KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/1035 Esas
- Karar no
- 2024/1477
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/02/2021
- Numarası
- 2019/951 Esas, 2021/175 Karar
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.267 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasındaki danışmanlık sözleşmesi gereği müvekkilinin eğitim vererek ve personel görevlendirerek davalıya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verdiğini, hizmet karşılığında düzenlenen faturalardan bir kısmının ödendiğini, diğer faturaların ise davalıya tebliğ edilmesine ve davalının itiraz etmemesine rağmen ödenmediğini, bakiye borç tutarına göre hesaplanmış üç adet fatura bedelinin ödenmemesi üzerine davalı hakkında ... sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini, davadan önce arabulucuya başvurmuşlarsa da anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevabında; her iki şirketin adresi Ankara olduğundan davada Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, müvekkilinin Mersin'de bulunan şantiyesinde iş güvenliği için davalıdan A ve B sınıfı uzman danışmanlık hizmeti aldığını ve bu hizmetin bedellerini ödediğini, ancak C sınıfı bir hizmet almadıklarını, C sınıfı hizmet verilmediği için iade faturası düzenlediklerini, hangi hizmet aldıklarının bilirkişi aracılığıyla sistem üzerinden kolaylıkla tespit edilebileceğini, faturaların kesin delil olmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyetli takip başlatılması nedeniyle davacının alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; takibin dayanağı 30/11/2015 tarihli 12.980,00 TL bedelli fatura, 31/12/2015 tarihli 22.420,00 TL bedelli fatura ve 31/01/2016 tarihli 23.600,00 TL bedelli fatura içeriklerinde A, B ve C sınıfı uzman danışmanlık hizmet bedelinin ayrı ayrı belirlendiği, davalının C sınıfı danışmanlık hizmeti almadıklarına yönelik itirazının bulunduğu, bu nedenle davacının faturalara konu C sınıfı danışmanlık hizmetinin davalıya verildiğini ispatlaması gerektiğini, tek başına davacı defterlerinin hizmetin verildiğini ispata yeterli olmadığı,
alınan bilirkişi raporuna göre davacının 05.01.2016 tarihi ve sonrasında davalıya C sınıfı danışmanlık hizmeti verdiğinin anlaşıldığı, davalının A ve B sınıfı danışmanlık hizmeti verilmediğine yönelik bir savunması da bulunmadığına göre davacının 31/01/2016 tarihli 23.600,00 TL bedelli fatura konusu hizmeti verdiği ve bu fatura nedeniyle alacaklı olduğunu, ancak davacının 30/11/2015 ve 31/12/2015 tarihli faturalara konu C sınıfı hizmeti verdiğini ispat edemediği, zira bilirkişi raporuna göre davacının 05.01.2016 tarihi ve sonrasında davalıya C sınıfı danışmanlık hizmeti verdiği,
bu nedenle davacının 30/11/2015 ve 31/12/2015 tarihli faturalara ilişkin sadece A ve B sınıfı danışmanlık hizmet bedeli olan 590,00 TL ve 5.900,00 TL hizmet bedeli yönünden alacaklı olduğu, ayrıca davacının üç adet fatura toplamı 59.000,00 TL alacak yönünde değil, 56.020,00 TL alacağı takibe konu ettiği, bu nedenle takipte istenmeyen 2.980,00 TL'nin alacaktan düşülmesi gerektiği, böylece davacının takip tarihi itibariyle 27.110,00 TL asıl alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının 27.110,00 TL asıl alacak yönünden takibe itirazının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine,
alacak likit olduğundan 5.422,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, reddedilen miktar yönünden şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar, yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarına göre alacağı ispatladıklarını, davalının kesin süre içerisinde defter ve kayıtlarını sunmadığını, davalının defterleri incelendiğinde, C sınıfı hizmet verilmediğine bir ilişkin itirazı olmadan faturaları defterlerine işlediğinin ortaya çıkacağını, davalının hiçbir zaman C sınıfı hizmet almadığına dair müvekkiline bilgi ve belge göndermediğini, bilirkişi raporu ile de davalıya C sınıfı hizmet verildiğinin ortaya çıktığını,
tespit edilen alacaktan 2.980,00 TL'nin mahsup edilmesinin hatalı olduğunu, davalı arabuluculuk toplantısına katılmadığından haklı çıktığı miktar olsa da lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, fatura alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı alacaklının üç adet faturaya dayanarak toplam 56.020,00 TL asıl alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalı borçlunun yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davalının itiraz dilekçesinin 26.12.2018 tarihinde davacı alacaklıya tebliğ edildiği, davacı alacaklının itiraz dilekçesinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
Mahkemece, faturalara konu A ve B sınıfı hizmetlerin ve 2016 yılında C sınıfı hizmetin verildiği, ancak 2015 yılı Kasım ve Aralık aylarına dair faturalara konu C sınıfı hizmetin verildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 27.110,00 TL asıl alacak yönünden davalının takibe itirazının iptaline karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.1-Davacı vekili, davalının kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediğini,
usulüne uygun tutulan davacı defter ve kayıtlarına göre 2015 yılı Kasım ve Aralık ayı faturalarına konu C sınıfı hizmetin verildiğini ispatladıklarını ileri sürmüştür.İlk derece mahkemesinde alınan mali müşavir bilirkişi raporunda; davalının defterlerini ibraz etmediği, davacının defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, davacının takip konusu toplam 59.000,00 TL tutarında üç adet faturayı defterlerine işlediği ve bu faturaları vergi dairesine bildirdiği, ancak takipte 56.020,00 TL asıl alacağın talep edildiği belirtilmiştir.İş sağlığı ve güvenliği bilirkişi raporunda;
davacının 05.01.2016 tarihinden sonra C sınıfı hizmeti verdiği belirtilmiştir.Davalı tarafa verilen iki haftalık kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmamıştır.Öte yandan Yargıtay 15.H.D.
2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararında; tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan tarafın, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkemece kabul edilebileceği belirtilmiştir.
Buna göre belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilmesi mümkün olabilir. Ancak somut davada alınan bilirkişi raporunda davacının 05.01.2016 tarihinden sonra C sınıfı hizmeti verdiği tespit edilmiştir.
Buna göre takibe dayanak 2015 yılı Kasım ve Aralık aylarına dair fatura içeriklerinde belirtilen C sınıfı hizmetin verildiği kesin olarak ispatlanamamıştır.
Bu nedenle mahkemenin 31/01/2016 tarihli 23.600,00 TL bedelli fatura konusu hizmetin verildiği, 30/11/2015 ve 31/12/2015 tarihli faturalara ilişkin ise sadece A ve B sınıfı danışmanlık hizmet bedelinin talep edilebileceği, bu faturalara konu C sınıfı hizmetin verildiğinin ispatlanamadığının kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
2-Diğer taraftan mahkemece yargılama giderleri kabul ve ret oranına göre hesaplanmış ve davalı lehine de reddedilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmiş, davacı vekili bu yönden de hükmü istinaf etmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6325 sayılı Arabuluculuk Yasası'nın 18-A/11 fıkrasının ilk cümlesi.
"Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur.
Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez." hükmünü düzenlemektedir.Somut uyuşmazlıkta, arabulucu tutanağında; davalı vekili ile iletişime geçildiği, davalı vekilinin, davacı tarafla anlaşamadıkları için arabulucu tuoplantısına katılmadığını beyan ettiği, davacı vekilinin de karşı tarafla anlaşamadıklarını beyan ettiği, tutanağın tarafların uyuşmazlık konusunda anlaşamadıkları şeklinde düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, arabulucuk faaliyetinin davalının geçerli bir mazeret göstermeksizin toplantıya katılmaması nedeniyle değil, tarafların anlaşamaması nedeniyle sona erdiği kanaatine varıldığından, davada 6325 sayılı Arabuluculuk Yasası'nın 18-A/11 fıkrasının ilk cümlesinin uygulanması mümkün görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmemiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/951 Esas, 2021/175 Karar sayılı ve 23/02/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1035, K. 2024/1477, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama