İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/889 K.2025/740

Dairemizin 18/05/2022 tarihli, 2020/138 E. - 2022/813K. sayılı kararı, Yargıtay 11.HD'nin 29/02/2024 tarihli 2022/5175 E. - 2024/1616 K.sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, duruşmalı yapılan inceleme sonucu;

Esas2024/889Karar2025/740Tarih28 Mayıs 2025Okuma11 dk · 2.189 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/68 E. - 2018/51 K. Sayılı Birleşen Dosyasında

Karar tarihi
28 Mayıs 2025
Dosya no
2024/889 Esas
Karar no
2025/740 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
05/11/2019
Numarası
2017/367 E. - 2019/370 K.
Asıl davanın konusu
Marka Hükümsüzlüğü
Birleşen davanın konusu
Markaya tecavüz, tazminat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.189 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

Dairemizin 18/05/2022 tarihli, 2020/138 E. - 2022/813K. sayılı kararı, Yargıtay 11.HD'nin 29/02/2024 tarihli 2022/5175 E. - 2024/1616 K.sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, duruşmalı yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü

Asıl davada: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sektörünün bilinen, güvenilen vc saygın kuruluşlarından biri olduğunu, 1995 yılında "..." markalı ürünler üzerinde hak elde ettiğini, markanın ulusal ve uluslararası tescil belgeleri ile korunduğunu, "...", "..." ve "..." ibarelerinin İsviçre, Ürdün, Beyrut, Fas'ta tescilli olduğunu, davalı tarafın kendi adına tescil ettirdiği ... numaralı "...'’ markasının varlığı sebebiyle müvekkilinin Türkiye'de markasını kendi adına tescil ettiremediğini, müvekkiline ait "..." markasının tanınmış maıka olduğunu ve ilgili tüketici kitlesi nezdinde tanındığını,

müvekkilinin dünya çapında faaliyet gösterdiğini ve "..." markası ile ihracat yaptığını, Google arama motorunda arama yapıldığında müvekkiline ait "..." markası ile karşılaşıldığını, dilekçe içeriğinde "..." markalı ürünlerin reklam görselleri ve market raflarında çekilmiş fotoğraflarının sunulduğunu, Youtube'da müvekkilinin markasının tanıtımına ilişkin videoların yer aldığını, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunun çok açık olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda markanın gerçek hak sahibi olduğunu,

davalı tarafın müvekkilinin "..." markasının bilinirliğinden haksız yarar sağlamak amacıyla markayı kendi adına tescil ettirdiğini, davalı tarafın kölüniyetli olduğunu, müvekkilinden ve markalarından haberdar olduğunu, davalının sonunda "..." ibaresi bulunan başka bir markayı tescil ettirmeye çalıştığını ve yayına yapılan itiraz neticesinde Türk Patent tarafından yapılan marka başvurusunun kötüniyetli olduğuna karar verildiğini ve markanın reddedildiğini,

müvekkili tarafından yurtdışında pek çok ülkede daha önce tescil edilmiş olan "..." esas unsurlu markalar ile davalı tarafın dava konusu markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markaların aynı yazı tipiyle oluşturulduğunu, müvekkilinin markasında yer alan Arapça kelimenin dahi davalı tarafça birebir aynı yazı karakteri ile taklit edildiğini, markanın hükümsüz kılınmasının hakkaniyet gereği olduğunu, markanın tescilli olduğu sınıflarında müvekkilin ürettiği ürünler ve faaliyet alanı ile çakıştığını, davalı markasının tescilinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek,

açıklanan nedenlerle, davalı adına tescilli ... numaralı "..." markasının 556 sayılı KHK’nin 7/1-b, (/b, 8/5 vc 35 inci maddeleri, Paris Sözleşmesi ve TTK uyarınca hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının markasının ne Türkiye’de ne de Dünyada maruf bir marka olmadığını, davacıya ait markanın sadece 4 ülkede tescilli olduğunu, müvekkilinin marka belgesi yanında aynı zamanda ... numaralı tasarım tescil belgesine de sahip olduğunu, müvekkilinin iki şirket ve bir fabrika sahibi olduğunu, vergilerini ödeyerek Türkiye ekonomisine fayda sağladığını, davacının "..." ibaresinin tersten tescilini sağlamaya çalıştığını, fakat marka başvurusunun müvekkilinin itirazı üzerine reddedildiğini, sonrasında "..." ibaresini tescil ettirmeye çalıştığını,

bu markanın da müvekkilinin itirazı üzerine reddedildiğini, davacı son çare olarak müvekkilinin üretim, reklam ve pazarlama yaptığı markasını elinden almak amacıyla kötüniyetli olarak işbu davayı açtığını savunarak, açıklanan nedenlerle açılan esas davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/03/2018 tarih, 2017/68 Esas ve 2018/51 Karar sayılı birleşen dosyasında Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

müvekkili firmanın kurulduğu 2016 tarihinden itibaren kozmetik sektöründe tanınır bir marka olduğunu, "..." kelimesini TPE nezdinde ... tescil numarası ile tescil ettirdiğini, ayrıca marka ambalajını da ... tescil numarası ile tescil ettirdiğini, hem marka hem de markanın kullanılacağı şampuan kutularının tescilli olduğunu, davalılar tarafından kullanılan ''...'' marka işaretinin, müvekkilinin tescilli markası ile oluşturduğu iltibas ve tecavüz nedeni ile müvekkilinin zararının Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151/2 - b bendi uyarınca tazmini ile tecavüzün durdurulmasını, ürünlerin imhasını talep ettiklerini,

marka hakkına tecavüz ilişkin Mersin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/13 D.İş dosyasıyla tespit yapıldığını ve rapor alındığını, bu nedenle dava sonuna kadar ihtiyati tedbir kararı verilerek kullanımın durdurulmasını, ayrıca belirlenecek zarardan şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini ve hükmün ilanını talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği sahada uzun yıllardan beri yatırımlar yaparak emek harcadığını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, aynı sektörde faaliyet gösteren başvuru sahibinin uzun yıllardır markayı kullanmakta olan marka sahibinden haberdar olmadığını öne sürmesinin mümkün olmadığını, dava dışı üçüncü kişi ve "..." esas unsurlu markaların gerçek hak sahibi olan İntramol Sa şirketi tarafından davacı tarafça eldeki davadaki tecavüz iddialarına dayanak olarak gösterilen markanın hükümsüzlüğü için Bakırköy 2. FSHHM'nin 2016/214 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını,

bu dosya sonucunun beklenmesi gerektiğini, davalı şirket ile marka hakkı sahibi olan ... arasında Mersin ... Noterliğinin 30/03/2017 tarihli vekaletname ile davalı şirketin "..." markalarının Türkiye'de satış ve pazarlanması için tam yetkili kılındığını, tasarımlar ve markalar arasında benzerlik bulunmadığını, davanın esasını çözecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda davalının birden çok başvuru ile "..." esas unsurlu seri markalar yaratmaya çalıştığı, bu durumun uluslararası alanda tescilli davacı markasının Türkiye'de tesciline engel mahiyette olduğu, marka görsellerinin ayırt edilemeyecek derecede benzerliği nedeniyle bu benzerliğin tesadüf olarak değerlendirilemeyeceği ve yukarıda yapılan tüm açıklamalar ile birlikte davalının tescilinin kötü niyetli olduğu hukuki ve vicdani kanaatine ulaşılmıştır. Ana dosya açısından kötü niyet nedeniyle hükümsüzlük kararı verilirken bu kararın sonuçlarının geçmişe etkili olması nedeniyle birleşen dosyada tecavüzün oluşmayacağı anlaşıldığından, birleşen dosya açısından red kararı vermek gerekmiştir..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; *Davacının markasının Türkiye'de ve Dünyada maruf bur marka olmadığını, sadece dört ülkede tescilli olduğunu, *Müvekkilinin markaya piyasaya sürmeden önce Türkiye'de daha önce böyle bir markanın tescilli olmadığını araştırarak hareket ettiğini, müvekkilinin davacıya ait Türkiye dışında belli başlı birkaç ülkede tescilli olarak iş yapan markanın Türkiye ile alakası olmadığından ve Türkiye'de ticari hayatı bulunmadığından bahisle "..." markasını piyasaya sürdüğünü, *Tescil aşamasında ve halen Türkiye'de aynı marka ile faaliyet gösteren firma bulunmadığını,

müvekkilinin kötü niyetli kabul edilemeyeceğini, *Raporda ve kararda müvekkilinin çoklu marka başvuruları yaptığından dolayı kötüniyetli olduğunun kabulünün yerinde olmadığını, müvekkilinin başvurularının sebebinin yatırım ve markayı geliştirme ve markayı üçüncü kişilere karşı koruma amacına dayandığını, *Paris Sözleşmesi'nin 6/1. maddesi hükmü gereğince markalardaki ülkesel koruma kuralına göre davacının Türkiye'de korunacak markası olmadığından davanın reddi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir.Birleşen dosyada davalı ...

Gıda vekili; mahkemenin karar başlığında asıl dava yönünden müvekkilinin davalı olarak gösterilmesinin hatalı olduğunu belirterek karar başlığının düzeltilmesini talep etmiştir.

İNCELEME - Davacının Türkiye'de tescilli markası bulunmamaktadır. -Davacının yurt dışında "...", "...", "...", "..." ibareli markaları pek çok ülkede tescillidir. -Dava konusu ... nolu "..." şeklindeki marka 03,35 nolu sınıflarda 15.02.2016'da davalı ... adına tescil edilmiştir. -Bilirkişiler Sektörel Uzman ... ve Marka, Patent Vekili ...'nun 20/06/2018 havale tarihli raporlarında özetle; "...davacının ..., ... markaları üzerinde bir tanınmışlık edindiği ve bu markayı tanınmış hale getirdiği kanıtlanamadığından; davacının ancak başka ülkelerde tescilli bir marka sahibi olduğunun değerlendirilmesi,

dolayısıyla Paris Sözleşmesi Madde 6/1.mükerrer hükmünün mevzuatındaki korumasından yararlanamayacağı, tarafların marka/ibareleri arasında karıştırılmaya sebebiyet verecek düzeyde benzerlik olduğu, davacının söz konusu markalar üzerinde ülkemizde bir üstün hakkı olmadığı, dolayısıyla ülkemizde marka kullanım hakkının davalıya ait olup hükümsüzlük gerekçelerinin oluşmadığı.." hususlarında görüşlerini oyçokluğu ile belirtmişlerdir.

Heyette mevcut Bilgisayar Mühendisi, Marka ve Patent Vekili ...

20/06/2018 havale tarihli ayrık görüşlü raporunda özetle; "...Paris Sözleşmesi'ne taraf bir ülkede daha önce tescil ettirilen markaların KHK kapsamında Türkiye'de de korumadan yararlanabileceği ve sonraki tescil sahipleri hakkında hükümsüzlük talebinde bulunabilecekleri kanaatine ulaşıldığını, somut olayda esas raporda da "markalar arası benzerlik/ayniyet değerlendirmesi" başlığı altında tarafların marka/ibareleri arasında karıştırılmaya sebebiyet verecek düzeyde benzerlik olduğunun tespit edildiğini,

davalının marka ve logosunda kullandığı şekil ile davacının yurtdışında tescilli markalarındaki şekil arasındaki benzerlik yoruma yer bırakmayacak kadar açık olduğunu, bu kadar ayırt edici bir tasarımın kullanılmasının tesadüfi olamayacağı gibi iyiniyetli ve basiretli bir tüccardan beklenebilecek bir yaklaşım olmadığını, davacının markasını Paris Sözleşmesi'ne taraf olan farklı ülkelerde davacıdan daha önceki tarihlerde tescil ettirmiş olduğunun da görüldüğünü, davalı davacının Türkiye'deki münhasır satış bayii/dağıtıcısı vb.olmayıp davacı tarafından markanın kullanımı hususunda bir yetki almadığını,

ürünler bakımından da tükenme ilkesinin uygulama imkanı bulunmadığını, davalının davacı markasını yurtdışında görerek Türkiye'de tescilli olmamasından istifadeyle tescil gerçekleştirdiğinin anlaşıldığını, bu şekilde kötüniyetle yapılan bir tescilin hukuki işleminin hükümsüz kılınması gerektiğini..." belirtmiştir.İkinci raporda bilirkişiler marka vekili ..., marka vekili ..., biyokimya uzmanı sekt. temsilcisi ...'ten oluşan bilirkişi heyetinin 07/02/2019 tarihli müşterek raporlarında özetle;

"...Esas dava yönünden davacı adına yurtdışında tescilli "..." markaları ile davalı tarafın ... nolu markası arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin olduğunu, davacı tarafın "..." markalarının tanınmış marka olduğu veya davacı tarafın markanın "gerçek hak sahibi" olduğu konusunda yeterli kanaate ulaşılamadığını, davalı tarafın ... nolu marka başvurusu esnasında "basiretli tacir ilkesine" aykırı davrandığı, bu hususun kötüniyetli tescil kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusundaki takdirin mahkemeye ait olduğunu;

birleşen dava yönünden davalılar ... ve ... tarafından kullanılan "..." markasının birleşen davanın davacısı ...'ın 556 sayılı KHK'den kaynaklı marka haklarını ihlal ettiği; fakat esas davada markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde "hükümsüzlük kararları geçmişe etkili olduğundan" marka hakkı ihlalinden bahsedilemeyeceği..." yönünde görüş belirtmişlerdir.Davacı vekili tarafından TPK'nun karar örnekleri dosyaya sunulmuştur.

DAİREMİZ KARARI

Dairemizin 18/05/2022 tarihli, 2020/138 E. - 2022/813K. sayılı kararı ile; "...

İlk derece mahkemesince alınan her iki bilirkişi raporunda da; davaya konu markanın başvuru tarihi itibariyle davacının markasının tanınmış olmadığı, bu tarihten önce davacının Türkiye'de ticari faaliyet kapsamında markasal bir kullanımı da bulunmadığının belirtildiği, bu durumda davacının markasının Türkiye'de ilgili sektörce bilindiği halde marka ticareti, yedekleme, şantaj vb. amaçlarla kötü niyetli olarak tescil ettirildiği hususlarının kabulünün mümkün olmadığı,

Mahkemece, bu nedenlerle asıl davanın reddine karar vermek gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği" gerekçesiyle asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Dairemiz kararı, asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

YARGITAY BOZMA KARARI

Yargıtay 11.HD'nin 29/02/2024 tarihli 2022/5175 E. - 2024/1616 K.sayılı ilamıyla; "...Somut olaya gelince dosyadan anlaşıldığına göre davalı ... ibareli çok sayıda marka başvurusunda bulunmuş, dava dışındaki markalar kötü niyetli olarak kabul edilerek reddedilmiştir. Diğer taraftan davacının markaları Suriye ve çevresinde tescilli olup davalı da Suriye vatandaşıdır.

Bu durumda anılan hususlar araştırılıp davalının Suriye'de davacı ile ticari ilişkisi olup olmadığı saptanarak tüm bu olgular ışığında davalının kötü niyetli olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığı..." açıklanarak kararın bozulmasına karar vermiştir.

Dairemizce, Yargıtay bozma ilamı taraf vekillerine tebliğ edilmiş, duruşmaya katılan asıl davada davacı vekili Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmesini talep etmiş, usul ve yasaya uygun görülen bozma kararına uyulmasına karar verilerek, bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Asıl dava marka hükümsüzlüğü, birleşen dava ise markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ve maddi tazminat davasıdır.İlk derece mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen kararın asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizce kaldırılmış,

asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.Kararın asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından eksik inceleme nedeniyle bozulması üzerine Dairemizce bozmaya uyularak yargılamaya devam edilmiştir.Yargılama sırasında asıl davada davalı-birleşen davada davacı ...'ın T.C. vatandaşlığını aldığı ve soyadını "..." olarak değiştirdiği tespit edilmiştir.Asıl davada davacı vekili müvekkiline ait markayla ilgili Suriye'deki ve yurt dışındaki satış faturaları ile sözleşme örnekleri ile davalı ...'ın TPMK'na yapığı ve davacının itirazı üzerine reddedilen markalara ilişkin TPMK kararlarının

örneklerini de dosyaya sunmuştur.

Tüm dosya incelendiğinde; asıl davada davacı ... şirketinin "..." esas unsurlu markalarının Suriye dahil, farklı ülkelerde tescilli oldukları, Paris Sözleşmesi 1.mükerrer 6. Maddesi bağlamında tanınmış bir marka olmasa da, Suriye'de bilinen bir marka olduğu, internet üzerinden satışlarının mevcut olduğu, davalının da Suriye uyruklu olup, bu markadan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, "..." ibaresinin tesadüfen bulunabilecek bir kelime olmadığı,

davalının "..." esas unsurlu diğer marka başvurularının davacının itirazı üzerine kötüniyteli olarak başvuru yapıldığı gerekçesiyle reddedildiği tespit edilmekle, davalının markasını kötüniyetli tescil ettirdiği kanaatine varılarak, asıl davada davalı vekilinin istinaf talebinin reddine, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, asıl davayla ilgili yeniden hüküm kurularak, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜ M

Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-Asıl davada davalı vekilinin istinaf isteminin REDDİNE, 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 05/11/2019 tarihli 2017/367 E. - 2019/370 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, Asıl davanın KABULÜNE, Davalı adına tescilli ... tescil numarası ile kayıtlı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, Birleşen davanın REDDİNE, 2-İlk derece mahkemesi yargılaması yönünden; a-Asıl davada;

-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin yatırılan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 586,20 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, -Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.000,00 TL ücret takdirine, bu ücretin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davacı tarafından bu dava nedeniyle yapılan 29,20 TL peşin harç, 29,20 TL başvurma harcı, 4.350,00 TL bilirkişi ücreti ve 585,00 TL tebligat/posta masrafı olmak üzere toplam 4.993,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Birleşen davada;

-Peşin yatırılan 85,39 TL harçtan alınması gereken 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 40,99 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine, -Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 3.931,00 TL ücret takdirine, bu ücretin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, -Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,3-İstinaf yargılaması yönünden;

a-Asıl dava yönünden alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan peşin alınan 44,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 571,00 TL harcın davalı ...'ndan alınarak Hazineye irat kaydına,b-Asıl davada davacı avansından kullanıldığı anlaşılan 72,00 tebligat ve posta giderinin davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine, c-Asıl davada davalı -birleşen davada davacı ... tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,

SONUÇ / HÜKÜM

ç-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmakla, kendisini vekille temsil ettiren asıl davada davacı ... vekili için yapılan celse sayıda dikkate alınarak takdir edilen 32.000,00 TL vekalet ücretinin asıl davada davalı ...'ndan alınarak davacı ...ya verilmesine, d-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Temyiz Yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

28.05.2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/889, K. 2025/740, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereğidüşünüld Ü
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesinin Kararı
  6. İstinaf İstemi
  7. Dairemiz Kararı
  8. Yargıtay Bozma Kararı
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Hükü M
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/889
Karar No
2025/740
Tarih
28 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/889 K.2025/327
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/889 K.2025/545
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/889 K.2025/442
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/889 K.2025/350
  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/890 K.2025/369
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/890 K.2025/843

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.