KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi Birleşen İstanbul 1.FSHH Mahkemesinin 2019/139 Esas Sayılı Dosyası
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- Dosya no
- 2023/694 Esas
- Karar no
- 2025/233
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/02/2023
- Numarası
- 2019/78 Esas, 2023/29 Karar
- Dava
- Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü,tazminat,tecavüzün önlenmesi
- Dava tarihi
- 07/03/2019
- Dava
- Endüstriyel Tasarımın hükümsüzlüğü,tazminat,tecavüzün önlenmesi
- Dava tarihi
- 24/04/2019
Karar Metni
1.760 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ... no.lu faydalı model ve aynı ürünü için ... no.lu tasarım tesciline sahip olduğunu, ayrıca ... no ile uluslararası tasarım tescilinin de bulunduğunu, muhatap şirketin tescil ettirdiği “...” isimli 3 adet tasarım başvurusuna Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde itiraz edildiğini ancak bu itirazın kabul edilmediğini, ... no ile tescil edilen tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığından dolayı hükümsüz kılınmasına, tasarım gaspının önlenmesine ve ihtiyati tedbire hükmedilmesine,
dava konusu tasarımın davacı şirkete ait tescilli tasarım ve faydalı model belgesine tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının tespiti ile tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi, durdurulması , maddi zararın belirlenmesi ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkkili tarafından huzurdaki davaya konu tescilli endüstriyel tasarımın, hiçbir zaman üretimi, satışı, imalatı ya da ihracatını yapmadıklarını ve yenilik vasfını haiz tasarım hakkında usul ve yasaya açıkça aykırı şekilde davanın ikame edilmiş olduğunu, davacının 30/10/2020 tarihli beyan dilekçesinde maddi zararının tespiti talebinin tamamen haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin tasarimlarının ayırt edicilik ve yenilik vasfına haiz tasarımlar olduğunu,
müvekkili tasarımı ile davacının tasarımının belirlenen bu standartlara göre ortak özellikler taşımasının yasal ve teknik zorunluluk olduğunu, ... tasarımında seçenek özgürlüğünün ... tarafından belirtilen standartlar sebebiyle sınırlı olduğunu, davacının ayrıca hatalı dava ikame ettiğini, taraf değişikliğine muvafatlarının bulunmadığını, gerek usul gerekse esas yönünden davanın reddini istemiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ... no.lu faydalı model ve aynı ürünü için ... no.lu tasarım tesciline sahip olduğunu, ayrıca ... no ile uluslararası tasarım tescilinin de bulunduğunu, muhatap şirketin tescil ettirdiği “...” isimli 3 adet tasarım başvurusuna Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde itiraz edildiğini ancak bu itirazın kabul edilmediğini, ... ve ...'a tasarım hakkına dayanarak üretim ve satış yapmaması hususunda ihtar gönderildiğini ancak davalının tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğunu ,
... no ile tescil edilen tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığından dolayı hükümsüz kılınmasına, tasarım gaspının önlenmesine ve ihtiyati tedbire hükmedilmesine, dava konusu tasarımın davacı şirkete ait tescilli tasarım ve faydalı model belgesine tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının tespiti ile tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi, durdurulması , maddi zararın belirlenmesi ve hükmün ilanına, HMK 166.maddesi gereği İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/78 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, asıl davada ...
Şti'nin davalı gösterildiği, ancak ... nolu endüstriyel tasarım ... adına kayıtlı olduğu, , tasarım sicili herkese açık olup basit bir araştırma ile dahi tasarımın kimin adına kayıtlı olduğu hususu tespit edilebildiğinden HMK 124. maddesi gereğince taraf değişikliği talebinin yerinde görülmediği, birleşen davanın ... aleyhine açıldığı, taraf iddia ve savunmaları, TPMK'dan celp edilen tasarım tescil belgesi , faydalı model belgesi, ... ibareli alan adında yer alan ürün görselleri, ... tarafından bu belgeyi alacak detontörlere ilişkin getirilmiş standardlar, hükme dayanak alınan ve tüm itirazların incelendiği,
diğer raporlar ile çelişmeyen HMK 266 madde kapsamında bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 09/08/2022 tarihli bilirkişi raporu kapsamına göre; ... adresinde görselleri sunulan ürünlerin .... no'lu tasarımın koruma kapsamının içinde olmadığı,... adresinde görselleri sunulan ürünlerin... no.lu faydalı modelin koruma kapsamının içinde olmadığı , davacının ... no.lu tasarım hakkına ve ... no lu faydalı model hakkına tecavüz teşkil ettiği iddiasını ispat edecek bir delil sunulmadığı,
... no.lu tasarımların başvuru tarihinden önce kamuya sunulmuş olan ... no'lu faydalı model görselleri, ... no tescilli tasarımlar ve ... no tescilli tasarımlar karşısında yeni olduğu ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu,... no.lu tasarım için hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davacı tarafından dosyaya ... no.lu tasarım ve... no.lu faydalı model belgelerinden doğan haklara tecavüz teşkil ettiği iddia edilen bir ürün sunulmadığı, davalı tarafından dosyaya sunulan ürünlerin prototip olduğu ve üretilen ya da piyasada satışa sunulan bir ürün bulunmadığı , bunun aksini iddia edenin ispat yükümlülüğü altında olduğu,
davacının iddiasını ispat edemediği, bizatihi tescil belgesi alınmasının tecavüz teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, asıl davada; maddi tazminatın belirlenmesi talebi yönünden davacı 18.4.2022 tarihli dilekçesi ile talebini geri çektiğini beyan ettiğinden bu talep yönünden HMK 123.madde kapsamına göre davanın açılmamış sayılmasına, tasarımın hükümsüzlüğü talebi yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, asarım gaspının önlenmesi,tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, tedbir, ilan istemlerinin ayrı ayrı reddine, birleşen dava yönünden;
maddi tazminatın belirlenmesi talebi yönünden davacı 18.4.2022 tarihli dilekçesi ile talebini geri çektiğini beyan ettiğinden bu talep yönünden HMK 123. Madde kapsamına göre davanın açılmamış sayılmasına, tasarımın hükümsüzlüğü şartları oluşmadığından talebin reddine, tasarım gaspının önlenmesi,tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, tedbir, ilan istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, önceki beyanlarını da tekrar ederek; davalı tarafa ait ürün, ... numaralı faydalı modelin ana istemini ve dolayısıyla ilgili faydalı modelden doğan haklarını ve ... numaralı endüstriyel tasarımda geçen ürünlerini ve dolayısıyla endüstriyel tasarımdan doğan haklarını ihlal ettiğini, ayrıca davalıya ait ... no.lu tasarımların başvuru tarihinden önce kamuya sunulmuş olan ... numaralı faydalı model ve ... numaralı tescilli tasarımları karşısında yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalılar vekili istinaf dilekçesinde; davacının vazgeçtiği/feragat ettiği dava konusu talebi yönünden her bir davalı yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl ve birleşen dava, endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğü, tasarım gaspının önlenmesi, tasarım ve faydalı model belgesine tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi, durdurulması ve maddi zararın belirlenmesi taleplerine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Karar davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu tasarımın birleşen dava davalısı ... adına kayıtlı olduğu, bu nedenle asıl davada tasarımın hükümsüzlüğü yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin yerinde olduğu,
asıl ve birleşen davaya konu alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, ... no.lu tasarımların başvuru tarihinden önce kamuya sunulmuş olan ... no'lu faydalı model görselleri, ... no tescilli tasarımlar ve... no tescilli tasarımlar karşısında yeni olduğu ve ayırt edici niteliğe sahip olduğunun anlaşıldığı, ... no.lu tasarım için hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davacı tarafından dosyaya ...no.lu tasarım ve ... no.lu faydalı model belgelerinden doğan haklara tecavüz teşkil ettiği iddia edilen bir ürün sunulmadığı, davalı tarafından dosyaya sunulan ürünlerin prototip olduğu ve üretilen ya da piyasada satışa sunulan bir ürün bulunmadığı,
tescil belgesi alınmasının tecavüz teşkil etmeyeceği bu nedenlerle somut olayda tecavüz koşullarının oluşmadığı, davacının iddiasını ispat edemediği anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.2-Asıl ve birleşen davada, maddi tazminatın belirlenmesi talebi yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği halde, açılmamış sayılmasına karar verilen maddi tazminatın belirlenmesi talebi yönünden, asıl ve birleşen davada davalı lehine vekalet ücretine karar verilmemesinin doğru olmadığı,
HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/694, K. 2025/233, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama