KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2025
- Dosya no
- 2024/1778 Esas
- Karar no
- 2025/148
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/10/2024 (Ara Karar
- Numarası
- 2024/822 Esas
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İHTİYATİ HACİZ TALEBİ
Davacı vekili itirazın iptali talepli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 27/07/2022 tarihinde imzalanan lojistik partner sözleşmesinini, 14/02/2023 tarihinde feshedildiğini ve tarafların ekte sunulan protokol uyarınca 305.000-TLbedeli borçlunun müvekkiline ödeyeceği hususunda mutabık kaldıklarını, davalı aleyhine aldıkları ihtiyati haciz talebinden davalının konkordato davasında aldığı geçici mühlet nedeniyle feragat ettiklerini, ihtiyati haciz kararının İstanbul ...
İcra Dairesinin ... E.sayılı dosyası ile işleme konulduğunu, davalının yetki itirazı sebebiyle ilgili icra dosyası Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'ne gönderilmiş ve ... esasını aldığını, borçlu hakkında kesin mühletin kaldırıldığını, davalının haksız şekilde borca itiraz ettiğini, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, öncelikle ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİ KARARI
İlk derece mahkemesince 18/10/2024 tarihli ara karar ile; davacı tarafından fatura örneklerinin sunulduğu, İİK.'nın 258.maddesi gereğince ihtiyati haciz isteyen alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olacağına ilişkin hükmün değerlendirilmesinde, tacir olan taraflar arasında alacağın varlığı ile ilgili herhangi bir mutabakatname sunulmadığı, alacağın varlığının ve miktarının yaklaşık ispat koşuluyla ispatlanamadığıgerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek; dava dosyası ekinde sundukları kanıtların değerlendirilmediğini, delillerinin yalnızca faturadan ibaret olmayıp sözleşme, protokol, tutanak ve sair delillerle alacağın varlığının ispatlandığını, İİK m.257 uyarınca müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunun sabit olduğunu, buna karşılık, ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken, yerel mahkemenin kanaat oluşmmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine dair 18/10/2024 tarihli ara karara ilişkindir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince, taraflar arasında alacağın varlığı ile ilgili herhangi bir mutabakatname sunulmadığı belirtilmişse de, dava dilekçesi ekinde taraflar arasındaki sözleşme ve faturanın yanı sıra 14/02/2023 tarihli protokolün ibraz edildiği, söz konusu protokolün ii.maddesinde; "lojistik partnerlik alanın hizmet verdiği depo, 3. bir kişiye devredilecek olup lojistik partnerlik alan'a sözleşme ilişkisinden ve devirden doğan her türlü menfaatine karşılık olarak işbu protokolün imzalanmasını müteakip 305.000-TL bedel ödenecektir." düzenlemesinin yer aldığı görülmektedir.
Söz konusu protokol ile yaklaşık ispatın sağlanması karşısında, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkemenin ara kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1778, K. 2025/148, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama