KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Dosya no
- 2023/634 Esas
- Karar no
- 2024/1923 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/12/2022
- Numarası
- 2022/152 E. - 2022/272 K.
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Karar Metni
1.059 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1999 yılında kurulduğunu, faaliyet alanının elektronik parçaları ve elektronik iletişim ekipmanlarının toptan dağıtımı olduğunu, müvekkilinin "...+Şekil" ibareli markaları ile 9.sınıftaki tescilleri ile dünya çapında pek çok ülkede tanındığını, müvekkilinin davalı adına ... sayı ile tescilli "...+Şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğü istemiyle Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/536 Esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, bu davada davalı tarafın cevap dilekçesinde mezkur markayı kullanmadıklarını yazılı olarak ikrar ettiğini,
ayrıca müvekkilinin TPMK nezdinde ... sayı ile "..." ibareli markanın 9.sınıfta tescili için yapmış olduğu başvurunun, davalının markası gerekçeli gösterilerek reddedildiğini, davalı tarafından kullanılmadığı iddia edilen marka tescilinin, müvekkilinin tescili için engel teşkil ettiğini, bu nedenle müvekkilinin bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu iddia ederek, davalı adına ... sayı ile tescilli "...+Şekil" ibareli markanın 5 yıllık kullanım süresinin sona erdiği günün ertesi günü olan 19/08/2021 tarihinden itibaren etkili olacak şekilde kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin Türkiye'de tüketici elektroniği konusunda öncü firmalardan biri olduğunu, USB adaptörleri, park sensörleri, kablolar ve kablo setleri, direksiyon kumandaları, monitörler, geri vites kameraları, izolasyon malzemeleri gibi birçok ürünün satıcısı olduğunu, müvekkilinin davaya konu markasının itiraz edilmeksizin kurum nezdinde tescil edildiğini, davacının markasını Türkiye'de herhangi bir şekilde kullanmadığını, pandemi sebebi ile ticareti yavaşlayan müvekkilinin dava konusu marka ile ilgili ilerleyen dönemlerde planları olduğunu,
Türkiye'de hiçbir faal ticareti olmayan davacı şirketin bu davalar ile müvekkiline hukuki sorumlulukları yükletmeye çalışmasının hukuki bir zemini bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI
Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/12/2022 tarihli 2022/152 E. - 2022/272 K. sayılı kararıyla; "...Dava konusu olayda iptali istenen markanın tescil tarihi 17/08/2016 tarihi olup, kullanmama nedeniyle iptal için gereken beş yıllık süre netice-i talepte belirtilen 19/08/2021 tarihi itibariyle dolmuş olup, dava da süresinde 01/06/2022 tarihinde açılmıştır. Davalı vekili kullanımı ispata yarar herhangi bir delil sunmamıştır.
Duruşmadaki beyanınında ise aynen "cevap dilekçelerimizi tekrar ediyoruz. Müvekkil markayı kullanmak amacıyla tescil ettirmiştir. Marka kullanımı önemli Arge ve yatırım gerektirmektedir. Müvekkil pandemi nedeniyle uluslararası ticarette meydana gelen yavaşlama sonucu kullanamamıştır. Daha sonra marka hükümsüzlüğü davası açılınca müvekkil dava sonuçlanıncaya kadar yatırım yapmama kararı aldı. Burada haklı sebep mevcuttur.
Davacı tarafın Türkiye'de herhangi bir kullanımı söz konusu değildir. Tanınmış marka da değildir. Davayı açmakta haklı değiller, davanın reddini talep ediyoruz" şeklinde beyanda bulunmak suretiyle tescilinden itibaren markanın kullanılmadığını kabul ve ikrar etmiştir. Pandemi nedeniyle uluslararası ticarette meydana gelen yavaşlama markanın kullanılmamasına haklı bir sebep teşkil etmeyeceği gibi, marka hakkında hükümsüzlük davası açılması da haklı sebep teşkil etmez.
Buna göre, dava konusu markanın tescilinden itibaren beş yıllık süre içerisinde kullanımının davalı tarafça ispatlanamadığı, SMK'nun 26/2 maddesi uyarınca talep üzerine iptal hallerinin daha önceki bir tarihte dolmuş olması halinde iptal kararını bu tarihten itibaren etkili olacağına karar verilebilmesi mümkün olduğundan davacının talebi de gözetilerek davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın 19/08/2021 tarihinden etkili olmak üzere kullanmama nedeniyle iptaline" karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkilinin markasını SMK'nun 9. maddesinde belirtildiği şekilde haklı sebeple pandemi nedeniyle kullanamadığına dair savunmasının yerel mahkemece kapsam dışı tutulmuş olmasının hukuka aykırı olduğunu, Davacının Türkiye'de hiçbir ticari faaliyetinin bulunmadığını ve markasının tanınmış marka olmadığını, müvekkilinin kötüniyetli bir davranışı olmadığını, davacının ülkesellik çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti yasalarınca koruma talep etmesinin söz konusu olamayacağını belirterek,
yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, dosyanın Dairede yeniden görülmesi mümkün değilse hükmün bozularak dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dosya arasında bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ... sayı ile tescilli "...+ŞEKİL" ibareli markanın 9.sınıfta 06/12/2015 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davalı adına tescilli olduğu, markanın 17/08/2016 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
GEREKÇ E
Dava, davalının markasının kullanılmaması nedeniyle iptali davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargılama yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.SMK'nun 9/1. maddesinde, markanın tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir neden olmadan tescil edildiği mal ve hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmaması veya kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilmesi halinde iptaline karar verilebileceği, 26. maddede ise 9. maddenin birinci fıkrasında belirtilen hallerin mevcut olması halinde markanın kurum tarafından iptaline karar verileceği,
192/1-a maddesinde 26. maddenin kanunun yayımı tarihinden itibaren 7 yıl sonra yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. SMK'nun 26. maddesinin yürürlüğe girene kadar iptal kararı mahkemelerce verilebilecektir.Markanın tescilli olduğu mal ve hizmetler için dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içinde kullanıldığını ispat yükü davalı üzerinde olup, dosya incelendiğinde davalı tarafça markanın kullanıldığına dair dosyaya hiçbir delil sunulmadığı,
pandemi nedeniyle markanın kullanılamadığı savunulmuştur.Davalı vekili, ilk derece mahkemesince haklı sebeple markayı kullanamadıklarına dair savunmalarının değerlendirilmediği gerekçesiyle istinaf talebinde bulunmuşsa da, Mahkemece isabetli şekilde belirtildiği gibi pandemi nedeniyle ticaretin yavaşlamış olmasının markanın kullanılmaması için haklı bir neden oluşturmayacağından, buna ilişkin istinaf talebi kabul edilmemiştir.
Davalı vekilinin, davacı tarafın Türkiye’de ticari faaliyetinin bulunmadığı, markasının tanınmış marka olmadığına dair istinaf taleplerinin davanın niteliği gereği sonuca etkisi bulunmadığı, zira menfaati olan herkesin kullanmama nedeniyle marka iptali davası açabileceği, davacının marka tescil başvurusunun davalının markası nedeniyle reddedilmiş olmasından dolayı işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talepleri kabul edilmemiştir.
Tüm bu nedenlerle; dosya kapsamındaki beyan ve delillere göre davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olduğundan, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/634, K. 2024/1923, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama