KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Dosya no
- 2023/373 Esas
- Karar no
- 2024/1818
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/11/2022
- Numarası
- 2021/150 Esas, 2022/246 Karar
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
Karar Metni
1.006 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2015 yılında TPMK'ya müracaat ederek "..." markasını kendi adına tescil ettirdiğini, "....com" isimli internet sitesinden, müvekkili şirket faaliyetlerinin 31/10/2003 tarihinden bu yana devam ettiğinin tespit edilebileceğini, davalı şirketin 2018 yılında "...com" isimli bir internet sitesi açarak kendisine ait ürünlerin satış ve pazarlamasını yapmaya başladığını, müvekkili tarafından uzun yılların birikimi olarak oluşturulup büyük emek ve gayretle piyasaya sunulan markasının taklit edildiğini, haksız bir şekilde daha kalitesiz olarak hizmete sunulduğunu,
davalının 06/08/2018 tarihinde yayına başlayan internet sitesindeki kullanımlarının mahkemenin 2019/170 Esas, 2020/151 Karar sayılı ve 08/09/2020 tarihinde kesinleşen kararı ile haksız rekabet ve marka hakkına tecavüzün hüküm altına alınmasına ve bahse konu sitenin kapatılmasına karar verildiğini, ancak buna rağmen davalının 18/03/2021 tarihine kadar aktif şekilde yayına devam ettiğini ve internet trafiğinde haksız şekilde müşteri toplamaya devam ettiğini ve davalının söz konusu eylemleri neticesinde müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarara uğradığını iddia ederek,
şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 12/10/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, 10.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 56.723,00 TL tutarında artırarak, harcını yatırmıştır. Davacı vekili 07/12/2021 Tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebinin SMK 151.2.a maddesine dayalı olduğunu açıklamıştır.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kullanımların müvekkilinin tasarım ve tesciline dayanan hukuki kullanımlar olduğunu, dolayısıyla davanın reddi gerektiğini, davacının FSEK'e dayanak davasının dayanak ürün tasarımı eser niteliğinde olmadığından reddi gerektiğini, site alan adının kullanılmasından dolayı ortada davacı yana ait müvekkilinin kullandığı herhangi bir taklit ürünün mevcut olmadığını, bu nedenle tecavüz iddiasından bahsedilemeyeceğini ve davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
"1-Davacının davasının KABULÜNE, toplam 56.723,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Yerel Mahkemenin, denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu aldırmadan maddi tazminatla ilgili mağduriyete neden olacak şekilde hüküm kurmasının yerinde olmadığını, ... markasının kullanımı müvekkiline ait olduğunu, tescilli markanın bizzat kendisi olan "....com" isimli internet sitesinde müvekkil şirketin faaliyetleri 31 Ekim 2003 tarihinden beri devam ettiğini, Davalı firmanın 2018 yılında "...com" isimli bir internet sitesi açarak aynı tür ürünlerin satış ve pazarlamasını yapmaya başladığını, müvekkili şirketin tescilli markasına tecavüz ve haksız rekabet ederek müvekkilini ciddi anlamda zarara uğrattığını,
Davalının Bakırköy 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/170 Esas 2020/151 Karar sayılı ve 08.09.2020 tarihinde kesinleşen dosyasıyla, sitenin kapatılmasına karar verilmesine rağmen 18 Mart 2021 tarihine kadar toplam 2,5 sene aktif şekilde yayına devam ederek internet trafiğinde haksız şekilde müşteri toplamaya devam ettiğini, Bilirkişi raporundaki rakamlar tecavüzü doğrular nitelikte olmasına rağmen bilirkişilerin tabloları kasıtlı olarak yanlış yorumlayarak müvekkilinin düşen cirosunu ve davalı şirketin yükselen cirosunu başka etmenlere bağlamaya çalıştıklarını, yeni rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu,
Bu tür davalarda uğranılan zarar miktarı, alanında uzman ve müvekkili firmanın iştigal ettiği ticari sektörü bilen bilirkişi heyeti tarafından hesaplanması gerektiğini, Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Marka hakkına tecavüz olup olmadığı, bir zararın doğup doğmadığının tespiti son derece teknik bir konu olup bir hukuk hakiminin bilebilmesi mümkün olmadığını, bilirkişi heyeti raporunun "kullanmama" defiinden dolayı davanın reddi gerektiği şekilde oluşturulduğunu, kararda "...zira, mahkememizin 2021/150 esas sayılı dosyasında mevcut deliller ve bilirkişi raporuna göre, keza bu dosyadaki davacı vekilinin açıklamasına göre,
davacının markasını kendisine ait www...com alan adlı internet sitesi üzerinde yoğun olarak kullandığı ve ticaretini bu internet sitesi üzerinde yaptığı anlaşılmıştır." tek taraflı beyanının gerekçe gösterilmesinin hatalı olduğunu,Yerel mahkemenin taraflar arasında daha önce görülen aynı mahkemenin 2019/170 E., 2020/151 E. Sayılı dava dosyasından verilen kararı da iş bu istinafa konu karara dayanak yapması da son derece hatalı olduğunu, kullanmama defi ileri sürüldüğünden davanın reddi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, markaya tecavüz nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı vekili, yeni rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, yargılama sırasında maddi tazminat tutarının 56.723,00TL'ye yükseltilerek harçlandırıldığı, istinaf incelemesinin harçlandırılan tutar üzerinden yapılacağı, mahkemece maddi tazminat ve manevi tazminat isteminin tümden kabul edildiği dikkate alındığında davacı vekilinin istinaf isteminin usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı vekilinin istinaf istemine gelince; taraflar arasındaki Bakırköy 1.FSHHM 2019/170Esas, 2020/151 Karar sayılı kesinleşen ilamına göre davacının markasına tecavüz oluştuğu sabittir.
Davalı vekili, davacının markayı kullamadığını ileri sürmüş ise de, ilgili dosyadaki 11/02/2020 Tarihli bilirkişi raporunda alan adları yönünden de inceleme yapılmış ve davacının www...com alan adı ile 2003 yılından bu yana faaliyet gösterdiği tespit edilmiştir.
Bu durumda ilgili dosyada davacının markasını kullandığı tespit edildiği anlaşılmakla davalar arasındaki süre, markanın tescil tarihi ve mevcut delil durumuna göre davalının kullanmama definin kabul edilmemesi bu gerekçe ile yerinde görülmüş, mahkemece alınan mali bilirkişi raporu içeriği ve davacının SMK 151.2.a maddesine dayalı olarak talepte bulunduğu dikkate alındığında ilk derece mahkemesince neticeten davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin usulden, davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/373, K. 2024/1818, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama