KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/1251 Esas
- Karar no
- 2024/1582
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 24/02/2021
- Numarası
- 2019/469 Esas, 2021/126 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.602 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait araçların farklı tarihlerde müvekkili şirketin işletme hakkı sahibi olduğu Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Yolundan ihlalli geçişler yaptığını, geçiş ücreti ve para cezasının ödenmemesi üzerine tahsili için için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davetiye tebliğine rağmen davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; geçiş tarihlerinde davalı adına kayıtlı bulunan ... ve ... plakalı araçlarla davacı şirketin işletmesinde bulunan köprü ve otoyollardan 01/09/2016- 02/06/2017 tarihleri arasında ücret ödemeden ihlalli geçişler yapıldığı, davalının soyut borca itiraz dışında başkaca bir savunmada bulunulmadığı, bu nedenle davalının ihlalli geçişlere ilişkin geçiş ücreti ve dört katı ceza tutarından sorumlu olduğu,
bilirkişi raporu ile her iki araç sebebiyle geçiş ücreti ve ceza tutarı olmak üzere takip tarihi itibariyle talep edebilecek toplam alacak 20.611,80 TL olarak hesap edilmişse de, takip talebinde 20.609,25 TL asıl alacak talebinde bulunulması ve 22/04/2019 tarihli dilekçe ile asıl alacağın 371,29 TL'lik kısmından feragat edilmesi karşısında taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacının toplam 20.237,96 TL asıl alacak talebinin yerinde olduğu, işletici şirketin geçiş ücreti ve ceza tutarını genel hükümlere göre tahsil edecek olması,
takibe konu edilen alacak muaccel ise de 6098 sayılı TBK'nun 117. maddesi kapsamında davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin ihtarname ve benzeri delil ibrazında bulunulmaması sebepleri ile işlemiş faiz ve faizin KDV'si taleplerinin yerinde olmadığı,
davalı yönünden temerrütün icra takibiyle gerçekleştiği, bu nedenle takibin, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari işlerdeki avans oranında temerrüt faizi ile temerrüt faizine 3065 sayılı KDV Kanununun 24. maddesi uyarınca %18 KDV yürütülmesi suretiyle devamı gerektiği, hüküm altına alınan alacağın likit ve bu yöne ilişkin itirazın ise haksız olması karşısında icra inkar tazminatı istem koşullarının oluştuğu gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 20.237,96 TL asıl alacak yönünden kısmen iptaline, takibin 20.237,96 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen ve artan oranlarda avans faizi yürütülmesi suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, hükmolunan alacağın %20'si nispetinde (4.047,59 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; icra takibi her ne kadar 28.383,05 TL üzerinden olsa da 371,29 TL tutarında geçiş bedeli, ihlalli geçiş cezası, faiz ve faizin KDV’sinden feragat edilerek işbu davanın 28.011,76 TL üzerinden açılmasına ve bilirkişi raporunda, feragat de gözetilerek alacağın 20.609,25 TL olarak hesaplanmasına rağmen mahkemece bu bedelden 371,29 TL'nin tekrar mahsup edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira bu durumun mükerrer feragate yol açtığını, kaldı ki feragat ihlalli geçişi, ceza bedelini, faizi ve faizin KDV’sini kapsamasına rağmen feragatin sadece asıl alacaktan düşmesinin de hakkaniyete aykırı olduğunu,
Mahkemece borçlunun temerrüde düşürüldüğüne ilişkin ihtarname ve benzeri delilin bulunmaması nedeniyle faiz taleplerinin reddinin yerinde olmadığını, zira temerrütün, ihlalli geçişin yapıldığı on beşinci gün itibariyle başladığını, icra takibi ile talep edilen KDV alacağının bilirkişinin görüşünün aksine ana paraya değil faize işletildiğini, faiz alacakları katma değer vergisine tabi olup temerrüt faizi üzerinden hesaplanmasının yasaya uygun olduğunu, bu sebeplerle bilirkişi raporuna yörelik itirazları dikkate alınmaksızın,
hesaplamadaki belirsizlikler giderilmeden kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, geçiş ihlalinden kaynaklı geçiş ücreti ve gecikme cezası ile işlemiş faiz ve KDV alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Davacının, davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında 20.609,25 TL asıl alacak (geçiş ücreti ve ceza tutarı), 6.587,86 TL faiz ve 1.185,94 TL KDV olmak üzere toplam 28.383,05 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise yasal süresi içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, ihlalli geçişler sebebiyle geçiş ücreti ve dört katı ceza tutarı ile icra inkar tazminatına hükmedilmiş olup işlemiş faiz ve KDV alacağına yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, feragat sebebiyle mahsubun hatalı olduğu ve işlemiş faiz ile faizin KDV'si alacağı taleplerinin yerinde olduğu belirtilerek kararın bu yönlerden kaldırılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan 03/09/2020 tarihli raporda; iddia edilen ihlalli geçişlere ait bilgilerin raporun 6. maddesindeki tabloda ve rapor ekinde arz edildiği, bu bilgiler ışığında ... ve ... plakalı araçlara ilişkin olarak geçiş ücreti ve buna ek olarak 4 katı rutarında bir ceza tutarı neticesinde toplamda 20.611.80 TL'lik bir ihlal kaydının mevcut olduğu,
ancak davacı tarafından icra takibine konu edilen tutar 20.609 25 TL olduğundan dolayı taleple bağlılık ilkesi gereği bu tutarın dikkate alınması gerektiği, ayrıca yapılan hesaplama neticesinde davacının talep edebileceği faiz tutarının 3.737,01 TL olabileceği, davalıya ait araçlarla yapılan köprü ve otoyol geçiş tutarlarına KDV dahil olduğundan dolayı davacı tarafından tekrardan KDV talebinde bulunulamayacağı bildirilmiştir.
Davacı vekili istinafında, feragat edilen 371,29 TL'nin geçiş bedeli, ihlalli geçiş cezası, faiz ve faizin KDV'sine ilişkin olduğunu ileri sürmüş ise de, davalı borçlunun ödeme emrine yönelik itirazından sonra davacı vekili tarafından icra dosyasına sunulan 22/04/2019 tarihli dilekçede, asıl alacak bakımından sehven eklenen 371,29 TL'lik kısımdan feragat edildiğinin bildirilmesi sebebiyle feragatin, takip talebinde asıl alacak olarak gösterilen geçiş ücreti ve ceza tutarı olmak üzere toplam 26.609,25 TL yönünden yapıldığını kabul etmek gerekir.
Bu nedenle feragatin, toplam takip bedeli üzerinden yapıldığına yönelik davacının itirazlarına itibar edilmemiş olup feragat edilen bedelin asıl alacak olarak gösterilen geçiş ücreti ve ceza tutarı olarak gösterilen toplam 26.609,25 TL'den mahsup edilerek hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik yoktur.Mahkemece, işletici şirketin geçiş ücreti ve ceza tutarını genel hükümlere göre tahsil edecek olması ve takibe konu edilen alacak muaccel ise de, davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin delil ibraz edilmemesi nedeniyle davacı tarafın işlemiş faiz ve faizin KDV'sine yönelik talebi yerinde görülmeyerek reddedilmiş ise de,
6001 sayılı Yasa gereğince ihlalli geçişten itibaren 15 gün sonra temerrütün gerçekleştiği, ayrıca bir temerrüt ihtarına gerek bulunmadığı, bu nedenle geçiş ücreti ve para cezası üzerinden işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 24. maddesinin (c) bendinde "Vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler" matraha dahil olan unsurlar olarak belirlenmiş olduğundan işlemiş faiz için KDV isteminin de yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda, icra takibi ile 6.587,86 TL faiz talebinde bulunulmuş ise de, bilirkişi raporu ile talep edilebilecek faiz toplam 3.737,01 TL olarak hesaplanmış olup davacı vekilinin rapora karşı beyan dilekçesinde bu miktara yönelik bir itirazının bulunmadığı gibi istinaf başvurusunda da faizin miktarına yönelik bir istinaf sebebini ileri sürmediği, ayrıca davalı tarafından rapora yönelik bir itirazda bulunulmadığı gibi hükmün de istinaf edilmediği hususları dikkate alındığında bu miktar yönünden işlemiş faiz talebinin kabulü gerekir.
Öte yandan geçiş ücretleri için uygulanan KDV oranının %8 olması sebebiyle geçiş ücretine uygulanan işlemiş faiz için de aynı oranda KDV hesaplanması gerektiği gözetildiğinde 298,96 TL KDV alacağına hükmedilmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1251, K. 2024/1582, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama