KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Dosya no
- 2024/87 Esas
- Karar no
- 2024/393
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/11/2023 (Ara Karar
- Numarası
- 2023/121 Esas
- Davanın konusu
- Marka (Maddi Tazminat İstemli
Karar Metni
1.060 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; müvekkilinin sağladığı tüm geliri ihtiyaç sahiplerine yardım için çalışmalarını sürdüren ...
Yardım Derneği’ne tahsis etmekte olan bir iktisadi işletme olduğunu, TPMK tarafından 24.03.2009 tarihinde 43. sınıfta tescil edilmiş olan ... tescil numaralı “...” isimli ve şekilli markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin müvekkilinden izin almadan iltibas yaratacak şekilde müvekkili adına tescili markayı kullandığını, müvekkilinin marka hakkını ihlal ettiğini, davalı tarafın bu suretle müvekkiline ciddi şekilde zarar verdiğini ve haksız yarar elde ettiğini, davalının tecavüz fiillerini gerçekleştirmekte olduğu restoranında, sosyal medya ve internet araçlarında “...,
“...” ibaresinin yer aldığı yayınları ve müvekkilinin tescilli markasına tecavüz teşkil eden her türlü ifade, işaret ve ibarenin kaldırılmasına, davalının işyerinin içinde asılı başkaca tabelalarının kaldırılmasına ve reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının müvekkili adına tescilli markaya tecavüz teşkil eden fiillerinin tespitine, davalının müvekkili adına tescilli markaya tecavüz teşkil eden fillerinin durdurulmasına, kaldırılmasına, davalının işletme adının kullanılmasının yasaklanmasına,
davalının müvekkili adına tescilli markaya tecavüz suretiyle sebep olduğu zararlar kapsamında, 7.000 TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR KABUL KARARI
İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/10/2023 tarih ve 2023/121 Esas sayılı ara kararıyla; "... tüm dosya kapsamı, sunulan belgeler, bilirkişi raporu ve yaklaşık ispat şartı dikkate alınarak talebe konu tedbir yönünden yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla tedbirin ağırlığı ve tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında muhtemel zararların temini açısından belirlenen teminat miktarı üzerinden ters tedbir kararının uygulanmasının yerinde olacağına kanaat getirilmekle, aşağıdaki şekilde tedbir kararı tesis olunmuş olup, belirlenen teminat miktarının yatırılmaması halinde ise talebe konu tedbir yönünden yaklaşık ispat şartlarının oluştuğu anlaşılmakla yine takdir olunan teminat miktarı üzerinden tedbir talebinin kabulüne" karar verilmiştir.
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ
İtiraz eden davalı vekili sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde özetle; verilen ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, davacı yanın iddiasının ve dosyada mevcut haksız ve hukuka aykırı olarak eksik inceleme ile düzenlenmiş olan bilirkişi raporundaki tespitlerin aksine davacı yanın markası ile davalı müvekkilinin markası arasında iddia edildiği gibi bir benzerlik bulunmadığını beyan ederek bu itibarla ilgili tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI
İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 23/11/2023 tarih ve 2023/121 Esas sayılı ara kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı, sunulan bilirkişi raporundaki bilirkişi tespitleri dikkate alındığında; mevcut aşamadaki bilgi ve belgelere göre, mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararından bu yana verilen tedbir kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte yeni bir delilin dosya kapsamına girmediği, yaklaşık ispat şartının devam etttiği anlaşılmakla ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan tüm itirazların reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde.
"Gerek cevap dilekçemizde, gerekse de itiraz dilekçemizde yer verdiğimiz gibi davacı yanın iddiasının ve dosyada mevcut haksız ve hukuka aykırı olarak, eksik inceleme ile düzenlenmiş olan bilirkişi raporundaki tespitlerin aksine davacı yanın markası ile davalı müvekkilin markası arasında iddia edildiği gibi bir benzerlik bulunmadığını, Nitekim Şekil-1’de yer alan davacının “...” markası ile Şekil-2’de yer alan davalı müvekkilin “...” markası arasında görsel ve işitsel olarak iltibasa sebebiyet verecek derecede bir benzerliğin de bulunmadığının görüleceğini, Davacının markasında yer alan “...” sözcüğü İspanyolcada '...' anlamında olup;
dijital platformda yayınlanan “...” dizinden sonra Türkiye’de ve hatta tüm dünyada oldukça sıkça kullanılan bir sözcük haline geldiğini, Davacının markasında esas ve ayırt edici unsur ev anlamına gelen “...” değil “...” sözcüğü olduğunu, TPMK'da yapılan araştırmada da aynı mal ve hizmet sınıfında “...”, “...”, “...”, “...” ve benzeri markaların tescil edilmiş olduğunun tespit edildiğini, Davacı, ...’na bağlı olan ...
Yardım Derneği'ne bağlı bir iktisadi bir işletme olup, catering hizmeti yani yemek servisi sağladığını, oysaki müvekkile ait restoranın herhangi bir dini gruba bağlı olmadığını, davacının iddia ettiği gibi davalı müvekkilin ... Sertifikası ve/veya ...
Belgesi’ne sahip olduğu yönünde bir iddiası, reklamı, bilgilendirmesi v.s. bulunmadığını, Davalı müvekkilin, davacı yanın markasını ihlal etmediğini, müvekkilin kullandığı marka ile davacı yana ait marka arasında benzerlik veya iltibas söz konusu olmadığını; bu durum karşısında da davacının dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat edemediğini." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve tazminat istemine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına yöneliktir.
Dava dilekçesindeki talep üzerine mahkemece "HMK'nın 389-390 maddeleri ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159. maddesi gereğince aleyhine tedbir talep edilen davalı tarafından tebliğden itibaren geçerli olmak üzere takdiren 300.000,00 TL (üçyüzbintürklirası) ya da bu miktardaki teminat mektubunun bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılması/sunulması halinde aşağıda ayrıntıları belirtilen Tedbir Kararının Uygulanmasının Ertelenmesine, -Belirtilen kesin süre içerisinde teminat yatırılmadığı ya da bu miktarda teminat mektubu Mahkememize sunulmadığı takdirde.
Tedbir talebinin takdiren 100.000,00 (yüzbintürklirası) TL teminat ya da bu miktardaki teminat mektubunun bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılması/sunulması halinde kabulüne" karar verilmiş, davalı vekilinin tedbire itirazı ise duruşmalı inceleme sonucunda reddedilmiş, bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle (ve mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı ile) sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamıyla; ... tescil numaralı “...” isimli markanın 43. sınıfta davacı adına tescilli olduğu, davalının ise “...” ibaresi ile lokantacılık alanında faaliyette bulunduğu, davalının iş yerine ait tabelalarında, iş evrakında ve iş eşyaları ile tanıtım evrakında bu ibarelerin mevcut olduğunun tespit edildiği; davacı adına tescilli markanın esas unsuru olan "..." ibaresinin davacının markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetlerde kullanıldığının tespit edildiği,
davalının bu kullanımının davacıların zararına neden olabileceği, HMK'nun 390/son maddesi uyarınca yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesinde ve takdir edilen teminat miktarında isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/87, K. 2024/393, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama