KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Dosya no
- 2023/388 Esas
- Karar no
- 2024/1539
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/11/2022
- Numarası
- 2022/777Esas, 2022/996 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
Karar Metni
1.483 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ...'in, tasfiye halinde ''... Şti. - ....'' firmasının tasfiye memuru olduğunu, tasfiye halindeki ''.... Şti. - ....'' nin ..... Sayılı dosyası ile tahsile konularak ödeme emri gönderilen 3 (üç) adet her biri 5.000 USD'lik bono üzerinde şirket kaşesi bulduğunu, her bir bonodaki kaşe üzerine iki adet imza atıldığını, her iki imzanın da kaşe üzerine atılmış olup bonoların muhatabı .... Şti.
Olduğunu, 3. Alacaklı olan davalı tarafın ödeme emrini hem şirket adına hem de müvekkili adına düzenlediğini, icra müdürlüğünün normal olarak imzaları ve borçlu isimlerini kontrol edip, ödeme emri düzenlemesi gerekirken alacaklının beyanına itibar ettiğini, ve bono ile şahsi ilgisi olmayan müvekkiline de haksız ve yasaya aykırı olarak ödeme emri çıkardığını, sorumluluk doğması için keşidecinin atacağı tek imza yeterli olduğunu, bononun ön yüzündeki ikinci imzanın atılması zorunluluğu olmadığından şirket kaşesi dışına atılan imza aval olarak değerlendirileceğini,
ancak her iki imzanın şirket kaşesi üzerine atılması halinde bu imzaların tamamının keşideci şirketi temsilen atıldığının kabulü gerekeceği, somut olayda kambiyo takibine konu edilen bono üzerine keşideci şirketin kaşesinin iki defa basılmış olduğu ve kaşelerden birinin üzerine bir, diğerinin üzerine iki adet imza atıldığı görüldüğünü, keşideci şirket kaşesi üzerine atılmış imzalar dışında açığa atılmış herhangi bir imza bulunmadığından şirket yetkilisi olan borçlu şahsen sorumlu tutulamayacağını, o halde mahkemece, itirazın kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi yönünde hükmün tesisinin isabetsiz olduğunu,
Yargıtay'ın bonodaki iki imza üzerine vermiş olduğu kararların açık ve net olduğunu, Yargıtay kararlarında kaşe üzerinde bulunan iki imzanın kaşede belirtilen firmayı temsil edeceği ve şahsi yükümlülük getirmeyeceğinin kararlaştırıldığını, ancak kaşe dışında atılan imzanın aval olarak kabul edileceği ve kişiyi bağlayacağı benimsendiğini, bu nedenlerle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, satış dairesi .... sayılı dosyasında müvekkilinin evinin satış işlemlerinin durdurulmasına tedbiren karar verilmesine,
müvekkili aleyhine başlatılan takibin iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığını bilerek icrai işlemler yapan davalı(alacaklı) aleyhine %20 'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına, alacaklarımıza ticari faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. İİK Madde 71/1 gereğince icra takibinin iptalinde görevli mahkemenin İcra Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı/borçlu için takibin kesinleşmesinin akabinde haciz işlemlerine geçildiğini, neticeden davacı/borçlunun maliki olduğu taşınmaza 18/01/2021 tarihinde Bakırköy ....
İcra Dairesi'nin 16/01/2021 tarih ... sayılı haciz yazısı sayılı yazıları ile 150525.17 TL bedel ile Alacaklı Müvekkil ... lehine haciz işlendiğini, 25/01/2021tarihinde, Davacı/borçlunun ...
Bakırköy/İstanbul adresindeki ikametgahına hacze gidildiğini, söz konusu haciz tutanağında da görüleceği üzere; davacı/borçlu ...'in haciz mahalline geldiğini, ikametgahında bulunan kasayı açtığını, akabinde senetler ve kasada bulunan ... imzalı bazı belgelerin icra dairesi kasasında muhafaza edilmek üzere icra memurlarınca alındığını, haciz tutanağının ikinci sayfasında tutanak altına alındığı üzere davacı/borçlu kötü niyetli olarak alacaklı olduğu birçok senedi icra memurlarına teslim etmekten kaçındığını, cebine koyduğunu, memurlara direndiğini,
davacı/borçlu senedi aldığını inkar ettiğini ancak haciz mahallinde yapmış olduğu telefon görüşmesinde,"Senedi istiyorlar ama vermedim."şeklinde konuştuğunu ancak bir süre sonra senetin ortaya çıkartıldığını, meydana gelen olay ve davacı/borçlunun tavrını da açıkca gösterdiğini, davacı/borçlunun kötü niyetli eylemleriyle davalı müvekkilinin alacağına kavuşmasın engellemeye çalıştığını, davanın haksız ve kötü niyetli açıldığını, davacı/borçlunun davalı müvekkiline karşı borcunu inkar etmekte ise de 25/01/2021 tarihli haciz tutanağının ikinci sayfasında da tutanak altına alındığı üzere davacı borçlunun borcunu ikrar ettiğini,
haciz tutanağının ikinci sayfasında da görüleceği üzere borçlu ...'in "ben ertuğrul bey ile görüştüm.taşınmaz satıldığında borcumu ödeyecektim." şeklinde beyanda bulunarak davalı müvekkiline karşı olan borcunu ikrar ettiğini, müvekkilinin alacağının sürüncemede bırakmak amacıyla açılmış davanın reddine, davacının tazminat talebinin reddine, davacı (borçlu) aleyhine %20 'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/11/2022 tarih ve 2022/777 Esas - 2022/996 Karar sayılı kararıyla. "Davaya konu senetlerin uyapta ilgili olarak kayıtlı cira dosyası içerisinde takibe dayanak belge kısmında bulunan suretlerinin incelenmesinde; takibe konu 3 adet senedin bulunduğu, senetlerin sıralı senetler olduğu, keşide tarihlerinin sırasıyla 30.07.2020, 30.08.2020, 30.09.2020 keşide tarihleri olduğu, borçlunun.... Şti.
Olduğu, lehtarın dosyamız davalısı olan ... olduğu, bono bedellerinin her birinin 5.000,00 USD olduğu, borçlu kaşesi üzerinde çift imzanın bulunduğu anlaşılmıştır. Aval, 6102 sayılı TTK'nın 700 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan Yasanın 701/3. maddesi uyarınca muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır.
Ancak somut olayda keşideci tüzel kişi olup bonoda şirket kaşesi üzerine atılmış iki imza bulunmaktadır. Davacı şirket yetkilisinin aval veren olarak şahsen sorumluluğunun bulunması için senede atılan ikinci imzanın şirket kaşesi üzerinde atılmaması gerekmektedir. Aynı kişi tarafından kaşe üzerine atılan ikinci imza aval hükmünde değildir.
Davacının bu durumda aval veren olarak sorumluluğundan söz edilemeyeceği gibi, haciz mahallindeki borcun ödeneceğine ilişkin beyanı da borcu şahsen üstlendiği anlamına gelmeyecek olup bu konuda da aval hükümlerinin uygulanamaycaktır. (aynı konuda bknz.
Yargıtay 19 HD. 'nin 2016/14686 Esas, 2018/1045 Karar Sayılı İlâmı) Yukarıda açıklanan gerekçelerle davacının takibe konu senetlerden kaynaklı aval olarak sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmış, ayrıca davacının kötü niyet tazminatı talebi bakımından ise davalının takip yapmada kötü niyeti ispatlanamadığından tüm talepler hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile "1-DAVANIN KABULÜ İLE. A-Davacının aleyhine yapılan Bakırköy ....
İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, B-Davacının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE," kararı verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde;. Davacı taraf 6100 sayılı HMK'nun 26. Maddesinde belirtilen taleple bağlılık prensibiyle icra takibinin iptalini de istemiştir.
Yerel mahkeme davacının bu talebiyle ilgili gerekçeli kararında herhangi bir irdeleme yapmadığı davacının işbu talebini ret veya kabul yönünde herhangi bir karar vermediği Takibin iptali istemini ticaret mahkemelerinden istendiği davacı görevsiz mahkemede dava açmasına rağmen yerel mahkeme gerekçeli kararında bu hususa hiç değinmediği davacı, dava dilekçesinde borcunun olmadığının tespitini de talep ettiği Davacı aleyhine 01.12.2020 tarihinde ....
Sayılı dosyası ile borçlular ..A.Ş ve ...'e karşı 5.000 USD miktarlı 30.08.2020 vade tarihli senet, 5.000 USD miktarlı 30.09.2020 vade tarihli senet ve 5.000 USD miktarlı 30.07.2022 vade tarihli toplamda 3 adet kambiyo senedinden kaynaklı olarak icra takibi başlattıklarını,
ödeme emri 23.12.202 tarihinde borçlu ...'e tebliğ edildiği takibe itiraz edilmediğinden ödeme emrine takibe imzaya ve borca itiraz etmediğinden borcu kabul ettiği takibin kesinleşmesi nedeni ile boçlunun adresine hacze gidildiği mahkeme dosyasında mübrez haciz tutanağından da anlaşılacağı üzere davacı borçlu birtakım kötü niyetli hareketlerle elinde bulunan senetleri vermediği icra memurlarından sakladığı 25.01.2022 tarihli haciz tutanağında davacı borçlunun resmi makamlar önünde borcunu ikrar ettiği davacının borçlunun ikrarı yerel mahkeme kararında hiç irdelenmediği,
davacı vekili lehine hükmedilen vekalet ücreti fahiş olduğunu bu sebeplerle Yerel Mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurduklarını bildirmiştir.
İSTİNAFA CEVAP
Dava konusu bonolar incelendiğinde ... tarafından açığa atılmış aval olarak değerlendirilecek bir imzanın olmadığı sadece borçlu şirket aleyhine icrai işlemler yapılabilineceğii Bakırköy 1. Asliye Ticaret mahkemesi Yargıtay kararları doğrultusunda karar verdiği. verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu kararın onanması istenmiştir.
DELİLLER
Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; ... tarafından .... Şti. ve ... aleyhine 15.000-USD senet 570,51 -USD komisyon ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.570,51-USD alacağın yıllık işleyecek %13,75 avans faizi ve değişen oranlarda faizi ile birlikte icra masrafları ve faizin tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır.
GEREKÇE
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, İİK'nın 72. maddesine göre açılan menfi tespit davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Verilen karar davalı vekilince istinaf edilmiştir.Uyuşmazlık; takibe konu edilen bonolarda bulunan davacı imzalarının her ikisinin de dava dışı borçlu....Şti. temsilcisi sıfatıyla ve şirketi bağlayacak şekilde mi atıldığı, yoksa imzalardan birinin davacıyı aval veren sıfatıyla bağlayıp bağlamayacağının tespitinden kaynaklanmıştır. ..., 6102 sayılı TTK'nın 700 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan Yasanın 701/3. maddesi uyarınca muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır.
Somut olayda keşideci tüzel kişi olup bonoda şirket kaşesi üzerine atılmış iki imza olduğu, açığa atılmış imza olmadığı dava konusu bonoları imzalayan kişi aynı zamanda bonolarda keşideci olarak görülen şirketin yetkili temsilcisi olup, senetleri şirket kaşesi üzerine keşideci sıfatıyla tek imza atmak suretiyle düzenlemesi mümkün iken şirketin unvanının üzerine iki imza atmak suretiyle imzalaması bonolardaki imzaların birini kendisi adına aval veren sıfatıyla imzaladığının,
diğerinin ise yetkilisi olduğu şirketi keşideci sıfatıyla imzaladığını göstermez Bu durumda davacı hakkında icra takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine yönelik ilk derece mahkemesince davanın kabulü kararının yerinde olduğu icra dosyasında 25/01/2021 tarihli tutanakta davacının ''taşınmaz satıldığında borcumu ödeyecektim '' beyanı açılan bu davada tartışılması gereken husus olmadığı kanaatiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/388, K. 2024/1539, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama