KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Dosya no
- 2024/306 Esas
- Karar no
- 2025/1274
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/12/2023
- Numarası
- 2022/474 Esas, 2023/674 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
Karar Metni
703 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak icra takibine konu senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibi iptaline, davaclı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiaların haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının kefil olarak isminin yer aldığı ve davacıya ait olduğu belirtilen imzanın davacının el ürünü olmadığının ATK'nın 03/10/2023 tarihli raporu ile tespit edildiği, raporun denetime ve hükme elverişli nitelikte olduğu, senette lehdar olarak yer alan davalının senetteki imzanın davacı tarafça atılmadığı bilecek durumda olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe dayanak 13/08/2021 vade tarihli 20.000-TL bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, 20.000,00 TL alacağın % 20'si oranında hesaplanan 4.000-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin cevcap dilekçesini göz ardı ederek eksik incelemeye dayalı, yetersiz bilirkişi incelemesi gibi durumlar ışığında karar verdiğini, %20 oranında hesaplanan ve aleyhe hükmedilen kötü niyet tazminatına kati suretle itiraz ettiklerini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İmza incelemesinde öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin borçlunun karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır.
Senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin belge bulunamazsa daha sonraki tarihli belgeler, karşılaştırmaya elverişli imza örneği taşıyan herhangi bir belge temin edilemez ise borçlunun duruşmada alınan medarı tatbik imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yapılmalıdır.
Sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için, inkâr edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celbedilip ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerekir. (YHGK 2017/12-328 E-2019/387 K) Davacı dava dilekçesinde, davaya konu bonoda kefil kısmında yer alan imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek, menfi tespit davasını açmıştır.
İlk derece mahkemesince hükme esas alına ATK raporunda, inceleme konusu senedin ön yüzünde atılı imzalar ile İbrahim ...'nin mukayese imzaları arasında farklılıklar saptandığı belirtilerek, uyuşmazlığın konusu olmayan dava dışı şirket kaşesi üzerindeki imzayı kapsar şekilde tereddüte yol açacak şekilde yapılan incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunun; davacının yargılama sırasında alınan imzalarının dışında sadece üç adet mukayese imzanın incelenmesi ile hazırlandığı, davaya konu senedin düzenleme tarihinin 06/06/2021 olduğu, mukayese imzaların tarihlerinin ise.
31/05/2016, 31/07/2017, 27/08/2018 ve 15/11/2018 olduğu, senedin düzenleme tarihinde en yakın imzanın 15/11/2018 olduğu, imza incelemesinin senedin düzenleme tarihinden önce ve bu tarihe yakın yeterli emsal imza toplanmadan hazırlandığı, bu yönüyle de bilirkişi raporunun da denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmüştür.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
kaldırma sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/306, K. 2025/1274, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama