KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/1154 Esas
- Karar no
- 2024/1627
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/03/2024
- Numarası
- 2021/536 Esas, 2024/49 Karar.
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Karar Metni
705 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu ... esas unsurlu markayı ilk olarak 2002 yılında tescilsiz olarak, 2009 yılından itibaren ise tescilli marka olarak bugüne kadar yoğun olarak kullandığını, davalı firmanın ise müvekkilinin sektöründe edinmiş olduğu haklı ünden faydalanmak için ... kod numaralı bir marka müracaatı gerçekleştirdiğini ve ilgili markanın müvekkilinin dikkatinden kaçarak tescil edildiğini,markaların asli unsuru olan ... ibarelerinin karışıklığa sebebiyet verdiğini ileri sürerek,
davalı şirket adına tescilli ... numaralı "...+şekil" ibareli markanın 09. sınıf emtiaların tamamı ile 35. sınıfta 09. sınıf emtiaların satışı hizmetleri ile sınırlı olacak şekilde kısmen hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı şirketin ticaret unvanının asli unsurunun "..." ibaresi olduğu, 2. kelimesinin ... olduğu, davalı şirkete ait hükümsüzlüğü talep edilen "...+şekil" markanın, .. asli unsurundan oluştuğu, hükümsüzlüğü talep edilen markanın davacıya ait ticaret unvanının ilk iki kelimesi olan "..." unsuru ile benzerlik oluşturacak şekilde ... unsuru ile oluşturulması nedeniyle davalıya ait marka ve davalı kullanımlarını görecek olan nihai tüketicinin davacının ticari faaliyetleri ile karşı karşıya olduğunu değerlendirilebileceği,
davacı şirketin konu ve amacının da dava konusu markanın hükümsüzlüğü talep olunan mal ve hizmetleri ile örtüşür mahiyette olduğu, davalı adına tescilli ... numaralı "...+şekil" markasının 09. sınıfta yer alan emtialar ile 35. sınıfta 09. sınıf emtiaların satışı hizmetleri bakımından SMK 6/6 maddesi kapsamında kısmen hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davalı şirket adına tescilli ... numaralı markanın 09. sınıfta yer alan emtialar ile 35. sınıfta 09. sınıf emtiaların satışı hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin eski adresine tebligat yapılarak yargılamanın yürütüldüğünü, hukuki dinlenme hakkının ihlal edildiğini, sektörel değerlendirme içermeyen bilirkişi raporunun esas alındığını, .. ile ... arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkili şirketin ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin markasında kullanılmasına, davacının ticaret unvanına dayanarak SMK m. 6/6 uyarınca itiraz edemeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
22/01/2022 tarih ve 9750 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin 789.sayfasında; davalı şirketin, "... No:... Konak-İzmir" adresindeki şirket merkezinin "... mahallesi ... sokak No:... Konak-İzmir" adresine nakledildiğinin tescil ve ilan edilmiştir. Söz konusu ticaret sicil gazetesi dava dosyası içine alınmasına rağmen, dava dilekçesi ve gerekçeli karar tebliğine kadar olan tüm tebligatlar, TK.35.maddesine göre davalı şirketin eski adresine yapılmıştır.
Davalı taraf yargılamanın hiçbir aşamasına delil bulunmamaktadır. Bu durumda dava dilekçesinin tebliğine ilişkin usul dairesinde yapılmış bir tebligatın varlığından ve usulüne uygun taraf teşkilinden söz edilemez.
Dava dilekçesi usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edilip, davalıya savunma hakkı tanınmadan, davalı tarafın hukuki dinlenme hakkı ihlal edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1154, K. 2024/1627, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama