KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2024
- Dosya no
- 2020/2123 Esas
- Karar no
- 2024/217
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2019/386
- Karar no
- 2020/508
- Karar tarihi
- 29/09/2020
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
973 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin üç ayrı oteli için taraflar arasında 11/07/2017 tarihinde ...
Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin sözleşmeye uygun yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalının sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğini ve hizmet bedellerini ödemediğini, bu nedenle davalıya 27/06/2018 tarihinde ihtarname gönderilerek sözleşmenin feshedildiğini, davalının, ihtarname sonrasında fatura bedellerini ödediğini ancak ödenmeyen cezai şartın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde.
Kaş/Antalya Mahkemelerinin yetkili olduğunu, sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispat yükü altında olan davacının, dava dosyasına bu konuda herhangi bir bilgi veya belge ibraz edemediğini, GDS'lerde listelenme ücreti olan 150 Euro'nun hangi tarihte ödeneceğine ilişkin sözleşmede bir düzenleme bulunmadığından müvekkilinin, sözleşme bitim tarihine kadar ödeme imkanına sahip olduğunu, bu nedenle süre dolmadan muaccel hale gelmemiş bedelin ödenmediği gerekçesi ile sözleşmenin feshinin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki bu bedelin de, süresi içerisinde ödendiğini,
ayrıca müvekkili şirketin sözleşmeye aykırı hareket ettiğine ilişkin iddiaların davacı tarafından ispat edilemediğini, bu şartlar altında cezai şart talep edilmesinin kamu düzenine, iyi niyet ve ahlak kurallarına, ticari teamüllere ve Ticaret Kanununun amacına aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; taraflar arasındaki sözleşmenin 11/07/2017 tarihinde imzalandığı ve bir yıl süreli olduğu, davacı tarafça yıllık hizmet bedeli ödenmediğinden bahisle sözleşmeye aykırılık sebebiyle 27/06/2018 tarihinde gönderilen ihtarnameyle sözleşme feshedilerek davaya konu cezai şart istenilmiş ise de, yıllık hizmet bedelinin ne zaman ödeneceğine ilişkin sözleşmede açık bir düzenlemenin bulunmadığı, yıllık hizmet bedelinin, sözleşme süresi içerisinde 09/07/2018 tarihinde ödendiği, bu nedenle davacı tarafça haksız olarak sözleşme feshedildiğinden cezai şart istenemeyeceği gerekçeleri ile davanın reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmede belirlenen ödeme gününde, ödeme yapılmadığının sabit olduğunu, sözleşmenin "Hizmet Bedeli" başlıklı bölümünün "e" bendinde, tüm hizmetler yönünden faturalandırma ve ödeme şeklinin düzenlendiğini, sözleşmede belirtilen ve davacı tarafından yapılan her edimin hizmet olduğunu ve bir bütün olduğunu, her bir edim için ayrı bir ödeme günü belirlenmesinin sözleşme mantığına uygun olmadığını, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede, yıllık hizmet bedelinin bir yıl içinde ödeneceğini belirleyen bir maddenin de bulunmadığını,
taraflar arasında sözleşme bulunmaması halinde dahi TTK'nun 1530/4. maddesinde, fatura alacaklarının, sözleşmede veya faturada hüküm bulunmaması halinde 30 gün sonra muaccel olacağının düzenlendiğini, hangi yönden bakılırsa bakılsın işbu bedelin ödemesinin muaccel olduğunun açık olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, cezai şart alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacının, davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 9.000,00 Euro cezai şart alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, uyuşmazlık ile ilgili bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Somut olayda, taraflar arasında 11/07/2017 tarihli ... Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesinin akdedildiği ihtilafsızdır. Davacı tarafından düzenlenen GDS listelenme bedeline ilişkin 09/10/2017 tarihli 150,00 Euro faturanın ödenmediğinden bahisle davacı taraf 27/06/2018 tarihli ihtarname ile sözleşme şartlarının ihlal edilmesi sebebiyle sözleşmeyi feshetmiştir.
Fesih ihtarı davalıya 02/07/2018 tarihinde tebliğ edilmiş olup davacının da beyan ettiği üzere 09/07/2018 tarihinde davalı tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı, ödemenin süresinde yapılmadığından bahisle sözleşmeyi feshetmesi sebebiyle cezai şart alacağı talebine ilişkin takip başlatarak akabinde itiraz üzerine işbu davayı açmıştır. Sözleşmenin "Hizmet Bedeli" başlıklı 2.d maddesinde, otelin (davalı), GDS'lerde listelenme için senelik 150,00 Euro bedel ödeyeceği.
2.e maddesinde ise, hizmetlerin, aylık olarak hizmetin ait olduğu ayın son günü faturalandırılacağı, otelin, hizmetlerin ait olduğu ayı takip eden ayın 15. günü ilgili faturayı ödemekle yükümlü olduğu, aksi halde ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmüş kabul edileceği düzenlenmiştir. Davacı, sözleşmenin 2.e maddesi uyarınca, alacağın muaccel olduğunu ileri sürmüş ise de, bahse konu fatura, GDS listelenme bedeline ilişkin olup bedeli, senelik olarak belirlenmiştir.
Dolayısıyla ortada her ay yapılan bir hizmet bulunmadığından bu madde kapsamında değerlendirilme yapılamaz. Davacının dayanağı olan madde, aylık olarak verilen hizmetlere ilişkindir. Sözleşmede, senelik olarak belirlenen GDS listelenme bedelinin ne zaman ödeneceğine yönelik açık bir düzenleme bulunmadığından davalının, sözleşmenin sona ereceği 11/07/2018 tarihine kadar ödeme yapma imkanı olduğunu kabul etmek gerekir.
Zaten davalı da, sözleşme süresi bitmeden 09/07/2018 tarihinde bu bedeli ödemiştir. Kaldı ki tüm hizmetler yönünden faturalandırma ve ödeme şeklinin, sözleşmenin 2.e maddesi ile belirlendiğini iddia eden davacı tarafın, bu iddiasının aksine aradan yaklaşık 8 ay geçtikten sonra fatura bedelinin ödenmediğinden bahisle sözleşmenin feshi yoluna gitmesi de hakkaniyete aykırıdır.
Bu nedenle, süresinde ödeme yapılmadığı iddiaları yerinde olmayan davacının, buna dayalı sözleşmeyi feshederek cezai şart talep etmesi haksız olduğundan Mahkemece tesis edilen karar isabetli olmuştur. Açıklanan sebeplerle; ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/386 Esas, 2020/508 Karar sayılı ve 29/09/2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/2123, K. 2024/217, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama