KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Dosya no
- 2025/62 Esas
- Karar no
- 2025/303
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/11/2024 tarihli ara karar
- Numarası
- 2024/275 Esas
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren müvekkili şirketin 1983 yılından itibaren markalarının tescilli olduğu alanlarda ticari yaşımını sürdürdüğünü, müvekkili şirketin menkul alım satımlarında "..." markasını kullanarak dünyanın en önde gelen şirketlerinden biri haline geldiğini, davalı tarafın şekil markasını ticari unvanı ile birlikte müvekkilinin "..." ibareli markasına tecavüz teşkil edecek bir şekilde kullandığını, buna ilişkin yaptırılan delil tespiti sonucu bilirkişi raporu düzenlendiğini, bu nedenlerle davalıya ait internet adreslerine,
mobil aplikasyonlara tedbiren erişimin engellenmesini ve davalıya ait adreste bulunan "..." markasını içeren her türlü eşya , tabela ve materyale tedbiren el konulmasını talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARI
İlk derece mahkemesince 27/11/2024 tarihli ara karar ile; tüm dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları ve Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/317 D.İş sayılı dosyasında aldırılan rapor birlikte değerlendirildiğinde; özellikle davacı markalarının tescilli olduğu emtia/hizmet sınıfları ile davalının fiili kullanımı hizmet sınıfı yönünden uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, bu aşamada davacının ihtiyati tedbir talebininin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıa ve beyanlarını tekrar ederek; davalı tarafın kullanımları, ortalama tüketici bilincinin de üstünde algılama kapasitesine sahip kişileri ve devlet kurumlarını dahi aldatacak nitelikte olduğunu, bu aşamada her iki şirketin de benzer mal ve hizmetlerde faaliyet göstermesi ve somutlaşmış iltibas örnekleri karşısında, davalının farklı sınıfta kullanım gerçekleştirdiğine dair muhtemel savunmasının dinlenmesinin mümkün olmayacağını, davalı tarafın internet sitesi ve sosyal medya hesapları incelendiğinde, kripto para birimleri bakımından da bilgi verildiğini,
yatırıma teşvik amaçlı reklam ve tanıtım faaliyetleri yürütüldüğünün görülme olduğunu, davalı ile müvekkili arasında kurulacak idari ve ekonomik bağlantı sebebiyle bu türden reklam ve tanıtımların müvekkilini uhdesinde gerçekleştirildiği algısı uyanabileceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karara ilişkindir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarının hizmet sınıfı ve iltibas oluşturup oluşturmayacağı hususlarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, ilk derece mahkemesince bu aşamada ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/62, K. 2025/303, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama