KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Dosya no
- 2024/2 Esas
- Karar no
- 2025/1195
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/04/2023
- Numarası
- 2019/212 Esas, 2023/78 Karar
- Davanın konusu
- Marka (Manevi Tazminat İstemli)|Marka (Maddi Tazminat İstemli
Karar Metni
1.456 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2018/11592 ve 2018/11587 marka numarası ile tescillenen “...” markasının Türkiye'deki tek sahibi olduğunu, davalının ... Markası ile ... satış yetkisinin bulunmadığını, davalıya ait mağaza iç ve dış resimlerde alenen davacının haklarını kullandığını, davacı adına markaların, davalı tarafından hukuka aykırı olarak, tescilli markalarına zarar verecek ve iltibasa yol açacak şekilde kullandığını ileri sürerek, davalının davacının tescilli markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin ref'ine ve men'ine, şimdilik 10.000-TL maddi, 500.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE KARŞI DAVA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacı tarafın tescillerinden önce 2005 yılından itibaren “...” markasını kuaför hizmetleri ve ... imalat ve satışı alanında fii li olarak kullandığını, davalı tarafından 2005-2019 yılları arasında kesilen fiş ve faturalarda davalının ismi, “...” markası, tarih ve satılan ürün cinsi görüldüğünü, davalının birden çok bayisinin bulunduğunu, müşterilerin ... hizmeti ile birlikte kuaför hizmetini de almakta bu sayede birbirinin ayrılmaz parçası olan iki işlemin tek seferde tamamlanabildiğini savunarak asıl davanın reddini, davacı-karşı davalı adına 2018/1159, 2018/11587, 2018/11284 no'lu markaların kısmen, 2016/44087 sayılı markanın tümden hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin adına 2018/11284, 2016/44087, 2018/11592 ve 2018/11587 marka numarası ile tescillenen ..., ... ..., ... ... markasının, karşı tarafça hukuka aykırı olarak, tescilli markasına zarar verecek ve iltibasa yol açacak şekilde sattığı ürünlerinde kullanıldığı gerekçesiyle, davalı adına tescilli 2018/82610 no'lu "..." ibareli markasındaki ... ibaresinin ve 2008/41812 no'lu "..." ibareli markalarının tüm mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacı tarafın tescillerinden önce 2005 yılından itibaren “...” markasını kuaför hizmetleri ve ... imalat ve satışı alanında ffili olarak kullandığını, davalı tarafından 2005-2019 yılları arasında kesilen fiş ve faturalarda davalının ismi, “...” markası, tarih ve satılan ürün cinsi görüldüğünü, davalının birden çok bayisinin bulunduğunu, davalının ffili kullanımının üzerinden 2008/41812 no'lu markasının tescilinin üzerinden 10 savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, uyuşmazlığın esasının ... markasının özellikle ... emtiyası bakımından ilk kimin tarafından ve ne zamandan beri ve bu konudaki gerçek hak sahipliğine ilişkin olduğu, davacının ... markasını ilk olarak 1994 tarihinde 40. sınıfta kullanmaya başlandığı, davalı karşı davacının sunmuş olduğu faturalar incelendiğinde 22/11/2010 tarihli faturada ... ibaresinin yer aldığı, yine bilirkişi heyetince meblağlar düşük olduğu için kabul görmese de 2006 tarihinden itibaren ... ibaresinin bulunduğu faturaları kesmiş olduğunun tespit edildiği,
buna göre uyuşmazlığa konu ... markası bakımından her ne kadar davacı karşı davalının 1994 yılından başlayan kullanımıyla davalı karşı davacıya karşı öncelik hakkı olduğu tespit edilmiş ise de, davalı karşı davacının da 2005 yılından itibaren ... markasını ... emtiyasında kullanmış olduğu, bu tarihten itibaren ... emtiyası bakımından faaliyette bulunduğu, dava tarihinin 2019 yılı olduğu, davalı karşı davacının ... ibaresinin ... emtiyası bakımından kullanım tarihinden itibaren yaklaşık olarak 13 yıl süre geçtiği, bu süre zarfında davalı karşı davacının ... markası ile ticari faaliyette bulunarak bu marka ile tanındığının bilindiği,
markaya yatırım yaptığı, tarafların aynı sektörde faaliyette olmaları sebebiyle birbirlerinden haberdar olmaları gerektiği, olmasalar dahi ... markasının ... emtiyası bakımından öncelik hakkı olduğu tespit edilen davacı karşı davalının davalı karşı davacının ... ibaresini kullanmış olduktan yaklaşık 13-14 yıllık bir süre geçtikten sonra dava açmasının iyiniyetli olmayacağı, bu sebeple asıl dava bakımından tecavüz ve haksız rekabet koşullarının davalı karşı davacının uzun yıllar yapmış olduğu kullanım sebebiyle kazanılmış hakkı olduğu bu sebeple reddine karar vermek gerektiği;
karşı dava yönünden ise, karşı davacının ... markası üzerinde davacı karşı davalıya nazaran öncelik hakkı sahibi olduğu ve ... emtiyasında davalı karşı davacıdan daha önce markayı kullandığı ve yine ... markası ile 1994 yılından itibaren ticari faaliyette bulunduğu da anlaşıldığından markalar arasında hem kelime hem de sınıfsal olarak iltibas mevcut ise de davalı karşı davacının kendisinden daha üstün hakka sahip olan asıl davacıya karşı hükümsüzlük talebinde bulunamayacağı;
birleşen dava yönünden de davalı karşı davacının markalarını ticari faaliyetine uygun şekilde tescil edilerek kullanıldığı bu sebeple hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, her ne kadar markalar arasında benzerlik var ise de 2008/41812 numaralı marka yönünden tescil tarihinden itibaren 11 yıllık süre geçtiği, 5 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğundan davanın reddine karar vermek gerektiği, davaya konu 2018/82610 numaralı ... markasının ise davalının marka ve soyadından oluştuğu,
ticari faaliyeti kapsamına ve önceki tescilli ... markasının devamı niteliğinde olduğundan ve yukarıda belirtilen gerekçelerle de reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle asıl davanın, birleşen davanın ve karşı davanın reddine karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçelerindeki beyanlarını tekrar ederek; bilirkişi kök ve ek raporlarında ''...'' markasının müvekkile ait olduğu ve davalı tarafından müvekkile ait markanın kullanıldığı ve bu eylemlerin tescilli markaya tecavüz oluşturduğu, tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olduğu açıkça tespit edilmişken, yerel mahkemenin maddi gerçeğe aykırı ve hatalı hukuki gerekçeyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar vermesinin, müvekkillerinin mağduriyetine neden olduğunu, davalının müvekkillere ait markanın toplumdaki tanınmışlığından faydalanmak sureti ile,
müvekkilinin markasını ürünlerinde izinsiz bir şekilde ayırtedici unsur olarak kullanarak haksız kazanç elde etmeye devam ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı - karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde, karşı dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek; ilk derece mahkemesi kararının denetime elverişli olmayan bilirkişi raporlarında yapılan tespitler gözetilerek verildiğini, dosyaya sunulan delillerle müvekkilinin dava konusu marka bakımından üstün hak sahibi olduğu ispat edilmiş olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ile tazminat, karşı dava ve birleşen dava marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde asıl davanın, karşı davanın ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Karar taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.1-Asıl dava yönünden.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacıların 2018/11592 no'lu ... ... ve 2018/11587 no'lu ... ... ibareli markalarına dayanarak davalı aleyhine markaya tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ve tazminat davası açtığı, davacıların ... markasını ilk olarak 1994 tarihinde 40. sınıfta kullanmaya başlandığı, davalının da 2005 yılından itibaren ... markasını ... emtiyasında kullandığı,
tarafların aynı sektörde faaliyette olmaları sebebiyle birbirlerinden haberdar olmaları gerektiği, davacıların 13-14 yıl sessiz kaldıktan sonra dava açmasının iyi niyetli olmadığı, bu nedenle asıl davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.2-Karşı dava yönünden.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı-karşı davacının ... markası üzerinde önceye dayalı gerçek hak sahipliği iddiasıyla, davacı-karşı davalı adına tescilli 2018/11587 no'lu ... ..., 2018/11592 no'lu ... ... ve 2018 11284 no'lu ... ibareli markaların kısmen, 2016 44087 ... ibareli markanın tüm mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğünü talep ettiği, yukarıda da belirtildiği üzere ... ibareli markanın önceye dayalı gerçek hak sahibinin davacı-karşı davalı taraf olduğu,
bu nedenle karşı davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı-karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.3-Birleşen dava yönünden.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacıların 2016 44087 ..., 2018 11284 no'lu ..., 2018/11592 no'lu ... ... ve 2018/11587 no'lu ... ... ibareli markalarına dayanarak, davalı adına tescilli 2008/41812 no'lu ... ibareli ve 2018/82610 no'lu ...+Şekil markalarının tüm mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğünü talep ettiği, 2018/82610 no'lu ...+Şekil markası arasında benzerlik bulunmadığından,
ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olmayacağı, davacı markalarıyla davalının 2008/41812 no'lu ... ibareli markanın başvuru tarihinin, davacı tarafın 2016 44087, 2018 11284, 2018/11592, 2018/11587 no'lu markaların başvuru tarihlerinden önce olduğu gibi, hükümsüzlük davasının söz konusu marka tescilinden 10 yıl süre geçtikten sonra açıldığı, davalının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığı, bu nedenlerle birleşen davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/2, K. 2025/1195, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama