İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1125 K.2025/96

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Esas2021/1125Karar2025/96Tarih16 Ocak 2025Okuma27 dk · 5.320 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
16 Ocak 2025
Dosya no
2021/1125 Esas
Karar no
2025/96
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
25/02/2021
Numarası
2019/762 Esas, 2021/191 Karar
Davanın konusu
Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

5.320 kelime·27 dk okuma·6 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilerinin, davalı kooperatif tarafından kendilerine daire tahsis edilmiş kooperatif ortakları olduğunu, hazirun cetvellerinde kayıtlı ortak sayısının, toplantı ve karar nisaplarını etkileyecek şekilde düşük gösterildiğini, dava konusu genel kurul hazirun cetvelinde ortak sayısının 97 olarak gösterildiğini, sadece 97 ortağa tebligat gönderildiğini, ancak kooperatifin ortak sayısının 1081 olması gerektiğini, hazirun cetvelinde, kooperatif üyesi olup ellerinde ortaklık senedi olan,

kooperatifte daire sahibi olup halen bu dairelerde ikamet eden ve etmeyen çok sayıda üyenin kaydının bulunmadığını (Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Başmüfeettişi ...'nin 28/08/2018 tarihli raporu ile sabit olduğu üzere yaklaşık 872 ortak), genel kurula katılma hakkı bulunan müvekkilleri gibi diğer ortakların da (872 ortak) dahil edilmesiyle toplantı ve karar nisapları değişeceğinden genel kurulun ve genel kurulda alınan tüm kararların iptalinin söz konusu olacağını, müvekkillerinin, davalı kooperatifin ortağı olduğunu, ancak müvekkilleri ..., ... ve ...'in isminin hazirun cetvelinde yer almadığını,

öncelikle çağrı usulsüzlüğü nedeniyle, dava konusu genel kurul kararlarının tamamının iptaline karar verilmesi gerektiğini, müvekkillerinin 14 tanesinin genel kurul toplantısına katıldığını, müvekkili ... ve ...'un, kooperatifin üyesi olduğu halde dava konusu genel kurul toplantısına çağrılmadığını, ayrıca bu müvekkillerinin tapu devri sırasında istifa da etmediğini, müvekkili ...'ın vekaleten genel kurul toplantısına katılarak alınan kararlara itiraz ettiğini ve muhalif oy verdiğini, yine müvekkili ...'nun bizzat genel kurul toplantına katılarak muhalif oy kullandığını, gündemin 6. maddesinde seçildikleri belirtilen "..., ...,

..." ile "... ve..." adlı kişilerin hangi görev için seçildiklerinin açık ve net bir şekilde belli olmadığını, ayrıca gündemin 6. maddesi ile seçilen kişilerin ne kadar süre ile seçildiğinin de yazılı olmadığını, muhalefet oyu kullanan 14 müvekkili tarafından gündemin okunmasından önce sunulmasına rağmen gündemin 10. maddesinde bahsi geçen "önerge" isimli belge ve eklerinin gündeme alınmadığı gibi aynı zamanda oylatılmadığını, Divan Başkanlığına sunulan bir belgenin, okunmadan, oylanmadan ve belgeyi sunanlara konuşma hakkı verilmeden iade edilmeyeceğini, bu nedenle divan başkanının görevini kötüye kullandığını,

genel durumu itibariyle dava konusu kooperatifin genel kurul tutanağının usul ve esas hükümlere aykırı olduğunu, açık ve anlaşılır olmadığını, ibra dahil, tüm gündem maddelerine muhalefet oyu kullanan müvekkilleri dahil toplam 14 kişinin isimlerinin divan başkanı tarafından tutanağa özellikle yazılmayarak dava ikame hakkının bertaraf edilmeye çalışıldığını, gündemin 7. maddesinde alınan kararın, müvekkillerine olan husumet nedeniyle müvekillerinin mallarına haksız olarak el konulması için alınmış bir karar olduğunu, gündemde böyle bir maddenin olmadığını,

ayrıca bu madde içeriğinde tasfiye bütçesi konusunda bilgi verilmediği gibi müzakere de edilmediğini, borç-alacak kalemlerinin belirtilmediğini, bu maddede kooperatifin mevcut alacak ve malları ile giderlerin karşılanmasına karar verilmiş ise de, kooperatifin nakit parasının olmadığının belli olduğunu, kooperatifin kimden, ne miktar alacağı olduğunun ve kimlere ne miktar borcu olduğunun belirtilmediğini, gündemde böyle bir maddenin mevcut olmadığını, böyle bir konu ve maddenin de oylanmadığını, bu madde ile "kooperatifin malları" ile kastedilenin müvekkillerine verilmesi gereken meskenler olduğunu, söz konusu meskenlerin ise,

kooperatif yöneticileri hakkında şikayette bulunması ve davalar açması sebebiyle müvekkillerine tapu tahsis ve devirleri yapılmamış olan meskenler olduğunu, bu nedenle alınan kararın son derece kanunsuz bir karar olduğunu, bu şekilde gerek divan başkanı ve gerekse de yöneticilerin birlikte suç işlediğini, müvekkilleri dışında diğer tüm üyelerin meskenlerinin ise tahsisinin yapıldığını, gündemin 8. maddesinde, hiçbir bilgi verilmediğini, sözde alınan kararda hangi bilgilerin verildiği, hangi davaların açıldığı,

akıbetlerinin ve alınan kararların ne olduğunun da belli olmadığını, gündemin 9. maddesinin tamamen kanuna aykırı olduğunu, 30/06/2013 tarihinde yapılan genel kurulda alındığı ve Mahkeme tarafından iptal edildiği yazılı olan 5, 6, 7 ve 9. maddelerinin 14/06/2015 tarihli yönetim kurulu kararı ile tekrar kabul edildiğini, oysa oysa kooperatifin yetkili ve en üst organının genel kurul olduğunu, söz konusu kararların ne olduğunun belli olmadığını, hangi Mahkemece ne şekilde iptal edildiğinin belirtilmediğini, ana taşınmazın sığınakları, ortak alanları ve depolarının meskene çevrilerek bir kısım üyelere satıldığını,

bu sığınak ve depoların toplam 221 adet civarında olduğunu, gerçek rakamın tapu kayıtlarının celbi ile ortaya çıkacağını, her bir sığınak/dairenin 40.000,00 TL-70.000,00 TL fiyat aralığında satıldığını, bunun yanında sabit fiyat adı altında yaklaşık 600 dairenin satıldığını, sabit fiyat uygulamasının hukuka aykırı olduğunu, kooperatifin, ortaklarına maliyet fiyatından konut tahsis etmekle mükellef olduğunu, yönetim kurulunun, kooperatifi kendi şirketleri gibi kullandığını, kooperatif müdürü ... durumun 2013 yılında ortaya çıkmasında bu yana sürekli olarak elindeki mal varlığını kaçırmak amacıyla sattığını veya gizlediğini,

bu hususun ihtiyati tedbir kararının son derece önemli ve gerekli olduğunu gösterdiğini, davalı kooperatifin adeta bir ticari işletme gibi işlemler yaptığını, ortaklık senedi adı altında tahsis belgeleri verdiğini, ancak bu daire bedelleri arasında adeta uçurum olacak şekilde fiyat farkları ile daire satışları yapıldığını, tüm satış sözleşmeleri incelendiğinde eşitlik ilkesine uymayan keyfiyetin görüleceğini, genel kurula çağrılmayan 872 kişiye de farklı fiyata daireler satıldığını, yada tahsis edildiğini,

bu durumu gizlemek için ise "sabit fiyat - sabit taksit" adı altında Kooperatifler Kanununa ve eşitlik ilkesine aykırı olarak satışlar yapıldığını, davalı kooperatifin tüm genel kurul tutanakları ve alınan kararların yasalara ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerinden maliyet fiyatlarının üzerinde satışlar yapıldığını, her ortak için her biri birbirinden farklı ve gerçeğe aykırı satış vaadi sözleşmesi ve ortaklık senedi yaparak satış fiyatları yazıldığını, bu şekilde önceden belirlenmiş bir maliyet fiyatının Kooperatifler Kanununda yeri olmadığını, sabit fiyatla ortaklar dışındaki bir şahsa ancak 1 veya 2 daire satılabileceğini,

bunun da ancak kooperatifin tasfiye aşamasında mümkün olduğunu, binaların kaçak olduğu ve de iskanları alınmadığından kooperatifin tasfiyesinin de mümkün gözükmediğini, müvekkillerinin bir kısmı dışındaki üyelerin serbest ve özgür iradesi ile istifa etmediğini, zira istifa dilekçesi verilmesi halinde tapu temlikinin yapılacağının bildirildiğini, bu şekilde istifa dilekçesi alınanlara tapularının verildiğini, dava açanlara tapularının verilmediğini, müvekkillerinin bir kısmına da davadan vazgeçmesi halinde tapularının verileceği gibi vaatler, baskılar ve tehditler yapıldığını, kooperatifin 1081 adet mesken bulunan inşaat yaptırdığını,

arsa sahiplerinin dairelerinin sayısının ise 136 adet olduğunu, dolayısıyla kooperatifin daire sayısının 945 olduğunu, bu nedenle genel kurul toplantısı için yapılacak çağrının 945 üyeye yapılması gerektiğini, ancak hileli yol ve baskılar sonucu 97 kişiye çağrı yapılarak kooperatifin kendilerine yakın olan 38 kişi ile genel kurul yaptığını, bahsi geçen 26/08/2018 tarihli müfettiş raporunda rapor tarihi itibariyle 872 üye kaydının tespit edildiğinin, bu üyelerin 401 adedinin kaydının bulunmadığının (yani ibraz edilmediği) açıkça belirtildiğini,

945 adet meskenin sahibi olan kooperatifin genel kurul toplantısının 97 kişiye çağrı yapılarak 38 kişi ile yapmasının kanuna ve hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, müvekkilleri ..., ... ve ...'e çağrı yapılmadığını, zira bu müvekkillerin yönetim aleyhine dava açtığını, şikayette bulunduğunu, tapu temliklerini de aldığını, kooperatif yönetiminin ise bu müvekkillerine karşı istifa etmiş muamelesi yaptığını, bu cümleden olarak kooperatif yönetiminin sabit fiyat adı altında, genel kurul kararı olmaksızın, inşaatın başladığı tarihten bu yana tamamen değişik bedellerle genel kurul tarafından yetki ve izin verilmeksizin,

satış bedeli de belirlenmeksizin çok sayıda satışlar yaptığını, bu şahısların hiçbir zaman genel kurul toplantılarına çağrılmadığını ve hazirun listesine isimlerinin de yazılmadığını, hukuken tasfiye kararı verilmesinin mümkün olmadığını, kooperatif aleyhinde çok sayıda derdest davanın olduğunu, kooperatif inşaatının denetim işini yapan firmanın alacak davası olduğunu, muhtemelen sigorta prim borçları da olabileceği gibi işçi - usta - taşeron alacaklarının da olabileceğini, projesine, imar durumuna ve ruhsata aykırı inşaat imalatları nedeniyle belediye encümeni tarafından verilmiş ve kesinleşmiş yıkım ve para cezası kararlarının da olduğunu,

bir yapı kooperatifinin işini tam ve noksansız ve yasalara uygun olarak yerine getirebilmesi için, inşaatın fiilen tamamlanmış ve fiilen teslim edilmiş olmasının yetmediğini, kat mülkiyetinin tesis edilmiş olması, iskan ruhsatının alınmış olması ve hiçbir borcunun bulunmaması gerektiğini, bahis konusu binaların yıkım kararlarının olduğunu, para cezalarına dayalı kooperatif borçlarının olduğunu, yapı denetim firmasına borcun bulunduğunu, ...'dan ilişik kesme belgesinin de alınmadığını, bütün bunların sonucu davalı kooperatifin tasfiye kararı vermesinin Kooperatifler Yasasına tamamen aykırı olduğunu,

bu yoldaki kararın da bütün sonuçları ile birlikte yoklukla malul olduğuna karar verilmesi gerektiğini belirterek davalı kooperatifin 08/09/2019 tarihli 2018 hesap yılı olağan genel kurul kararlarının tamamının bütün hukuki sonuçları ile malul olduğuna ve ortadan kaldırılması şeklinde iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar ... ve ...'un ödemelerini tamamlayarak tapularını aldığını ve kooperatiften istifa ettiğini, hem dava konusu genel genel kurul ve hem de dava tarihi itibari ile kooperatif ortağı olmadığından genel kurul kararlarının iptalini isteyemeyecek olan adı geçen davacılar yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, ayrıca bu kişilerin genel kurul toplantı tutanağına muhalefet şerhi de yazdırmadığını, davacı ...'in ise hiçbir zaman kooperatife ortak olmadığını, ortaklık payı devralmadığını, bu davacının sadece,

ödemesini yaparak kooperatiften tapusunu alarak istifa eden ... isimli kişiden bağımsız bölüm satın alan kişi olduğunu, bu nedenle adı geçen davacı yönünden de davanın husumetten reddi gerektiğini, ayrıca bu kişinin de genel kurul toplantı tutanağına muhalefet şerhi de yazdırmadığını, bu 3 davacı dışında kalan 13 davacının ise genel kurula davet edildiğini, bu 13 davacının tamamının kooperatife ödenmemiş borcu bulunduğundan haklarında kooperatif ortaklığından çıkarılma kararının olduğunu, bu kararların iptaline yönelik davaların bulunduğunu, bu davalardan henüz kesinleşen olmadığını,

dava dilekçesinde bahsi geçen müfettiş raporunda kooperatifle ilgili ve ilgisi olmuş herkesin dahil edilmek sureti ile 872 sayısının bulunduğunu, bu sayının içinde istifa ederek parasını alıp giden, ortaklık payını başkasına devrederek ayrılan, borcunu ödeyip tapusunu alarak ayrılan tüm ilgililerin bulunduğunu, ayrıca 872 ortak olduğu yönünde bir ibare mevcut olmayıp tespit tarihi itibari ile 110 aktif ortak olduğunun belirtildiğini, bu nedenle 872 ortağın çağrılmadığı iddiasının tutarsız ve gerçek dışı olduğunu, çağrı ve toplantının usulüne uygun yapıldığını,

genel kurula katılan 14 davacının imzalı önerge ve belgelerin olduğu bir klasör dolusu evrak sunarak genel kurulun yapılmasını istemediklerini ileri sürdüklerini, toplantının yapılmaması isteği gündeme eklenebilecek ve gündem içinde görüşülebilecek bir konu olmadığından evrakların tutanağa da yazılarak iade edildiğini, zaten bir klasör dolusu evrakın işleme alınıp değerlendirmesinin de mümkün olmadığını, davacılardan sadece ...'nın muhalefet şerhini yazdırdığını, bu nedenle diğer davacıların dava açma sıfatlarının olmadığını, gündemin 6. maddesinde asıl üyeliklere seçildiği belirtilen ...,

... ve...'ın hangi süre ile seçildikleri belli olmadığı gibi kooperatif yönetim kurulu yada tasfiye kurulu üyeliklerine seçildiklerinin belli olmadığı ileri sürülmüş ise de, sürenin belirtilmemesi halinde kural gereği sürenin, ilk yapılacak genel kurula kadar olduğunu, yönetim kurulu aynı zamanda tasfiye kurulu olarak görev yaptığından her iki göreve birlikte seçildiklerini, yine aynı maddede ..., .. ve ...'ın aynı süre ile yönetim kurulu ve tasfiye kurulu yedek üyeliğine seçildiklerinin belli olduğunu, ... ve ...'in ise cümlenin gelişinden denetim kurulu yedek üyeliğine seçildiğinin zaten belli olduğunu,

davacının bir takım küçük yazım hatalarını suistimal ederek bundan yarar umduğunu, sunulan evrakların 60 değil de 16 sayfa olduğunun yazıldığı ileri sürülmüş ise de divana sunulan belgelerin tek tek sayılması neticesinde 16 sayfa olduklarının tespit edildiğini, yapılan iş ve işlemlerin bakanlık temsilcilerinin nezaretinde yapıldığını, ayrıca sunulan belgelerin hiçbirinin genel kurulla ilgili olmadığını, inşaat ve imarla ilgili hususlar olduğunu, bu hususlara ilişkin davacılar tarafından açılan davaların da olduğunu,

gündemde olmayan ve görüşülmesi mümkün olabilen kısıtlı konularda gündeme ilave madde eklenmesi yönünde önerge sunulabilmesi mümkün ise de davacıların sunduğu önerge ile genel kurulun yapılmamasını istediklerini, bu nedenle gündeme eklenmesi mümkün olmayan bir önerge ve teklifin oylaması da olmayacağından bu sebeple davacıların önergesi ile ilgili oylama yapılmadığını ve önergenin günde alınmadığını, muhalif oy kullanan davacıların isimlerinin yazılmadığı ve bu şekilde dava hakkının bertaraf edilmek istendiği ileri sürülmekte ise de,

oylamalarda muhalif yada kabul oyu verenlerin isimlerinin tespiti yada tutanağa geçirilmesi gibi bir uygulamanın olmadığını, divan başkanı Av. ...'nın husumeti nedeni ile keyfi davranmasının söz konusu olmadığını, toplantının 2 kişi olan bakanlık temsilcilerinin gözetim ve denetiminde yapıldığını, bütçe yapılmadığı ve davacıların mallarına el konulması amacına yönelik gündem dışı karar alındığı ileri sürülmekte ise de, kooperatif genel kurul kararı ile hiç kimsenin malına el konulamayacağını, oylanan yönetim kurulunun sunduğu bütçe olduğunu,

ayrıca kooperatifin elinde sadece davacılara verilmesi gereken meskenlerin olduğu ileri sürülmüş ise de, bahsi geçen ortakların tamamının kooperatife borcunun olduğunu, borçlarını ödemedikleri için haklarında ortaklıktan çıkarma kararlarının bulunduğunu, ihraç kararları yargıya taşındığından yargılama sonucu duruma göre hareket edilmesinin zorunlu olduğunu, bu aşamada davacılara tahsisli yada verilmesi gereken mallar olmayıp bu malların kooperatifin malları olduğunu, iddia edilenin aksine gündem dışı bir karar alınmadığını, gündemin 8. maddesinde yazılı olduğu şekilde bir bilgi verilmediği iddiasının abesle iştigal olduğunu,

gündemin 9. maddesi ile alınan bir karar olmadığını, sadece açıklama yapıldığını, bağımsız bölümler arasında fiyat farkı olduğu iddiasının iptali istenen genel kurulla bir ilgi ve alakasının olmadığını, ayrıca imar ve yapılan inşaatlarla ilgili olan bu konuların daha önce davacılar tarafından açılan genel kurulların iptali davalarında da ileri sürülmüş ve mahkemelerce itibar edilmemiş hususlar olduğunu, öte yandan ortaklar arasındaki eşitlik mutlak değil nispi eşitlik olduğundan şerefiye değerlendirilmesi yapıldığını, müvekkili kooperatifin ise bu değerlendirilmeyi benimsenen usulden dolayı zorunlu olarak başta yaptığını,

davet edilmediği ileri sürülen 872 ortağın hiçbir zaman söz konusu olmadığını, kooperatifin tasfiyesinin mümkün olmadığı ileri sürülmüş ise de, bunun da davacıların kendi düşüncesi olduğunu ve iptali istenen genel kurulla ilgili olmadığını, kooperatif ortaklarının serbest iradeleri ile istifa etmedikleri baskı ile istifa ettirildikleri ileri sürülmekte ise de, yüzlerce kişinin baskı ile istifa ettirilmesinin aklın alacağı bir iddia olmadığını, davacı ... dışında hiç kimsenin bu yönde bir isnat ve iddiasının olmadığını, davacılara da bu yönde baskı ve telkin olduğu davalardan vaz geçilmesinin şart koşulduğu iddialarının tutarsız olduğunu,

kooperatifin 945 konutu olduğu ve 945 ortağı olması gerektiği ileri sürülmüş ise de, hiçbir dönemde 945 ortağın olmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen müfettiş raporuna itiraz edilmesi üzerine yeni bir rapor düzenlendiğini ve söz konusu raporun tamamen değiştiğini, bu nedenle söz konusu rapora itibar etmenin mümkün olmadığını, kooperatifin ortaklarının, ortaklar defterine kayıtlı olanlar olduğunu, kayıtlı olmayanlarla nasıl bir ilişki kurulmuş olursa olsun kooperatif ortağı olmadığını,

velev ki usulsüz olarak ortaklık sonlandırılmış olsa bile o işlem iptal edilmeden yada bu yönde bir yargı kararı oluşmadan hiç kimsenin kooperatif ortağı kabul edilemeyeceğini, davacının konuları birbiri içine sokarak genel kurul kararı olmadan satış kararları alındığını iddia ettiğini, oysa iptali istenen genel kurulda bu konu ile ilgili hiçbir karar alınmadığını, keza iptali istenen genel kurulda tasfiye kararı da alınmadığını, tasfiye kararının daha önceki genel kurullarda alındığını, buna yönelik de dava açıldığını, dolayısıyla bu iddiaların tamamının önceki genel kurul kararlarının iptali davalarında da ilere sürüldüğünü,

kooperatifin en yetkili organı genel kurul olup her aşamada tasfiye kararı verebileceğini, hatta hiç inşaat yapmadan bile tasfiye kararı verebileceğini, kaldı ki kooperatifin tasfiye de edilmediğini, alınan kararın tasfiye işlemlerine başlanmasına ilişkin olduğunu, kooperatif tüzel kişiliğinin devam ettiğini, alacak ve borçların olmasının tasfiye kararı alınmasına engel olmadığını, kaldı ki bu konunun da huzurdaki dava ile bir ilgisinin olmadığını, Mahkemenin, yargılaması başka mahkemelerde sürmekte olan önceki genel kurullarla ilgili karar vermesinin beklenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk derece mahkemesince; davacılar ..., ... ve ...'ın davalı kooperatifin ortağı olduğunu ispatlayamaması sebebiyle HMK 114/1-d maddesindeki taraf ehliyetine sahip olma dava şartı yokluğundan HMK'nun 115/2 maddesi uyarınca bu davacılar yönünden açılan davanın usulden reddine; diğer davacılar yönünden, davalı kooperatifin 08/09/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların malul olduğuna yönelik talepte bulunulmuş ise de, dava konusu genel kurul kararının malul olmasına veya butlanına neden olacak herhangi bir durum bulunmadığı, toplantıya çağrının usulüne uygun yapıldığı,

kooperatif tasfiye sürecinde olup kanun gereği toplantı nisabı aranmayacağından toplantı ve karar nisaplarının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçeleri ile bu davacılar tarafından genel kurul kararlarının malul olduğuna yönelik açılan davanın reddine; davacılar tarafından iptal davasının 3 aylık yasal süresinde açıldığı, dava konusu kararlara muhalif olma şartının davacılardan sadece davacı ... tarafından yerine getirildiği,

diğer davacıların -..., ... ve ... hariç- dava konusu genel kurul toplantı tutanağında muhalefet şerhinin bulunmadığı gerekçeleri ile 08/09/2019 tarihli genel kurul kararlarının iptaline yönelik davanın HMK'nun 114/2 maddesi atfıyla TTK'nun 445 ve 446 maddeleri gereğince genel kurul toplantı tutanağına muhalefet şerhini geçirtme dava şartı yokluğundan usulden reddine; olumsuz oy kullanıp muhalefet şerhi bulunan davacı ... tarafından dava konusu genel kurul kararlarının iptali talep edilmiş ise de, söz konusu genel kurul kararlarında kanuna, esas sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı bir durum tespit edilmediği,

bilirkişi heyeti tarafından raporda genel kurul toplantısında "istifa eden ortaklardan aidat alınmadan" ifadesinin kabulünün Kooperatifler Kanununun 23 ve 81 maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, söz konusu "istifa eden ortaklardan aidat alınmadan" ifadesinin genel kurul gündem maddelerinin 7. maddesinde tasfiye bütçesinin görüşülüp karara bağlanması ve önceden istifa eden eski ortaklardan da tasfiye masraflarının talep edilmesinin karara bağlanması olarak ifade edildiği,

ancak genel kurulda istifa eden ortaklardan aidat alınmayacağına ilişkin alınmış bir karar bulunmadığından genel kurul kararının kanuna aykırılığından bahsedilemeyeceği gerekçeleri ile davacı ... tarafından genel kurul kararlarının iptaline yönelik açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karar yasal süresinde davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu genel kurul toplantısında, toplantı nisabına ve karar yeter sayısına riayet edilmediğini, çok sayıda üyenin üye kayıt defterine kayıtları yapılmadığı gibi sabit fiyat satışı adı altında başka bir deftere kayıtlarının yapıldığını, başta bazı müvekkilleri de dahil olmak üzere çok sayıda üyeye çağrı yapılmadığını, bu usuli eksiklikler sabit olmasına rağmen yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kooperatif binalarında bağımsız bölüm sayısı 1081 olup bunun 133 adedinin arsa maliklerine ait olduğunu,

geriye kalan 948 adet kooperatife ait bağımsız bölümlerin tamamının ise üyelere tahsis edildiğini, bu nedenle genel kurul toplantısına ilişkin çağrının mutlak surette 948 üyeye yapılması gerektiğini, tapu tahsisi yapılacak üyelere davalı kooperatifçe baskı yapılarak tapu tahsisine karşılık istifa dilekçesi imzalamalarının istendiğini, kat mülkiyeti tesis edilmemiş,

iskan ruhsatı alınmamış ve tüm borçları ödenmemiş olan ve hatta tasfiye kararı da alınmamış bulunan kooperatif ortaklığından sırf tapu temliki yapılmış olması nedeniyle istifa ettirilme işleminin Kooperatifler Kanununa aykırılık nedeniyle yok hükmünde olması gerektiğinin kabulü ile dava konusu genel kurul toplantısının yeterli çoğunlukla toplanmadığı ve tüm üyelere çağrının yapılmadığı gerekçeleri ile genel kurul toplantısının iptaline karar verilmesi gerekirken yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu,

müvekkillerin bir kısmı sabit fiyatla satış yapılmış kişiler olarak görüldüğünden üye kayıt defterine değil sabit fiyatla satış defterine kayıtlarının yapıldığını, üye listesinin düzenlenmesi yetkisine sahip davalı kooperatif tarafından sunulacak belgelere itibar edilemeyeceğinden bilirkişilerin kapsamlı şekilde inceleme yaparak kooperatifin gerçekte kaç üyesi olduğunu tespit etmeleri gerektiğini, gerçek üye sayısının tespitindeki en önemli kriter tapu kayıtları iken mahkemece devir yapılan tapu kayıtlarında herhangi bir inceleme yapılmadığını,

kooperatif tarafından müvekkilleri ve başka diğer kişilere yapılan tapu devirlerinin celp edilerek incelenmesi halinde aslında davalının beyan ettiğinden çok daha fazla ortak olduğunun, bu nedenle de genel kurul kararında yeterli sayıya ulaşılamadığının anlaşılabileceğini, Maliye Bakanlığı Müfettişinin raporunda, kooperatif üye sayısının 765 kişi olduğu ve Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı baş müfettişinin 28/08/2018 tarihli raporunda ise, davalı kooperatifin üye sayısınıhn 872 olduğuna ilişkin tespitin dikkate alınmadığını, dava dosyasına defter asıllarının sunulmadığını,

davalının 2006 kuruluş yılından bu yana 11 adet noter tastikli üye kayıt defteri 4 adet karar defteri olmasına rağmen bilirkişi raporunda sadece 2 defterin (2013 ve 2015) incelendiğini, müvekkili ...'ın tapusunu aldığını, ancak istifa dilekçesi vermediğini, suret olarak davalı tarafından ibraz edilen sözde istifa dilekçesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, talep etmelerine rağmen aslının da ibraz edilemediğini, Maliye Bakanlığı Vergi Müfettişi tarafından 2015 yılında kooperatifin üye sayısının 765 kişi olduğu tespit edilerek üye listesinin Maliye Bakanlığı Grup Bakanlığına;

oradan ise Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğini, ancak bu hususun Mahkemece gözetilmeyerek sebebinin de gerekçeli kararda açıklanmadığını, davalı taraf hakkında nitelikli dolandırıcılık, resmi evrakta sahtecilik, görevi kötüye kullanma gibi birçok suçtan ceza yargılamasının devam ettiğini, henüz kesinleşmese de davalı kooperatifin yönetim kurulunda bulunan ... ve ...'in görevi kötüye kullanma, tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçlarından adli para ve hapis cezasına mahkum edildiğini, Mahkemece,

istifanın tek taraflı irade beyanı olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira bahsi geçen istifaların zorla ve baskı altında hazırlatılarak imzalatıldığını, ancak bu hususun araştırılmadığını, binaların iskan ruhsatının alınmadığı, kat mülkiyetinin tesis edilmediği, muhtemelen ...'dan ilişik kesme – borçsuzluk belgesinin de alınmadığı, Belediye encümen kararları ile sabit kaçak inşaat mevcudiyeti ve bu nedenle de yıkım ve para cezası kararları olduğu, bu konudaki bir kısım idare mahkemesinde görülen davaların olduğu, bu davaların kooperatif aleyhine sonuçlandığı,

yapı denetim firmasının yasal ücretinin ödenmediği, firmanın ikame ettiği davanın kooperatif aleyhine sonuçlandığı olguları da gözetilmeyerek eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, müvekkili ...'in, bir başka üyeden üyelik devri yoluyla üye ve yeni malik olduğu halde, huzurdaki davada davacı olduğu için üyelik kaydının yapılmamış olmasının sorumlusunun müvekkili değil davalı kooperatif olduğunu, neticeten, tüm delillerin toplanmadığını ve celp edilen delillerin de gereği gibi incelenmediğini, aksine itiraz edilen ve gerçeği yansıtmayan hazirun cetveli doğru kabul edilerek buna göre karar verildiğini,

tapu kaydı esas alınmak suretiyle keşif ve bilirkişi tetkikatı yapılmadığını, ayrıca davalı lehine her bir davacı için vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira açılan dava tek bir dava olduğundan tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava, davalı kooperatifin 08/09/2019 tarihli genel kurulu ile alınan tüm kararlarının yokluk, butlan ve iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 20/07/2020 tarihli raporda; davalı kooperatifin yıllar itibariyle hazirun cetvellerinde görünen üye sayılarının 2012 yılında 285 üye, 2013 yılında 285 üye, 2014 yılında 380 üye, 2015 yılında 242 üye, 2016 yılında 195 üye, 2017 yılında 105 üye ve dava konusu genel kurulun yapıldığı 2018 yılında 97 üye olduğu,

davalı kooperatifin 30/06/2013 tarihli olağan genel kurulunda alınan kararların iptaline ilişkin açılan İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/221 Esas sırasına kayıtlı davada verilen kararın gerekçesinde, 249 bağımsız bölümün, kooperatif ortağı olmayan 247 kişiye sabit fiyatlı satıldığı,

247 kişinin kooperatif ortakları gibi aynı hak ve hükümlülüklere sahip olduğu üzere toplam kooperatif üye sayısının toplamda 549 olduğu kabul edilerek hüküm verildiği ve kararın kesinleştiği, davalı kooperatifin, 30/06/2013 tarihinde gerçekleşen 2012 yılı genel kurulundan sonraki tüm genel kurullarında mahkeme tarafından ortak kabul edilen 247 kooperatif üyesini hazirun listelerine dahil etmedikleri, sabit fiyatlı 247 ortağın kooperatiften ihraç edildiklerine veya istifa ettiklerine dair herhangi bir belge veya kayıt sunmadıklarının görüldüğü,

buna göre genel kurula çağrılmayan ortakların oyları alınan kararları etkileyecek miktar ve nitelikte olmadığı takdirde sadece ortağın genel kurula çağrılmamış olması bir iptal sebebi olarak kabul edilmemekle birlikte, bunun aksine çağrılmayan ortakların adedi alınmış bulunan kararların sıhhatini etkileyecek ve engelleyecek nitelikte ise bu kerre alınan kararların gerekli oy çokluğu ile alınmış kararlar olamayacağının üzerinde durulabileceği, davalı kooperatifin 2012-2018 yılları gerçekleşen genel kurullarında belirtilen üye sayıları dikkate alındığında, 247 ortağın,

genel kurullarda alınan kararlarda aranan karar nisabı ile kararların sıhhatini etkileyecek ve engelleyecek nitelikte üye sayısı olduğunun düşünülebileceği bildirilmiştir.

Farklı bilirkişi heyeti tarafından sunulan 01/02/2021 tarihli raporda; davalı kooperatifin ortaklar pay defterinde 97 ortağın kayıtlı olduğu, kayıtlı olanlar arasında davacılar ..., ... ve ...'in isminin yer almadığı, bu davacılar dışında kalan diğer 13 davacı ile kayıtlı diğer ortaklara genel kurul toplantısına ilişkin taahhütlü mektubun gönderildiği, dava konusu genel kurula 97 ortaktan 23 ortağın asaleten 15 ortağın vekaleten hazır bulunmasıyla başlandığı,

aralarında davacılardan bazılarının da yer aldığı kişiler tarafından davalı kooperatifin 30/06/2013, 22/05/2014, 14/06/2015, 26/06/2016, 18/06/2017, 06/05/2018 tarihli genel kurul toplantılarında alınan kararlar hakkında benzer iddialarla iptal davaları açıldığı, bu davalardan sadece 30/06/2013 tarihli genel kurul toplantısı ile ilgili kararın kesinleştiği, 22/05/2014 ve 14/06/2015 tarihli genel kurul toplantıları ile ilgili davaların karara bağlanmasına rağmen kesinleştiğine dair bilgi ve belgeye rastlanmadığı, 26/06/2016 ve 18/06/2017 tarihli genel kurulların iptaline ilişkin davanın ise henüz karara bağlanmadığı,

bu kararlara göre kooperatifin ortak sayısının 30/06/2013 tarihi itibariyle 530 olarak tespit edildiği, sırasıyla 374, 380, 242 (İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 18.06.2017 tarihli genel kurul kararlarının iptali davasında alınan raporda bilirkişi kurulunun tespitine göre), 195 ve 105 olduğu, dava konusu genel kurul tarihinde ise ortaklar defteri kayıtlarına göre kooperatilin 97 ortağının olduğu, bu azalmanın davalı kooperatifin, tapusunu alan ortaklardan kooperatiften istifa ettiğine dair dilekçe alınmasından ve alınan dilekçelerin yönetim kurulu kararına bağlanarak kayıtlara intikal ettirilmesinden kaynaklandığı,

davalı kooperatif tasfiye halinde olup tasfiye halindeki kooperatiflerin toplantı nisabı olmadığından seçimlerin ve kararların oy çokluğuyla alınması yeterli olduğu, buna göre nisabın sağlandığı, ortaklar defterinde isimleri yer almayan davacılar ..., ... ve ...'in ortak olduğu ve olumsuz oy kullandığı kabul edilse dahi seçimlerin ve kararların sonucunun değişmeyeceği, genel kurul tutanağına toplantının yapılmasına ve alınan kararlara muhalif olduğu ifadesini geçirten tek davacının ... olduğu, ancak onun da kararlara muhalif kalma sebeplerini tutanağa geçirmediği, dolayısıyla davacıların iptal davası açma şartını yerine getirmediği,

genel kurul gündeminin birleşik 6. maddesinde "..., ...,..." adlı kişilerin seçildiği belirtilmesine karşın görevlerinin ne olduğu belirtilmemiş ise de, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün gündemin ve cümlenin gelişinden görevin yönetim kurulu üyeliği ve (anasözleşmenin 86. maddesi hükmü çerçevesinde) tasfiye memurluğu olduğunu belirleyerek 11/10/2019 tarihli 9928 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde tescil ve ilan ettiğini, bu şekilde bu eksikliğin giderildiği, değerlendirilmesi gereken tek kararın tasfiye bütçesinin "istifa eden ortaklardan aidat alınmadan" kabul edilmesi hakkındaki gündemin 7. maddesine ilişkin olduğu,

bu ifadenin Kooperatifler Kanununun 81. maddesinde yer alan "Amacına ulaşarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." yönündeki hüküm ile ortakların hak ve vecibelerde eşitliği hükmünü içeren Kooperatifler Kanununun 23. Maddesine aykırı olduğunun değerlendirildiğini, takdirin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.Dava konusu genel kurul gündem maddelerinin aşağıdaki şekilde olduğu görülmüştür Gündemin 1. maddesinin,

açılış ve saygı duruşuna ilişkin olduğu,Gündemin 2. maddesinin, divan heyetinin seçimine ve divan heyetine tutanakları imzalama yetkisi verilmesine ilişkin olduğu, belirtilen isimlerin 26 kabul ve 12 red oyu ile oyçokluğu ile seçilerek imzalama yetkisinin verildiği,Gündemin 3. maddesi ile, denetim kurulu faaliyet raporunun ve denetçilerin geçmiş dönem faaliyetleri ile ilgili ibra edilmelerinin ayrı ayrı oylamaya sunulduğu, 26 kabul ve 12 red oyu ile faaliyet raporu kabul edildiği gibi denetçilerin de ibra edildiği, denetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadığı Gündemin 4. maddesi ile,

yönetim kurulu çalışma raporu ile bilançonun ayrı ayrı okunarak müzakereye sunulduğu, ayrı ayrı oylamaya sunulan bilanço ve yönetim kurulu raporunun 25 kabul ve 13 red oyu ile oyçokluğu ile kabul edildiği, yönetim kurulunun geçmiş dönem çalışmaları ile ilgili 22 kabul ve 13 red oyu ile oyçokluğu ile ibra edildiği, çekimser oy kullanan olmadığı, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadığı,

Gündemin "Tasfiye sürecinin 2 yıl süreyle uzatılmasının karar bağlanması" konulu 5. maddesi ile "Yönetim ve denetim kurulunun seçimi, yönetim kurulunun tasfiye kurulu olarak görev yapmasının karara bağlanması" konulu 6. maddesinin birleştirilerek 6. gündem maddesi ile görüşüldüğü, gündemin 5. maddesinde herhangi bir oyalamanın yapılmadığı,Gündemin 6. maddesi ile, karar içeriğinde belirtilen kişilerin 24 kabul ve 14 red oyu ile oyçokluğu ile seçildiği, yine kararda belirtilen kişilerin denetim kurulu asil üyeliklerine 25 kabul ve 13 red oyu ile oyçokluğu ile seçildiği, çekimser oy kullanan olmadığı, Gündemin 7. maddesi ile,

tasfiye bütçesinin görüşüldüğü, herhangi bir yeni ödeme kalemi ihdas edilmeksizin kooperatifin mevcut alacak ve malları ile giderlerinin karşılanmasına yönündeki yönetim kurulu teklifinin 12 red oyuna karşılık 26 kabul oyu ile kabul edildiği, çekimser oy kullanan olmadığı, yönetim, tasfiye, denetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmemesinin 12 ret oyuna karşılık 26 kabul oyu ile karara bağlandığı,Gündemin 8. maddesi ile,

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/79 Esas sayılı dosyasında görülen davada kooperatifin inşa ettiği tüm konutlara "davalıdır" şerhi konulması ve 2012 ile devamı yıllar için yapılan genel kurulların iptali istemli açılan davaların safahati ile ilgili ortaklara bilgi verildiği, herhangi bir oylama yapılmadığı, Gündemin 9. maddesi ile,

İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/223 Esas sayılı davasında genel kurul kararlarının iptaline karar verildiği belirtilerek karar tarihinden sonra yapılan 14/06/2015 tarihli genel kurulda iptal edilen 30/06/2013 tarihli genel kurulda oylanan 5, 6, 7 ve 9 maddelerin yeniden okunarak oylandığı ve kabul edildiği konusunda genel kurula bilgi verildiği, Gündemin 10. maddesinin, dilek ve temennilere ilişkin olduğu,

Genel kurul toplantısı sona ermeden muhalefet şerhi olup olmadığının sorulması üzerine ortaklardan ...'nın toplantının yapılmasına ve alınan tüm kararlara muhalif olduğunu ifade ederek bu hususun şerh edilmesini istediği ve şerh edildiğinin toplantı tutanağına yazıldığı anlaşılmıştır. Somut olayda, davalı kooperatifin 08/09/2019 tarihli genel kurulu kayıtlı 97 ortaktan 23 ortağın asaleten 15 ortağın ise vekaleten katılımı ile yapılmıştır.

Davacılardan ..., ... ve ... hazirun cetvelinde yer almamakta olup diğer davacılardan ..., ..., ..., ..., ... ve ... genel kurul toplantısına asaleten katılmış olup diğer davacılar ise genel kurul toplantısında kendilerini bir vekil ile temsil ettirmiştir. Davalı kooperatif davacılardan ... ve ...'ın istifa suretiyle ortaklıklarının son bulduğunu, davacı ...'in ise kooperatife hiç üye olmadığını savunmuştur.

1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların geçersiz olması (yokluk) hali, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için toplantıya katılan ortağın ret oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak,

keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açması gerekmektedir.Genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortakların çağrılmaması ve gelmemeleri toplantı ve karar nisabını etkiliyorsa, bu durum, kararın yok sayılmasını gerektirir.

Bu nitelikteki kararların yokluğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi açılacak dava da herhangi bir süreye tabi değildir (Yargıtay 6 HD'nin 2023/3321 Esas 2024/1819 Karar sayılı ilamı).Öncelikle davacı tarafın hazirun listesinde belirtilen üye sayısının gerçeği yansıtmadığı, çok sayıda üyenin, üye kayıt defterine kaydının yapılmadığı, yine davalı kooperatiften sabit fiyatla konut alanların başka bir deftere kaydedildiği, genel kurula katılma hakkı bulunan çok sayıda ortağa (872 ortak) çağrı yapılmadığı,

bu nedenle toplantı ve karar nisaplarına riayet edilmediği ile ilgili iddialarının incelenmesi gerekmiştir. Zira üye sayısının tespiti yapıldıktan sonra bunun sonucuna göre tüm ortaklara usulüne uygun şekilde çağrı yapılıp yapılmadığı, çağrı yapılmayan ve gelmeyen ortakların toplantı ve karar nisabını etkileyip etkilemediği değerlendirilecektir.

Ayrıca söz konusu iddialara dayanan davacıların, alınan kararlara muhalif kalıp keyfiyeti tutanağa geçirtme koşulu aranmaksızın yasal bir aylık süreye tabi olmadan iptal davası açma hakları bulunmaktadır.Davalı kooperatif tasfiye halinde olduğundan, 1163 sayılı Kanunun 81/4 maddesi uyarınca, anasözleşme ile özel bir nisap belirlenmemiş ise, tasfiye halinde kooperatiflerin genel kurul toplantılarında nisap aranmaz. Kararlar oy çokluğu ile verilir.

Davalı kooperatifin anasözleşmesinin 87. maddesinin 9. bendinde ise, gayrimenkul satışının görüşüleceği toplantılar hariç olmak üzere, tasfiye süresince yapılacak genel kurul toplantılarında toplantı nisabının aranmayacağı kararlaştırılmıştır.

Toplantı ve karar nisaplarına yönelik hükümler emredici nitelikte olup bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, yok hükmündedir ve baştan beri hüküm ifade etmezler.Davalı kooperatifin 14/06/2015 tarihli 2014 hesap yılı olağan genel kurulu kararlarının tamamının iptaline karar verilmesi talebi ile açılan davada da diğer iddialar ile birlikte işbu davada olduğu gibi üye sayısının gerçeği yansıtmadığı ve genel kurula çağrının yapılmadığı iddiaları ileri sürülmüş olup Mahkemece davanın reddine (butlanla malul olduğundan bahisle aylık % 5 faiz alınacağına yönelik gündemin 7. maddesi dışında) dair verilen karara yönelik istinaf

incelemesi Dairemizce yapılmıştır.

Dairemizin 2021/1893 Esas 2021/1478 Karar sayılı kararında, davalı kooperatifin sabit fiyatlı ortak olarak kabul ettiği ortakların genel kurul hazirun listesine alınmadıklarının açık olduğu, bu kişilerin kooperatiften istifa ettikleri yada ihraç ettiklerine ilişkin herhangi bir kayıtta sunulmadığı belirtilerek kararda belirtilen gerekçelerle ilk derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.O halde yapılan açıklamalar da nazara alındığında, davalı kooperatife karşı açılan başka genel kurul kararlarının iptaline yönelik davalarda alınan rapor içerikleri, yine bu davalarda verilip kesinleşen Mahkeme kararları,

Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı Başkanlık Müfettişliği Başmüfettişi ... tarafından tanzim olunan 28/08/2018 tarihli inceleme raporu içeriğinde yer verilen tespitler, yukarıda bahsi geçen Dairemizin kaldırma kararı ile dosya kapsamı ve mevcut delil durumu hep birlikte değerlendirilerek,

davalı kooperatiften sabit fiyatla konut satın almak suretiyle ortak olarak kabul edilen kooperatif ortakları bulunduğu ve bunların genel kurul hazirun listesine alınmadıkları anlaşılmakla taraflardan da sorulmak suretiyle eksik veya başka yerden getirtilmesi gereken delillerin mevcudiyeti halinde bunların dosyaya celp ve ibrazından sonra içinde kooperatifler konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu mevcut yada başka bir heyete dosyanın tevdii ile kooperatifin defter, kayıt ve belgeleri,

genel kurul tutanakları ve hazirun cetveli ile tarafların dosyaya ibraz ettiği tüm delillerin incelenmesi suretiyle kooperatif ortak sayısının tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesinden sonra toplantıya usulünce davet edilmeyen ortak bulunup bulunmadığı, varsa nisaba etkisinin olup olmadığı,

ayrıca kooperatifler kanunu, anasözleşme ve kooperatif ana sözleşmesinin birlikte değerlendirilmek suretiyle davacılar ..., ... ve ...'ın kooperatif üyesi olup olmadığı konularında açıklamalı, denetime elverişli bilirkişi raporu aldırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan hükme esas alınma kuvvetine haiz olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek yanılgılı gerekçeyle hüküm kurulması isabetli olmamıştır.Açıklanan sebeplerle,

eksik araştırma ve inceleme ile ilk derece mahkemesince yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/762 Esas, 2021/191 Karar sayılı 25/02/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın,

Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacıların yaptığı istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,

SONUÇ / HÜKÜM

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16.01.2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1125, K. 2025/96, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkeme Kararı
  6. İstinaf Nedenleri
  7. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  8. Hükü M
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1125
Karar No
2025/96
Tarih
16 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1149 K.2025/55
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/1151 K.2025/35
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/1156 K.2025/47
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1174 K.2025/30
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1175 K.2025/143
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1179 K.2025/31

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.