KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/1233 Esas
- Karar no
- 2024/1580
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/01/2021
- Numarası
- 2018/527 Esas, 2021/40 Karar
- Davanın konusu
- İstirdat
Karar Metni
1.508 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine geçiş ücreti ve para cezasının tahsiline yönelik İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin kesinleşmesi sebebiyle toplam 15.455,00 TL'nin ihtirazi kayıtla ödendiğini, müvekkiline ait ... plakalı vasıtanın ihlalli geçiş yaptığı iddia edilen bazı tarihlerde farklı bir gişeden geçiş yaptığı gibi PTT hesabında yeterli bakiye bulunduğunu, otoyol işletmecisi ile etiket işletmecisi arasındaki koordinasyon eksikliği sebebiyle HGS/OGS hesaplarının bakiyesinin yeterli olmasına karşın tahsilat yapılamadığından sistem hatasından kaynaklı olarak geçiş ücreti ve para cezasının otoyolu kullanan muhataplardan talep edildiğini,
sistem açığı sebebiyle birçok hatalı işlemin askıda bekletilmesine rağmen müvekkiline ilişkin geçiş ücretinin kurumlar arası inceleme yapılıp teyit edilmeksizin icra takibine konularak haksız tahsilat yapıldığını belirterek ödenen 15.455,00 TL'nin 29/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı, icra dosyasına ödediği toplam tutar üzerinden davayı açmış ise de, müvekkili şirketin alacağı, asıl alacak ve işlemiş faizden ibaret olduğundan artan tutar yönünden davanın reddi gerektiğini, OGS/HGS hesabını müsait tutmanın ve geçiş ücretini ödemeye yetecek bakiye bulundurmanın davacının sorumluluğunda olduğunu, davacıya ait plakaya tanımlı HGS hesabına ilişkin geçişler sebebiyle yapılan provizyon sorgusunun "Ürün Bakiye Yetersiz-İptal Ürün/Ürün Kara Listede" sonucu ile döndüğünü, bu nedenle provizyon sorgu sonucunun PTT'den sorulması gerektiğini,
hesabı müsait olmayan ve geçişe ilişkin banka provizyon sorgusu yetersiz bakiye dönen davacının HGS etiketinden geçiş ücreti çekilemediğinden ücreti ödenmeyen geçişleri için kanuna uygun olarak geçiş ücreti ve 10 katı tutarında ceza bedeli tahakkuk ettirildiğini, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolunun işletiminden sorumlu olan müvekkil şirketin, köprü ve otoyollardan geçiş ücretini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine ilişkin işlemleri 6001 sayılı Kanuna uygun şekilde yürüttüğünü, müvekkili şirketin,
ihlalli geçiş yapan araç sahiplerine ihlalli geçiş yapıldığına ilişkin herhangi bir bildirim yapma yükümlülüğünün bulunmadığını, davacıya ait ... plakalı aracın 13/10/2016-26/10/2017 tarihleri arasında işletme hakkı müvekkili şirkete devredilen otoyoldaki (Alemdağ, Fenertepe, Mecidiye, Reşadiye) çıkış istasyonlarından ücret ödemeksizin geçişler yaptığını, OGS/HGS işletmeciliği hizmetinin bankalar ve benzer statüdeki PTT tarafından yönetilmesi sebebiyle abonelik ilişkisinin de anılan şirketler ile müşterileri arasında olduğunu, müvekkili şirketin bu süreçteki konumunun,
anılan ücret toplama sistemlerinin geçerli olduğu üye işyeri olmaktan ibaret olduğunu, OGS/HGS hesabının bakiyesini göremeyen müvekkilinin işlem sorgusu (provizyon) anında banka ve PTT'den gelen yanıt ile bağlı olduğundan sorgu sonucunda ret yanıtı alındığı taktirde ilave bir işlem yapma olanağı ve yükümlülüğünün bulunmadığını, müvekkili şirketin geçiş anı dışında sorgulama yapma yükümlülüğü bulunmadığından ihlalli geçiş yapan davacının, ihlalli geçişlere ilişkin bedelleri müvekkili şirkete ödemesi gerektiğini,
7144 sayılı Torba Kanunun yürürlük tarihi olan 25/05/2018 tarihi itibari ile sadece tahsil edilmemiş ceza tutarları hakkında uygulanmak üzere, geçiş ücretinin geçiş tarihinden itibaren 15 (onbeş) gün içerisinde ödenmemesi halinde tahakkuk eden geçiş ücretinin 10 katı tutarındaki ceza 4 katı olarak değiştirilmiş ise de davaya konu ihlalli geçiş ücreti ve ceza tutarının Kanunun yürürlük tarihi itibari ile tahsil edilmesi sebebiyle anılan yasal düzenlemenin bu davada uygulanmayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; taraflar arasında hizmet sözleşmesi kurulup kurulmadığı, davacının alacağının bulunup bulunmadığı, var ise alacağın miktarı yargılama sonucu belirlenebileceği, bu aşamada ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre, davalının ödeme anlaşması bulunan banka kayıtları ve geçiş anındaki davacının ödeme kaydedici cihazları ve bilgisayar kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadan,
rapor alınmadan İİK'nun 258/1 maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bilirkişi incelemesinin yapılması için yatırılması gereken ücretin ara karar ile verilen kesin sürede yatırılmaması sebebiyle 6100 sayılı Kanunun 324. maddesine göre davacının bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçtiğinin kabul edildiği, mevcut delil durumuna göre davacının davasını ispatlayamadığı gerekçelerine istinaden davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; idare tarafından işletilen otoyol hizmetinde, hesap bakiyesini müsait hale getirmek üzere ilgili banka ve posta kuruluşları ile protokol imzalanarak araç/hesap sahibine 15 gün süre tanındığını, davalı şirketin ise, idarenin bizzat yerleştirdiği sistemden kendisini ayrıcalıklı tutup geçiş sırasında anlık olarak ücret tahsilini istemesine karşın idarenin aksine 15 günlük süre tanımadığını, oysa davalı şirketin de, aynen idare tarafından uygulandığı üzere,
basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle ilgili kuruluşlarla protokol imzalayarak araç/hesap sahibine geçiş anında hesapta bakiye bulunmasa dahi 15 gün içerisinde tamamlayacağı bir sistemi kurmakla mükellef olduğunu, huzurdaki davanın da, geçiş esnasında müsait olmayan hesap bakiyesinin bilahare tamamlanmasına rağmen davalının bahsi geçen ve haksız kazanç teminine yol açan sistemi uygulamamış olmasından kaynaklandığını, başka bir deyişle davalı tarafından hesap bakiyesinin 15 günlük sürede düzeltilmesi olanağı sağlanmış olsa idi, huzurdaki davaya neden olan cezalı ücret tarifesinin tahakkuk etmeyeceğini, davalı şirketin,
idare ile aynı sistemi kurmak zorunda olduğuna dair esas mesele çözümlenmeden aynı tip ihtilaflarda haklı araç sahiplerinin lehine bir karar çıkması beklenmeyeceğinden diğer dosyalar kapsamında konuya bütünsel çözüm getiren yüksek mahkeme kararının beklenilmesi gerektiğini, hesap ve takdir edilen vekalet ücretinin yasa ve usule aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, ihlalli geçiş ve ceza ücretinin tahsiline ilişkin yapılan icra takibi kapsamında ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Davalının, davacı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında 11.421,85 TL geçiş ücreti ve ceza tutarı, 711,88 TL faiz ve 128,14 TL KDV olmak üzere toplam 12.261,87 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, takibin kesinleşmesi üzerine davacı tarafından icra dosyasına 30/03/2018 tarihinde 12.261,87 TL ve 02/04/2018 tarihinde 3.194,00 TL olmak üzere, toplam 14.084,80 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, davacı tarafından bilirkişi ücretinin yatırılmadığı ve bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilemeyeceği gerekçelerine istinaden mevcut delil durumuna göre davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5. maddesi "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte,
bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir." şeklinde düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan "on" ibareleri "dört" şeklinde değiştirilmiştir.
Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna ilave edilen geçici 3. madde de ise "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır." düzenlemesi yapılmıştır.
6001 sayılı Kanunun 30. maddesinin 7. fıkrasında ise, geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmüştür (27/03/2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile "7" günlük süre "15" güne çıkarılmıştır).
2004 sayılı İİK'nun 72. maddesinde menfi tespit ve istirdat davaları düzenlenmiş olup maddenin 7. fıkrasında, takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahsın, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebileceği; aynı maddenin 8. fıkrasının son cümlesinde ise, davacının, istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecbur olduğu ifade edilmiştir.
Somut olayda, ihlalli geçiş ve ceza ücretinin tahsiline ilişkin başlatılan icra takibinin ödeme emrine itiraz edilmemesi sebebiyle kesinleşmesi üzerine davacı tarafından icra tehdidi altında ve ihtirazi kayıtla ödendiği belirtilen bedelin istirdadı için işbu eldeki dava açılmıştır. Buna göre ispat yükü üzerinde olan davacının, kanunun ifadesiyle paranın verilmesi lazımgelmediğini ispat etmesi gerekir.
Davacı tarafından bilirkişi incelemesi için verilen kesin süreye rağmen ücret yatırılmamış olup ücretin yatırılmaması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ve dosya kapsamına göre karar verileceğinin ihtar edildiğine göre ihtar edilen sonucun doğduğunu kabul etmek gerektiğinden artık dosya kapsamında yer alan diğer delillerin değerlendirilmesi suretiyle sonuca gidilmesi gerektiğine şüphe yoktur.
Buna göre ise dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre davacı davasını ispatlayamadığından Mahkemece davanın reddine yönelik tesis edilen karar isabetli olmuştur. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/527 Esas, 2021/40 Karar sayılı ve 20/01/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1233, K. 2024/1580, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama