KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/250 Esas
- Karar no
- 2024/605
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 24/12/2020
- Numarası
- 2019/538 Esas, 2020/791 Karar
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
781 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında Yönetici Asistanı Hizmet Alımına Ait Sözleşme düzenlendiğini, davalı işçisi ...'ın işçilik alacaklarının tahsili için taraflar aleyhine dava açtığını, hükmedilen işçilik alacağının takibe koyulduğunu ve müvekkilinin icra dosyasına 10.918,00 TL ödediğini, ancak sözleşme gereği davalının çalışanlarının işçilik alacaklarından davalının sorumlu olduğunu, bu nedenle işçiye ödedikleri alacağın davalıdan rücuen tahsili için Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevabında; rücu davasında iki yıllık zamanaşımı süresi olup, davacının ödeme tarihinden itibaren iki yıl içinde dava açmadığını, işçinin davacı idare tarafından işe alınıp sonrada işten çıkarıldığını, 6552 Sayılı Yasa'nın 8. maddesi gereği işçinin kıdem tazminatından sorumluluğun ilgili kamu kuruluşuna ait olduğunu, kıdem tazminatının ihale yaklaşık maliyetine dahil olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalının cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunduğu, rücu tazminatının ödeme tarihinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinde talep edilmesi gerektiği, davacının iş mahkemesinde hükmolunan alacağı 10/02/2016 tarihinde ödediği, davalı aleyhine takibin ise bir yıllık süre geçtikten sonra, 24/08/2017 tarihinde başlatıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; icra takibinde zamanaşımı savunmasında bulunmayan davalının itirazın iptali davasında zamanaşımı def'inde bulunmasının savunmasının genişletilmesi olduğunu, 6098 Sayılı TBK'nın 73/1 maddesi gereği tazminatın tamamının ödendiği ve ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde tazminatın tamamen ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesi ile rücu isteminin zamanaşımına uğrayacağını, bu nedenle mahkemenin yürürlükten kaldırılan yasaya dayanarak zamanaşımı süresinin bir yıl olarak gösterilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağının rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; dava dışı işçinin taraflar aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ilamlı icra takibi başlattığı, davacı İETT'nin icra dosyasında 10/02/2016 tarihinde 10.918,00 TL ödediği ve ödenen bedelin rücuen tahsili için davalı aleyhine 16/08/2017 tarihinde Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itirazı üzerine itirazın iptali ve takibin devamı için işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece; rücu isteminin ödeme tarihinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.
Dava konusu olayda, davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, davalı alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar.
İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler (Yargıtay 23. HD'nin 2016/8129 Esas, 2017/479 Karar sayılı kararı) Dava dilekçesi ve ekindeki belgelerden, taraflar arasındaki bu sözleşme ilişkisine işaret edildiği anlaşılmaktadır.
Somut davada taraflar arasındaki ilişki hukuki nitelikçe “hizmet temini (alım) sözleşmesi” olup; kendine has özellikleri olan bu sözleşme türü için zamanaşımı süresini düzenleyen ayrık bir hüküm de bulunmadığından, TBK'nın zamanaşımı ile ilgili genel hükmü olan 146. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanmalıdır. Yargıtay 23. HD'nin 2016/8129 Esas, 2017/479 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Bu durumda mahkemece anılan hüküm doğrultusunda, zamanaşımı süresinin dolmadığı gözönünde bulundurularak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 bendi gereğince esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/538 Esas, 2020/791 Karar ve 24/12/2020 tarihli karar kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/250, K. 2024/605, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama