KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2020
- Dosya no
- 2020/158 Esas
- Karar no
- 2020/932
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas no
- 2019/462 Esas
- Ara karar tarihi
- 29/11/2019
- Davanın konusu
- Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)
Karar Metni
738 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin müdahil ... istinaf talebinin reddine dair 16/12/2019 tarihli kararına karşı müdahil tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, dosya dairemize gönderilmiştir.
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2019 tarihli tensip zaptı ile davacılar hakkında geçici mühlet kararı verilerek ayrıca borçluların borçlu oldukları banka hesaplarına, geçici mühletin karar tarihi ve sonrasında gelecek olan alacakları konusunda alacaklı bankaların kendi alacakları yönünden mahsup işlemleri yapmalarının önlenmesine, hesabın komiser denetiminde kullanılmasına karar verildiği, 01/10/2019 tarihinden geçerli olmak üzere davacı hakkında 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği, konkordato komiserliğinin müdahil bankaya ilettiği 23/10/2019 tarihli yazı ile,
davacı tarafından bankaya tahsil veya teminat amaçlı verilmiş çeklerin tahsil edilen bedellerinin, tedbir kararı gereği takas mahsup yasağı olması nedeniyle davacı hesabına ödenmesinin istendiği, müdahil bankanın çeklerin temlik cirosu ile kendilerine devredildiği ve mülkiyetlerinde olduğu, aksinin kabulü halinde dahi çek bedelleri üzerinde rehin hakkı bulunduğu, bu nedenle komiserlik yazısının mahkemenin tedbir kararı kapsamına girmediği hususunda mahkemeye talepte bulunması üzerine mahkemece 05/11/2019 tarihli ara karar ile komiser taleplerinin tedbir kapsamında olduğu belirtilerek talebin kesin olarak reddine karar verildiği,
05/11/2019 tarihli kararın daha önceki tedbir kapsamını aşan ve yeni bir tedbir kararı olduğu gerekçesiyle müdahil bankanın anılan karara karşı itiraz etmesi üzerine, mahkemenin 29/11/2019 tarihli kararı ile 05/11/2019 tarihli ara karara yönelik itirazın kesin olarak reddine karar verildiği, müdahil bankanın 29/11/2019 tarihli karara karşı istinaf yoluna başvurması üzerine, mahkemece 16/12/2019 tarihli karar ile istinaf talebinin reddine karar verildiği, müdahil bankanın son karara karşı da istinaf yoluna başvurduğu görülmektedir.Müdahil banka vekili istinaf talebinde;
çeklerde açıkça tahsil cirosu ile devredildiğine dair kayıt bulunmadığından çeklerin tahsil cirosu ile bankaya verilmediğini, davacı tarafından verilen çeklerin temlik cirosu ile bankaya devredildiğini ve çeklerin bankanın mülkiyetinde olduğunu, müvekkilli bankanın mülkiyetinde olan çek bedellerini tahsil ettiğini, herhangi bir takas ya da mahsup işlemi yapmadığını, çeklerin borçlu davacının çektiği kredinin teminatı olarak müvekkili bankaya verildiği kabul edilse dahi, mahkemece rehni sona erdiren şekilde tahsil edilen çek bedellerinin iadesine ilişkin karar verilemeyeceğini,
komiserlik yazısına karşı başvuruları üzerine mahkemenin 05/11/2019 tarihli kararının ilk tedbiri aşan ve onun dışında yeni bir tedbir kararı olduğunu ve bu karara karşı HMK'nın 394/1 maddesi uyarınca itiraz hakları bulunduğunu belirterek mahkemenin istinaf talebinin reddine dair kararının ve sonrasında 05/11/2019 ve 29/11/2019 tarihli kararlarının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.28.02.2018 tarihinde kabul edilip, 15 Mart 2018 tarihli Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren, İcra Ve İflas Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 13 vd maddelerinde,
2004 sayılı İİK'nın "Konkordato İle Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması" üst başlığını taşıyan on ikinci babında değişiklikler yapılmış, iflasın ertelenmesi kaldırarak konkordato yeni bir içeriğe kavuşturulmuştur.
Geçici mühlet başlığını taşıyan 287/1. fıkrada, mahkemenin konkordato talebi üzerine 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhal geçici mühlet kararı vereceği ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hallerde dahil olmak üzere borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı düzenlenmiştir. İİK 287/son fıkrada.
"Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz" ifadelerine yer verilmiştir.
Her ne kadar 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 394/5. fıkrasında, itiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabileceği düzenlenmişse de, 2004 sayılı İİK'daki ihtiyati tedbire karşı kanun yoluna başvurulamayacağına dair düzenleme özel yasaya ilişkin olduğu gibi, yasanın kabulü de sonraki tarihlidir.
Bu durumda, davacı borçlu için mahkemece oluşturulan geçici hukuki koruma niteliğindeki ihtiyati tedbir kararına karşı yasa yoluna başvurulamayacağının kabulü gerekecektir. Bu sebeple müdahil vekilinin istinaf başvurusunun İİK 287/son maddesi gereğince usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere. 1-Müdahil .... A.Ş vekilinin istinaf başvurusun USULDEN REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 83,50 TL başvuru harcının, peşin olarak yatırılan 44,40 TL harçtan mahsubuna, bakiye 39,10 TL harç ile,
02/06/2020
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/158, K. 2020/932, 2 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama