KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Dosya no
- 2023/307 Esas
- Karar no
- 2024/1713
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/11/2022
- Numarası
- 2020/190 Esas, 2022/224 Karar.
- Davanın konusu
- Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.936 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adına TPMK nezdinde tescilli ..., ..., ... sayılı faydalı model belgeleri ile ..., ..., ..., ... ve ... sayı ile tescilli tasarımlara konu ürünlerin ve görsellerin, davalının internet sitesinde izinsiz kullanarak ticari faaliyetine konu ettiğini, bu hususta delil tespiti yaptırıldığını, davalının söz konusu eylemlerinin müvekkilinin faydalı model, tasarım ve FSEK'den doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek,
müvekkilinin faydalı model, tasarım ve FSEK'den doğan haklarına tecavüzün tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, giderilmesini, FSEK 68. maddesi uyarınca müvekkilinin uğradığı zararın üç katı tutarında şimdilik 1.000-TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE KARŞI DAVA
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 31/12/2019 tarihinde işi bırakma bildiriminde bulunduğunu, o tarihten sonra şahıs şirketinin bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde profillere tekabül ettiği iddiasıyla andığı ... no'lu tasarım tescil belgesinin dava dışı firmaya ait olduğunu, davacı tarafın tüm tecavüz ve tazminat iddialarında zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının müvekkilinin web sitesinde davacıdan aldığı faturalı ürünleri pazarladığına vakıf olduğunu, davacının dava konusu ürünü bizzat geliştirmediğini, özellikle başka firmaların ürünlerinden taklit ettiğini,
davacının yaratıcı olmayıp İtalya’dan aldığı ürünleri bire bir taklit ederek Türkiye’de sınai hak belgelerine konu ettiğini, davalının yedinde İ266 kodlu soğuk oda kapı kilidine denk geldiği iddia edilen ... no'lu faydalı model belgesinin ve ... no'lu tasarım tescil belgesinin, dosyaya sundukları deliller karşısında yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığını, 2017 tarihli tescil belgesindeki tasarımların iki adet kilitten oluştuğunu, davalının ... no'lu tasarım tescilini yenilemeyince orada yer alan kilitleri yıllar sonra dava konusu tasarım tesciline tekrar konu ettiğini,
asıl davaya konu tüm faydalı modellerin yenilik unsurundan ve davacının davasında dayandığı tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerinden yoksun olduklarını ileri ileri sürerek, müvekkili aleyhine açılan asıl davanın reddine, davacı - karşı davalı adına tesclili ... faydalı model, ... no'lu tasarım,... no'lu faydalı model ve ... no'lu tasarım, ..., ... tescil numaralı tasarım belgelerinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda karşı dava yönünden; ; dosya kapsamı deliller, bilirkişi rapor ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalıya ait TR ... no'lu faydalı model belgesinin istemlerindeki unsurların hepsini başvuru tarihinden önce gösteren bir delil sunulamadığı ve re'sen de tespit edilemediğinden, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı,TR ... başvuru no'lu faydalı model belgesinin bağımlı istemlerinden sadece 4, 6, 7, 8 ve 10 no.lu istemlerin yenilik kriterini karşıladığı,
1 no'lu bağımsız istem ile 2,3, 5 ve 9 no'lu bağımlı istemlerin ise sunulan ve tespit edilen yenilik kırıcı buluşlar arasında yeni olmadıklarının anlaşıldığı, ...- 1 ve ..- 1 ve 2, ...- 1 ve 2 numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihleri itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı ve hükümsüzlüğü talep edilen ... - ... ve ... tescil no'lu profil tasarımlarının tescil için aranan "görülebilir olma” koşulunu yerine getirmemeleri nedeniyle hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı - karşı davalı adına tescilli ..., ...,
... ve ... tescil no'lu tasarımların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, ... tescil no'lu faydalı model belgesinin 1 no'lu bağımsız istemi ile 2, 3, 5 ve 9 no'lu bağımlı istemler yönünden hükümsüzlüğüne, diğer bağımlı istemler yönünden davanın reddine, ... tescil no'lu faydalı modelin hükümsüzlüğüne dair talep yönünden davanın reddine, asıl dava yönünde; dosya kapsamı deliller ve bilirkişi raporu ile ek raporları birlikte değerlendirildiğinde;
davalıya ait olduğu ileri sürülen ürünler arasında davacıya ait TR ... no.lu faydalı model belgesinin koruma kapsamını belirleyen ana istemdeki unsurların hepsini içeren bir ürün/numune tespit edilemediği, sunulan deliller üzerinden faydalı model hakkına ihlal olmadığı ve davacıya ait TR ... no.lu faydalı model belgesine yönelik ihlal iddiasının sadece karşı davada ayakta kaldığı- hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı tespit edilen koruma kapsamını belirleyen ana istemdeki unsurların hepsini içeren bir ürünün/numunenin tespit edilmediği, bu itibarla sunulu deliller üzerinden faydalı modele ihlal olmadığı,
davacının dayanak tasarım tescilleri yönünden hükümsüzlüğe karar verildiği, olmakla, hükümsüzlüğün baştan beri sonuç doğuracağı gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde, yargılama sırasındaki bir kısım beyan ve itirazlarını tekrar ederek; -Dosyada mübrez, delil tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ve tespitler, TPMK'nın dosyada mevcut kayıt ve belgeleri, bu kayıtlar içerisinde yer alan açıklama ve beyanlar, asıl dava ve karşı dava kapsamında alınan bilirkişi raporlarının aleyhe olan hususlarına yönelik itiraz dilekçeleri ve beyanları dikkate alınmaksızın ilk derece mahkemesince usule ve yasaya aykırı karar verildiği, -Dosyada hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporlarınun, mahkeme ara kararına da aykırı olarak;
yerinde inceleme yapılmaksızın evrak üzerinde yapılan tespitlerden ibaret olduğunu, -... no'lu tasarım ile davalı-karşı davacının ileri sürdüğü ... no'lu tasarım kıyaslandığını, ancak iki ürünün görüntülerinde benzerliklerinden çok farklılıklarının dikkat çektiğini, -... no'lu tasarım ile davalı-karşı davacının öne sürdüğü birtakım görsellerin benzer olarak algılandıklarından bahsedildiğin, ancak çıplak gözle görüldüğünde dahi ürünlerin birbirlerinden çok farklı olduklarının görüldüğünü,
-... no'lu tasarım tescil belgesine konu ''menteşe'' ile ilgili olarak davalı tarafından verilen cevap dilekçesinde 2009 tarihli katalog dayanak olarak sunmuşsa da ilk derece mahkemesine işbu dayanak gösterilen kataloğun gerçeğinin dosyada olmadığını, bu belgenin gerçekte var olup olmadığı,
tarihlerinin iddia edilen tarihler olup olmadığının davalı tarafından herhangi bir suretle kanıtlanmadığını,-... no'lu tasarımın kıyasında var olup olmadığı veya geçerli olup olmadığı belli olmayan bir evrak ile müvekkilinin tescilli ürünlerinin kıyas edilerek hükümsüzlüğüne gidilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bilirkişilerin bu yöndeki görüşleri denetime elverişli olmadığı gibi, hüküm kurmaya da elverişli olmadığını,
-... no'lu ait ürün ile kıyas yapılan ürün detaylı incelendiğinde benzerliklerinden çok farklılıklarının ön planda olduğunu ve bilgilenmiş kullancı gözünde farklı olduklarının açık olduğunu,-... no'lu tasarım tescil belgesine konu 'profil' ile ilgili olarak;
davalının 2009 tarihli bir web sitesinin arşiv kayıtlarından ulaşıldığı iddia edilen katalog dayanak gösterilmişse de, ilk derece mahkemesine işbu dayanak gösterilen görsellerin gerçekte var olup olmadığının, tarihlerinin iddia edilen tarihler olup olmadığının davalı tarafından herhangi bir suretle kanıtlanmadığını defaten bildirilmesine rağmen, hükme esas teşkil eden gerek kök gerekse de ek bilirkişi raporunda işbu hususun irdelenmeksizin kanaat bildirildiğini,-... ve ... no'lu tasarımlar için davalı-karşı davacının hükümsüzlük iddiasına dayanak olarak sunduğu eski tarihli olduğu iddia edilen ürün görselinin gerçeğinin dosyada olmayıp,
böyle bir belge olup olmadığının, geçerli olup olmadığının belli olmadığını,-... no'lu tasarımlar için yukarıda izah ettiğikleri dayanak kataloğun gerçekliği araştırılmaksızın hükme esas teşkil etmesi aykırılığının, ilk derece mahkemesince devam ettirildiğini,
farklılığın çıplak gözle dahi açıkça belli olan tasarımların hükümsüzlüğüne gidilmesi yönünde açıkça hukuka aykırı kanaat içeren bilirkişi raporlarının hükme esas alındığını,-Dava konusu faydalı modellerden ... numaralı faydalı modelin "davacıya ait TR ... no.lu faydalı model belgesinin koruma kapsamını belirleyen ana istemdeki unsurların hepsini içeren bir ürün/numune tespit edilememiş olup, sunulan deliller üzerinden faydalı model hakkına ihlal olmadığı" yönündeki tespitin kendi içerisinde çelişkili olduğunu, yasaya ve usule açıkça aykırı olduğunu,
söz konusu faydalı modelin davalının... numaralı ürünleri ile birebir aynı olduğu açık olduğunu, -Dava konusu faydalı modellerden ... numaralı faydalı modelin ... no'lu istemler için kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğu yönündeki hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunda davalı tarafça dayanak olduğu iddiasıyla sunulan Alman faydalı model belgesinin, ...(u1) belge no'lu ürünün belgesinin yeminli tercüme edilmiş halinin sunulmadığını,
bu nedenle yeminli tercüme dayanmayan google translate ile çevrilmiş bir isteme dayanılarak kıyaslama yapılarak kısmi hükümsüzlüğüne ilişkin yorum yapılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, istem 3-5-9 bakımından bilirkişilerce varılan kanatin hukuka aykırı olduğunu, -Davalı/karşı davacı vekiline hükmedilen vekalet ücretlerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,-Aynı zamanda ilk derece mahkemesince 23/02/2021 tarihli ara karara yönelik beyan dilekçesi dikkate alınmaksızın hüküm verildiğini, söz konusu beyan dilekçemizde tazminat talebinin hukuki dayanağının SMK 151/2-c olduğunu,
mahkemenin bu bağlayıcı beyan dilekçesine aykırı hüküm kurmasının açıkça yasaya aykırı olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde, -Karşı davada ..., ..., ... ve ... tescil nolu tasarımların hükümsüzlüğüne ve kabul edilen tasarımın hükümsüzlüğü davası nedeniyle 15.000,00-TL vekalet ücretine hükmedildiğini, karşı davada talep ve dava edilen her bir çoklu tasarım yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, karşı davada tasarım sayısı kadar,
yirmi beş adet talep ve dava konusu bulunduğunu,-Davacı- karşı davalının ... numaralı faydalı model belgesiyle ... numaralı faydalı model belgesi tıpa tıp aynı olduğunu, ilk derece mahkemesinin istemlerdeki hususların hepsini başvuru tarihinden önce gösteren bir delil olmadığı için bilirkişi raporunu esas alarak hükümsüzlük davasını reddettiğini, oysa ki davacı- karşı davalının 2007 tarihli belgesi dahi tek başına yeniliği ortadan kaldırdığını,-... numaralı faydalı model belgesinde hükümsüzlük talebinin ..., ..., ..., ..., .. numaralı bağlı istemler yönüyle reddedildiğini,
bilirkişi raporuna yaptıkları teknik itirazların dikkate alınmadığını, ileri sürerek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl dava, faydalı model, tasarım ve FSEK'den doğan haklara tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, giderilmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili; karşı dava; davacı - karşı davalı adına tescilli faydalı model belgesi ve tasarımların hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde asıl davanın reddine,
karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, yapılan bilirkişi incelemesi ve mevcut delillere göre, asıl dava yönünden; davalıya ait TR ... nolu faydalı model belgesinin istemlerindeki unsurların hepsini başvuru tarihinden önce gösteren bir delil sunulamadığı ve resen'de tespit edilemediğinden hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı,
TR ... başvuru faydalı model belgesinin bağımlı istemlerinden sadece .., .., ..., ... ve ... no.lu istemlerin yenilik kriterini karşıladığı, 1 nolu bağımsız istem ile 2 ,3, 5 ve 9 nolu bağımlı istemlerin ise sunulan ve tespit edilen yenilik kırıcı buluşlar arasında yeni olmadıklarının anlaşıldığı,... ve ...- .. ve ... ve ... numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihleri itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı,
..., .., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve... tescil nolu profil tasarımlarının tescil için aranan "görülebilir olma” koşulunu yerine getirmemeleri nedeniyle hükümsüzlük koşullarının oluştuğunun anlaşıldığı, asıl dava yönünden; davalıya ait olduğu ileri sürülen ürünler arasında davacıya ait TR ... no'lu faydalı model belgesinin koruma kapsamını belirleyen ana istemdeki unsurların hepsini içeren bir ürün tespit edilemediği, TR ...no'lu faydalı model belgesine yönelik hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı tespit edilen koruma kapsamını belirleyen ana istemdeki unsurların hepsini içeren bir ürünün tespit edilmediği,
bu nedenlerle faydalı modele ihlalin söz konusu olmadığı, davacının tasarım tescilleri yönünden karşı davada hükümsüzlüğe karar verildiği, hükümsüzlüğün baştan beri sonuç doğuracağı, hükme esas alınan kök ve ek raporların denetime elverişli olduğu, denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,
tarafların birbirine karşı, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini, tek bir dava içinde talep etmiş olmasının HMK'nın 110. maddesi gereğince dava yığılması niteliğinde olduğu bu nedenle ilk derece mahkemesince kabul ve reddedilen bu istemlerin her biri için taraflar yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesininde ve takdir edilen vekalet ücreti miktarlarının yerinde olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/307, K. 2024/1713, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama