KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2025
- Dosya no
- 2024/1788 Esas
- Karar no
- 2025/140
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/04/2024
- Numarası
- 2023/721 Esas, 2024/237 Karar
Karar Metni
1.388 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından hesabında bulunmayan kripto para belli iken, kötü niyetli olarak hesabında olmayan bir miktarda kripto paranın satış emri verildiğini, sistemde yaşanan sıkıntı nedeni ile hesabında ilgili işlem için yeterli bakiyesi olmamasına rağmen satış işlemi gerçekleştirdiğini ve bunun sonucunda davalının haksız olarak zenginleştiğini, davalının haksız olarak zenginleştiğinin sistemden rahatlıkla görmesine ve kendisi ile bu konu hakkında defalarca irtibata geçilerek süreç hakkında bilgi verilip ilgili miktarın iadesinin talep edilmesine rağmen kötü niyetli olarak davaya konu miktarı iade etmediğini,
davalının, haksız gerçekleşen satış işlemleri neticesinde hesabına geçen miktarın varlığını bilmesine rağmen bu zamana kadar iade etmediğini ve bununla birlikte haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenle kanundaki şartları oluştuğu için likit alacaklarına istinaden icra takibine konu miktarın en az %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, dava konusunun kripto varlık olması ve anlık olarak değişmesi sebebiyle müvekkili şirketin daha fazla zarara uğramaması için denkleştirici adalet ilkesi kapsamında davalarının terditli olarak açıldığını, davalı tarafından ...
Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, 8083,51441856506 adet USDT kripto varlık değerinin fiili ödeme tarihindeki kripto varlık değerinin TL karşılığının ödenmesini, fiili ödeme tarihindeki karşılığın takip tarihindeki değerinin altında kalması halinde denkleştirici adalet ilkesinin uygulanarak aynen ifa kapsamında 808351441856506 adet USDT kripto varlık değerinin takip tarihindeki TL karşılığı olarak ödenmesine karar verilmesini, asıl alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini,
davalının icra takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davaya bakmakla yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemeleri olmadığını, bu nedenle görevsizlik kararının verilmesi gerektiğini, davanın kısmı dava olarak görülmesinin mümkün olmadığını, davacıya eksik harcı tamamlaması için kesin süre verilmesinin gerektiğini, itirazın iptali davası sonucunda davacının alacağının tahsili taleplerine yönelik hüküm kurulmasının usulen mümkün olmadığını, bu hususun göz önünde bulundurulmasının gerektiğini, davacı tarafın, takip talebinde ileride sürmüş olduğu ve mükerrer ödeme nedeni ile alacaklı olduğuna dair iddia ile bağlı olunduğunu,
davacının söz konusu iddiasını dava dilekçesi ile değiştirmesi ve genişletmesinin mümkün olmadığını, davacının dava sebebini değiştirip genişletmesine açıkça muvaffakatlerinin bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesi ile hangi ödemeye ilişkin mükerrerlik teşkil edecek ödeme yapıldığının açıklanmadığını, uyuşmazlık konusunun alacak hakkında takip talebinde TL olarak talepte bulunulmadığını, bahse geçen kripto paranın dava dilekçesi ile fiili ödeme tarihindeki bedelinin ödenmesinin talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının, icra takibinde faiz olarak yasal faiz talep ettiğini,
dava dilekçesi ile temerrüt faizinin talep edilmesi ve mahkemece faiz turunun değiştirilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığının, müvekkiline mükerrer ödeme yapılmasının söz konusu olmadığını, davacı tarafından beyan edilen sistemsel hata sonucu alacak oluştuğu iddiası tamamen asılsız olduğunu, aksine sistemde hiçbir hata olmadığını, davacı firma tarafından müvekkiline mail yolu ile yazılı olarak bildirilerek ikrar edildiğini ve bu konuda mutabakat sanlandığını,
davaya bakmakla görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olmasından dolayı görevsizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Tüketici Mahkemelerine gönderilmesini, aksinin kabulü halinde dosyanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, davanın ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
"Davalının sıfatına ve niteliğine göre davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.Görev ile ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından resen gözetilir. Görev ile ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkememizin bu davaya bakmakta göreli olmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 115/2.maddesi gereğince davanın reddine, -Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE,-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine," Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf isteminde özetle;müvekkilinin internet üzerinden kripto varlık alım-satımı yapan, 02.07.2024 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren 7518 sayılı Kanun ile birlikte,Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemelerine tabi olmuş, ve yetkisi ilan edilen, Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcısı olduğunu, sadece ilgili kripto parayı almak isteyen "alıcı" ile satmak isteyen "satıcı" arasında aracılık faaliyeti yapmakta, adeta aracı kurum gibi bir faaliyet göstermekte olduğunu,Müvekkilinin SPK kapsamında bir kripto varlık hizmet sağlayıcısı şirket olup, bu nedenle huzurdaki davaNIN TTK m. 4/1-e gereği ticari dava olduğunu, TTK m. 4/1-e uyarınca borsa,
sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalar Ticarî Dava olarak kabul edilmekte olduğunu, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPK) uyarınca borsa, anonim şirket şeklinde kurulan, sermaye piyasası araçları, kambiyo ve kıymetli madenler ile kıymetli taşların ve Sermaye Piyasası Kurulunca uygun görülen diğer sözleşmelerin, belgelerin ve kıymetlerin serbest rekabet şartları altında kolay ve güvenli bir şekilde alınıp satılabilmesini sağlamak ve oluşan fiyatları tespit ve ilan etmek üzere kendisi veya piyasa işleticisi tarafından işletilen ve/veya yönetilen,
alım satım emirlerini sonuçlandıracak şekilde bir araya getiren veya bu emirlerin bir araya gelmesini kolaylaştıran, bu Kanuna uygun olarak yetkilendirilen ve düzenli faaliyet gösteren sistemleri ve pazar yerlerini ifade etmektedir (SPK m. m. 3/1-ç) şeklinde olduğunu, Yargıtay'ın da davalı gibi ticari amaçla hareket eden ve bu saikle işlemler gerçekleştiren kişiler ve hizmet sağlayıcıları ile arasındaki uyuşmazlıklarda tereddüte yer vermeden görevli mahkemeyi asliye ticaret mahkemesi olarak belirlediğini,Yargıtay HGK., E. 2017/2348 K. 2019/82 T.
7.2.2019 ; "... her ne kadar 6502 sayılı TKHK’nın 49’uncu maddesi finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeler yatırım hizmetlerini de tüketici hukuku kapsamı içine almış olsa da, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin konu ve kapsamının belirleyen “B” bendinde açıkça bu sözleşme çerçevesinde gerçekleştirilecek yatırım işlemlerinin “ticari amaçlı” olduğu belirtilmiştir. Dava konusu sözleşme geçerli ve taraflar için bağlayıcıdır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir işlemin tüketici hukukuna tabi sayılabilmesi için tüketicinin ticari veya mesleki amaçla hareket etmemesi şart olup, eldeki davaya konu sözleşmenin ticari amaçla yapıldığının açıkça belirtilmiş olmasına göre uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemeleri görevli sayılamaz. Hâl böyle olunca yerel mahkemenin ticaret mahkemelerinin görevli olduğu yönündeki direnme kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır...". Yargıtay HGK., E. 2017/22 K. 2018/1102 T.
16.5.2018 kararların dikkate alınmasını,Kripto varlık yatırım işlemlerinde nihai bir tüketim amacı bulunmadığından görevli mahkeme Tüketici mahkemeleri olmadığını, sözleşmenin 3.16, 3.18 maddelerinin değerlendirilmesi gerektiğini, ticari bir ilişki olduğu açık olup görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu görevsizlik kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf isteminde özetle;Gerekçeli kararın "deliller ve gerekçe" kısmı ile "hüküm" kısmı çelişkili olduğunu,
kabul etmemek kaydı ile davacının müvekkilinden kripto para alacağı olduğunu iddia ettiğini görevli Mahkemelerin İstanbul Tüketici Mahkemeleri olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK 67.maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Kripto varlıklar 26.06.2024 tarihli 7518 sayılı "Sermaye Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile SPK kapsamına alınmıştır.
TTK'nın 4/1.f bendi uyarınca, finansal kurumlara ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar, mutlak ticari davalardandır.
YHGK 2017/11-2348 E, 2019/82 K.sayılı, 07/02/2019 Tarihli kararı da dikkate alındığında; somut uyuşmazlıkta, kararı veren ilk derece mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla görevsizlik kararı verilmesi usule aykırı olduğu gibi mahkemenin kararın gerekçe kısmında tüketici mahkemesinin görevli olduğuna yer verip hüküm kısmında asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu belirtmesi de çelişki oluşturduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurusunun bu yönden kabulü gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı veren ilk derece mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından,
davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353.1.a.3,6 ve 355 maddeleri gereğince kabulüne, davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 355 maddesi gereğince kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılmasına ve yargılamaya devam olunması için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1788, K. 2025/140, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama