KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Mart 2024
- Dosya no
- 2020/2156 Esas
- Karar no
- 2024/313
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/06/2020
- Numarası
- 2018/1105 Esas, 2020/232 Karar
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.177 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında ...
Otel Kapadokya'da bulunan 7 adet asansörün bakımı için 01/04/2018 tarihli Temel Bakım Sözleşmesi imzalandığını, davalının 08/08/2018 tarihli ihtarname ile "bakımdaki özensizlik, zamanınında bakım yapılmaması" gerekçesiyle sözleşmeyi feshettiğini, fesih ihtarında, dava dışı şirkete yaptırılan 30/07/2018 tarihli raporda, her bir asansörde 16 ila 21 arasında uygunsuzluk tespit edildiği belirtilmişse de, söz konusu eksikliklerin o tarihte yürürlüğe giren yeni yönetmelikten kaynaklandığını,
bu eksikliklerin giderilmesi için taraflar arasında 12/12/2017 tarihli anlaşma sağlandığını ve müvekkilinin asansörleri mevzuata uygun hale getirerek yeşil etiket aldığını, bu nedenle Temel Bakım Sözleşmesinin feshinin haksız olduğunu, sözleşmenin 9. maddesi gereğince haklı sebep olmaksızın sözleşmeyi fesheden tarafın sözleşme süresi sonuna kadar kalan bedelin % 50'sini cezai şart olarak ödemesi gerektiğini, bu nedenle 9.048,70 TL cezai şart alacağının tahsili için davalı aleyhine İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı şirketten aldıkları raporda, asansörlerde birçok uygunsuzluk tespit edildiğini ve asansörün tamamen tehlikeli olduğuna dair rapor verildiğini, davacının 12/12/2017 tarihli teklifle anlaşma sağlandığı ve asansörleri mevzuata uygun hale getirerek yeşil etiket aldıklarını iddia etmişse de, yeşil etiketlerin 13/09/2017 tarihinde alındığını, davacının, eksikliklerin yeni yönetmelikten kaynaklandığı beyan etmekle uyumsuzluk olduğunu ikrar ettiğini, davacının 29/05/2018 tarihli ihtarnameye cevap vermediğini ve ihtarnamede belirtilen eksiklikleri de gidermediğini,
bu nedenle sözleşmeyi haklı nedenle feshettiklerini savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olması nedeniyle cezai şart talep edilebileceği, asansörlerde tespit edilen eksikliklerin kullanılmaya bağlı yıpranmadan kaynaklı eksikler olduğu ve sözleşmenin feshini gerektirmeyeceği, ayrıca yeni değişen yönetmelik kapsamında yıllık periyodik bakım aşamasına kadar eksikliklerin giderilerek 04/05/2018 tarihli yönetmeliğe uygun düzenleme yapılmasının mümkün olduğu, bu nedenle sözleşmenin süresinden önce haklı neden olmadan feshedildiği, aylık bakım bedeli 1.981,00 TL olup, fesihten sonraki süreye ilişkin ücretin toplam 15.325,75 TL olduğu,
sözleşme gereği davacının bu bedelin % 50'sini cezai şart olarak talep edebileceği, cezai şart miktarının davalının ekonomik mahvına neden olmayacak düzeyde az olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 7.676,37 TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan alacağın % 20'si tutarında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; tanıkları dinlenmeden karar verildiğini, vekalet sözleşmesinin her zaman sona erdirilebileceği ve cezai şartın bu sözleşmelerde uygulanamayacağı yönündeki raporun dikkate alınmadığını, 30/07/2018 tarihli raporda asansörün kullanılmasının tehlikeli olduğu belirtildiğinden,
asansördeki eksikliklerin kullanmaya bağlı basit eksiklikler olarak nitelendirilemeyeceğini, basit eksikliklerin giderilmemesinin de haklı fesih nedeni olduğunu, 16 ila 21 arasındaki uyumsuzluğun yönetmelik değişikliğinden ortaya çıktığının kabul edilemeyeceğini, asansörlerin 2017 yılına ait yeşil etiketinin davacı tarafından alındığının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle cezai şartın likit olmadığını ve icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava; cezai şart alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; taraflar arasında ... Otel Kapadokya'da bulunan 7 adet asansörün bakımı için 01/04/2018 tarihli Temel Bakım Sözleşmesi imzalandığı, davalının 08/08/2018 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiği, davacı, sözleşmenin haksız feshedildiği gerekçesiyle 9.048,70TL cezai şart alacağının tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirizanı iptali ve takibin devamı için bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.İlk derece mahkemesince, sözleşmenin haksız feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; mahkemenin eksik inceleme ile karar verip vermediği, taraflar arasındaki sözleşmenin vekalet sözleşmesi olup olmadığı, davalının sözleşmeyi haklı neden olmadan feshedip etmediği ve cezai şart alacağının likit olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
1-Davalı, tanıkları dinlenmeden ve delilleri toplanmadan karar verildiğini savunmuşsa da, tarafların arasındaki uyuşmazlık, davacının bakım ve onarım işini gereği gibi yapıp yapmadığından kaynaklandığından, mahkemece, çözümü teknik bilgiyi içeren konuda bilirkişi incelemesi yapılarak karar verilmesinde yanlışlık görülmemiştir.
2-Bir eşyanın, bir aletin, bir motorlu aracın bakımı ve onarımı gibi iş sahibinin buyruğu altına girmeksizin, bağımsız olarak yapılan, yaptırılan tüm işler eser sözleşme türünün konuları arasında olup, davaya konu asansör bakım ve onarım sözleşmesi de eser sözleşmesi niteliğinde olduğundan, davalı vekilinin taraflar arasındaki sözleşmenin vekalet sözleşmesi olduğu yönündeki istinaf nedeninin de reddi gerekmiştir.
3-Ayrıca davalı, davacının edimini gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini savunmuştur. HMK'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu durumda davalı, davacının eksik ya da ayıplı ifada bulunduğu ve edimlerini gereği gibi yerine getirmediği yönündeki savunmasını kanıtlamalıdır.
İlk derece mahkemesinde alınan raporda; davacının bakım borcunu ifa etmesinden çok kısa bir süre sonra, bakım borcunun gereği gibi yapılmadığına dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, asansörlerde tespit edilen eksikliklerin bazılarının zaman içinde asansörlerin kullanımıyla oluşabilecek basit eksiklikler olduğu ve çok kolay bir şekilde giderilebileceği, 30/07/2018 tarihinde belirtilen eksikliklerin asansörün sıkça kullanımı ile oluşabileceği gibi kullanım şartlarına aykırılık dolayısıyla oluşabilecek arızalar olduğu;
davacı şirket tarafından teklif üzerine yapılan çalışmalar sonucu 13/09/2017 tarihinde asansörler için yeşil etiket alındığı, 04/05/2018 tarihinde yönetmeliğini değiştiği ve yeni şartlar getirildiği, ancak periyodik kontrolün 13/09/2018 tarihinde yapılacağından davacının asansörleri uygun hale getirmek bakımından 13/09/2018 tarihine kadar süresi olduğu belirtilmiştir.Bilirkişiler ek raporlarında; kök rapordaki görüşlerini tekrarlayarak asansörlerde tespit edilen eksiklik ve aksaklıkların asansörlerin yoğun kullanımı ile ilgili olup, davacının borcunu gereği gibi ifa etmediği hususunda delil oluşturmadığı,
bu nedenle davalının feshinin haklı fesih olarak nitelendirilemeyeceği belirtilmiştir. Buna göre asansörlerde tespit edilen eksiklik ve aksaklıkların asansörlerin yoğun kullanımı ile ilgili olduğu, davacının bakım borcunu ifa etmesinden çok kısa bir süre sonra, bakım borcunun gereği gibi yapılmadığına dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle davalının, davacının işini gereği gibi yapmadığı gerekçesiyle sözleşmeyi feshi haksız olup, sözleşmenin 9. maddesi uyarınca haksız fesih halinde davacının cezai şart talep etmesi mümkündür. 4-Davalı alacağın likit olmadığını savunmuşsa da, fesihten sonra kalan süre ve davacının aylık ücretine göre cezai şart alacağı belirlenebilir olup, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1105 Esas, 2020/232 Karar ve 16/06/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 131,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 296,50 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/2156, K. 2024/313, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama