KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
- Dosya no
- 2020/2113 Esas
- Karar no
- 2024/178
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/12/2019
- Numarası
- 2017/619 Esas, 2019/1005 Karar
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ
Karar Metni
985 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili mali müşavirlik şirketi ile davalı arasında mali müşavirlik hizmeti verilmesine ilişkin 28/12/2009 tarihli sözleşme imzalandığını, süresinde feshi bildirilmediğinden sözleşme ilişkisinin gelecek yıllarda da devam ettiğini ve 28/12/2016 - 28/12/2017 döneminde de geçerliğini koruduğunu, son dönem aylık hizmet bedelinin KDV dahil 1.298,00 TL olarak kararlaştırıldığını, ancak davalının haklı bir neden olmadan 31/05/2017 tarihi itibarıyla sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin 4.10 maddesi uyarınca sözleşmenin iş sahibi tarafından feshi halinde sözleşmede belirtilen sürenin ücretinin ödenmesi gerektiğini,
bu nedenle kalan sözleşme süresi olan 7 aylık hizmet bedelinin tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'si oranında icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevabında; sözleşmeye göre ücretin altı aylık dönem sonunda TÜFE endeksine göre revize edileceğini, TÜFE endeksi kayıtlarının incelenmesi halinde davacının talep ettiği kadar aylık hizmet ücreti bulunmadığının görüleceğini, davacının kusurlu ve ihmali davranışları nedeniyle sözleşmeyi feshettiklerini, davacının hatalı işlemlerinden dolayı teşviklerden eksik yararlandıklarını, fazla stopaj ve SGK primi ödemek zorunda kaldıklarını, ücret bordrolarının yanlış hesaplandığını, hatalı işler dolayısıyla müvekkilinin usulsüzlük cezaları ile karşıya kaldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalının fesihten önceki faturaları ihtirazi kayıt koymadan ödemesi nedeniyle, aylık ücretin fazla belirlendiği yönündeki savunmanın yerinde olmadığı, davacının kusur ve ihmali ile davalıyı zarara uğrattığının ispatlanamadığı, ayrıca davalının fesih beyanında feshe dair haklı bir gerekçe göstermediği, sözleşmenin 4.10 maddesinde öngörülen meslek mensubunun kusur ve ihmalinin adli mercilerce tespit edilmesi halinin de sözkonusu olmadığı,
buna göre davalının sözleşmeyi haklı nedene dayanmaksızın feshetmesi nedeniyle 4.10 maddesi uyarınca kalan sözleşme süresi ücretinin tamamını ödemesi gerektiği, fatura düzenlenmediğinden KDV talep edilemeyeceği, aylık ücretin KDV hariç 1.100,00 TL, yedi aylık ücretin 7.700,00 TL olduğu, davalının bu miktar alacağa yönelik takibe itirazının haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.700,00 TL asıl alacak yönünden davalının takibe itirazının kısmen iptaline, fazlaya dair istemin reddine hükmedilen alacağın % 20'si tutarında icra tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; aylık ücretin sözleşmede kararlaştırılan artış oranının üstünde belirlendiği , davalının hatalı işlemleri nedeniyle usulsüzlük ve idari para cezaları ile karşılaşmalarının muhtemel olduğunu, bazı teşviklerden yararlanamadıklarını, sözleşmeyi davacının işi hatalı yapması nedeniyle feshettiklerini, davacının muaccel alacağı bulunmaması nedeniyle icra tazminatına hükmedilmesi şartlarının da bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, İİK'nun 67 maddesi gereğince davacının sözleşmeden kaynaklı alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlattığı takibe karşı davalı itirazının iptali istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacının, davalı aleyhine 2017 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları hizmet bedeli olarak aylık 1.300,00 TL olmak üzere toplam 9.100,00 TL alacağın tahsili için takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, takibin durduğu, itirazın iptali davasının yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Sözleşme ilişkisi yanlar arasında çekişmesizdir.
Uyuşmazlık, sözleşmenin haklı nedenlerle feshedilip feshedilmediği, davacının sözleşme gereğince takip tarihi itibari ile alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı noktasında toplanmıştır. Mahkemece tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, uyuşmazlık konusunda bilirkişi raporu alınmıştır.
30/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalının sözleşmeyi feshi beyanında, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiklerine dair bir ifade yer almayıp, tam aksine, yapılan hizmetler için davacıya teşekkür edilerek sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiği savunmasına dair bilgi ve belgelerin ibraz edilmediğini, sözleşmenin feshinden sonraki süreye ilişkin fatura düzenlemediğinden, bu dönem için KDV talep edemeyeceğini ve sadece aylık 1.100,00 TL ücretine talep edilebileceğini, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmediğinin kabulü halinde 7 aylık ücretin 7.700,00 TL olduğunu belirtmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 4.10 maddesinin ilk cümlesi. "Taraflar haklı nedenlerle veya karşılıklı rızaları ile aralarındaki sözleşmeyi her zaman fesih edebilirler" hükmünü içermektedir. Maddenin devamında ise. "Sözleşmenin müşteri tarafından feshi halinde sözleşmede belirtilen sürelerin bedelin tamamı meslek mensubuna işsahibince ödenir.
Şu kadar ki; meslek mensubunun bu duruma kendi kusur ve ihmali ile yol açmış olmasının yetkili adli mercilerce tespit edilmiş olması kaydıyla ücret geri ödenir." hükmü yer almaktadır. Somut olayda, davalı sözleşmeyi herhangi bir neden göstermeden feshetmiştir. Fesih beyanında davacının işi ayıplı ve kusurlu yerine getirdiği yönünden bir beyan bulunmayıp, tam aksine yapılan önceki hizmetler için davacıya teşekkür edilerek sözleşme feshedilmiştir.
Ayrıca davacının işi kusurlu ve hatalı ifa ettiğine dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı gibi, sözleşmenin sona ermesine davacı meslek mensubunun kendi kusur ve ihmali ile yol açtığına dair adli mercilerce yapılmış bir tespitte bulunmamaktadır.
O halde davacının davalıdan kaynaklı kusur ve ihmalin varlığına ilişkin haklı bir sebep gösteremediği ve sözleşmeyi süresinden önce feshettiği anlaşıldığından, sözleşmenin 4.10 maddesi gereğince sözleşme süresine dair ücreti ödemekle yükümlüdür.
Diğer taraftan davalı, aylık ücretin sözleşmede kararlaştırılan artış oranı üzerinde artış yapılarak belirlendiğini ileri sürmüşse de, davalının sözleşmenin feshinden önceki aylık hizmet bedelini dair faturalara bu hususta ihtirazi kayıtta bulunmadan ödeme yaptığı gözetildiğinde, davalının bu yöndeki savunması da yerinde görülmemiştir.
Ayrıca aylık hizmet bedelinin likit olduğu gözetildiğinde mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM. Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-İstanbul8.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/619 Esas, 2019/1005 Karar ve 17/12/2019 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 132,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 295,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/2113, K. 2024/178, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama