KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/365 Esas
- Karar no
- 2024/561
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/12/2020
- Numarası
- 2018/564 Esas, 2020/802 Karar
- Dava
- TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
Karar Metni
1.121 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili sigorta şirketine ... Sigorta Poliçesi ile sigortalı işyerinde, 10/06/2017 tarihinde yaşanan hırsızlık olayında, sigortalının 2280 kg hurda bakırının çalındığını, ekspertiz raporuna binaen sigortalıya toplam 40.000,00 TL ödenerek sigortalının haklarına halef olduklarını, davalı ... şirketinin yükümlülüklerine aykırı davranması nedeniyle hasarın gerçekleştiğini ileri sürerek 40.000,00 TL'nin 15/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevabında; ... Sitesi ile yapılan özel güvenlik sözleşmesi uyarınca, üç vardiya ve her vardiyada bir personel ile hizmet verildiğini, Özel Güvenlik Komisyon Kararına göre silahsız 10 kişilik özel güvenlik görevlisi tahsis edilmesine rağmen site yönetiminin her vardiyaya bir kişi olarak üç özel güvenlik görevlisi istihdam edilmesini talep ettiğini, 20.000 m² alana sahip, 3 giriş çıkış kapısı bulunan ve içerisinde 235 işyerinin bulunduğu sitede güvenliğin bir personelle sağlanamayacağını, site yönetiminin güvenlik açığı ve alınması gereken tedbirler ile ilgili taleplerini geçiştirdiğini, güvenlik personelinin görevi başında iken meydana gelen olayda herhangi bir kusurları bulunmadığını savunurak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece; hırsızlık olayında davalı ... şirketinin kusurlu olup olmadığına dair raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan 12/06/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, davalı ... şirketinin olayda % 30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, ek raporda da aynı görüşün tekrarlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ... şirketinin kusur oranına isabet eden 12.000,00 TL'nin 15/09/2017 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; hırsızların araç ile siteye girdiğini ve çuvallarla emtiayı araca taşıdıklarını, çalınan emtianın miktarı dikkate alındığında bunun uzun bir süre alacağını, bu süreç içerisnde hiçbir şekilde kontrol edilmemeleri ve hırsızlığın fark edilmemesi nedeniyle davalı ... şirketinin olayda tamamen kusurlu olduğunu, ilk alınan raporda da gerekçeli olarak güvenlik edimini gereği gibi ifa edemeyen davalı ... şirketinin olayda tamamen kusurlu olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin sigortalısının tüm önlemlerini aldığını,
davalı ... şirketinin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle olayda tamamen kusurlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; site yönetimine güvenlik açığı ile ilgili eksikliklerin bildirildiğini, ancak site yönetiminin güvenlik hizmetinin mevcut şekli ile verilmeye devam edilmesini talep etmesi nedeniyle müvekkilinin olayda sorumluluğu bulunmadığını, davacı sigortacının, sigortalattığı işyerinin güvenliğinin nasıl ve hangi şartlarda sağlandığını ve sitede bir güvenlik görevlisi ile hizmet verildiğini bilmeden poliçe tanzim ettiğini, davacı sigortacının kendi kusuru ile uğramış olduğu zararın tazminini talep edemeyeceğini,
27/12/2019 tarihli raporda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere müvekkili güvenlik şirketinin olayda sorumluluğu bulunmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, dava dışı sigortalıya ödenen sigorta tazminatının hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalı ... şirketinden tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacı ... şirketine ... Sigorta Poliçesi ile sigortalı işyerinde 10/06/2017 tarihinde hırsızlık olayı yaşandığını, davacının çalınan hurda bakıra ilişkin sigortalıya 40.000,00 TL ödediği ve ödenen bedelin davalı ... şirketinden rücuen tazmini için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece; davalı ... şirketinin olayda % 30 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karar yasal süresinde taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davacıya sigortalı işyerinde yaşanan hırsızlık olayında davalı ... şirketinin kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
İlk derece mahkemesinde alınan 30/09/2019 tarihli raporda; sitede davalı ... şirketinin güvenlik hizmeti vermesi esnasında hırsızlık olayı yaşandığı, bu nedenle davalının hasardan sorumlu olduğu belirtilmiştir. Farklı bilirkişilerden alınan 27/12/2019 tarihli raporda; davalı ... şirketinin güvenlik açığı ile ilgili bildirdiği tedbirlerin alınmadığı, bu nedenle olayda davalıya atfı kabil kusur bulunmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için güvenlik uzmanı bilirkişilerin de yer aldığı bilirkişi heyetinden alınan 12/06/2020 tarihli raporda; davalı ... şirketinin personel yetersizliğine rağmen güvenlik hizmetine devam ettiği, görevlendirilen personelini site alanının fiziki durumuna göre eğitmediği, denetim ve kontrol görevini eksik yaptığı, bu nedenle olayda % 30 oranında kusurlu olduğu; dava dışı site yönetiminin güvenlik şirketinin personel talebini yerine getirmediği, sitede tam anlamıyla kamera sistemi kurmadığı, risk analizi yaptırmadığı, bu nedenle olayda % 50 oranında kusurlu olduğu;
davacının sigortalının sitenin tam korunaklı bir site olmadığı ve işyerinin kamuya açık alanda olduğunu bilmesine rağmen işyerinin alarmını özel güvenlik noktasına bağlatmadığı, bu nedenle alarm merkezinden gelen işyerinin alarmın kesildiğine dair bildiriminin aynı zamanda site güvenlik personeline iletilemediği, bu nedenle sigortalının da olayda % 20 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Dosya kapsamına göre sigortalı işyerinin bulunduğu sitenin kamuya açık yollar üzerinde olup, sitenin etrafının güvenlik duvarı ile çevrilebilecek durumda olmadığı anlaşılmaktadır. Davalı ... ile site yönetimi arasında imzalanan sözleşmede, davalının 24 saat esasına göre ve her vardiyada bir kişi olmak üzere üç kişi kişi ile güvenlik hizmeti vermesi kararlaştırılmıştır.
Sözleşmede site içerisinde yaşanacak hırsızlık olayındaki sorumluluk ile ilgili herhangi bir hükme yer verilmiş değildir. Davalı ... şirketinin siteye kontrolsüz girişlerin engellenmesi, kapanış saatlerinde otoparkların araçlardan arındırılması, personel sayısının artırılması ve kamera odasında sürekli bir personelin bulundurulması gibi tedbirler alınmasını istemesine rağmen site yönetimince gereği yerine getirilmemiştir.
Öte yandan sigortalı işyerinin kapanmasından sonra işyerine araç ile gelen hırsızların yüklü miktarda bakır hurdayı çuvallarla araca yüklemesine rağmen davalı ... personeli tarafından farkedilmemiş, sigortalı da alarm merkezinden gelen ihbarı, site güvenliğine derhal bildirmemiştir.
Bu durumda sözleşmede davalı ... şirketinin bildirdiği tedbirlerin site yönetimi tarafından alınmaması hali için herhangi bir düzenlemede kararlaştırılmadığı gözetildiğinde, davalı ... şirketinin mevcut eksikliklere rağmen güvenlik hizmetini vermeye devam etmesi ve çok yüksek miktarda emtianın araç ile çalınmasına rağmen olayı fark etmemesi, site yönetiminin güvenlik şirketinin bildirdiği eksiklikleri gidermemesi,
davacının sigortalısının da alarm merkezinden gelen ihbarı derhal güvenliğe bildirmemesi ya da alarm sistemini güvenlik noktasına bağlatmaması nedeniyle, hırsızlık olayında davalı ... şirketinin % 30, site yönetiminin % 50 ve davacının sigortalısının da % 20 oranında kusurlu bulunmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararında hukuka ayıkırılık görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/564 Esas, 2020/802 Karar ve 02/12/2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 204,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 222,67 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/365, K. 2024/561, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama