İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/2130 K.2024/217

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün temlik alan davalı ... A.Ş. vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2020/2130Karar2024/217Tarih15 Şubat 2024Okuma10 dk · 1.950 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
15 Şubat 2024
Dosya no
2020/2130
Karar no
2024/217
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
20/02/2020
Numarası
2015/556 Esas - 2020/176 Karar
Dava
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
15/02/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.950 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün temlik alan davalı ... A.Ş. vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından çek ile ilgili olarak icra takibinde bulunulması veya bu kişi tarafından çek bedelinin tahsili durumunda müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zararının oluşacağından ... Bankası İkitelli Organize Sanayi şubesinin 09/04/2015 vadeli ... seri numaralı keşidecisi ... Tic. A.Ş. olan 15.861,56-TL olan çek ve ... Beylikdüzü şubesinin 02/04/2015 vadeli ... seri no'lu keşidecisi ... Tic. Ltd. Şti.

Olan 79.136,00-TL bedelli çeklerde asıl hamil ve alacaklı olduklarının tespitini, yıllardır piyasada ticaret yapan müvekkili şirket yetkilisinin 22/01/2015 tarihinde aracında meydana gelen hırsızlık neticesinde çeklerin elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduranların haklı hamil olmamaları nedeniyle çeklerin kendilerine iadesini, ...

A.Ş.'ye icra baskısı altında ödenen paranın kendilerine iadesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu çekin TTK'da belirtilen tüm özellikleri taşıdığını ve kambiyo senedi vasfını kaybetmediğini, çekin çalınmış veya kaybolmuş olmasının çekin kambiyo vasfını yitirdiği anlamına gelmemesi nedeniyle çeklerin takibe koyulup icra baskısıyla tahsilat yapılmasının usul ve yasaya aykırı olmadığını, çekin ibraz kaşesi üzerinde Kayseri 4. ATM.

Tarafından verilen ödeme yasağı kararının bu davada taraf olmayan alacaklı bankaya bağlanmayacağından çeke dayalı olarak takip yapılmasına engel bir durum olmadığını, geçerli bir borç münasebetinin olmadığı hususunda ispat yükümlülüğünün borçluya ait olduğunu, toplam değeri 500.000,00-TL'yi geçen çeklerin aracın torpido gözünde saklanmasının hayatın olağa akışına aykırı olduğunu, Gebze İcra Hukuk Mahkemesinden yapılacak imza incelemesinin bekletici mesele yapılmasını, yargılama giderleriyle ücret-i vekaletin davacıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Dava çekten kaynaklı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Gebze İcra Hukuk Mahkemesi'nin ilgili sayılı ilamlarıyla dava konusu edilen çekler üzerinde davacıya ait gözüken bölümde yer alan imzanın şirket yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiştir.

Konu dahilinde imza incelemesi için ilgili mahkeme nezdinde yapılan tespit kapsamında ayrıca bir itiraz olmadığı da dikkate alınarak grafolojk yönde başkaca bir inceleme yapılmamıştır. Mahkememizce yapılan mali incelemeyle de davacı tarafın çek keşidecisi firmalarla ticari münasebeti olduğu, her iki çekte sonraki cirantalarla ticari münasebeti olmadığı rapor edilmiştir.

İmzada sahtelik mutlak def'i niteliğindedir ve hak sahibi olduğunu öne süren herkese karşı ileri sürülebilir. Bu minvalde menfi tespit talebi yerinde görülmüştür. Öte yandan çekin istirdatı talebinde bulunulmuş ise de TTK 792. Uyarınca kötü niyet ve ağır kusur unsurları yönünden yasanın aradığı şartların somut olayda oluşmadığı takdir edilmekle istirdat talebi reddedilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı temlik alan davalı ...

A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Temlik alan davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Mahkemece gerekçeli kararında "Dava çekten kaynaklı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olduğunu, Gebze İcra Hukuk Mahkemesi'nin ilgili sayılı ilamlarıyla dava konusu edilen çekler üzerinde davacıya ait gözüken bölümde yer alan imzanın şirket yetkililerine ait olmadığı tespit edildiğini, konu dahilinde imza incelemesi için ilgili mahkeme nezdinde yapılan tespit kapsamında ayrıca bir itiraz olmadığı da dikkate alınarak grafolojk yönde başkaca bir inceleme yapılmadığını, mahkememizce yapılan mali incelemeyle de davacı tarafın çek keşidecisi firmalarla ticari münasebeti olduğu,

her iki çekte sonraki cirantalarla ticari münasebeti olmadığı rapor edildiğini, imzada sahtelik mutlak def'i niteliğindedir ve hak sahibi olduğunu öne süren herkese karşı ileri sürüldüğünü, bu minvalde menfi tespit talebi yerinde görüldüğünü, öte yandan çekin istirdatı talebinde bulunulmuş ise de TTK 792.

Uyarınca kötü niyet ve ağır kusur unsurları yönünden yasanın aradığı şartların somut olayda oluşmadığı takdir edilmekle istirdat talebi reddedilmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. " şeklinde kısmen hatalı karar verildiğini, öncelikle cevap dilekçemizde de ısrarla belirttiğimiz gibi söz konusu çekler TTK'da belirtilen tüm özellikleri taşımakta olup, kambiyo senedi vasfını kaybetmediğini, çekin çalınmış olması,

kaybolmuş olması çek ile ilgili olarak ödeme yasağı tedbiri koyulması çekin kambiyo senedi vasfını yitirdiği anlamına gelmediğini, bu sebeple çeklerin takibe koyulup, icra baskısı ile tahsilat yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığını, davacı borçlunun tüm dava boyunca talebi kendilerinin haklı hamil olduklarının tespiti ile çeklerin istirdatı istemine ilişkin olduğunu, fakat mahkemece HMK.md.26 amir hükmü açıkca ihlal edilerek davacının istirdat talebinin dışında; menfi tespit talebininde olduğu yanılgısıyla çeklerden dolayı davacının borçlu olmadığına dair hüküm kurulması;

hükmün istinaf inclemesi sonucu kaldırılmasını gerektiğini, hükümde alacaklı müvekkil aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedildiğini, işbu aleyhe hükmün; hukuken ve kanunen hiçbir izahı olmadığını, yukarıda arz ve izah ettiğimiz sebeplerden ötürü ilk derece mahkemesinin; hatalı, çelişkili ve hüküm kurmaya elverişli olmayan tespit ve kanaatleri ile davacı borçlunun açtığı çeklerin istirdatı davasında;

davacı tarafından dava ve talep konusu edilmeyen taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde davacını menfi tespit davasının kabulü şeklinde hüküm kurulması hatalı olduğunu, işbu sebeplerle kanunun emredici hükümleri ile yerleşik yargıtay içtihatları nazara alınmaksızın haksız ve hukuki gerekçeden yoksun mahkemece kararının kaldırılarak davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; yetkili hamilin elinden rızası hilafına çıkan çeklerin istirdatı, davasıdır.İlk derece mahkemesince davaya konu çekler yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından çeklerin istirdatı talebinin ise reddine karar verilmiş, davalı temlik alan vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, mahkemenin talepten fazlasına hükmedip etmediği,

çeklerin istirdat talebinin reddi yönünden davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilip edilmeyeceği ile menfi tespit hükmü yönünden davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilip edilmeyeceği noktasındadır.Davacı şirket 22/01/2015 tarihinde aracında meydana gelen hırsızlık neticesinde davaya konu çeklerin elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduranların haklı hamil olmamaları nedeniyle çeklerin kendilerine iadesini, icra baskısı altında ödeme halinde bedelin iadesini talep etmiştir.

Dava dilekçesinin başlığında çek istirdadı ve menfi tespit istemli dava olduğu bildirilmiş, davaya konu çekler yönünden Gebze .... İcra Dairesinde ... ve ... esas sayılı dosyada davalı alacaklı ... A.Ş tarafından davacı borçlu ve diğer borçlular aleyhine takip başlatıldığı anlaşılmıştır.

Dava dilekçesi başlığı, dava anlatımı ve netice-i talep kısmı bir bütün olarak gözetildiğinde davacının menfi tespit ve istirdat isteminde bulunup taleplerin neticesi itibariyle bağlantılı, iç içe geçen, asli ve feri talepler olduğu, ilk derece mahkemesince menfi tespit ve istirdat istemlerine yönelik ayrı ayrı hüküm kurularak tüm taleplerin karşılandığı, davalı yanca anılı şekilde hüküm kurulmasının istemden fazlasına hükmetmek olmayacağı bu yöndeki istinaf isteminin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.

İlk derece yargılamasında temlik alan vekilince 25/10/2019 tarihinde mahkemeye hitaben sunulan beyan dilekçesinde davalı ... A.Ş ile aralarında düzenlenen alacak devir sözleşmesi gereğince dava dosyasının temlik alındığı belirtilmiş, ekinde icra dosya listesi sunulmuştur.

İş bu beyan dilekçesi ekinde ve UYAP üzerinden yapılan kontrolünde dava dosya listesine rastlanmamış ve icra dosya listesi içerisinde ise sadece 2015/3912 esas sayılı takip dosyasının temlik sözleşmesine konu olduğu anlaşılmıştır. Davalı temlik alan ...

A.Ş vekilinin istinaf dilekçesinde davaya konu çekler yönünden istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmakta ise de davalının temlik alan sıfatı bulunmadığından davaya konu 02/04/2015 tarihli, ... seri nolu ve 9.136,00 TL bedelli çek yönünden inceleme yapılmamış, sadece 09/04/2015 tarihli ve ... çek no'lu 15.861,56-TL bedelli çek yönünden istinaf incelemesinde bulunulmuştur. Dava konusu 09/04/2015 tarihli ...

Bankası İkitelli Organize Şubesine ait ... çek no'lu keşidecisi ... olan 15.861,56-TL bedelli ve 02/04/2015 tarihli ... Beylikdüzü şubesine ait ... çek no'lu keşidecisi ... olan 9.136,00-TL bedelli çeklerin ticari ilişkiye istinaden keşidecileri tarafından davacı lehdar lehine düzenlendiği, daha sonra sırasıyla lehdar davacı şirket cirosu ile dava dışı şirketler tarafından ciro edilmiştir.

Çekler, bankaya ibraz edilmiş, çeklerin iptaline ilişkin Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/72 esas sayılı dosyasında verilen süre üzerine davacı tarafça, çekin kaybolduğu ve davalının çeki haksız ve kötü niyetli olarak iktisap ettiğinden bahisle ve kendisinin yetkili hamil olduğu iddiasıyla çekin istirdatına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.6102 sayılı TTK'nın 763. maddesine göre, elden çıkan kıymetli evrakın ortaya çıkması halinde senedi elinde bulundurana karşı iade davası açılabilir.

TTK'nın 792. maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.

TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir.

Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. Dava konusu çeklerdeki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir.

Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır.Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder.

Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir.

Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir.

Eldeki davada, davacı öncelikle çeklerin yetkili hamili olduğunu, ardından davalı tarafın çekleri kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir.

Dava konusu çeklerdeki ciro silsilesi düzgün olup, davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğine veya iktisabında ağır kusurlu bulunduğuna dair delil ibraz edilmediği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerde de davalının davaya konu çeki kötü niyetle iktisap ettiğini gösterir bir emare bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece davacının davalıya çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile çeklerin istirdatına yönelik istemin ise reddine karar vermesi yerinde olmuştur.

Bu durumda davalı temlik alan vekilinin menfi tespit hükmünün ve davacı lehine vekalet ücretine ilişkin hükmün kaldırılmasına yönelik istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Davalı vekilinin davacı tarafın davaya konu edilen çeklerin istirdatına yönelik talebinin reddine ilişkin hüküm yönünden lehine vekalet ücreti takdir edilmediğine yönelik istinafı bakımından;

istirdat ve kötüniyet tazminatı talebinin menfi tespit davasında, feri talep niteliğinde bulunduğundan ve terditli talepler olması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatiyle davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;

ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı temlik alan vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Temlik alan davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 1.707,61 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 426,90 TL harcın mahsubu ile eksik 1.280,71 TL karar ve ilam harcının temlik alan davalı ... A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,3-Temlik alan davalı ... A.Ş. tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.15/02/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/2130, K. 2024/217, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/2130
Karar No
2024/217
Tarih
15 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/2131 K.2024/253
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/2135 K.2024/245
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/2136 K.2024/130
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/2138 K.2024/127
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/2139 K.2024/208
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/2141 K.2024/307

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.