KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1421 Esas
- Karar no
- 2024/1745
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/02/2024
- Numarası
- 2020/78 Esas, 2024/191 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
Karar Metni
962 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirketin müvekkili aleyhine... çek numaralı 30/12/2016 tarihli 39.000 TL bedelli bir adet çeke sahip olduğunu, ancak çek ve benzer belgelerdeki imzaya ve yazının müvekkiline ait olmadığını, davalının elinde bulunan çekin ciro zincirinin kopuk olduğunu, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili aleyhine açılan icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin mağdur olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalının %20 haksız ve kötü niyet tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalının yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Mahkemelerini olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolduğunu, davacı tarafından çekin keşide edilerek müvekkiline verildiğini, bankaya verildiğinde karşılığının bulunmadığını, davacının çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasının usule ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle müvekkiline aleyhine açılan davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
"...Somut olayda davacının ... Bankasının... çek numaralı 37.000,00 TL bedelli, 30.12.2016 keşide tarihli lehdarı davalı ... A.Ş olan çek için borçlu olmadığının tespitine ilişkin davada mahkememizce yaptırılan grafolog bilirkişi imza incelemesinde çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'a ait olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinin anlaşıldığı,
her ne kadar hükümde 3.700,00 TL dava değeri olarak yazılmış ise de yetkisizlik kararı veren Gaziantep 2. ATM'nin 2018/860 Esas sayılı dosyasında 16.11.2018 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı gereği davacı tarafça 19.12.2018 tarihinde 37.000,00 TL olan dava değeri üzerinden harç tamamlandığı ve mahkememizce maddi hata yapılarak bir sıfır eksik olmak suretiyle 3700 TL yazıldığı anlaşılmış ve kesin hüküm şeklinde karar kurulmuş.
1-Davacının ...Bankasının ... çek numaralı 37.000,00 TL bedelli, 30.12.2016 keşide tarihli lehdarı davalı ....
A.Ş olan çek için dava değeri olan 3.700,00 TL yönünden BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE," Şeklinde karar vermiştir.Mahkemenin tashih şerhi:"Her ne kadar 1 nolu ara kararda çek bedeli 37.000,00 TL gösterilip, dava değeri 3.700,00 TL olarak belirtilmişse de, dava değerinin sehven 3.700,00 TL yazıldığı, oysa davacı vekilinin tamamlama harcını 19/12/2018 tarihinde yatırdığı anlaşılmakla, dava değeri 37.000,00 TL olarak tashih olunur." şeklindedir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf isteminde özetle;Usul yönünden.
Mahkemece dava değerinin 37.000,00 TL olarak kabulü yerinde olmadığını, dava dilekçesinde dava değerinin 3700TL olarak gösterildiğini, herhangi bir ıslah dilekçesi sunulmadığını, Gaziantep 2. ATM 2018/680 E. Sayılı dosyanın 16.11.2018 tarihli 1 numaralı ara kararı ile "37.000,00 TL bedelli çekin sahteliği nedeni ile menfi tespit davası açıldığını fakat harcın 3.700 TL üzerinden yatırıldığını bu sebeple 37.000,00 TL üzerinden eksik harcın tamamlatılması gerektiğine" hükmettiğini ve tamamlama harcı yatırıldığını,
kısmi ikame edilen davalarda "talep arttırım dilekçesi" sunulması mümkün olmadığı gibi "tamamlama harcı" yatırılması da mümkün olmadığını, bu dosya için "tamamlama harcı" yatırması mümkün olmadığını, davanın 3.700 TL üzerinden karara çıkması gerekirken yerel mahkemece yapılan tavzih sonrası dava değerinin 37.000,00 TL olduğuna ilişkin yanılgıya düşülerek dosya hakkında 37.000,00 TL üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın 3.700,00 TL üzerinden hükme konu edilmesi gerektiğini, Eksik inceleme ile karar verildiğini, icra dosyası bilgisinin mahkemeye sunulmadığını, Esas yönünden ise;
dava konusu çekin vadeli bir çek olup çekin keşide edildiği tarihte şirket yetkilisinin ... olduğunu, 19.12.2016 tarihli Genel Kurul Kararı ile şirket yetkilileri ... ve ... payılarını, hukuki ve mali yükümlülüklerini ...’a devrettiklerini, her ne kadar 30.12.2016 keşide tarihinde yetkili ... olsa da çekin düzenlendiği tarihte şirket yetkilileri ... ve ... olup çek üzerindeki imza da yetkililere ait olduğunu, Yargıtay İçtihatlarına göre çekin düzenleme tarihinin ve üzerinde gösterilen keşide tarihinin farklı olması durumunda çekin gerçek düzenlenme tarihi esas alınarak imza yetkisi saptanacağını,
... ve ...'in imza örneklerini celp etmemesi eksik incelemeye sebebiyet verdiğini, Davanın kötüniyetli olup borçtan kurtulma maksatlı açıldığını, bir savcılık soruşturması da olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İlk derece mahkemesinin kısa kararında. "Davacının ...
Bankasının ... çek numaralı 37.000,00 TL bedelli, 30.12.2016 keşide tarihli lehdarı davalı ... A.Ş olan çek için dava değeri olan 3.700,00 TL yönünden BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE," şeklinde karar verildikten sonra tashih şerhi ile.
"Her ne kadar 1 nolu ara kararda çek bedeli 37.000,00 TL gösterilip, dava değeri 3.700,00 TL olarak belirtilmişse de, dava değerinin sehven 3.700,00 TL yazıldığı, oysa davacı vekilinin tamamlama harcını 19/12/2018 tarihinde yatırdığı anlaşılmakla, dava değeri 37.000,00 TL olarak tashih olunur." şeklinde düzeltme yapılmıştır.HMK 305/2 maddesi gereğince "taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez".
Somut uyuşmazlıkta; kısa kararda senedin 3700 TL'lik kısmı yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş iken; tashih ile 37000TL olarak tashinine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmamış, kısa karar ile gerekçe arasında da çelişki oluşmuştur.
Bu durum kamu düzenine ilişkin olmakla Dairemizce re'sen de dikkate alınarak davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 355 maddesi gereğince kısmen kabulüne, kararın bu yönden HMK 355, 353.1.a.6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1421, K. 2024/1745, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama