KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Dosya no
- 2025/8 Esas
- Karar no
- 2025/300
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/11/2024 tarihli ara karar
- Numarası
- 2021/371 Esas
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
Karar Metni
868 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ
Davacı vekili 18/09/2024 tarihli dilekçesinde özetle; öncelikle davalı şirketin marka ihlali ve haksız rekabet oluşturan fiillerinin durdurulması için ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, bu kapsamda davalının ... ibaresini kullanmasını, bu ibare altında satış, pazarlama, üretim, dağıtım yapılmasının dava kesinleşinceye kadar engellenmesini, İnstagram'da ve Twitter'da yer alan @..., @..., @..., @... sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesini, bu amaçla Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne yazı yazılmasını, instagram.com/..., instagram.com/..., instagram.com/..., twitter.com/... sitelerine erişimin engellenmesini, ..., ..., ..., ...,
... e-ticaret platformlarında yer alan ... satış mağazasına erişimin engellenmesini ve bu amaçla Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne yazı yazılmasını, tedbir kararının ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... e-ticaret plotformlaranın adreslerine tedbir kararının tebliğ edilmesini, davalıya ait ... ibaresini içeren her türlü kullanımın durdurulmasını, ürün, tabela, araç üzeri reklam, reklam, etiket, ambalaj, broşür, fatura, katalog, poster, kartvizit vb. evrak ile bütün iş materyallerine, belgelerine ve bu ürünlerin üretimine yarayan makine, araç, kalıplara,
davalının adresinde ve görüldüğü yerde el konulmasına ve yeddiemine tevdiine karar verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR KABUL KARARI
İlk derece mahkemesince 03/10/2024 tarihli ara karar ile; davacı ve davalı tarafın beyan ve dilekçeleri, marka tescil kayıtları, taraf delilleri, mübrez bilirkişi raporları ve içerisindeki tespitler ile birlikte tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda, davacının ticaret ünvanı olan ... Otom. Tic. Ltd.
Şti.” olmasına karşın “...” ibaresini ticari faaliyetleri kapsamında kullandığının tespit edildiği, bu kullanımların davacı markaları ile benzer emtia sınıfları kapsamında kalması sebebiyle ve kullanımların benzer olması sebebiyle, bu durumun nihai tüketiciler/hizmet alıcıları nezdinde gerek malların/hizmetlerin gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından aynı yerden piyasaya sürüldükleri yönünde çağrışım yapabileceği, bu kapsamda davacının tanınmış ''...'' markasının ayırt edici karakterinin zedelendiği,
davacı tanınmışlığından haksız yarar elde edebileceği ve davacı markasının itibarına zarar verilebileceği iddiaları ile ihtiyati tedbir talebi yönünden yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu kanaatine varılmakla. SMK'nın 159 ve HMK'nın 389-390. maddeleri ile HMK'nın 392. maddesi uyarınca 250.000-TL nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ
Davalı vekili ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinde özetle; davanın en başından itibaren savundukları üzere, müvekkilinin kullanımının ticari mahiyette olmadığını, müvekkillin ticari unvanının ... ibaresi ile başladığını ve unvanın marka olarak kullanımının olmadığını, ... markası ile satışa sunduğu ürün olmadığını, mevcut durum itibari ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, ticaret odası kayıtlarında müvekkilinin iş konusu olan kozmetik ile bir ilgisinin olmadığının açıkça belirtildiğini, verilen ihtiyati tedbir kararında ölçülülük ilkesi aşıldığını, belirsizliğin söz konusu olduğunu, bu durum müvekkili aleyhine telafisi imkansız zararlara yol açabileceğini ileri sürerek, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI
İlk derece mahkemesince 20/11/2024 tarihli ara karar ile; dava dosyası kapsamı ve alınan bilirkişi raporu ile birlikte dosya kapsamındaki deliller itibari ile yapılan değerlendirme neticesinde, ihtiyati tedbir talebi yönünden SMK ve HMK'nın anılı yasal şartlarının oluştuğu, ihtiyati tedbir kararının verildiği tarihteki şartların oluşmadığını gösterir aksi yönde delilin bulunmadığı, böylece ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin itirazın yerinde görülmediği gerekçesiyle, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına dair itirazının reddine karar verilmiştir..
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilin marka ihlali oluşturacak ticari faaliyetinin söz konusu olmadığını, tedbir kararına istinaden İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
E sayılı dosyası ile 11/10/2024 tarihinde müvekkil iş yerine gelindiğinde, haciz tutanağında ''mahalde bayer kozmetik ibareli herhangi bir ürün veya kullanıma rastlanılmadığı görüldü'' şeklinde tutanak tutulduğunu, görüldüğü üzere müvekkilin ... ibaresi ile ürün tanıtımı, ürün satışı, tanıtım faaliyetleri reklam yapma gibi bir durumu bulunmadığını, müvekkili şirketin yatırımlarının bir çoğunu internet satış ortamlarına yaptığını, ancak verilen tedbir kararı ile müvekkilinin satış platformlarında hesaplarının kapatıldığını ve ticari faaliyetlerinin neredeyse duracak noktaya geldiğini, bu durumun tedbirin ruhuna aykırı olduğunu,
tedbir amacını aştığını, satış platformlarının tedbir yazılarını internet politikası gereği daha geniş yorumladığını ve müvekkilinin neredeyse satış yapmasına engel teşkil ettiğini, bu durumun anayasanın çalışma hürriyeti maddesine de aykırılık teşkil ettiğini, tedbirin ölçülülük ilkesine aykırı hale geldiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, markaya tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi talebine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık davalının ihtiyati tedbire itirazının reddine dair 20/11/2024 tarihli ara karara ilişkindir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda ihtiyati tedbire ilişkin yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir kararı verilmesinde ve davalının tedbire itirazının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/8, K. 2025/300, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama