KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1584 Esas
- Karar no
- 2024/1852
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2024/153 Esas,10/07/2024 tarihli ara karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
Karar Metni
819 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine dayanak olan 10.06.2016 tanzim tarihli, 20.08.2017 ödeme tarihli ve 33.000,00.-TL tutarlı bonodki imzanın kesinlikle müvekkiline ait olmadığını, davalının dava dışı ... ile organik ilişki içince olduğunu, belirterek davacının borçlu olmadığının tespitine, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının yargılamanın sonuna kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Tensip zaptında oluşturulan kararın açık kanun maddesine aykırı olduğundan öncelikle bu ara karardan dönülmesini istediklerini, İcra takibine konu 20.08.2017 vadeli, 10.06.2016 düzenleme tarihli 33.000 bedelli bonoda müvekkili yetkili hamil olup bononun vadesinde ödenmediğini, muhatabın imzasının bizzat gözü önünde atılmadığını, Davacı dava dilekçesinde müvekkilin dava dışı ... ile organik ilişki içinde olması nedeniyle bonodaki imzanın Davacıya ait olduğunu bildiğini veya en azından bilebilecek durumda olduğunu iddia ettiğini,
her ne kadar davacı bu iddiasında imzanın davacıya ait olduğunu ikrar etmişse de müvekkil imzanın davacıya ait olup olmadığını bilmediğini, müvekkilinin dava dışı ciranta ile organik bağ içinde olduğu iddiası ise hukuken mesnetsiz olup mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu, alacaklı aleyhine tazminata hükmederken kanun koyucu alacaklının kötü niyetli veya ağır kusurlu olmasını şart koştuğunu, Yargıtay 12.Hukuk Dairesi'nin içtihatlarına göre imzanın huzurda atılmasını sağlamayan ve denetleme imkanı olduğu halde denetlmeden senedi alıp aldığı kişi aleyhine takibe koyan alacaklı ağır kusurlu olarak kabul edileceğini,
müvekkil iyi niyetli hamil olup bonoyu ciro yolu ile dava dışı 3.kişiden teslim aldığını, imzanın davacıya/borçluya ait olup olmadığını bilebilecek konumda olmadığından tazminat hükmetme şartları oluşmamış, bu nedenle de müvekkili alyehine tazminat hükmedilemeyeceğini, davacının iddiaları asılsız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davacı aleyhine başlatılan icra takibi 2020 yılında kesinleşmiş ve davacının tapu, araç, banka hesaplarına haciz konulduğunu, davacının aleyhine icra takibi başlatıldığını, yeni öğrendiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İHTİYATİ TEDBİR KARARI: İlk derece mahkemesince verilen 13/03/2024 tarihli ara kararında; "..Takibe konu miktarın icra veznesine ve dava değerinin (44.865,08 TL) %15'i oranında teminatın (6.729,762 TL) Mahkememiz veznesine yatırılması şartıyla İ.İ.K 72/3.fıkrası gereğince İhtiyati Tedbir Talebinin Kabulü ile, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine" Şeklinde karar verilmiştir.
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI
İlk derece mahkemesinin 11/07/2024 tarihli ara kararında; "...dosya kapsamına mevcut delil durumuna, davacının haklılığının yaklaşık olarak ispat edilmiş olmasına ve İİK 72 maddesine göre mahkememizce verilmiş olan ihtiyati tedbir talebinin esasa ve teminat takdirine ilişkin yerinde ve usulüne uygun olduğu anlaşılmış, tedbire itirazın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf isteminde özetle.
Ön inceleme duruşmasında incelenen itirazın hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, İİK'nun 72/2 maddesinde ilgili hükümden takipten sonra açılan menfi tespit davalarında, dosya borcunun ödenmesi ve buna ek olarak %15 oranında teminat verilmesi halinde dosyaya yatan paranın ödenmesi konusunda tedbir kararı verileceği açık olduğunu, Mevcut durumda dosyaya yatan paranın olmadığı nazara alındığında, Ancak %115 oranında bir paranın icra dosyasına yatırılması halinde yatırılan paranın ödenmesinin durdurulmasına karar verilebileceğini, Teminatın amacı alacaklının alacağına geç kavuşmasından kaynaklanan zararların karşılanması olduğunu,
hakimin teminat miktarı belirlerken alacaklının tedbir dolayısıyla uğrayacağı zararı dikkate alması gerektiğini, Tedbirin talep edildiği tarihteki dosya kapak hesabı (asıl alacak, asıl alacağın faizi,tahsil harcı,dosya masrafları ve avukat için vekalet ücreti) üzerinden hesaplanması gerektiğini, mahkeme her ne kadar kararında 44.865,08Tl nin %15 i tutarında meblağ üzerindne karar vermişse de iş bu ara karar tarihinde icra dosyasındaki kapak hesabı 87.038,46 Tl olduğunu,
takipten önce açılan menfi tespit davasındaki teminattan farklı olarak buradaki teminata ilişkin olarak yüzde on beşlik alt limitin haricinde ayrıca teminatın gecikmeden doğan zararı karşılayack miktarda olması gerektiğini belirterek, 13/03/2024tarihli 2024/153 Esas Sayılı ara kararının kaldırılmasını, teminat miktarının icra takip çıkışı tutarının %15 oranında ve gecikmeden doğan zararı karşılayacak tutara tekabül edecek şekilde artırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık ise; ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin 11/07/2024 Tarihli ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davaları bakımından verilebilecek ihtiyati tedbir kararı, İİK'nın 72/3. maddesinde düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesince yasal düzenleme kapsamında ve teminat miktarı da takdir edilmek suretiyle, icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1584, K. 2024/1852, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama