KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
- Dosya no
- 2020/816 Esas
- Karar no
- 2024/173
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/01/2020
- Numarası
- 2018/385 Esas, 2020/64 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.023 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin şahıslara veya şirketlere oto kuaförlüğü hizmeti verdiğini, bu kapsamda hizmet verilen davalı şirketten 423 adet fatura tutarı karşılığı 113.565,14 TL alacakları bulunduğunu, faturaların tarafların ticari defterlerine kaydedildiğini, alacaklarının ödenmemesi üzerine Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine takip başlattıklarını, davalının borcun 38.564,95 TL'lik kısmını ödeyip, bakiye 75.000,00 TL alacak yönünden takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevabında; 19/01/2018 tarihli araç satış sözleşmesinde müvekkiline ait aracın davacı şirket ortağına devredilmesi suretiyle borcun 75.000,00 TL'sini ödediklerini, kalan 38.564,95 TL borcu da icra dosyasına ödediklerini ve borçları kalmadığını, 75.000,00 TL ödenmesine rağmen davacının kötü niyetli olarak takip başlattığını savunarak davanın reddine ve davacının alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalı şirketin satış sözleşmesi ile aracını devrettiği ...'nun davacı şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu, aracın 75.000,00 TL bedelle devredildiği, davalının araç devrederek borcu ödemesi nedeniyle davalının takibe itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; noterde düzenlenen araç satış sözleşmesinde davalı şirketin araç bedelini nakden ve peşin aldığının belirtildiğini, davalı şirketin bu belgenin aksini ancak bu nitelikte bir belge ile ispatlayabileceğini, şahıs adına yapılan satış işleminin müvekkili şirketi bağlamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacının 113.565,14 TL alacağın tahsili için Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine takip başlattığı, davalının borcun 38.564,95 TL'lik kısmını ödeyip, bakiye alacak yönünden takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacıya tebliğ edilmediği, davacının itiraza uğrayan 75.000,00 TL alacak yönünden itirazın iptali ve takibin devamı için bu davayı açtığı görülmektedir.
Mahkemece; davalı şirketin davacı şirket temsilcisine araç devri yaparak borcunu ödediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, icra takibinde itiraza uğrayan alacağın araç devri ile ödenip ödenmediği hususunda toplanmaktadır.
İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda; davacının 2016, 2017 ve 2018 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanuni süre içerisinde yapıldığı, davalı tarafın defterlerini ibraz etmediği, davacı defterlerine göre davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 113.565,14 TL alacaklı olduğu, davalının icra takibinde borcun 38.564,95 TL'lik kısmını ödediği ve bakiye 75.000,00 TL borcu kaldığı, davalının davacı şirket ortağına 75.000,00 TL bedelle araç satışı yaptığı, söz konusu araç satış bedelinin davacının davalıdan olan alacağından mahsup edileceğine dair bir belgeye rastlanmadığı belirtilmiştir.
Davalı, taraflar arasında sözleşme ilişkisine ve alacağa dayanak faturalara ve içeriğine itirazda bulunmayıp, davaya konu hizmet bedelinin davacı şirket temsilcisine araç satışı yapılarak ödendiğini savunmuştur. HMK'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Davalı, fatura dayanağı oto kuaför hizmeti aldığını kabul ettiğine göre hizmet bedelini ödediğini yasal delilleri ile ispatlamalıdır. Davalı, 19/01/2018 tarihli araç satış sözleşmesi ile davacı şirket yetkilisine araç satışı yapılarak borcun ödendiğini savunmuşsa da, söz konusu sözleşmenin tarafı davacı şirket değildir.
Ayrıca satış sözleşmesinde aracın bedelinin nakden alındığı ifadesine yer verilmiş, aracın davalının davacıya borcuna mahsuben davacı şirket yetkilisine devredildiğine dair herhangi bir kayıt yer almamıştır. Bu nedenle sözkosunu araç satış sözleşmesi davalının davacıya borcunu ödediğini göstermez. Ancak davalı taraf yemin deliline de dayandığından, Dairemizce duruşma açılarak davalıya ödeme savunması yönünden yemin deliline dayanıp dayanmayacağı hatırlatılmıştır.
Davalı vekili duruşmada yemin deliline dayanmayacağını beyan ettiğinden, ödeme savunmasını kanıtlayamamıştır. Bu durumda davanın kabulüne, alacağın fatura ile belirlendiği ve likit olduğu gözetilerek davacı lehine icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerekirken, davalının ödeme savunmasının ispatı yönünden yeterli araştırma yapılmadan davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 356/2 fıkrası gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/816, K. 2024/173, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama