KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Dosya no
- 2025/650 Esas
- Karar no
- 2025/838
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/02/2025
- Numarası
- 2025/29 Esas, 2025/123 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
593 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının tefecilik yapmak ve dolandırma amacı ile hareket ederek müvekkilleriyle bu ilişkiyi kurduğu ve müvekkillerine güven sağladığını, davalının teklifi üzerine müvekkillerinin kredi limitini yükseltme bahanesiyle müvekkillerinin sıkıştıkça taşınır taşınmaz mallarını tek tek satış gibi göstererek kendsine devretmelerini sağladığını, davalının kuyu tefecilik operasyonunda tutulandığını ve hakkında soruşturma olduğu ve tefecilik yaptığını öğrendiklerini,
cezaevinden çıktıktan sonra müvekkillerinin davalının tehditleri üzerine mallarını kurtarmak için davalıya 18.000.000-TL'lik teminat senedi verdiklerini ileri sürerek, davalarının kabulü ile müvekkillerinin 29/12/2024 düzenleme tarihli, 18.000.000-TL bedelli , ödeyecek tarafın ... San. ve Tic. A.Ş. olduğu alacaklı tarafın ise ... ve ... San. Tic. Ltd. Şti. olduğu senede binaen borçlu olmadıklarının tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar henüz davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince, davacının dava dilekçesine arabuluculuk süreci sonunda anlaşmaya varılamadığına dair son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini eklemek zorunda olduğunu, davanın 10/01/2025 tarihinde açıldığı, davacının dava açmadan 1 gün önce 09/01/2025 tarihinde arabulucuya başvuru yaptığı, son tutanağın tanzim tarihinin ise 07/02/2025 olduğu, davacının dava açmadan 1 gün evvel arabulucuya başvuru yaptığı ve son tutanak düzenlenmeden dava açtığının görüldüğü, somut olayda davacı yanca arabuluculuk süreci tamamlanmadan eldeki davanın açıldığı gerekçesiyle, HMK'nın 114/2, 115/2 ve 6325 sayılı kanunun 18/A-2 madde ve fıkraları uyarınca davanın usulden reddine karar verilmştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; huzurdaki davanın ikame edilmesinden önce arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve gerekli prosedürün usulüne uygun şekilde yürütüldüğünü, bu hususa ek olarak arabuluculuk faaliyetinin yerine getirilmesi için başvuru şartının yerine getirilmiş olmasının yeterli olduğunu, bu hususta dava şartı arabuluculuk faaliyetinin başvuru akabinde yerine getirildiğine ilişin Yargıtay kararları mevcut olduğunu, mahkemece eksik inceleme neticesinde müvekkilleri aleyhinde verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki, dava süresince usulüne uygun olarak yaptıkları arabuluculuk faaliyetinin sonuçlandığını ve son tutanakların da mahkemeye sunulduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava tarihi itibariyle menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, zorunlu arabuluculuk süreci tamamlanmadan davanın açıldığı,
Mahkemece, re'sen gözetilmesi gereken ve sonradan tamamlanabilir nitelikte olmayan dava şartına ilişkin 6102 sayılı yasanın 5/A maddesinin birinci fıkrası ve 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin ikinci fıkrası gözetilerek davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı (Emsal Yargıtay 11.HD'nin 2024/1595-9423 E-K.sayılı kararı) anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/650, K. 2025/838, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama