KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/1026 Esas
- Karar no
- 2024/1498
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/11/2020
- Numarası
- 2019/714 Esas, 2020/537 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.233 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ve ... müvekkili tarafından işletildiğini, davalıya ait araçların geçiş bedeli ödemeksizin anılan yoldan geçiş yaptığını, geçiş tarihinden itibaren 15 günlük süre içinde geçiş bedelinin de ödenmediğini, bu nedenle 6001 Sayılı Yasa'nın 30/5 maddesi uyarınca tahakkuk eden geçiş bedelinin ve 10 katı tutarındaki gecikme cezasının tahsili için davalı aleyhine ... sayılı dosyası ile takip yaptıklarını, davalı borçlunun yetkiye ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalının takibe itirazının iptali ile alacağın % 20'si tutarında icra tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takipte ve davada müvekkili şirketin adresi olan Kozaklı icra daireleri ve Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, müvekkilinin geçiş ücretini ödemek istemesine rağmen davacı tarafın banka ve hesap numarasını bildirmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 27.11.2018 tarihli kararı; davalının takipte İstanbul İcra Dairesinin yetkisine de itiraz ederek yetkili icra dairesinin yerleşim yeri olan Kozaklı İcra Dairesi olduğunu belirttiğini, para borçlarında ifa yerine ilişkin kuralın karz sözleşmesinden doğan borçlarla sınırlı olduğunu, somut olayda alacağın otoyol geçiş bedeline dayandığı ve karz akdinden kaynaklı olmadığını, bu nedenle takipte davalının yerleşim yeri icra dairesi olan Kozaklı İcra Daireleri'nin yetkili olduğunu,
yetkili icra dairesinde takip yapılmadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir.Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dairemizin 2019/1125 E-2019/2120 K sayılı 22.11.2019 tarihli kararı ile.
Somut olayda, davacı tarafın işlettiği otoyolun geçiş bedeli karşılığında kullanılması hususunda, taraflar arasında, hizmet sözleşmesi bulunduğu, İİK'nın 50. maddesi yollamasıyla kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 10. maddesi uyarınca takipte akdin ifa edileceği yer icra müdürlüğü de yetkili olduğu, sözleşmeye göre akdin ifa yeri yani hizmetin yapıldığı yer İstanbul olduğundan, davalının takipte yetkiye itirazı yerinde olmadığı gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkemenin 23.11.2020 tarihli kararı ile;
eldeki davada, davacının davalı şirkete ait araçların işletme hakkı kendisinde olan köprü ve otoyalları ücret ödemeksizin kullanımından ötürü geçiş ücretleri ve cezalar toplamı üzerinden takip başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, 7144 sayılı Kanun uyarınca, kaçak geçiş halinde tahakkuk eden geçiş ücretinin 10 kat yerine 4 kat olarak değiştirilmesi nedeniyle alacağın 29.834,45 TL'lik kısmı üzerinden itirazın iptalinin istendiği,
mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli nitelikte tespitler içermesi nedeniyle hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davalıya ait araçların herhangi bir geçiş ücreti ödenmeksizin köprü ve otoyolları kullandığı,
bu durumda davacının takibe konu miktar açısından davalıdan alacaklı olduğu yönündeki talebinde kısmen haklı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalının ... sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 29.704,35 TL üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, takibe konu alacak miktarının likit olması nedeniyle asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesin karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, davalının yerleşim yerinin Nevşehir olması ve Nevşehir'de Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmaması nedeniyle Kayseri Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle açılan davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği geçişlere ilişkin açık bir tarihin bulunmadığını, muhtelif tarihler olarak ileri sürülen bu geçiş ihlallerinin zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımından reddini talep ettiklerini,
davacı tarafından ödeme yapılması taraflarına bildirildiğinde müvekkilinin borç oluşturan miktar için ödemede bulunmak amacıyla iletişime geçtiğini ve e-mail yoluyla ödemeleri gerçekleştirmek için yazışmalar yaptığını, borç miktarını ödemek için banka hesap numarasını istediğini, davacının kötüniyetli olarak müvekkilinin ödemede bulunma teklifini sürüncemede bırakarak icra takibi yoluna gittiğini, buradaki amacın icra takibi neticesinde faiz ve avukatlık ücreti ile müvekkilini zarara uğratmak olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava; ihlalli geçiş bedelinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir.Dosya kapsamından davacı şirketin 64.863,15 TL geçiş ücreti ve ceza tutarının tahsili için için davalı aleyhinde ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalının takibe süresinde itirazı üzerine davacı, itirazın iptali ve takibin devamı için İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü sürede 29.834,45 TL harca esas değer üzerinden işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının geçiş ücreti ve ceza tutarı olarak 29.704,35 TL TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle bu miktar yönünden davanın kabulüne,
29.704,35 TL'nin % 20'si oranında icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili, Kayseri Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle açılan davanın yetki yönünden reddi gerektiğini savunmuşsa da, ilk derece Mahkemesinin 27.11.2018 tarihli kararı ile Kozaklı İcra Daireleri'nin yetkili olduğunu, yetkili icra dairesinde takip yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekilinin istinafı üzerine Dairemizin 2019/1125 E-2019/2120 K sayılı 22.11.2019 tarihli kararı ile,
davacı tarafın işlettiği otoyolun geçiş bedeli karşılığında kullanılması hususunda, taraflar arasında, hizmet sözleşmesi bulunduğu, İİK'nın 50. maddesi yollamasıyla kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 10. maddesi uyarınca takipte akdin ifa edileceği yer icra müdürlüğü de yetkili olduğu, sözleşmeye göre akdin ifa yeri yani hizmetin yapıldığı yer İstanbul olduğundan, davalının takipte yetkiye itirazı yerinde olmadığı gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda, taraflar arasında, hizmet sözleşmesi bulunduğu, İİK'nın 50. maddesi yollamasıyla kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 10. maddesi uyarınca takipte akdin ifa edileceği yer Mahkemelerinin de yetkili olduğu, sözleşmeye göre akdin ifa yeri yani hizmetin yapıldığı yer İstanbul olduğundan davalının Mahkemenin yetkisine yaptığı itirazının yerinde olmadığı anlaşılmış, davalının Mahkemenin yetkisine yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davalı vekili, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği geçişlere ilişkin açık bir tarihin bulunmadığını, muhtelif tarihler olarak ileri sürülen bu geçiş ihlallerinin zamanaşımına uğradığını,
davanın zamanaşımından reddi gerektiğini ileri sürmüştür. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Hizmetleri Hakkında Kanun'un 30/5 maddesi uyarınca, geçiş ücreti ve ihlalli geçiş halinde uygulanacak cezanın genel hükümlere göre tahsil edileceği düzenlenmiştir. Bununla birlikte yasada zamanaşımına yönelik özel bir düzenlemenin yer almadığı görülmüştür.
Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre TBK'nın 146 maddesi uyarınca zamanaşımı süresi ise on yıl olduğundan, genel zamanaşımı süresi içerisinde açılan davada ileri sürülen zamanaşımına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, ödeme taleplerinin davacı tarafından sürüncemede bırakılarak müvekkilini zarara uğratmak amacıyla iyiniyet ve dürüstlük kuralına aykırı olarak icra takibi başlatıldığını ileri sürmüştür.Davalı vekili, davacının işleticisi olduğu köprü ve otoyolu kullanmadıkları yönünde bir savunmada bulunmamıştır.Alınan bilirkişi raporunda, davalı şirkete ait araçların 08.09.2016-01.11.2017 tarihleri arasında Kuzey Marmara otoyolu gişelerinden ihlalli geçişleri nedeniyle davalı adına takip başlatıldığı, davacının icra takibinde 29.704,35 TL geçiş bedeli ve ceza bedeli (4 kat) alacağının bulunduğu tespit edilmiştir.
Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu görülmüştür.Davalı tarafından icra takibine konu geçiş ücretlerinin icra takibinden önce ödendiği iddia ve ispat edilmemiştir.
Bu nedenle Mahkemece 29.704,35 TL alacak üzerinden takibin devamına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere. 1-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/714 Esas, 2020/537 Karar sayılı ve 10/11/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1026, K. 2024/1498, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama