KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Mart 2021
- Dosya no
- 2021/299 Esas
- Karar no
- 2021/362
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/01/2021 (Ara Karar
- Numarası
- 2020/776 Esas,
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.160 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA:Davacı vekili 30/12/2020 tarihli dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 3996 sayılı Bazı Yatırım Hizmetleri Yap -İşlet - Devlet Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun hükümlerine göre Yavuz Sultan Selim ve Kuzey Marmara Çevre Otoyolunun İşletme hakkı sahibi, davalının ise, İşletme hakkı müvekkili şirkete ait köprü ve otoyollarını ticari iş yapmak amacıyla kullanmış olan kişi olduğunu, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkındaki Kanunun 30. maddesinin 5. fıkrası gereğince geçiş ücreti ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden,
işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin dört katı tutarında cezanın genel hükümlere göre tahsil edileceğini, 7. fıkrası gereğince, geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrada belirtilen cezaların uygulanmayacağını, davalının maliki bulunduğu ... ... plakalı araçların geçiş ücreti ödemeksizin köprü ve / veya otoyollardan ihlalli geçiş yaptığını,
bedeli ödenmeden yapılan geçiş ücretlerinin 15 günlük sürede de ödenmediği için davalı hakkında İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalının ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, itirazlarını kabul etmediklerini, müvekkili alacaklının alacağının temini bakımından, davalının yargılama süresinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ileride verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimalinin göz önüne alınarak,
davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine, dava konusu ile sınırlı olarak teminatsız İhtiyati haciz konulmasını, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacak üzerinden %20 oranında İcra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için vadesi gelmiş bir alacağın yaklaşık olarak ispatı gerektiği, dosya kapsamına göre yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Ara karar, yasal süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; ihtiyati haczi haklı gösteren sebeplerin ve şartların mevcut olduğunu, ortada bir alacak olduğunu, müvekkili şirketin alacaklı sıfatına haiz olduğunu, davalıya ait araçların ihlalli geçişlerinin yapıldığı anlara ilişkin fotoğrafların dosyada CD formatında olduğunu, mahkemeye sunulduğunu, görüntüler ihlalli geçiş listesi karşılaştırıldığında dava konusu alacağın var olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralının ortaya konulduğunu,
davaya konu alacağın rehinle teminat altına alınmamış ve vadesi gelmiş bir alacak olduğunu, kanunu bilmemenin mazeret olmadığını, süre içinde geçiş ücretinin ödenmemesi nedeniyle geçiş ücreti ve 4 katı tutarında cezanın herhangi bir bildirim, ihtar veya tebligata gerek kalmaksızın muaccel olduğunu iddia ederek ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz talebinin kabülüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Talep, İİK 265. maddesi gereğince ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılması istemidir.2004 sayılı İİK'nın 258/sonuncu fıkrasında ihtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklının istinaf yoluna başvurabileceği düzenlenmiştir.Davacı iş bu yasal düzenleme kapsamında, istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 2004 Sayılı İİK'nın 257 ve devamında ihtiyati haciz düzenlenmiştir. İhtiyati haciz şartları 257. Maddede, 258. Maddede ise ihtiyati haciz kararına yer verilmiştir.
258. Maddenin ilk fıkrasında alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu ifade edilmiştir. Somut olay bu anlamda değerlendirildiğinde, dava dilekçesine ekli, araç plakalarına dair ihlalli geçiş listesi olduğu görülmüştür. Davacı, toplam 16.665,87 TL tutarlı ihlalli geçiş ve para cezası tutarının tahsili amacı ile davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatmıştır.
Davalı tarafından takibe itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, akabinde davacının iş bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. İcra ve İflas Kanunun 258. maddesinin 2. cümlesinde “ Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri ( m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur. ” Denilmektedir. Kanun senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir.
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek dellilerin sunulmasıdır.
Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK ‘daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır.
Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir.
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için “ alacağın yargılamayı gerektirmesi “ şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir.İhtiyati hacizde teminat İİK 259. maddede düzenlenmiştir.
Maddede, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun veya üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve HMK 96’ cı maddesinde yazılı teminatı vermeye mecbur olduğu, ancak, alacağın bir ilama müstenid ise teminatın aranmayacağı, ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkemenin teminata lüzum olup olmadığını takdir edeceğine yer verilmiştir.Somut talepte, yukarıda ifade edildiği üzere, geçiş listesi, davalı tarafın 25/01/2021 tarihli cevap dilekçesi değerlendirildiğinde, İİK 258. maddede yer verilen,
kanaat getiren dellilerin gösterilmiş olduğunun kabulü ile ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken, talebin reddedilmiş olması isabetli görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın, yasada ifade edilen kanaat getiren dellileri ibraz ettiği kabul edilerek, İİK 257 vd maddeleri gereğince teminat mukabili ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, talebin reddi ve red gerekçesi yerinde görülmemiştir.
Ancak, söz konusu hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talep edenin talebinin kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/299, K. 2021/362, 11 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama