KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Dosya no
- 2024/308 Esas
- Karar no
- 2025/1286
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/12/2023
- Numarası
- 2021/823 Esas, 2023/950 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/12/2021
Karar Metni
958 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bilgisi dışında olan ... Fulya Şubesi, ... seri numaralı, 30/06/2021 keşide tarihli, 177.000,00 TL bedelli çekin İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine takibe konulduğunu ve takibin kesinleşmiş olduğunu takibe konu yapılan çekteki imzanın müvekkili şirketin temsilcisi olan ...'a ait olmadığını ileri sürerek, çek üzerindeki imzanın müvekkile ait olmadığının tespitine ve icra takibinin iptaline, alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin takibi sürüncemede bırakmak amacıyla haksız ve mesnetsiz olarak çekteki imzayı inkar ederek huzurdaki davayı ikame ettiğini, dava konusu çekteki imzanın davacı şirketin vekaletname ile yetkilendirdiği ve çek keşide etme yetkisi verdiği dava dışı...’a ait olduğunu, dolayısıyla davacı şirketin dava konusu çeki ödemekle yükümlü olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, alınan bilirkişi raporu ile davaya konu çekteki imzanın davacı şirketin çek keşide etme konusunda yetkilendirildiği...'a ait olduğu, bu nedenle davacının söz konusu çek nedeniyle borçlu olduğu, her ne kadar davacı tarafından Zeynel'in çek keşide ettiği tarihten önce azledildiği, bu nedenle çekten dolayı borçlu olunmadığı savunulmuş ise de azlin ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğinin ispatlananamadığı gerekçesiyle davanın reddibne, tacir olan davacının, çekteki imzanın yetkilisine / vekiline ait olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu,
imza incelemesinin niteliği gereği uzun süren bir işlem olduğu, geçen sürede alacaklının alacağını geç tahsil etmesi nedeniyle ekonomik açıdan yaşadığı mağduriyet dikkate alınarak takdiren %35 oranındaki tazminatın davacıdan alınıp, davalıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek; çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine air olmadığını, çekte müvekkili şirket adına atılmış imzaların...'un el ürünü olduğunun tespit edildiğini, ancak çekin keşide edildiği tarihten önce ...'un 01/02/2021 tarihli azilname ile müvekkili şirket tarafından azledildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın nispi harca tabi olmasına rağmen gerekçeli kararda n nisbi vekalet ücretine değil maktu vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İmza inkarına dayalı olarak açılan menfi tespit davasında, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu davaya konu çekteki imzanın dava dışı ...'a ait olduğu tespit edilmiştir. Çekte imzası bulunan..., davacı şirket tarafından Beyoğlu 46.Noterliği'nin 06/12/2019 tarih ve 33465 y.sayılı vekaletnamesi ile, davacı şirket adına çek karnesi almaya ve çek taahhütnamesi imzalamaya yetkili kılınmıştır.
Davacı vekili davaya konu çekte imzası olunan...'un azledildiğini, bu nedenle ileri sürmüş, ancak azlin ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğine ispatlayamamış olup, söz konusu azil davalıyı bağlamayacaktır. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararı yerinde olduğundan, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. İlk derece mahkemesince takip çıkışının %35'i oranında davalı lehine tazminata hükmedilmiştir.
Ancak davalı vekili cevap dilekçesinin sonuç ve istem kısmında "Haksız imza inkarı nedeniyle duran takip yönünden alacağın %20 miktarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesine" karar verilmesini talep etmiştir. Dolayısıyla davalı vekilince alacağın %20'si oranında tazminat talep edildiği halde, ilk derece mahkemesince HMK'nın 26.maddesindeki taleple bağlılık kuralına aykırı şekilde %35 oranında tazminata karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Emredici nitelikteki HMK'nın 26.maddesi kamu düzenine ilişkin olduğundan, davacı vekilinin istinaf itirazının re'sen sebeplerle kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekili vekalet ücreti yönünden kararı istinaf etmiştir. Dava nispi harca tabi olup, Takip çıkışı 198.563,06-TL üzerinden harç yatırılmıştır. Bu nedenle karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin ikinci kısım üçüncü bölümündeki tarife uyarınca nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde, ilk derece mahkemesince davalı lehine tarifenin ikinci kısım ikinci bölümündeki maktu ücret olan 17.900-TL'ye hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/308, K. 2025/1286, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama