KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Dosya no
- 2023/668 Esas
- Karar no
- 2024/1741
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/02/2023
- Numarası
- 2019/221 Esas, 2023/114 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.884 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili ve ... aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla 3.500,000 TL ve işlemiş 654.732,72 TL faizi ile birlikte toplam 4.154.739,72 TL bedelli bir adet bonoya dayalı olarak icra takibi yapıldığını, icra takibine konu senet incelendiğinde müvekkilinin bu seneni ... adına vekaleten imzaladığının görüldüğünü, ancak senette borçlu olarak gösterilen ... tarafından müvekkiline bu senedi onun adına imzalaması için verilen bir vekaletname bulunmadığını, müvekkilinin ve ...'ın böyle bir borcu bulunmadığını, söz konusu bono üzerinde borçlu olarak ...'ın imzası bulunmadığını, bilerek özel vekaletname olmadan bu senedin düzenlendiğini,
müvekkilinin senedi imzalarken senet üzerine "aval içindir" veya buna eş anlamlı başka bir ibarenin bulunmadığını, müvekkilinin ismi sonradan yazılarak kefil olarak şahsen borçlu gösterildiğini, bu işlemlerin hukuka aykırı olduğunu, kefalet sözleşmesinin feri bir sözleşme olduğunu, sözleşmenin geçerliliği, geçerli asıl bir borcun varlığını gerektirdiğini, asıl borcun varlığına bağlı olduğunu, ortada asıl borç ilişkisi bulunmadığından kefilinde sorumluluğu olmadığını, bu durumda müvekkilinin senet borçlusu olmadığı gibi kefil de olmadığını,
icra müdürünün icra takibi sırasında senedi incelediğinde vekaleten imzalandığını görüp vekaletname örneğinin istemesi gerektiğini, senede kefil olarak müvekkilinin sonradan eklendiğinin açıkça görüldüğünü, müvekkilinin ismi sonradan yazılarak kefil olarak şahsen borçlu gösterildiğini, davalı tarafından ...'a ve müvekkiline senette belirtilen miktarlık bir ödeme yapılmadığını, ayrıca bu senet ile ilgili alacağın olduğunu ve ödemesi için ... ile yapılan görüşme üzerine ... tarafından Bakırköy CBS'na dolandırıcılık sebebiyle ... ve ... ile müvekkili hakkında suç duyurusunda bulunulması üzerine soruşturma no: 2018/72817 nolu dosyası açıldığını,
daha sonra yetkisizlik ile Küçükçekmece CBS 2018/53625 dosya numarasını aldığını, takibe konu senette borçlu gösterilen ... tarafından senetteki imzanın kendisine ait olmadığı ile ilgili imzaya itiraz davasının İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/1047 Esas sayılı dosyasında açıldığını, davalının senet asıl borçlusu ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, bu senedin müvekkilinin anlattığına göre davalının babasının kendisini ve ailesini ölümle tehdit ederek zorla düzenlendiğini ve elinden alındığını,
açıklanan bu nedenlerle;... sayılı dosyasına dayanak teşkil eden 02/12/2016 tarihli 3.500.000,00 TL bedelli bono ile ilgili müvekkilin davalılara karşı borçlu olmadığının tespitini, bononun ve takibin iptaline karar verilmesini, davalıların %20den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
müvekkilinin "..." ticaret unvanlı şahıs şirketi sahibi olduğunu, yangın sistemleri kurulumu ve bakımı ile yangın sistemleri malzemeleri satışı yaptığını, müvekkilinin davacı ile ortak ve yetkilisi olduğu şirket ile ticari ilişki nedeni ile tanıdığını, davacının amcasının oğlu ... ile ....A.Ş.'nde birlikte ortak ve yetkili olduğunu, ...'ın 3.500.000,00 TL paraya ihtiyacı olduğunu, vekaleti olduğunu, bu tutar için senet de vereceğini bildirdiğini, akabinde müvekkili tarafından 3.500.000,00 TL para ...'a vermek üzere davacıya verildiğini, davacının da müvekkiline ... adına vekaleten ve kendisi de aval olarak davaya konu senedi verdiğini,
müvekkilin bu senedin vadesi geldiğinde davacıyı aradığını, senet bedelini ödemediği taktirde senedi takibe koyacağını söylediğini, davacının da müvekkiline senet bedelini kendisinin ödeyeceğini, senedi takibe koymamasını söylediğini, müvekkilini yıllarca oyaladığını, senet takibe koyulduktan sonra yapılan itirazla ...'ın ...'a vekalet vermediğini öğrendiğini, davacının ... adına müvekkilinden 3.500.000,00 TL para aldığını, müvekkili aldatarak kendi lehine hasız menfaat elde ettiğini,
davacının ... sayılı dosyası ile takibe konulan 15/12/2016 vade 3.500.000,00 LT bedelli senetle ilgili Bakırköy CBS 2018/72817 soruşturma sayılı dosyasında bu senedi imzaladığını hatırlamadığını, imzalamış olsa dahi düzenleyen olarak kişisel olarak sorumlu olacağını belirttiğini, davacının beyanının kendi içinde çelişkili olduğunu, açıklanan bu nedenlerle; bizzat davacının kendi savcılık beyanları ile ikrar ettiği borç nedeni ile açıkça haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddini, dava değerinin %40'ından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına ve senet bedellerinin %10u oranında para cezasına mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
"...Temsil yetkisi olmadığı halde keşideci dava dışı ... adına senet imzalayan ve imza inkarında da bulunmayan muteriz borçlu davacı ... attığı imzadan dolayı keşideci sıfatıyla sorumlu olacağından hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılmasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Davacı senetten dolayı TTK md. 678 gereği şahsen sorumlu olduğundan, senedin kambiyo vasfında bulunmadığı, vekaletname olmadan senedin dava dışı ... adına imzalandığı, aval şerhinin bulunmadığına ilişkin savunmalar kabul edilmemiştir.Davacı taraf kefil olarak isminin sonradan yazıldığı iddiasını yazılı delil ile ispatlayamadığı gibi davacının imza inkarında bulunmaması ve ayrıca isminin yazılı olması da zorunlu unsur olmadığından bu savunması da kabul görmemiştir....
Davacı bedelsizlik iddiasını yazılı belgeye karşı HMK’nın 201. Maddesi uyarınca yazılı belgeyle kanıtlamak zorundadır. Davacı senetten dolayı TTK md. 678 gereği şahsen sorumlu olup, senetten dolayı borcunun bulunmadığını ve senedin bedelsiz olduğunu ispatlar yazılı delil sunmamıştır.
Senedin tehdit sonucu, irade fesadına uğratılarak düzenlendiği iddiası yönünden;Davacı, davalının babası ...’ nın kendisi ve ailesini ölümle tehdit ederek zorla düzenlendiğini ve elinden alındığını belirtmiştir.Davacı taraf senedin tehdit sonucu düzenlendiğini savunmuştur Yukarıda yer verilen soruşturma dosyaları, KYOK kararı ve ceza mahkemeleri kararlarında davacı tarafın tehdit iddiası kabul görmemiştir.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma No: 2020/994 Esas No: 2021/68405 İddianame No: 2021/7558 sayılı iddinamesinde de belirtilen (İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi 2021/830 Esas,
2022/578 Karar sayılı dosyası) ;" Şüphelilerinin ...numaralı hat üzerinden " Malların üstünden haciz kalktı itiraz ettiğiniz senette red oldu ben ..., " diye mesaj gönderdiği, ... numaralı hattan " ... dolandırdın ama yakında çocukların kocan hapiste ziyaret edersiniz müslüman görünüp evlerinizde haciz getirecek merak etmeyin dolandırın milleti yeni şirketler kurun " diye mesaj gönderdikleri,
... numaralı hattan " Abla bak çok pişman olacaksınız çekleri başkasına veriyorum ben onlardan paramı alacağım ben sizin iyiliğiniz için söylüyorum aç bir insanca konuşalım" diye mesaj gönderdikleri," mesaj içeriklerinin incelenmesinde davacının iradesini fesada uğratacak ifadelere rastlanmadığı, mesaj içeriklerinde davacının dolandırıcılık eylemlerini gerçekleştirdiğinden bahsedildiği, davacı ile iletişime geçilmeye çalışıldığı ve hacizlerden bahsedildiği görülmektedir.
Bu haliyle davacının tehdit edildiği ve iradesinin fesada uğradığından bahsetmek mümkün değildir.Tehdit iddiası yönünden mahkememizce bildirilen tanıklar dinlenmiştir. Tanıklar davacıdan duyduklarını aktarmış olup, tehdit ve hile iddiası yönünden doğrudan bilgi ve görgü sahibi olmadıklarından beyanları hükme esas alınmamıştır.
Tehdit iddiasının konusu suç teşkil ettiğinden bu konuda yemin teklif edilmemiştir.Davacı yemin deliline dayandığından irade fesadı iddiası yönünden davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış, davacı yemin teklifinde bulunmamıştır.Davacının iddialarını ispatlar yazılı delil sunamaması, tehdit iddiasını yukarıda yer verilen açıklamalar uyarınca ispatlayamadığı ve yemin deliline de dayanmadığından;1-)Davanın REDDİNE,2-)Kötü niyet tazminatı ve para cezasına hükmedilmesine ilişkin taleplerin reddine" Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf isteminde özetle;Senedin Ölüm Tehdidi Sonucu Düzenlendiğini, Davalı ...’nın Babası ... tarafından Müvekkilinin eşi ve çocukları ile ölümle tehdit edilerek zorla senet alındığını,Davalı ...’nın Banka hesaplarına muhtelif tarihlerde Toplamada 3.607.500,00TL’lık bankadan havale yapıldığını, Davalı ...’ ya Toplamada 3.700.000,00TL çek verildiğini, 2.000.000,00TL elden ödeme alındı yazısının alınması nedeniyle Müvekkili ve ailesinin suç duyurusunda bulunduklarını, Müvekkili ... tarafından aralarında hiçbir alış veriş ve ticari ilişki bulunmamasına rağmen davalıya 3.607.500,00TL’lık bankadan ödeme yapmış olmasının,
3.700.000,00TL çek verilmiş olmasının ve davaya konu edilen vekaletsiz başkası adına 3.500.000,00, TL senet verilmiş olmasının ve elden 2.000.000,00TL ödeme yazısı alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,Müvekkilinin oğlu ... tarafından, ölümle tehdit nedeni ile İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına 2018/157683 Soruşturma noludosya ile suç duyurusnda bulunduklarını, ... tarafından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/222357 Soruşturma Nolu Dosyasında,
...tarafından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/222305 Soruşturma Nolu Dosyasında,... tarafından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/222356 Soruşturma Nolu Dosyasında, ... tarafından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/222372 Soruşturma Nolu Dosyasında, ... tarafından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/157683 Soruşturma Nolu Dosyasında şikayetçi ifadeleri olduğunu, senedin hükümsüz olduğunu ,
taraflar arasında temel borç ilişkisi olmadığını,7.000 TL’yi aşan tutardaki her türlü tahsilat ve ödemelerini aracı finansal kurumlar kanalıyla yapmaları ve bu tahsilat ve ödemeleri söz konusu kurumlarca düzenlenen belgeler ile tevsik etmeleri zorunlu olduğunu,senette Borçlu olarak gösterilen ... tarafından Müvekkil ... bu senedi onun adına imzalaması için verilen bir VEKALETNAME bulunmadığını, ... ın Davalı ...’yı tanımadığını ve aralarında hiçbir ticari ve özel bir ilişki bulunmadığını, kambiyo taahhüdünde bulunması için özel bir yetki verilmediğini,Senedin Kambiyo Senedi Vasfında Olmadığını,
sentte borçlu olarak ...’ ın adı ve adresinin yazıldığı ANCAK imzasının bulunmadığını,13.01.2011 tarih itibarıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Yürüklükte olduğunu senet üzerine “Aval içindir” veya buna eş anlamlı başka bir ibarenin bulunmadığını Kefil olarak” ...” isminin sonradan yazıda benzetiler yazıldığını,İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı- Genel Soruşturma Bürosunun 2018/217616 sayılı Soruşturma dosyası, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı- Genel Soruşturma Bürosunun 2020/994 sayılı Soruşturma dosyasında Her iki bilirkişi raporunda Davalı ... ‘nın söz konusu ödemelerin hukuki dayanağını ispatlayacak herhangi bir belge sunamadığı,
elden 3.500.000.00 TL gibi yüksek bir miktar parayı borç olarak verdiğine ve 11.000.000.00 TL alacakları olduklarına dair hayatın olağan akışına aykırı savunmada bulundukları tespit edildiğinmi,Mahkemenin gerekçeli kararındaki “Davacı bedelsizlik iddiasını yazılı belgeye karşı HMK’nın 201.
Maddesi uyarınca yazılı belgeyle kanıtlamak zorundadır” şeklindeki açıklamalarının hukuka uygunluğunun bulunmadığını dosyada ve Ağır Ceza Dosyasında bulunan Bilirkişi Raporlarının yazılı belge niteliğinde olduğunu tanıkların müvekkilinin ölümle tehdit edildiği ve senede imza attırdığı yönünde beyanlarda bulunduklarını, özellikle ... nin tanık olarak beyanlarının dikkate alınmasını, Bekletici mesele yapılması gerektiğini, mahkemenin gerekçeli kararında yer alan “İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesi 17/03/2022 tarih, 2020/453 (E),
2022/80 (K) sayılı dosyasının ve ... ve ... hakkında “Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Yağma” suçundan dava açılan İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi 2021/830 Esas, 2022/578 Karar sayılı dosyasının incelendiğini belirtilmişse de karalarının kesinleşmediğini ve İSTİNAF aşamasında olduğunu, Davaya konu bononun “suça konu bono” niteliğinde olduğunu ve her iki Mahkeme kararının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerektiğini ,
Müvekkili ve ailesinin koruma altına alındığını, çağrı üzerine koruma verildiğini, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacı, senedin zorla, tehdit ile imzalatıldığını iddia etmiş olup bu yöndeki iddiasını her türlü delille ispatlayabilir.
İstanbul Anadolu 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/830 Esas, 2022/578 Karar sayılı dosyasında davacının katılan, davalının sanık olarak yer aldığı, sanık hakkında yağma suçundan kamu davası açıldığı, iddianame içeriğine göre iş bu davaya konu 3.500.000TL bedelli senedin ilgili ceza dosyasında şikayete konu olduğu ve mahkemece beraat kararı verildiği, dosyanın UYAP'tan yapılan kontrolünde karara ilişkin istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29.CD'nin 2023/968E, 2024/1904K sayılı, 10/07/2024 Tarihli ilamı ile reddine karar verildiği,
kararın temyiz yasa yolunun açık olduğu ve Dairemizin inceleme tarihi itibarı ile dosyanın Yargıtay'da olduğu anlaşılmakla ilgili ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin bu yönden kabulü ile kararın kaldırılması gerekmiştir.
Davalı vekili istinafa cevabında; ilgili ceza mahkemesi kararının kesinleşen KYOK kararı ile aynı olaya ilişkin olduğunu ileri sürerek bekletici mesele isteminin reddini talep etmiş ise de.
İstanbul Anadolu 2.Ağır CM'nin 2021/830 E sayılı dosyasında atılı suçun birden fazla kişi tarafından birlikte yağma suçu olduğu ve beraat kararının gerekçesinin "sanıkların suçu işledikleri sabit olmaması nedeni ile şüpheden sanık yararlanır ilkesine göre CMK 223/2-e maddesine" dayandırıldığı, istinaf kararında da aksi yönde tespit olmadığı dikkate alındığında bu yöndeki savunma bu aşamada sabit olmadığından kabul edilmemiştir.
Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/668, K. 2024/1741, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama