KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2026
- Dosya no
- 2024/1623 Esas
- Karar no
- 2026/485
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/05/2024
- Numarası
- 2021/142 Esas, 2024/136 Karar
- Davanın konusu
- Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
Karar Metni
1.434 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. Davacının Türkiye çapında tanınan ve bilinen bir manken aynı zamanda bir model olduğunu, Davalı tarafından, davacıya ait “eser” niteliğindeki fotoğrafların izni olmaksızın ticari amaçlı ve davalının reklam yüzü olarak, gerek internet sitelerinde gerekse hava limanlarında pano vs. yerlerde kullanıldığını, halen kullanmaya devam edildiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla.
FSEK’ nun 68. maddesi uyarınca şimdilik 30.000- TL nin 3 katı tutarı 90.000- TL maddi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi haklarının ihlâli nedeniyle uğradığı zararın karşılığı FSEK 70/1. uyarınca 100.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının FSEK.nun 66 ve 69. maddeleri hükmünce tecavüzünün meni’ne ve ref’ine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili dilekçesinde; Davacının reklam yüzü olmadığını, model olduğunu, fotoğrafın ajansı ile olan anlaşması kapsamında kullanıldığını, davacıya 5 yıl için 3.000-TL ödendiğini, dava konusu fotoğrafın eser olmadığını, eser sayılsa bile davacının eser sahibi değil, model olduğunu, 68.maddesi kapsamında talep hakkının bulunmadığını, kullanımının söz konusu pandeminin oluşturduğu olağanüstü koşullar nedeniyle oluştuğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
"... Davaya konu görseller FSEK mad.2/3 bağlamında dört ana gruptan ilim ve edebiyat eserlerinde belirtilen Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserlerinden olmadığı açıkça görülmektedir.
... Davalının cevap dilekçesindeki ikrarı kapsamında dahi davacının fotoğrafının izinsiz kullanıldığı hususu sabittir. TTK. m.18/2 hükmü uyarınca her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.
Davalının dava dışı ajans ile yaptığı anlaşma gereği davacının yer aldığı fotoğrafın NİSAN 2015-NİSAN 2020 arasında 5 yılı süre ile davalının web sayfasında kullanılacağı, bu kullanımın Nisan 2020 tarihi itibariyle sona ereceği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından sunulu deliller ve rapor içerikleri kapsamına göre davalı yan sürenin bitmesinden sonrada kullanıma devam etmiştir. ...
Her ne kadar 3. Raporda da ikinci rapordaki görüş ve hesaplama yöntemi uygulanmış ve neticede 13.151.95 TL tazminat belirlenmiş ise de birinde döviz kuru olarak efektif satış kuru baz alınarak diğerinde alış kuru baz alınarak hesaplanmış , keza İkinci bilirkişi raporunda tutar 01.04.2015 tarihinde dövize çevrilmiş , 01.04.2020 tarihinde ve 01.04.2021tarihinde dövizden tekrar TL dönülmüş tür.
Hakkaniyete uygun olan da 2. Bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemidir zira davacı talebini TL bazında talep etmiştir. Üçüncü raporda ise 01.04.2015 tarihinde döviz cinsi belirlendikten sonra 2 yıllık kullanım tutarı hesap edilmiştir.
Dolayısıyla ikinci raporda “sözleşme konusu çekimin kullanım süresinin 5 yıl olduğu, bu süre sonunda kullanım devam ederse yukarıdaki ücretin dolar bazında yüzde 75'i altıncı sene telif ücreti olarak talep edilir” hükmü sektörel uygulamalar ile birlikte tartışılarak hesaplandığından keza,
2 yıllık hesaplama yapılırken 2015 yılında davacıya ödenen rakam TCMB efektif döviz satış kuruna ABD dolarına endekslenmiş ve bu rakam Nisan 2020 ve Nisan 2021 tarihleri itibariyle ayrı ayrı TL'ye çevrilerek davacının talep edeceği maddi tazminat tutarı belirlendiğinden ikinci rapordaki hesaplama mahkememizce bilimsel ve sektörel uygulamalara göre hazırlandığından kabul edilmiş, davacının haksız rekabet hükümlerine göre 12.841.53 TL tazminata hak kazandığı anlaşıldığından ,ancak olayda 3 kat talep etme hakkı bulunmadığından yani.
Haksız rekabet hükümlerine göre takdiren 12.841.53 TL maddi tazminatın 1.4.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,fazlaya ilişkin istemin ve fsek 68. Maddeye dayalı tazminat ile 3 kat tazminat taleplerine ilişkin istemlerin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacının eser niteliğini haiz olmayan fotoğrafı üzerinde FSEK md.86, MK md. 24 ve md. 25 hükümleri aracılığıyla Kişiliği oluşturan unsurlar kapsamında manevi tazminat talep etme hakkı da bulunmaktadır. Zira kişiliği oluşturan kimi unsurlarında manevi değer ağır basmakta olup, Kişiliği oluşturan kişinin ismi ve resmi üzerindeki hakkı ekonomik değeri de olan haklar arasındadır.
Bu değerlerin izinsiz kullanımı nedeniyle, ilgili kişinin malvarlığında maddi ve manevi zararlar oluşabilir. Doktrinde de belirtildiği üzere, bir fotoğraf sanatçısından ücret alarak ona modellik yapan kişi,fotoğrafının sanatsal amaçlarla basılacağını, sergilerde teşhir edileceğini, beğeni toplarsa çoğaltılıp satılmak suretiyle kullanılacağını bilir.
Ancak izin süresi sona ermesine rağmen reklam yüzü olarak yer alan görselin ticarileştirilmesi, bilboardlarda kullanılması, basın yayın organlarında yayınlanmasına örtülü olarak izin verdiğinin kabulüne imkan bulunmadığından, manevi tazminat da talep edebilir. Zira Kanun hükmüyle korunan şey; resim, portre veya fotoğrafın "eser niteliği değil, bunlarda tasvir olunan kimsenin kişilik hakkıdır”.
Dolayısıyla, bu yasağa aykırı nitelikteki eylemler, kişilik haklarına saldırı oluşturur ve B.K.'nun 49. maddesi çerçevesinde manevi tazminat yükümlülüğü doğurur. Ayrıca, anılan yasa hükmünde, 1. ve 2. fikra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hallerde dahi, kişilik haklarına saldırıyı düzenleyen 4722 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesi hükmünün saklı olduğu belirtilmiştir.
Bilindiği üzere TMK'nın 24. Maddesinde “Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir” hükmü öngörüldükten sonra devam eden 25. Maddesinde de kişilik hakkı haleldar olanların dava haklarının neler olduğu düzenlenmiştir.
Somut olayda da davacı ve davalının konumu, kullanılan süre, ihlal edilen hakkın niteliği, davacının manevi tatmini için takdiren 10.000 TL manevi tazminat ödenmesi gerektiği kabul edilmiş, manevi tazminat niteliği gereği manevi tatmin duygusuna ulaşmak için talep edilebilen özü itibarıyla sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak bir tazminat türü olduğundan , takdiren 10.000 TL manevi tazminatın 1.4.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacının görüntüsünün tekrar davalı yanca izinsiz yayınlanmasının men ve ref’ine karar verilerek yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre;
-Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
-Haksız rekabet hükümlerine göre takdiren 12.841.53 TL maddi tazminatın 1.4.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,fazlaya ilişkin istemin ve fsek 68. Maddeye dayalı tazminat ile 3 kat tazminat taleplerine ilişkin istemlerin reddine,
-Takdiren 10.000 TL manevi tazminatın 1.4.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,
- Davacının görüntüsünün tekrar davalı yanca izinsiz yayınlanmasının men ve ref’ine," şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf isteminde özetle;
Dava konusu fotoğrafın '' eser '' niteliğine haiz olmadığının sabit olduğunu, Davacının fotoğraflarının, müvekkilinin Ajans sözleşmesi olan ... Ajansının alt Ajansı ... ile davacının bağlı olduğu Valente Ajans arasında yapılan 18.3.2015 tarihli sözleşmeye dayandığını, davacının fotoğrafının ortaklıkça kullanımı konusunda muvafakatinin olduğunu, FSEK m.86 belirtilen muvafakatin olduğu ve kişilik hakkı ihlali söz konusu olmadığını, maddi tazminat talebinin reddi gerektiğini,
Dava konusu fotoğrafın kullanımdan kaldırılması talimatı kullanım izninin olduğu 2019 yılı Kasım ayında verilmiş ve birçok yerden kaldırılmış olduğunu, ancak müvekkili Ortaklığın web sayfasının Müşteri İlişikileri Biriminin işlerinin yürütüldüğü ve farklı bir uygulama üzerinden yönetilen alanda oluşan teknik arıza sonucu fotoğraf web sayfasında yayınlanmaya devam ettiğini, kullanımın davacının kişilik haklarına saldırı amacı taşımadığını, fotoğrafın kullanımının davacı yönünden bir üzüntü, utanç nedeni olabilecek, kişilik haklarına saldırı teşkil edecek nitelikte olmadığını, manevi tazminat koşullarının oluşmadığından manevi tazminatın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacıya ait eser niteliğindeki fotoğrafların davalı tarafça haksız şekilde kullanıldığı iddiası ile tecavüzün refi, meni ile maddi, manevi tazminat istemlerine ilişkin olarak açılmıştır. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; mahkemece 3 ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup her üç rapora göre dava konusu fotoğrafın FSEK kapsamında eser niteliği bulunmadığı tespit edildiğinden; mahkemece FSEK 84.maddesi gereğince değerlendirme yapılması yerindedir.
Davalının dava dışı ajans ile yaptığı anlaşma gereği davacının yer aldığı fotoğrafın Nisan 2015'ten itibaren 5 yıl süre ile davalının web sayfasında kullanılacağı kararlaştırılmışsa da; sürenin bitmesinden sonra da davalı tarafça kullanıma devam edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece FSEK 84.maddesi gereğince haksız rekabet hükümlerine göre maddi tazminata hükmedilmesi yerinde görülmüş, davacının kişilik haklarının ihlali nedeni ile manevi tazminata hükmedilmesi ve manevi tazminat tutarında da hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1623, K. 2026/485, 26 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama