İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/234 K.2024/858

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu;

Esas2024/234Karar2024/858Tarih8 Mayıs 2024Okuma14 dk · 2.763 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
8 Mayıs 2024
Dosya no
2024/234 Esas
Karar no
2024/858
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
31/10/2019
Numarası
2017/537 Esas - 2019/278 Karar
Davanın konusu
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
Dava tarihi
24/05/2017
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.763 kelime·14 dk okuma·6 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin toptan satış mağazacılığı alanında köklü bir firma olduğunu müvekkilinin 35.sınıf da dahil olmak üzere "..." ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, bu markaların görsel ve yazılı basın başta olmak üzere ilgili tüm mecralarda yapılan tanıtım çalışmaları ile Türkiye'de tanınmış marka hale geldiğini, davalının ise "..." ibaresini kullanmak suretiyle müvekkili firmanın marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle "..." ibaresinin kullanıldığını,

bu durumun müvekkili tarafından fark edilmesi üzerine iş bu markayı kullanan üç işletmeye karşı Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/231, 2012/232 ve 2012/233 Esas sayılı dosyaları ile dava açıldığını ve bu davaların müvekkili lehine sonuçlandığını, kararların Yargıtay 11.Hukuk Dairesi tarafından kesinleşmesi üzerine 2016 yılında kararın infaz edildiğini, ancak kesinleşen yargı kararlarına rağmen "..." markasının kullanılmasına halen devam edildiğini belirterek,

davalıların "..." ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markalar altında ürün üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, dağıtımını yapmasının, satışa arz etmesinin, ithal ya da ihraç etmesinin, elde bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımının yapmasının davacı aleyhinde marka tecavüzü ve haksız rekabet yarattığının tespitine,

marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait "... " ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzre depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine,

davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakının ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde, iletilen, satılan, sağlanan,dağıtılan, satışa arzedilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konularak,

esasa ilişkin hükmün kesinleşmesini müteakip imhasına esastan da karar verilmesine, kararın masrafı davalıdan alınmak suretiyle ilgililere tebliğine ve kamuya yayın yoluyla duyurulmasına, kullanımın ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalının davaya cevap vermediği, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bilirkişi raporunun davacı iddialarını reddeder nitelikte olduğunu, tabelada ve işyeri ruhsatında markanın kullanılmadığının tespit edildiğini, dava tarihinden çok önce çekilen fotoğraflara göre karar verilemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI

İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 31.10.2019 tarihli 2017/537 E. - 2019/278 K.sayılı kararıyla; "...davacı vekilinin sunduğu fotoğraf ve davalının iş yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen rapor birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "..." ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında fotoğrafı çekilen iş yeri tabelasının davacının sunduğu fotoğraftaki tabela ile aynı olduğu, tabelada "..." ibaresinin boyanmak suretiyle silinmiş olduğunun açıkça görüldüğü,

ayrıca davalı vekili bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içeren 10/01/2019 tarihli dilekçesinde, davacı vekilinin sunduğu fotoğrafların dava tarihinden 6 ay veya bir yıl önce çekilen fotoğraflar olduğunu beyan ettiği, "... " ibaresini davalının dava açılmadan önce sildirdiğini belirttiği, bu nedenle davalının "..." yazılı tabelayı kullandığının anlaşıldığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "..." ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu,

davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "..." ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa dahil hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davalının tescilli ticaret unvanının bulunmadığı" gerekçesiyle.

"Davanın kabulüne, Davalının davacıya ait "..." esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "..." ibaresini iş yeri tabelasında, ürünleri üzerinde ve iş evrakında markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka haklarına TECAVÜZ ETTİĞİNİN VE HAKSIZ REKABETTE BULUNDUĞUNUN TESPİTİNE, Davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin ÖNLENMESİNE, DURDURULMASINA ve SONUÇLARININ ORTADAN KALDIRILMASINA,

Davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "..." ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının ÖNLENMESİNE ve MEN EDİLMESİNE,Davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi,

basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakın ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, dağıtılan, satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılan, reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi,

basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına EL KONULMASINA, hükmün kesinleşmesinden sonra İMHA EDİLMELERİNE, Kararın masrafı davalıdan alınmak suretiyle Türkiye'de yayın yapan günlük bir gazetede ilan edilerek kamuya duyurulmasına,Davalının ticaret unvanında "..." ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından, ticaret sicilinden ticaret unvanının terkini talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.

İSTİNAF BAŞVURUSU

Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde, usule ilişkin istinaf sebeplerinde; davacının ... markasının kendisine ait tanınmış marka olduğunu ileri sürmüşse de, ... markasının TPE'de dava dışı ... Tic.

A.Ş adına kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, davacının davayı açmakta menfaati bulunmadığını, markanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi, davacının markasının ... ibaresi olduğunu, müvekkilinin ... ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, bu ibare üzerinde hak ileri süremeyeceğini.-Davacının “... ibaresinin ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine , karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken,

kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını.-Esasa ilişkin istinaf sebeplerinde; dosyada davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya iltibas yaratacak başka şekilde ... markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü ... ibaresinin bile ... ifadesi olmadan asla kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde ... ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyasında Marka Vekili bilirkişisi tarafından "..davalı tarafından işletme tabelasında “...” ibaresinin yazılı olduğu,

işletme unvanında kullanılmadığının...." tespit edildiğini, 31.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda da, davacı markasının zayıf marka olduğu ve küçük değişikliklerin dahi karıştırılma ihtimalini bertaraf edebileceği, "..." şeklindeki markasal kullanımın davacı adına tescilli "..." esas unsurlu marka haklarıyla karışıklığa yol açmayacağının tespit edildiğini, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada ... ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, ... ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, makul süre içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini,

kabul anlamına gelememekle birlikte müvekkillerinin ... ibaresinin önünde ... ibaresini kullanıyor olsa dahi her iki marka arasında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin varlığının söz konusu olmayacağını, "..." ibaresi tek başına ne tabelalarda ne de işletme unvanında kullanılmadığından,

iltibas teşkil etmeyecek şekilde başkalaştırılarak kullanıldığından haksız rekabet de teşkil etmeyeceğini, müvekkilinin kullanımında ... ibaresinin vurucu unsur olduğunu, ayırt ediciliği zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak, yani normalde o markanın iltibas teşkil edebilecek benzerlerinin başkası tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğunu, kimi bakkalların dava tarihinden önce ... ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüyor olsa dahi silmenin görünen ilişkiyi yok etmek anlamına geldiğinden iltibası yok edecek bir durum olduğunu, Üstünü boyatarak silme halinde dahi,

davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun müvekkilinin savunmalarını doğruladığını beyanla davanın reddine, mahkemenin taktirinde hataya düşmediği kabul edilirse, şartlı talep oluşturulamayacağından unvan terkini talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin istinaf dilekçesine cevabında;

talimat dosyasında alınan bilirkişi raporu ile davalının markaya tecavüzde bulunduğunun kanıtlandığını, davalının tecavüz teşkil eden kullanımlarının bir kısmını davanın açılmasından sonra kaldırmış olması halinde dahi, markaya tecavüz ettiğinin kabulü anlamına geldiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan fotoğrafların güncel olup itibar edilmesi gerektiğini, davalının açıkça müvekkiline ait markanın esas unsuru olan ... ibaresini kullandığı ve SMK'da açıklanan şekilde marka hakkına tecavüz gerçekleştiğini, önceki yıllarda müvekkil tarafından açılan aynı içerikli davaların lehe kesinleştiğini, yargı kararlarının dosyaya sunulduğunu,

“...” ibaresinin iş yerinin faaliyetini gösterdiğini, malların satım hizmetinde ayırt edici unsur olmadığını, kullanımda esas unsurun “...” ibaresi olduğunu, davalının ... ibaresini aynı sektör ve aynı hizmet sınıfında kullandığını, müvekkiline ait markalarda bulunan hizmeti niteleyen ibarelerin “market, ucuzluk mağazaları, toptan ucuzluk, satış mağazası” olduğu göz önüne alındığında “...“ ibareli bakkal işletilmesinin markalar arasında benzerliği ve tecavüzü pekiştirdiğini, müvekkilinin markasının zayıf marka olduğu iddialarının yerinde olmadığını,

şartlı talep oluşturulamayacağından davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi gerektiğine yönelik iddianın da yerinde olmadığını beyanla, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Dosyada bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelenmesinde; ... numaralı "..." ibareli markanın 01.02.2002 tarihinde 35.sınıfta, ... numaralı "..." ibareli markanın 07.06.2004 tarihinde 5 ve 41.sınıflarda, ... numaralı "..." ibareli markanın 01.06.2006 tarihinde 5 ve 41.sınıflarda, ... numaralı "..." ibareli markanın 09.05.2006 tarihinde 5, 16 ve 41.sınıflarda, ... numaralı "..." ibareli markanın 19.02.2008 tarihinde 35.sınıfta, ... numaralı "..." ibareli markanın 14.04.2009 tarihinde 16, 38 ve 41.sınıflarda, ... numaralı " ..." ibareli markanın 27.08.2012 tarihinde 35.sınıfta,

... numaralı "..." ibareli markanın 17.05.2016 tarihinde 35.sınıfta, ... numaralı "... profesyonel kart" ibareli markanın 13.12.2017 tarihinde 35 ve 36.sınıflarda, ... numaralı "... " ibareli markanın 18.04.2017 tarihinde 35.sınıfta davacı şirket adına tescil edildiği anlaşılmıştır.

Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/12 Talimat sayılı dosyasında alınan 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda; keşif sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan “...” ibareli markanın tabeladan silinmişse de okunur olduğu, davalı tarafından işletme tabelasında “...” ibaresinin yazılı olduğu, işletme unvanında kullanılmadığının tespit edildiğinin belirtildiği görülmüştür.

İlk derece mahkemesince alınan 25.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda; "talimat bilirkişi raporunda, davalının işletme tabelasında “...” ibaresinin silinmeye çalışılmasına rağmen ilgili ibarenin halen okunabildiğinin belirtildiği, fakat ilgili fotoğraflar incelendiğinde, işletme tabelasından “...” ibaresinin okunaklı olmadığının görüldüğü, ancak davacının bila tarihli dilekçesinin ekindeki fotoğraftan, tabela üzerinde “...” ibaresine yer verildiğinin açıkça anlaşıldığı,

davacı tarafça, davalının “...” ibaresini işletme tabelasında kullandığına dair dosyaya sunulan fotoğrafa itibar edilmesi halinde, davalının bu kullanımının, davacının 35. sınıfta tescilli ..., ..., ..., ..., ... no’lu “...” esas unsurlu markaları arasında ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu,

bu nedenle somut olayda, SMK m.29 ve SMK m.7/I-b uyarınca marka hakkına tecavüzün koşullarının gerçekleştiğinin söylenebileceği, yine davacı tarafça sunulan fotoğraflara itibar edilmesi halinde, davalının, davacının iş ürünleri, faaliyet ve işleriyle iltibasa yol açacak yöntemlere başvurulduğunun ve dolayısıyla TTK m.55 uyarınca haksız rekabetin şartlarının da oluştuğunun söylenebileceği, davacının, davalının “...” ibaresini ticaret sicilinde ticaret unvanı olarak kullandığının saptanması halinde, ticaret unvanından “...” ibaresinin terkin edilmesini talep ettiği, fakat dosya kapsamında yapılan incelemede,

davalının “...” ibaresini ticaret sicilinde ticaret unvanı olarak kullanımına rastlanmadığı, davacının, “...” esas unsurlu markasının veya markalarının tanınmış marka olduğunu ileri sürdüğü, bu kapsamda uyuşmazlığın çözümü amacıyla Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde yapılan araştırmada, “...” markasının ... no’su ile dava dışı ...

Anonim Şirketi adına tanınmış marka olarak kayıtlı olduğunun tespit edildiği, mevcut durum itibariyle, husumetin ...Anonim Şirketi’ne yöneltilmediği bir davada davacının tanınmış marka iddiasının incelenemeyeceği yönünde görüş bildirilmiştir.

Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15/12/2014 tarihli, 2014/11679 Esas, 2014/19705 Karar sayılı ilamını emsal olarak sunduğu, ilam içeriği ve ekinde sunulan mahkeme kararından, davacı tarafça ... ibareli markalarına dayanarak, dava dışı davalılarca ... ibarelerinin 5,16,35,38,41.

Sınıflar kapsamında kullanılarak markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni ve refi taleple davada, davanın kabulü yönündeki mahkeme kararının onanmasına karar verildiği, yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/12/2014 tarihli, 2014/11680 Esas, 2014/18767 Karar sayılı ilamı ile ekinde bulunan mahkeme karından, davalı tarafça ... ibaresinin kullanımının davacı markalarına tecavüz ve haksız rekabet ettiğinin tespiti, meni ve ref'i talepli davanın kabulü kararının onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır..

Davacı tarafça ibraz edilen fotoğrafta, tabelada "... şekil" ibarelerinin bulunduğu anlaşılmıştır.Davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğrafta; tabelada "... şekil" ibarelerinin bulunduğu anlaşılmıştır.

GEREKÇ E

Davacı adına tescilli "..." esas unsurlu markaların davalı tarafından aynı hizmet ve mal sınıfında iltibas oluşturacak şekilde kullanıldığı iddiası ile açılan markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine ilişkin davada, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Dosyaya celp edilen marka tescil kayıtlarından, davacı adına 35. Sınıfta ... ibareli markaların tescilli olduğu anlaşılmakla, ... markasının dava dışı ... şirketine ait olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalının ise 35. Sınıfta marketçilik hizmet sınıfında faaliyet gösterdiği konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.

Mahkemece alınan talimat raporunda mahallinde yapılan keşifte davacıya ait olan "..." ibareli markanın davalı tarafından işletme tabelasında ve işletme unvanında kullanılmadığı, tabeladaki ... ibaresinin üzerinin boyanarak kapatıldığı, ... ibaresinin kullanıldığı tespit edilmiştir.

Davacı tarafça renkli görseli ibraz edilen fotoğraflardan dava tarihinde davalı tarafça tabelada "..." ibaresini kullandığı anlaşılıyorsa da, davalı tarafça talimat raporunda sunulan fotoğraftan daha sonra ... ibaresinin üzeri boyanarak tabeladan silindiği anlaşılmıştır. Bilirkişinin bu ibarenin okunabildiğine dair kanaati ise fotoğraflarda okunamadığı gözlemlenmekle, benimsenmemiştir. Davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığı ispatlanamamıştır.

Davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edilmekle markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti yerindedir. Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda da, davalı tarafın kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği tespit edilmiştir. Davalı tarafın ... ibaresinin yanına getirdiği, ... ibareleri markasal kullanıma farklılık katmamıştır.

Markasal kullanımda asıl unsur "..." ibaresi olup, markanın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi gözönüne alındığında, iltibas tehlikesi bulunduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve menine karar verilerek,

davalının kullanımının bulunduğu tabeladan ... ibaresinin silindiği anlaşılmakla, tabeladaki markasal kullanımın refi talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalının tabeladaki markasal kullanımına son verdiğinden hükmün ilanında davacı tarafın hukuki yararı kalmadığından ilan talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın tam kabulü ile, davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması,

internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında tabela dışında kullanım bulunmadığı halde, ambalaj, farklı tanıtım malzemesi ve basılı evrakın el konularak imhasına karar verilmesi yerinde değildir.

Ayrıca davalının ticaret unvanında, ... ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan terkini talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerinde olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair Dairemizce verilen karar Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 11/12/2023 tarih ve 2022/3401 Esas - 2023/7256 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.Yargıtay Dairesi bozma ilamında.

"Dava, davacı markasını ihtiva eden davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile buna yönelik fiillerin men'i, ref,i, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve ibarenin ticaret unvanından terkini talebine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince, davalının "..." ibareli tabelayı kullandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalının, marka hakkına tecavüz oluşturan tabeladan "..." ibaresini okunmayacak şekilde sildiği, davacının ref talebinin konusuz kaldığı, tabeladaki markasal kullanıma son verildiğinden hükmün ilanında davacının hukuki yararının kalmadığı, davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığının ispatlanamadığı,

davalının ticaret unvanı kullanımının olmadığı gerekçesiyle yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine karar verilmiştir. Ancak dosya içeriğine göre davacı tarafça aynı mahiyette açılan davaların olduğu, bahse konu davalar sonucunda verilen kararlardan dolayı davalının, marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilen tabela kullanımına konu "..." ibaresini sildiği anlaşılmıştır.

Bu tarihten sonra davalının halen "..." ibaresini kullandığı yönünde ispat yükü davacıda olup dava tarihi itibarı ile ve öncesinde davalının markayı kullandığı konusunda somut delil sunulmamıştır. Bu durumda davanın tümüyle reddi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir." gerekçesine yer vermiştir. Dairemizce usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyularak, "...

Davalının, marka hakkına tecavüz olduğu belirtilen tabelasındaki ... ibaresini sildiği, bu tarihten sonra davalının halen bu ibareyi kullandığı hususunun davacı tarafından ispat edilemediği" anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu 1.FSHHM nin 2017/537 E ve 2019/278 K sayılı kararının HMK:353/1-b 2,3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Davacının davasının REDDİNE,4-İlk derece yargılaması yönünden;a)Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 396,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, b)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

c)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, ç)Davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-İstinaf yargılaması yönünden; a)İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, b) İstinaf ve temyiz aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 397,80 TL temyiz yoluna başvurma harcı ve 81,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 627,90 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

c)İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından ve bir duruşma icra edildiğinden davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 10.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Temyiz Yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.08/05/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/234, K. 2024/858, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Mahkeme Kararı
  6. İstinaf Başvurusu
  7. Deliller
  8. Gerekç E
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/234
Karar No
2024/858
Tarih
8 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/235 K.2024/621
  • Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/235 K.2024/460
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/235 K.2024/1015
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/235 K.2024/1006
  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/235 K.2024/274
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/236 K.2024/320

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.