KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Dosya no
- 2021/1675 Esas
- Karar no
- 2025/490
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 01/06/2021
- Numarası
- 2020/404 Esas, 2021/416 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.493 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin kendisine ait araçlar ile müvekkili şirketin işlettiği ... Tünelinden 25/07/2018 - 01/09/2019 tarihleri arasında ücret ödemeksizin ihlalli geçişler yaptığını, 15 gün içerisinde de ilgili geçiş ücretlerinin ödenmediğini, ödeme yapılmaması üzerine ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu, borcun ifa edileceği yerin müvekkili şirket adresinin bulunduğu yer olması sebebiyle icra takibine yönelik yetki itirazının yerinde olmadığını belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; davalının maliki olduğu araçların 25/07/2018 - 21/09/2019 tarihleri arasında Avrasya Tünelinden geçiş yaptığı, HGS/OGS'nin bağlı olduğu hesap hareketlerine göre ihlalli geçiş bildirimine konu geçiş ücretlerinin tahsili için yeterli bakiyenin bulunmadığı, 15 gün içinde bakiyenin yeterli hale getirilmediği, ceza bedelinin tahsili için ihlalli geçiş bildirimi düzenlenmesinin ve/veya tebliğinin zorunlu olmadığı,
geçiş anında bakiyenin yetersiz olduğu hallerde OGS/HGS hesabına yükleme yapılamamış olmasının davalı ile otomatik ödeme talimatı verilen banka arasındaki bir hukuki ilişkiyi ilgilendirdiğinden veya sürücünün ihlalli geçiş bildirimini araç malikine ulaştırmamış olmasının davalı araç maliki ile sürücü arasındaki hukuki ilişkiyi ilgilendirdiğinden ya da aracı kiralayanın ihlalli geçiş yapması halinde bu durumun davalı araç maliki ile aracı kiralayan arasındaki hukuki ilişkiyi ilgilendirdiğinden bu gibi hukuki ilişkilerden kaynaklanan savunmaların davacıya karşı ileri sürülemeyeceği gibi bunlardan dolayı davacının sorumluluğunun da bulunmadığı,
davacının geçiş bedelinin cezalı tutarı ile talep ve tahsil etmesinin koşullarının oluştuğu gerekçelerine istinaden davanın kabulü ile, davalının ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın 14.620,00 TL yönünden iptaline, takibin devamına, hükmolunan asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince PTT ve Karayolları Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak HGS/OGS kayıtlarının istenmiş ise de, bu ara karardan gerekçesi açıklanmadan dönülerek tamamen davacı delillerine dayanılarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin 28/01/2021 tarihli duruşmaya katılmamasına rağmen yeni duruşma gününün tebliğ edilmediğini, yine 28/01/2021 tarihli duruşmada 01/06/2021 tarihli duruşmanın tahkikat duruşması olarak görüleceğinin şerh edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
müvekkili şirkete ait HGS kayıtlarında Avrasya Tüneline ait geçiş bulunmadığı gibi farklı tarihlerde bakiye yüklemelerinin yapıldığını, bu anlamda ödeme def'inde bulunduklarını, usulüne uygun bir geçiş ihlal bildiriminin bulunmadığını, araç kiralama hizmeti sunması sebebiyle müvekkilinin ilgili kaçak geçişlerden haberdar olmasının mümkün olmadığını, bildirim yapılmamasının müvekkilinin ödeme ve itiraz hakkını kısıtladığını, davacının davacı şirket tarafından 14 aylık geçiş ücretlerin biriktirerek takip başlatmasının mülkiyet hakkının ihlaline neden olduğunu,
ihlalli geçişler tebliğ edilmediğinden cezai şart istenemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, ihlalli geçiş bedelinin tahsili için yapılan icra takibine karşı itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacının, davalı hakkında ...sayılı dosyasında 14.620,00 TL asıl alacağın (geçiş ücreti ve cezası) tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının icra dairesinin yetkisi ile borca karşı itirazda bulunduğu,
itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi sebebiyle davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Somut olayda, davalı borçlu icra takibine yönelik itirazında ayrıca icra dairesinin yetkisine de itiraz etmesine rağmen Mahkemece bu itiraz tartışılarak kesin olarak bir sonuca bağlanmamıştır.İİK'nun 50. maddesi uyarınca para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur.
Bilindiği üzere tüm davalar için uygulanan yetki kuralı genel yetki kuralı olup; buna göre genel yetkili mahkeme davalının ikametgahı mahkemesidir (6100 sayılı HMK m. 6/1). Bazı davalarda ise genel yetkili mahkeme yanında başka yer mahkemeleri de yetkili kılınmıştır ki bu da özel yetki kuralıdır. Öte yandan davacının genel yetki ile özel yetki kuralı arasında seçimlik hakkı vardır.
HMK'nun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için özel yetki kuralı öngörülmüş ve sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği belirtilmiştir.Davacı tarafın işlettiği Avrasya Tünelinin geçiş bedeli karşılığında kullanılması hususunda taraflar arasında hizmet sözleşmesi bulunmaktadır.TBK'nun 89. maddesi uyarınca aksine bir anlaşma yoksa para borcunun alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilmesi gerekir.
Buna göre somut davada yerleşim yeri ..., ... Cd. No:...
Üsküdar/İstanbul olan davacının alacağın tahsili için İstanbul Anadolu İcra Dairesinde takip yapmasında usule aykırılık bulunmamaktadır.Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte,
bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir.
6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.
Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.
6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında "...İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır.
Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir. kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır,
uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir.Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür.Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır." yönünde karar vermiştir.
Bu durumda ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davalıya ait araçların davacı şirketin işlettiği tünelden ihlalli geçiş gerçekleştirdiği, davacının ihlal sebebi ile davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı, geçiş esnasında ödeme olmadığında ve OGS/HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalının geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu gibi ayrıca ihlali izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin usulüne uygun olarak ödenmemesi halinde olay tarihindeki ilgili mevzuat hükümleri gereğince ceza tutarının da ödenmesi gerektiği hususları dikkate alındığında ihlalli geçiş ücreti ve ceza tutarının ödenmemesine,
usul hükümlerinin uygulanmasında bir hata bulunmamasına ve 6001 sayılı Yasanın 30/5 maddesi uyarınca geçiş ücretlerinin ödeme yapmadan geçiş yapan araç sahiplerinden tahsil edilebilmesine göre Mahkemece davanın kabulüne yönelik tesis edilen karar isabetli olmuştur.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere. 1-İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/404 Esas, 2021/416 Karar sayılı ve 01/06/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 375,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 240,40 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere Üye Hakim ...'in muhalefetiyle oyçokluğu ile karar verildi.27/03/2025
KARŞI OY
Somut olayda, Mahkemece tesis edilen ara karar üzerine ... Şube Şefliği ile Beşiktaş Posta Dağıtım Merkezi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalıya ait ihlalli geçiş yaptığı iddia edilen araçlara ilişkin HGS/OGS hesap bilgilerinin gönderilmesi talep edilmiştir. Ancak müzekkere cevapları gelmeden bu yöndeki ara karardan gerekçesi açıklanmadan rücu edilerek davanın kabulüne dair işbu istinafa konu kararın verildiği görülmüştür.
Bu durumda davalıya ait araçların geçiş tarihinde ve geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde OGS/HGS kayıtlarında geçiş ücretini karşılayacak yeterli bakiye bulunup bulunmadığı, yeterli bakiye bulunmasına rağmen geçiş ücretinin sistemce tahsil edilip edilmediği hususunda bahsi geçen kayıtlar getirtilip incelenmeden ve gerekirse bu hususta bilirkişiden rapor alınmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetli olmadığından bu yönüyle karara muhalif kaldığıma dair görüşümü bildiririm.27/03/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1675, K. 2025/490, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama