KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2025
- Dosya no
- 2025/101 Esas
- Karar no
- 2025/427
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Numarası
- 2024/234 Esas, 03/12/2024 tarihli ara karar
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1993 yılından beri gayrimenkul ve inşaat sektöründe hizmet gösterdiğini, sektörün önde gelen şirketlerinden biri olduğunu, müvekkili şirketin marka hakkını korumak üzere "..." ibareli markaları bulunduğunu, davalı tarafın "..." esas unsurlu marka tescili için kötü niyetli olarak başvuruda bulunduğunu, davalı eylemlerinin müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini,
davalının ilgili markayı tahrif edip müvekkil markasına yakınlaştırarak kullanmasının yanı sıra müvekkilinin marka tescili kapsamında yer alan 35. Sınıfta çok geniş alanlarda ve müvekkili ile benzer alanlarda olmak üzere 39. Sınıfta kullanmakta olduğunu, müvekkilinin markası ile davalı markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğunu, bu nedenlerle, davalının müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin tedbiren önlenmesini, davalıya ait internet sitesine tedbiren erişimin engellenmesini,
davalıya ait ticaret unvanının dava kesinleşinceye kadar tedbiren üçüncü kişilere devrinin önlenmesini talep ettmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
İlk derece mahkemesinin 03/12/2024 tarihli ara kararında; "...Dosya kapsamı deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; taraf markaların tescil kapsamı ve faaliyet alanları gözetildiğinde bu aşamada yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine" Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf isteminde özetle. Müvekkilinin markaları ile davalının marka başvurusunun görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzerlik teşkil ettiğini, “... - ...” ibareli ticaret ünvanı ile davalı yanın sonraki tarihte tescil edilen unvanı ile müvekkilinin 1993 yılından beri tescilli olan “...
SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ" unvanının da iltibas teşkil oluşturduğunu, Bilirkişi raporuna göre davalı yanın logosunun müvekkilinin logosunun kopyalanması suretiyle oluşturulduğu sabit olduğunu, ... ibaresi yönünden de gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalının ...
İbaresi yönünden aynı yazı karakterini kullandığı gibi .. harfinin önüne müvekkil markasındaki gibi dikey iki kırmızı çizgi kullandığını, Markaya tecavüz ve haksız rekabetin sabit olduğunu, ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğunu, mahkemenin tedbirin reddine ilişkin kararının yeterli gerekçe içermediğini belirterek kararın kaldırılmasını, tüm tedbir istemlerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni refi, ticaret unvanının terkini ve ... nolu markanın SMK 6/1, 6/3, 6/5, ve 6/9 maddeleri gereğince hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine yöneliktir. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; dosyada mevcut bilirkişi raporu, marka kayıtları ve ticaret sicil kayıtlarına göre bu aşamada iddia yargılamayı gerektirdiğinden mahkemece ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesi yerinde olup davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/101, K. 2025/427, 26 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama