KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/1089 Esas
- Karar no
- 2024/1584
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/04/2021
- Numarası
- 2019/223 Esas, 2021/433 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.424 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı ile yan kuruluşu olan ...
Lojistik Hizmetler AŞ'den gümrükleme hizmeti aldığını, şirketler arasında organik bağ olduğunu, iki şirketin de ortak ve yetkililerinin aynı olduğunu, davacının her iki şirketi tek bir vekaletname ile gümrük işlemlerinin yapılması için yetkilendirildiğini, gümrük işlemlerinde ödemelerin peşin olarak ödendiğini, bu nedenle müvekkilinin genelde alacaklı konumda olduğunu, müvekkilinin mallarıyla ilgili işlemlerin davalı veya dava dışı şirketten hangisi yaparsa gümrük işlemleri için avansı alan şirketin diğer şirkete para aktarımı yaptığını,
müvekkilinin gümrük işlemlerinden kaynaklanan hizmet bedellerini gerek davalının hesabına gerekse de dava dışı ... Lojistik Hizmetler AŞ hesabına ödendiğini, müvekkilinin gümrük hizmetleri için davalıya yaptığı ödemeler nedeniyle 42.530,74 TL alacağı varken davadışı ... Lojistik Hizmetler AŞ'ye yapılan hizmetler nedeniyle borcu oluştuğunu ve müvekkilinin borca istinaden davalıdaki alacağının 23.441,73 TL'sinin dava dışı ...
Lojistik Hizmetler AŞ'ye virman yapılıp borcundan düşüldüğünü, davalı ve dava dışı şirketin virman yapmadığı için dava dışı şirketin müvekkili aleyhine alacak iddiasıyla Gebze ...
İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığını, Mahkemece müvekkilinin takas mahsup taleplerinin reddedildiğini, müvekkilince dava dışı ... şirketine ödenmek üzere davalıya ödediği parayı dava dışı şirkete tekrar ödemek zorunda kaldığını, İstanbul BAM 17 Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi kararının uygun bulunduğu ve miktar itibariyle kesin olarak karar verildiğini, müvekkilinin cari hesaptan kaynaklı davalıdan alacaklı olduğu dava konusu 42.530,74 TL ödenmediği için Bakırköy ...
İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasıyla takibe girişildiğini, davalının borca ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek davalının itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin HMK 119.maddesi gereğince hazırlamadığını, bu sebeple dava dilekçesinin kabulünün ancak davacı tarafa vereceği kesin süre neticesinde eksikliğin tamamlanması ile mümkün olduğunu, sürenin verilememiş olması ve davanın başından itibaren yanlış açılmış olması sebebiyle davanın usulden reddinini gerektiğini, sonradan haberdar olduklarını, davacı şirketin hangi delil ile uyuşmazlık konusu vakıanın ispat edileceğinin dava dilekçesinde belirtilmediğini, davaya konu talebin kabul manasına gelmemek kaydıyla zamanaşımını nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiğini,
davalı şirket ile dava dışı şirket arasında ticari ve hukuki bağın kabulünün mümkün olmadığını, davalın davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davanın usulden reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı ve davalının ticari defterlerinin incelendiği, davacının bir kısım defterlerinin lehine delil niteliğinde bulunduğu, davalının defterlerinin lehine delil niteliğinde bulunduğu, davalının ticari defter ve belgelerine göre takip tarihi itibariyle davacı tarafa borcun bulunmadığı, davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle 42.530,74 TL alacağının bulunduğu, bilirkişi heyetinden ek bilirkişi raporu alındığı, iş bu dosya tarafları arasında Kadıköy ...Noterliğinin ... yevmiye nolu işlemi ile vekalet ilişkisi bulunduğu,
vekalet uyarınca davacı tarafın hizmet alan, davalı tarafın hizmet veren olduğu, taraflar arasında gümrük işlemlerine ilişkin süreklilik arz eden bir çalışma sistemi olduğu, davacının davalıya avans olarak ödemeler yaptığı, davalı tarafın aldığı parayı nereye harcadığına ilişkin fatura ve dekontları ibraz etmesi gerektiği, davalı tarafın bu hususta belge sunamadığı, bu nedenle davacının alacak talebinin yerinde olduğu, alacağın likit olduğu, davalı tarafın davacı tarafın kötü niyetli olduğunu ispat edemediği gerekçesi ile açılan davanın kabulü ile; davalının Bakırköy ...
İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin, takipte talep edilen 42.530,74 TL alacak üzerinden devamına, devamına karar verilen alacağa takip tarihinde geçerli avans faiz uygulanmasına, davalı itirazında haksız çıktığından ve alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile 42.530,74 TL alacağın %20 si üzerinden hesaplanan 8.506,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötüniyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak.
HMK'nun 73, 81, 82, 83, Avukatlık Kanunu'nun 41., Tebligat Kanunu'nun 11. maddeleri gereğince vekille takip edilen işlerde vekile tebligatın zorunlu olduğunu, dosyaya 10.11.2020 tarihinde vekaletname sunmalarına rağmen 19.02.2021 tarihli bilirkişi ek raporunun vekil olarak taraflarına tebliğ edilmediğini, gerekçeli kararda da bu raporun esas alındığını, bahsi geçen ek raporda taraflarından bir takım belgelerin sunulması talep edildiğinden,
hak kaybına uğradıklarını, vekile tebligat zorunluluğu yerine getirilmeden usulü eksiklik ile verilen kararın bozulması gerektiğini, taraflarına vekil olarak sadece ek rapor değil, gerekçeli kararın da tebliğ edilmediğini, 31.05.2021 tarihinde icra dairesinde yapılan işlemler dolayısıyla haricen durumu öğrenmeleri üzere mahkeme aranarak konunun detaylarının öğrenilebildiğini ve yapılması gereken tebligatların yapılmadığını belirtilerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki gümrük müşavirliği hizmet ilişkisinden kaynaklanan cari hesap bakiyesi alacağına ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında, davacı tarafından, davalı aleyhine cari hesap bakiyesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, takibe konu alacağın 42.530.74 TL olduğu, takip talebinin borçluya 25.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu, İİK 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü sürede iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, dosyaya 10.11.2020 tarihinde vekaletname sunmalarına rağmen 19.02.2021 tarihli bilirkişi ek raporunun vekil olarak taraflarına tebliğ edilmediğini yine gerekçeli kararın da tebliğ edilmediğini, vekile tebligat zorunluluğu yerine getirilmeden usulü eksiklik ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Dosyanın incelenmesinde,
ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının elektronik tebligat yolu ile 05.06.2021 tarihinde davalı vekili Av. ...'na tebliğ edildiği anlaşılmakla davalı vekilinin bu konudaki istinaf başvurusu yerinde değildir.Davalı vekili ek bilirkişi raporunun vekil olarak kendilerine tebliğinin zorunlu olduğu halde tebliğ edilmediğini ileri sürmüştür.Ek bilirkişi raporu Mahkemeye 22.02.2021 tarihinde sunulmuştur.
Dosyada davalı vekili olarak Av. ... tarafından 05.11.2019 tarihli vekaletname sunulmuştur. Yine davalı vekili olarak Av. ... tarafından da 10.07.2019 tarihinde vekaletname sunulmuştur. 22/02/2021 tarihinde sunulan bilirkişi ek raporunun davalı vekillerinden Av. ...'ye 04.04.2021 tarihinde elektronik tebligat yolu ile tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili Av. ... tarafından 31/03/2021 tarihli dilekçesi ile vekillikten çekilme dilekçesi sunduğu ve dilekçenin davalıya 08.04.2021 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun "Vekilin İstifası" başlıklı 82.maddesinde; "(1) İstifa eden vekilin vekâlet görevi, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam eder.
(2) Vekilin istifa etmiş olması hâlinde, vekâlet veren davayı takip etmez ve başka bir vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır. (3) Yukarıdaki fıkralarda yer alan hususlar, istifa eden vekilin istifa dilekçesi ile birlikte vekâlet verene ihtaren bildirilir." düzenlenmiştir.
HMK'nın 82.maddesinde; vekilin istifa etmesi halinde istifanın asile tebliğ edileceği, istifanın tebliğinden itibaren vekilin görevinin iki hafta daha devam edeceği düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nun "Birden fazla vekil görevlendirilmesi" başlıklı 75. maddesinde, dava için birden fazla vekil görevlendirilmiş ise vekillerden her birinin vekâletten kaynaklanan yetkileri, diğerinden bağımsız olarak kullanabileceği, aksi yöndeki sınırlamaların, karşı taraf bakımından geçersiz olduğu,
yine 7201 sayılı Tebligat Kanununun "Vekile ve kanuni mümesile tebligat" başlıklı 11. maddesinde vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı, vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılmasının yeterli olduğu ve tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihinin asıl tebliğ tarihi sayılacağı düzenlenmiştir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere davalı, dosyada birden fazla vekili ile temsil edilmiş olup, ek bilirkişi raporunun 04/04/2021 tarihinde davalı vekili Av. ...'ye usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Av. ... tarafından 31.03.2021 tarihinde vekillikten çekilme dilekçesi verilmiş ise de, HMK'nun 82. Maddesine göre istifa eden vekilin vekalet görevi, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam edeceğinden ve davalı asile istifa dilekçesinin 08.04.2021 tarihinde tebliğ edildiğinden istifa eden vekilin vekalet görevi, bu tarihten itibaren iki hafta yani 22.04.2021 tarihine kadar devam edecekir.
Bilirkişi ek raporunun davalı vekili Av. ...'ye 04.04.2021 tarihinde tebliğ edildiği, iki haftalık beyan süresinin son gününün 19.04.2021 olduğu, bu tarih itibariyle istifa eden vekilin vekalet görevinin sona ermediği, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 11. Maddesine göre vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılmasının yeterli olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davalının vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/223 Esas, 2021/433 Karar sayılı ve 28/04/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 727,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 299,40 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,3- Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1089, K. 2024/1584, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama