İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1010 K.2024/1476

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Esas2021/1010Karar2024/1476Tarih5 Aralık 2024Okuma9 dk · 1.883 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
5 Aralık 2024
Dosya no
2021/1010 Esas
Karar no
2024/1476
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
22/05/2019
Numarası
2017/197 Esas, 2019/470 Karar
Dava
TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.883 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; sigortalı ...'a ait işyerinin 13.12.2015 başlangıç tarihli ...Poliçesi ile müvekkili nezdinde sigortalandığını, işyerinde bulunan ... marka su sebilinin kompresörünün patlaması nedeniyle 12.10.2016 tarihinde yangın çıktığını, hasar nedeniyle sigortalıya 14.12.2016 tarihinde 220.000,00 TL sigorta tazminatı ödendiğini, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/655 D. İş sayılı tespit dosyasında alınan rapor ve ek raporda yangının su sebilinden çıktığının tespit edildiğini, bu nedenle davalının hasardan sorumlu olduğunu ileri sürerek 220.000,00 TL'nin 14.12.2016 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevabında; kendilerine tebliğ edilmeyen tespit raporunun delil niteliğine haiz olmadığını, ürünün her türlü yangını önleyecek emniyet tedbiri barındırdığını, teknik olarak komperesör patlamasının beklenen bir durum olmadığını, yapılan incelemede su sebiline ait kompresörün patladığı iddiasına ilişkin delil görülmediğini, yangının üründen kaynaklı bir ayıp nedeniyle meydana geldiğine ilişkin bir tespit bulunmadığını, ürünün elektrik fişine ulaşılabilecek şekilde konumlandırılması gerekirken, kullanım klavuzuna aykırı olarak uzatma kablosu ile kullanıldığını, standartlara uygun olmayan elektrik tesisatının veya elektrik dağıtan kurumların kusurlu davranışlarının müvekkili şirkete yüklenemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; yangının davalının üreticisi olduğu su sebilinden kaynaklandığı, davacının ancak sigortalısının gerçek zararını rücu edebileceği, verilen kesin süreye rağmen zarara dayanak delillerin sunulmadığı, sigortalının defterlerinin sunulmaması nedeniyle gerçek zarar tespitinin yapılamadığı, sigortalının satışları toplu olarak kaydettiği ve satış faturaları bulunmadığından alınan ürün ile satılan ürünlerin karşılaştırılamadığı, bu nedenle yangında emtia hasarının tespit edilemediği, demirbaşlara ilişkin hasar tespitinin aksi yönde delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 14.12.2016 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karar, yasal süre içerisinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.

Davacı sigortacı vekili istinaf nedenleri olarak; ekspertizlerin tarafsız ve bağımsız çalışma ilkesine göre çalıştığını, eksper raporlarının delil niteliğine haiz olduğunu, yangın sonrasında sunulan fotoğraflardan anlaşılacağı üzere işyerinde yaklaşık 1 metre yığın oluştuğunu ve bunun da 120 m³ hacim oluşturduğunu, bunun da yalnızca yanan tekstil emtiasının hacmi olup, yanan ve kül olan emtianın bu hacim hesabına dahil olmadığını, ekspertizin vergi beyannameleri ve resmi yıl sonu bilançosuna göre hasar tespiti yaptığını,

olay tarihine yakın girişi yapılan 121.479,53 TL faturayı da geçerli saymayarak bu faturalar ile ilgili sigortalıya hasar ödemesi yapılmadığını, zararın bedeline ilişkin rapor sunan bilirkişilerin tekstil ve finans uzmanı olup, rapor verecek donanıma sahip olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

Davalı ...AŞ vekili istinaf nedenleri olarak; sigortalının su sebilini muhafaza etmemesi nedeniyle ürün üzerinde inceleme yapılmadığını ve üründe üretim hatası olup olmadığının tespit edilemediğinı, su sebilinin kullanım klavuzuna aykırı olarak üçlü uzatma kablosu ile kullanıldığını, işyerinin elektrik tesisatının uygunsuz olduğunu, su sebiline ait besleme kablosundaki erimenin harici bir ısı kaynağı nedeniyle meydana geldiğini, uzatma kablosunun ucuna takılı olan grup prizin eriyerek topak haline geldiğinin tespit edilmesi karşısında yangına neden olan kısa devrenin grup priz kısmında meydana geldiğini,

bu nedenlerle müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği sigortalıya ödenen sigorta tazminatının, hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Sigortalı ...'a ait işyerinin 13.12.2015 başlangıç tarihli ...

Poliçesi ile davacı sigortacı nezdinde sigortalandığı, 12.10.2016 tarihinde sigortalı işyerinde yangın çıktığı, davacının hasar nedeniyle sigortalıya 14.12.2016 tarihinde 220.000,00 TL sigorta tazminatı ödediği ve ödenen bedelin rücuen tahsili için bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece, sigortalı işyerinde hasara neden olan yangının davalıya ait su sebilinden kaynaklandığı, davacının bina ve demirbaş hasarı dışında, emtiayı ilişkin zararı ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraflar hükmü istinaf etmiştir.

İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; sigortalı işyerinde zarara neden olan yangının davalının ürettiği su sebilindeki imalat hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı ile hasarın gerçek miktarının ne olduğu hususlarında toplanmaktadır.1-Davalı, yangında herhangi bir sorumlulukları bulunmadığını belirterek hükmü istinaf etmiştir. Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/655 D.

İş sayılı dosyasında elektrik elektronik mühendisi bilirkişiden alınan raporda; su sebilinin yangının başlangıç noktası olduğu, su sebilinin bulunduğu bölgede elektrik tesisatının bulunmadığı, elektriğin en yakın prizden 3x2,5 mm² iletken kesitli uzatma ara kablosu ile çekildiği, uzatma kablosunun sağlam olduğu, ancak su sebilinin kablosunun dış kılıfının tamamen yandığı, işyerinde elektrik yönetmeliğine uymayan bağlantılar olsa da, yangının mevcut elektrik tesisatından kaynaklanmadığı,

su sebilinin tamamen erimiş ve kompresörünün patlamış olmasından dolayı, su sebili içerisinde meydana gelen kısa devre sonucu yangının başladığı belirtilmiştir.İlk derece mahkemesince elektrik elektronik mühendisi, yangın uzmanı ve sigortacı bilirkişiden alınan 28.03.2018 tarihli raporda; yangının su sebilinden kaynaklı olduğu belirtilmiş olup, bilirkişi heyeti ek raporunda da aynı görüşünü tekrarlamıştır.

Buna göre alınan uzman bilirkişi raporlarına göre sigortalı işyerinde hasara neden olan yangının su sebili içerisinde meydana gelen kısa devre sonucu gerçekleştiği, su sebiline elektrik verilmesi için kullanılan uzatma ara kablosu sağlam olup, bu kablonunu kullanılmasının yangına neden olmadığı gibi, işyerinde elektrik yönetmeliğine uygun olmayan tesisatında yangına neden olmadığı, bu nedenle yangının su sebilinden kaynaklı olduğu anlaşıldığından,

davalının hasarda sorumluluğu bulunmadığı yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.2-Davacı vekili, sigortalıya ödenen emtia hasarı yönünden de davanın kabulü gerektiğini belirterek hükmü istinaf etmiştir.Ekspertiz raporunda; fiili sayım imkanı bulunmayan emteaların değerlendirilmesinin muhasebe kayıtlarına ve fiili incelemelere dayalı olarak hesaplandığı, yangın tarihi olan 12.10.2016 tarihi itibariyle sigortalının emtia stok değerinin 326.858,70 TL olduğu, ancak sigortalının yangın tarihine yakın 121.479,53 TL mal alışının normal olmadığı ve bu faturaların hatıra dayalı faturalı olduğu kanaatine varıldığı,

sigortalının belgesiz satışları ve envanter fazlası emtia bedeli 15.379,17 TL düşüldüğünde sigortalının emtia hasar tutarının sovtaj indirimi ile 188.145,00 TL olduğu belirtilmiştir.Talimat mahkemesince muhasebeci bilirkişiden alınan 15.01.2019 tarihli raporda; sigortalının 2011-2015 yılları arası defterlerinin zayi olması nedeniyle mahkemece zayi belgesi verildiği, sigortalının 2016 yılı defterlerini ise sunmadığı belirtmiştir.İlk derece mahkemesinde finans uzmanı ve tekstil mühendisi bilirkişilerden alınan 07.03.2019 tarihli raporunda;

ekspertiz raporunda bina ve demirbaş hasarının 30.000,00 TL olarak hesaplanmasının doğru olmadığını gösteren kanıt bulunmadığı, ancak emtia için hesaplanan 190.000,00 TL hasar tutarının sadece sigortalının ticari defterlerine kayıtlı olarak bulunması,

sigortalının tüm defter ve belgeleri üzerinden alış ve satış faturalarında yazan miktarlar, yangında hangi ticari malın ne miktarda hasar gördüğünün tespit edilememesi ve bu miktarda malın 120 m² büyüklüğündeki bir işyerinde depolanıp depolanamayacağının belirlenememesi nedeniyle emtia hasarı hususunda ekspertiz raporuna itibar edilemeyeceği belirtilmiştir.Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır.

Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 2/1-n bendinde sigorta eksperinin, sigorta konusu risklerin gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan kayıp ve hasarların miktarını, nedenlerini ve niteliklerini belirleyen ve mutabakatlı kıymet tespiti, ön ekspertiz ve hasar gözetimi gibi işleri mutat meslek olarak yapan tarafsız ve bağımsız kişi olarak tanımlandığı, sigorta eksperlerinin düzenlendiği aynı kanununun 22/13. fıkrasında sigorta eksperlerinin tarafsız olmak zorunda olduğu,

yine aynı kanunun 22/17 fıkrasında eksperler tarafından düzenlenen raporların delil niteliğinde olduğu düzenlenmiştir."Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Of Vergi Dairesi 04/2009-06/2009 dönem geçici gelir vergisi beyanname ekindeki işletme hesap özetinde sigortalının 21.100 TL emtia stoğu bilgisi bulunduğundan, poliçe teminat limiti 20.000 TL üzerinden emtia hasarı hesaplanmıştır. Ancak, işletme hesap özetinde stok detayı bulunmamaktadır.

Bu halde, sigortalı elindeki faturalı mallar dışında, yangın sırasında yanmış olduğundan faturası ibraz edilemeyen diğer emtia zararını, tüm ticari kayıtlar, emtia aldığı ve sattığı yerlerden yangın tarihinden geriye doğru temin edilecek faturalar, irsaliyeler, teslim belgeleri gibi belgelerle kanıtlamalı, buna göre gerçek zararın tespiti için muhasebeci bilirkişi ve sigorta hukukunda uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmalıdır.

Bu yolla gerçek zararın miktarı kesin olarak saptanamaz ise, dava tarihinde yürürlükte olan BK.nun 43. ve 44. maddeleri uyarınca mahkemece, uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilmelidir.

(Yargıtay 17. HD'nin 2013/5434 Esas, 2014/4181 Karar sayılı kararı) Somut olayda ekspertiz raporunda, fiili sayım imkanı olmayıp, muhasebe kayıtlarına ve bilançoya göre sigortalının yangın tarihi itibariyle emtia stoğunun 326.858,70 TL olduğu tespit edilmiş, ancak sigortalının yangın tarihine kadar 121.479,53 TL mal alışının normal olmadığı, bu alışlara ilişkin inceleme yapılmasının gerektiği belirtilmiştir.

Bu hususta dava dışı şirkete yaptırılan incelemede, sigortalıya fatura düzenleyen işletmelerin toptan mal sattığı ve faal işyerleri olduğu, mali kayıtlarında herhangi bir olumsuzluklarının bulunmadığı, alınan beyanların gerçeği yansıttığı tespit edilmiştir.

Bununla birlikte ekspertiz raporunda 121.479,53 TL tutarında faturaya konu emtia da hasar miktarından düşülmüş ve sigortalının emtia hasarı bedelinin sovtaj tenzili ile 188.145,00 TL olduğu belirtilmiştir.Ekspertiz ve yangın raporlarında yangında sigortalının tekstil ürünlerinin de yandığı tespit edilmiştir.Ekspertiz raporu; sigortalının muhasebe kayıtlarına, son bilançosuna ve faturalara dayalı olarak hazırlanmıştır.

Salt sigortalının ticari defterlerinin incelenmemesi, sigortalının zararını ispatlayamadığı sonucunu doğurmayacaktır.

Kaldı ki zararın miktarının tam olarak ispat edilememesi halinde dahi, yukarıda belirtilen Yargıtay'ın emsal kararı ve 6098 sayılı TBK'nun 50/2 maddesi uyarınca hakim tarafından hakkaniyete uygun olarak belirlenmesi gerektiği dikkate alındığında, yangın nedeniyle fiilen sayım imkanı bulunmayan ekspertizin tespit ettiği emtia hasarının, tekstil alanında faaliyet gösteren sigortalı yönünden hakkaniyete uygun bir bedel olduğu da kabul edilmelidir.

Bu nedenle mahkemece istinafa konu edilmeyen 30.000,00 TL demirbaş ve bina hasarı dışında, 188.145,00 emtia hasarı olmak üzere toplam 218.145,00 TL yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, emtia zararının ispatlanamadığı gerekçesiyle bu zarar kalemi yönünde davanın reddedilmesi doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise yukarıda kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda nedenlerle KABULÜ İLE, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/197 Esas, 2019/470 Karar ve 22/05/2019 tarihli kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 3-a)Davanın KISMEN KABULÜ ile,

218.145,00 TL'nin ödeme tarihi olan 14.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, fazlaya dair istemin REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 14.901,48 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak 3.757,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.144,43 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı ile 3.757,05 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

d)Davacı tarafından karşılanan 4.341,50 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 4.304,89 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, e)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince taktir olunan 34.903,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince taktir olunan 1.855,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

g)Davalı tarafından yapılan 1.050,00 TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan 8,87 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,

İstinaf Giderleri Yönünden;4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 939,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye 511,70 TL harcın talep halinde davalıya İADESİNE,5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

6-Davacı tarafından yapılan 197,00 TL istinaf yargılama gideri ile 162,10 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 359,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,7-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 8-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b/2 bendi ile aynı yasanın 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.05.12.2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1010, K. 2024/1476, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Nedenleri
  7. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1010
Karar No
2024/1476
Tarih
5 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/1012 K.2024/1204
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1013 K.2024/1555
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/1013 K.2024/1131
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1016 K.2024/2040
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1017 K.2024/1497
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1026 K.2024/1498

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.