KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2024
- Dosya no
- 2020/1875 Esas
- Karar no
- 2024/142
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas no
- 2016/780
- Karar no
- 2018/111
- Karar tarihi
- 15/02/2018
- Dava
- Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
Karar Metni
1.678 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin 2016 yılı olağan genel kurul toplantısının 05/06/2016 tarihinde yapıldığını, usulüne uygun yapılmayan gündem değişikliği ile gündemin 11. sırasında iken 13. sırada gündeme gelen madde ile,
2012 - 2013 yılları arasında görev yapan yönetim kurulu üyelerine sorumluluk ve ceza davası açılmasına karar verildiğini, taraflarınca maddeye muhalefet şerhi koyulduğunu, olağan genel kurula katılan üye sayısının 122 ortak asaleten 131 ortak vekaleten olmak üzere 253 olduğunu, yasa ve ana sözleşmeye göre genel kurul kararlarının, toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğu ile alındığını, 13. maddenin ise 86 oyla geçtiğini, kararın, karar yeter sayısı olan 127 oy çoğunluğu ile alınmadığını, ayrıca ayrımcılığa gidilerek o dönemde yönetim kurulu üyeliği yapan ... ile ilgili olarak işlem yapılmadığını,
gündem değişikliğine ilişkin alınan kararlara uyulmadığını belirterek davalı kooperatifin 05/06/2016 tarihli Genel Kurulunda alınan ve ve dava dilekçesinde açıklanan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; gündemin 11. maddesinde yer almakta iken madde değişikliği ve kendisinden sonra gelen 12 ve 14. maddeler, 9. ve 10. madde olarak öne alındığı için genel kurul toplantısında görüşülen gündemin 13. maddesinde,
kooperatifin 28/05/2012 - 06/10/2013 tarihleri arasında görev yapan yönetim kurulu üyeleri hakkında kooperatife vermiş oldukları zararların tazmini için sorumluluk ve ceza davası açılması ve halen süren İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/179971 sayılı suç duyurusuna müdahil olunması konularında karar alınması ile ilgili yönetim kuruluna 89 kabul 60 red oyu olmak üzere oy çokluğu ile yetki verildiğini, alınan kararın yasaya ve usule uygun olduğunu, tüm yönetim kurulu üyeleri hakkında dava açılmayarak ... isimli kişinin ayrılarak ayrımcılık yapıldığı iddiasının yersiz olduğunu,
davacı tarafın madde sıra değişikliği ile ilgili usule uyulmadığı, divan heyetinin, genel kurulunun kararına aykırı hareket ettiği iddiasının da kabul edilemez bir iddia olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; genel kurul toplantısına 253 ortağın katıldığı, eski yönetim kurulunun sorumluluğuna ilişkin kararın, 1/2+1 nisap gereğince 127 oyla alınması gerektiği, oysa kararın, sadece 89 oyla alınması sebebiyle bunun haklı bir iptal sebebi olduğu, bunun dışında tutanakta yer alan 12. madde ile 14. madde de nisap açısından bir sorun bulunmadığı, gündem değişikliğine ilişkin bu hususun esasa ilişkin bir değişiklikte yaratmadığı, gündem değişikliği ile alınan kararın, inşaat ile ilgili inceleme ve yönetime verilen yetkilere ilişkin olduğu gerekçelerine istinaden davanın kabulüne, davalı kooperatifin 05/06/2016 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 13. madde olarak tutanakta yer alan kararın iptaline dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; genel kurul toplantısında görüşülen gündemin 13. maddesinde, kooperatifin 28/05/2012 - 06/10/2013 tarihleri arasında görev yapan yönetim kurulu üyeleri hakkında kooperatife vermiş oldukları zararların tazmini için sorumluluk ve ceza davası açılması ve halen süren İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/179971 sayılı suç duyurusuna müdahil olunması konularında karar alınması ile ilgili yönetim kuruluna 89 kabul 60 red oyu olmak üzere oy çokluğu ile yetki verildiğini, alınan kararın yasaya ve usule uygun olduğunu,
tüm yönetim kurulu üyeleri hakkında dava açılmayarak ... isimli kişinin ayrılarak ayrımcılık yapıldığı iddiasının yersiz olduğunu, davacı tarafın madde sıra değişikliği ile ilgili usule uyulmadığı, divan heyetinin, genel kurulunun kararına aykırı hareket ettiği iddiasının da kabul edilemez bir iddia olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Eksik olduğundan bahisle 150,00 TL istinaf avansının yatırılması için davalı tarafa tebligat çıkartılmasının akabinde Mahkemece 17/07/2020 tarihli ek karar ile, eksik istinaf avansının kesin süre içerisinde yatırılmadığından bahisle davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili ek karara yönelik süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; taraflarınca 150,00 TL gider avansının yatırılmasına yönelik yazının çok küçük yazı puntosu ile yazılması sebebiyle okunmasının oldukça güç olduğunu, gönderilen ara kararın, üst yazı tebligat zarfının "adres" bölümünün içerisinde yer aldığını, bunun dışında ek veya herhangi bir karar metninin bulunmadığını, ayrıca eksik bedelin yatırılması istenmesine karşın ihtarat metninin üst kısmında yer alan "istinafa gidiş dönüş ve tebligat gider avansının eksik yatırılmadığı anlaşılmıştır." şeklindeki ifadenin çelişki oluşturduğunu,
bu nedenlerle ihtarat ile verilen kesin sürenin açıkça yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.Öncelikle ek karara yönelik istinaf başvurusunun incelenmesi gerekmiştir."...Muhtırada hâkim veya mahkeme başkanının sicili ve imzası bulunmalıdır. muhtıra hâkim veya mahkeme başkanı tarafından imzalanmadan verilmişse, dolayısıyla da hâkim tarafından usulünce düzenlenmiş muhtıra yoksa geçerli bir bildirimin yapıldığından söz etmeye de olanak yoktur.
Mahkeme yazı işleri müdürünün veya kalem personelinin temyiz harcı veya giderinin tamamlanması için temyiz edene süre vermesi veya tebligat zarfı üzerine ihtar/uyarı şeklinde yazılan ve Hâkim imzası taşımayan muhtıra usule aykırıdır, mahkeme yazı işleri müdürünün veya kalem personelinin vermiş olduğu süre ya da tebligat zarfı üzerine ihtar/uyarı şeklinde yazılan ve hâkim imzası taşımayan muhtıra üzerine temyiz harcını veya giderini ödememiş olan taraf, temyiz talebinden vazgeçmiş sayılamaz..." (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/11987 Esas 2023/13866 Karar sayılı ilamı).
Somut olayda, davacı tarafa, eksik 150,00 TL gider avansını yatırması için hâkim imzası taşıyan ayrı bir muhtıra düzenlenmeden, buna ilişkin çıkarılan tebligat zarfının üzerine eksik gider avansının yatırılmasına ilişkin ihtarat içeren yazının yazıldığı anlaşılmakla usulüne uygun düzenlenen bir muhtıra bulunmadığından istinaf talebinin reddine dair Mahkemenin ara kararı yerinde değildir.
Bu nedenle Mahkemece tesis edilen kararın esasına yönelik sunulan istinaf başvurusunun değerlendirilmesi gerekmiştir. Uyuşmazlık, davalı kooperatifin 05/06/2016 tarihli olağan genel kurul toplantısının 13 no'lu gündem maddesinde belirtilen kararın alınması bakımından gerekli nisapların sağlanıp sağlanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, uyuşmazlık ile ilgili bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.Davalı kooperatifin 05/06/2016 tarihli genel kurulunun dava konusu edilen 13 no'lu gündem maddesi, kooperatifin 28/05/2012 - 06/10/2013 tarihleri arasında görev yapan yönetim kurulu üyeleri hakkında kooperatife vermiş oldukları zararların tazmini için sorumluluk ve ceza davası açılması ve halen süren İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/179971 sayılı suç duyurusuna müdahil olunması konularında karar alınmasına ilişkindir.
Yapılan oylama neticesinde, yönetim kuruluna 89 kabul 60 red oyu olmak üzere oy çokluğu ile yetki verilmesi kabul edilmiştir.1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 45/3 maddesi uyarınca, yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantılarında ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır. Kanunun 51/1. maddesine göre ise, kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur.
Aynı yönde hükümlere davalı kooperatif ana sözleşmesinin 33. maddesinde de yer verilmiştir. Emredici nitelikte olan bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, yok hükmünde olup baştan beri hüküm ifade etmezler.
Bunların yok hükmünde olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2016/6131 Esas 2018/5820 Karar sayılı ilamı).
Somut olayda, davalı kooperatifin ortaklar listesinde kayıtlı 485 ortağından, 122 ortağın asaleten, 131 ortağın ise vekaleten olmak üzere toplam 253 ortağın genel kurul toplantısına katıldığı anlaşılmakla toplantı nisabının sağlandığı sabittir. Davalı kooperatif genel kurulunun dava edilen 13 no'lu gündem maddesine konu karar, içeriği dikkate alındığında, nitelikli nisapla alınması gereken bir karar değildir.
Buna göre, genel kurul toplantısına 253 ortak katıldığından söz konusu kararın alınması için en az 128 ortağın olumlu oyunun bulunması gerekirken 89 kabul oyu ile alının karar, karar nisabına ilişkin Kanun ve ana sözleşmede belirtilen emredici hükümlere aykırı olarak alınmıştır.
Bu durumda alınan karar yok hükmünde olduğundan, buna yönelik açılan davada, genel kurulda karara karşı muhalefette bulunma şartı aranmayacağı gibi davanın, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılması da zorunlu değildir.
Öte yandan, dava konusu genel kurul kararının yok hükmünde olması sebebiyle, kararın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken Mahkemece, öngörülen nisapla alınmadığı belirlenmiş olmasına rağmen dava konusu genel kurul kararının iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir (aynı yönde Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2016/726 Esas 2017/1453 Karar sayılı ilamı).
Açıklanan sebeplerle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından, HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davalı kooperatifin 05/06/2016 tarihli genel kurulunun 13 no'lu gündem maddesinde alınan kararın yok hükmünde olduğunun tespitine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/1875, K. 2024/142, 1 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama