alındığını, Faktoring şirketince yapılması gereken iş, devir veya temlik aldığı alacağın bir mal veya hizmet satışından kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve bunun bir fatura ile tevsik edildiğinin tespiti olduğunu,
dolayısıyla yasal yükümlülükler müvekkilimce yerine getirilmiş ve akabinde her iki faktoring müşterisine ayrı ayrı finansman temin edildiğini, 6361 sayılı kanunun 9/3 maddesi gereğince, davacı vekilince öne sürülmüş olan kişisel nedenler ve def'iler müvekkil şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, Yargıtay’a göre kişisel defilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülebilmesi için defi ileri süren kişinin faktoring ilişkisinin tarafı olması gerektiğini,
Davacı keşideci faktoring ilişkisinin dışında olduğundan kişisel defilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülebilmesi ancak müvekkil şirketin dava konusu çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin kanıtlanmış olmasına bağlı olduğunu,Müvekkilin ciro zinciri düzgün olan çeki faktoring kanununa uygun şekilde iktisap etmiş olması ile yükümlülüklerini yerine getirmiş olup, müvekkilin ağır kusuru ispatlanamadığını,Müvekkilin istihbarat çalışması yapmamış olduğu gerekçesiyle davanın kabulünün hukuka aykırı olduğunu,
müvekkilin Kanundan doğan çek iktisabı yükümlülüklerinin 'Senedin düzgün ciro zincirine sahip olmasının kontrol, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanunu 9/II maddesi uyarınca alacağın bir mal veya hizmet satışından doğmuş olması ve Fatura ile tevsik edilebilir olması' ile sınırlı olduğunu,Kabul etmemekle birlikte bir an için müvekkilin istihbarat yapmadığı düşünülse dahi, bunun yerine getirilmemesi müvekkilin ağır kusurlu olduğunu kanıtlamayacağını, müvekkil ise BDDK tarafından denetlenen bir finans kuruluşu olup, yasal faktoring işleminin gerçekleştirmekle davacıya zarar vermek amacında olamayacağını,
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E. 2017/2541 K. 2019/251 sayılı kararında da, mahkemece davalı faktoring şirketinin istihbarat yapmadığı, müşterinin satış ve borçları hakkında ve faturaya ilişkin araştırma yapılmadığı, çek keşidecisine başvurularak teyit edilmediği tespit edilmişse de, bu tespitlerin davalının ağır kusurunu kanıtlar niteklikte olmadığına hükmettiğini, Kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı ... yönünden davanın kabulünün de hukuka aykırı olduğunu, zira çekin iktisabını konu edinen faktoring ilişkisinin tarafları ise faktoring şirketi, müşteri ..., fatura borçlusu ise ...
A.Ş.'dir.
Dolayısıyla davacı ... üçlü faktoring ilişkisi dışında kalmakta olup 6361 sayılı kanunun 9/3 maddesi uyarınca kişisel def’ileri müvekkile karşı ileri süremeyeceğini, Vekalet ücretine ilişkin kurulan hükmün de hatalı olduğunu; kısmen kabul kısmen red kararı verilmesine rağmen müvekkil lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usule aykırı olduğunu, bu nedenle müvekkil lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini; ayrıca davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin de fazla hesaplandığını." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit - istirdat davasıdır. İlk derece mahkemesi tarafından. "Davanın KISMEN KABULÜNE. Davacıların davalılara İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, -Davacılardan ... A.Ş. tarafından ödenen 8.469,00-TL'nin ödeme tarihi olan 08/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacı ...
A.Ş'ye verilmesine, -Davacının kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine" karar verilmiştir. Hüküm davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davaya konu keşidecisi davacı ... olan 30.01.2019 keşide tarihli ve 6.000,00 TL bedelli çekin lehtar davacı ... A.Ş. uhdesinde iken çalındığı iddiasıyla işbu davanın açılarak menfi tespit ve icra dosyasına ödenen bedelin istirdadının istendiği görülmüştür. Davalı ... A.Ş. vekili, çekin faktoring ilişkisi kapsamında mevzuata uygun olarak alındığını savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Çekin faktoring sözleşmesi kapsamında çeki lehtardan devralan ikinci ciranta durumunda olan davalı ... tarafından diğer davalı ... A.Ş.'ye ciro edildiği ve bu davalı tarafından çekin takibe konulduğu anlaşılmıştır. Davacıların çekteki imzalarını inkar etmemesi karşısında; çekteki bedelsizlik iddiasının ispatlanması gerekmektedir.
Bedelsizlik iddialarının şahsi defi niteliğinde olması nedeniyle, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/3.maddesi gereğince çeki devraldığı ikinci ciranta yerine geçen davalı ... A.Ş.'ye karşı davacı lehtar tarafından kişisel defilerin ileri sürülebileceği, buna göre davacıların davalı ... borçlu olmadıklarının tespiti karşısında mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından; davalı ...
A.Ş. vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/26, K. 2024/1100, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama