KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Dosya no
- 2025/248 Esas
- Karar no
- 2025/850
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/10/2024
- Numarası
- 2023/439 Esas, 2024/597 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
Karar Metni
837 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan... tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, çek keşidecisinin ...'ın görüldüğünü, müvekkilinin ise çekte ciranta olarak gözüktüğünü, müvekkilinin davalılardan ve aynı zamanda çek keşidecisi olan ...'dan asla böyle bir çek almadığını çek keşidecisinin müvekkilinin ismini ve imzasını taklit etmek suretiyle söz konusu çek yaprağını doldurduğunu, ve diğer davalılara verdiğini, konu ile ilgili olarak keşideci hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, bu nedenlerle Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takip dosyasının iptali ile Müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, haciz uygulanmış olması nedeni ile asıl alacağın % 20’ sinden aşağı olmamak kaydıyla müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket tarafından, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. numaralı dosyasında davacı borçlu hakkında, çeke dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldıktan sonra dava açıldığını, davacı Borçlunun iddialarının gerçek dışı olduğunu, takibe konu çek incelendiğinde çekin arka yüzünde (lehdar)ciranta olarak davacı borçlunun adı-soyadı, T.C.
Kimlik numarası ve imzasının bulunduğunu, bunun yanında hamil müvekkilinin, haklı hamil olması gerekmediği, yetkili ve meşru hamil olmasının yeterli olduğunu, izah edilen nedenlerden dolayı davacı borçlu tarafın açmış olduğu iş bu davanın reddini, karşı tarafın itiraz ettiği tutar üzerinden %20 'den aşağı olamamak üzere icra inkar tazminatına ve icra takip konusu alacağın %10 'u oranında para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI
İlk derece mahkemesinin 2020/483E, 2021/519Karar sayılı, 15/06/2021 tarihli ilamında; "Davanın KABULÜ ile; 1-Davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası kapsamında takibe dayanak ... bank Düzce Bulvar Şubesi'ne ait ... seri nolu 33.000,00TL'lik 30/06/2018 keşide tarihli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, 2-33.000,00TL'nin %20'si oranında kötüniyet tazminatının davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar yönünden kötü niyet tazminatı talebinin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF KARARI
Dairemizin 2021/1660 E, 2023/906 K sayılı, 09.06.2023 T.li ilamı ile; "...Somut uyuşmazlıkta mahkemece savcılık ve icra mahkemesinde alınan bilirkişi raporlarına göre karar verilmiş, davalı vekili istinafında raporların yetersiz olduğunu ileri sürmüştür.
İlgili raporlar iş bu davada kesin delil niteliğinde olmayıp mahkemece genel hükümlere göre yapılan menfi tespit davasında çekteki 1.ciranta imzasının davacı eli ürünü olup olmadığı yönünden bilirkişi raporu alınması gerekirken, bu yöndeki ara karardan dönülerek rapor alınmadan karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Bununla birlikte davalı faktoring şirketi vekili tarafından fatura sureti sunulmuş ise de; faturada imza, kaşe olmadığı, soruşturma aşamasında dava dışı keşidecinin dava konusu çeki davacı yerine imzaladığını iddia ettiği görülmektedir. Çekte görünürde davacı ile faktoring müşterisi ... Kozmetik arasında ciro ilişkisi mevcuttur.
Bu durumda, soruşturma dosyasının da celp edilerek incelenmek sureti ile karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiş kararın kaldırılması gerekmiştir." şeklindeki gerekçe ile davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...-Davacının davasının davalı ... yönünden REDDİNE;-Davacının davasının davalılar ... A.Ş ve ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Yönünden KABULÜNE;Davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası kapsamında takibe dayanak ... Düzce Bulvar Şubesi'ne ait ... seri nolu 33.000,00TL'lik 30/06/2018 keşide tarihli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine," şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı... AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; Çekte yer alan imzanın vasıflı imza olup taklit edilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ilk derece yargılaması kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi hükme esas alınmaması gerektiğini, imzaların mukayesesi noktasında yeterli grafolojik ölçütler kullanılmadığını,Senette imzası bulunan herkesin, hamile karşı müteselsilen sorumlu olduğunu, davacıya atfen senet arkasında isim ve imza olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın davalı ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... AŞ vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İmza defi, mutlak defi niteliğinde olup herkese karşı ileri sürülebilir. Somut uyuşmazlıkta.
Dairemiz kararından sonra alınan bilirkişi raporunda davaya konu çekteki ciranta imzasının davacı eli ürünü olmadığının tespit edildiği, raporun yeterli ve hükme elverişli olduğu, senetten önceki tarihli evrakların da mukayese edildiği görülmekle mahkemece istinafa başvuran davalı faktoring şirketi yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/248, K. 2025/850, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama