İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/51 K.2024/569

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

Esas2021/51Karar2024/569Tarih9 Mayıs 2024Okuma12 dk · 2.351 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
9 Mayıs 2024
Dosya no
2021/51 Esas
Karar no
2024/569
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
09/10/2020
Numarası
2017/965 Esas, 2020/410 Karar
Dava
ALACAK (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.351 kelime·12 dk okuma·6 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; ...

5. İletim Tesis ve İşletme Grup Müdürlüğü ile davalı arasında Çaycuma Trafo Merkezi ve Erdemir I Trafo Merkezi'nin işletilmesi için 06/10/2005 tarihinde sözleşme imzalandığını, kıdem tazminatlarının ödenmediğinden bahisle davalı şirket işçileri tarafından müvekkili ile davalı şirket aleyhine Karadeniz Ereğli İş Mahkemesinin 2014/180-181-182-183-184-185-189- 1270 ve 1271 Esas ve Çaycuma 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi sıfatıyla) 2013/132 Esas sırasında açılan davaların yargılaması sonucunda, kıdem tazminatı alacaklarının müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini,

bunun üzerine söz konusu firma çalışanları tarafından Ereğli ... İcra Müdürlüğünün ...-... ve ... ile Ereğli ...

İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyaları ile icra takibine başvurulduğunu, müvekkili tarafından ilgili icra müdürlüklerine 130.697,35 TL ödeme yapıldığını, sözleşme gereği davalı yüklenici firma çalışanlarının kıdem tazminatı ödemelerine ilişkin ibranameler Müdürlüklerine verilmediğinden firmaya son hak edişin ödenmediğini ve teminat mektubunun da nakde çevrildiğini, ödeme yapılan 130.697,35 TL'nin 31.758,29 TL'sinin son hak ediş miktarından, 69.000,00 TL'sinin ise nakde çevrilen teminat mektubundan karşılandığını, dolayısıyla 29.939,00 TL yönünden davalı yüklenici firmaya rücu edilmesi zorunluluğunun doğduğunu,

taraflar arasında imzalanan 06/10/2005 tarihli sözleşmenin 38.5 maddesi ile, yüklenicinin, bu sözleşme kapsamında çalıştırdığı tüm personelin işvereni olarak iş kanunu, SSK kanunu ve çalışma hayatı ile ilgili diğer kanun tüzük ve yönetmeliklere göre personelin her türlü ücret, vergi, harç, SSK ve işsizlik sigortası primi vs. yasal yükümlülüklerini eksiksiz yerine getireceği.

13.2.13 maddesi ile yüklenicinin, işin bitiminde çalıştırdığı tüm personelden kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve başkaca alacağı olmadığına dair belge alarak teşekküle (Teiaş) tevdii edeceği.

38.11 maddesi ile, iş bu sözleşme kapsamında yüklenicinin istihdam ettiği işçinin muhatabı ve sorumlusunun kesinlikle teşekkül olmayacağı hususlarının düzenlendiğini, ihale şartnamesinde de, yüklenici işçilerine ait her türlü hak ve vecibelerin yüklenici tarafından ödeneceğinin ve doğabilecek her türlü hukuki, mali ve cezai yükümlülüklerin yükleniciye ait olacağının belirtildiğini, yüklenicinin de bu şartları aynen kabul ederek ihale konusu işi aldığını,

dolayısıyla yüklenici firmanın sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmamasına rağmen ödemek zorunda kaldığı miktarın tahsili için işbu davanın açıldığını belirterek davanın kabulü ile 29.939,06 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davalı tarafından yasal süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk derece mahkemesince; dosyada toplanan deliller, incelenen iş mahkemesi kararları, bu kararların ilamlı icra takip dosyalarına göre davacının ödediği meblağa ilişkin ödeme belgeleri, sunulan hakediş kesintisi ve teminat mektubu tazmin belgeleri incelenmesi neticesinde bu ilam ve belgelerin varlığının taraflar arasında ihtilafsız olması hususları da hep birlikte gözetildiğinde, davacının ödediği toplam işçilik alacağı ve fer'ilerinin 130.697,35 TL olduğu, bu ödemelerin tarih ve tutarlarının kesinti-tazmin sonrası bakiye tutarın 29.939,06 TL olduğu,

taraflar arasında akdedilen açık sözleşme hükümleri ve iş hukuku mevzuatı uyarınca davalının çalışanlarının işçilik alacaklarından esasen davalının sorumlu olduğu, dava açan işçilerin başka yüklenici bünyesinde çalıştıklarına dair bir iddia da ileri sürülmemiş olduğu, müteselsil sorumluluk esasına göre iş sahibi-üst işveren sıfatıyla davalının borcunu ödeyen davacı iş sahibinin, ödediği tutarı davalıya rücu hakkı bulunduğu,

hakedişten kesinti-tazmin suretiyle yapılan tahsilatlar, ödeme tarih ve tutarlarına göre TBK'nun 102. maddesi kapsamında, önceki tarihli-vadeliden başlamak suretiyle davalı borcundan düşüldüğünde, dava konusu tutarın, davacının son ödeme tarihlerinden geriye doğru hesaplanmak suretiyle 05/01/2015-12.184,29 TL ve 27/03/2015-17.754,77 TL şeklinde son ödeme tarih ve tutarlarına isabet ettiği, İş Mahkemesi kararlarında davalı şirket de taraf olduğundan temerrüdünün sonuçlarının davacının ödeme tarihlerinden itibaren başlatılması gerektiği (Yargıtay 23 HD 2019/952 E 2020/2536 K),

taraflar tacir olduğundan temerrüt tarihinden itibaren avans faizi istenebileceği gerekçelerine istinaden davanın kabulü ile, 17.754,77 TL alacağın 27/03/2015 ödeme tarihinden itibaren, 12.184,29 TL alacağın 05/01/2015 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin 40. maddesi ile, bu sözleşme nedeniyle doğacak davalara bakmakla yetkili mahkemenin, Sakarya Mahkemeleri olduğunun hükme bağlandığını, yetki sözleşmesi ile belirlenen Mahkemenin kesin yetkili Mahkeme olduğu yönündeki itirazlarının, ilk itiraz olarak sunulmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, kesin yetki kuralına aykırı karar verildiği inancı ile Mahkemenin yetkisizliğine ilişkin itirazlarını yinelediklerini, müvekkili şirket ile davacı arasında halen derdest 10 adet davanın bulunduğunu,

bu davalardan birisinin de İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen müvekkili şirketin, davacı şirketten olan teminat alacaklarının tahsili için açtığı 2019/290 Esas sayılı dava dosyası olduğunu, derdest dava konusu alacağın, özellikle ...

5. İletim Tesis ve İşletme Grup Müdürlüğü nezdinde oluşan bir alacak olduğunu, ...'a izafeten bu grup Müdürlüğü aleyhine açtıkları Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/251 Esas sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılmasının talep edildiğini, bu davaların sonunda müvekkili şirket lehine verilecek alacak kararlarının, davacı şirketin talep ettiği alacakları ile mahsup ya da takas edilebilir alacaklar olduğunu, dolayısıyla bu davaların sonucunun bekletici mesele yapılması talepleri kabul edilmiş iken sonradan bu karardan dönülmesinin, müvekkili şirket menfaatleri üzerine yıkıcı bir etki yarattığını, davacı şirket,

müvekkili şirket ile imzaladığı hizmet sözleşmelerinde yazılı fiyat farkı ile ilgili maddeleri bilerek yanlış uyguladığı için, müvekkili şirkete hak ettiğinin altında hizmet bedelleri ödediğini ve işin bitiminde elinde tuttuğu teminat mektupları ile ek nakdi teminatları iade etmediğini, bu nedenlerle açılan davalarda talep edilen alacak tutarlarının, davacı şirketin rücu davaları ile talep ettiği alacakların çok üzerinde olduğunu, davacı şirketin, başvurabileceği teminat bedelleri bulunmasına rağmen ısrarla bu teminatlar yokmuş gibi davrandığını, müvekkili şirketin, davacı şirketten olan teminat alacaklarının tamamının,

dava dilekçesinde gösterildiği gibi teminat mektubu tutarı kadar olan bir alacak olmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 12.2 maddesinde yazılı ek nakdi teminatların da, müvekkil şirkete iade edilmesi gereken teminat tutarları içerisinde yer alması gerektiğini, Mahkemenin, ek nakdi teminat tutarları hesaplanıp toplam teminat alacağı bulunarak oluşan yeni duruma göre karar vermemekle eksik bir inceleme yaptığını belirterek öncelikle sözleşmede yer alan yetki şartı nedeniyle ilk derece mahkemesinin yetkisizliğine karar verilerek dosyanın yetkili Sakarya Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine,

aksi halde Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/251 ve 2019/513 Esas sayılı dava dosyalarından verilecek kararın beklenmesine karar verilmesini ve ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak müvekkili şirketin, davacı şirketten olan teminat alacaklarının bilirkişi marifetiyle hesaplanmasına ve bulunacak değerin dava değerinden fazla olması halinde davanın reddine karar verilmesini talep ederek ilk derece Mahkemesi kararını istinaf etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava, hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacı tarafından dava dışı işçilere ödenen işçilik alacağının rücuen tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, bilirkişi raporu alınmadan dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre karar verilmiştir.Somut olayda, davacı vekili, kıdem tazminatı alacağına ilişkin davalı yüklenici şirket çalışanları tarafından müvekkili şirket ile davalı şirkete karşı açılan davalar sebebiyle 130.697,35 TL ödeme yapıldığını, bu miktarın 31.758,29 TL'sinin davalı yüklenicinin son hak ediş miktarından,

69.000,00 TL'sinin ise nakde çevrilen teminat mektubundan karşılandığını belirterek hak ediş ve teminat mektubu miktarını aşan 29.939,06 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup davalı vekili ise süresinde cevap dilekçesi sunmamakla birlikte davaya ilişkin savunmalarında, davacının, sözleşmede yazılı fiyat farkı ile ilgili maddeleri yanlış uyguladığı için müvekkili şirkete hak ettiğinin altında hizmet bedelleri ödendiğini, teminat mektuplarından başka başvurulacak ek nakdi teminat tutarları olmasına rağmen bunların dikkate alınmadığını,

taraflarınca açılan ve sonucu bu davayı etkileyecek dosyaların bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.Sakarya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/25 Esas (Eski: Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/251 Esas sayılı dosyası) sayılı dosyasının incelenmesinde, davanın, eldeki davanın davalısı tarafından TEİAŞ'a izafeten 5. iletim Tesis ve İşletme Grup Müdürlüğüne karşı açıldığı,

sözleşmenin 7.3.1, 7.3.2, 7.3.3, 15.3a, 15.3b, 15.3c, 15.4 maddelerine göre verilen hizmetten doğan ancak tahsil/fatura edilemeyen 103.720,41 TL (KDV hariç) fiyat farkı alacağının, alacağın doğduğu tarihten itibaren hesaplanacak ticari faizi ile tahsiline.

01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı yasaya göre ödenecek sosyal güvenlik priminin erken ya da zamanında ödenmesi halinde sosyal güvenlik priminde yapılacak %5 indirim bedellerinin haksız olarak davalı idarede tutulmasından kaynaklanan 15.414,19 TL alacağın, alacağın doğduğu tarihten itibaren hesaplanacak ticari faizi ile tahsiline karar verilmesi talep edilmiş olup eldeki istinafa konu kararın verildiği tarih itibariyle söz konusu dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır. ...

5. İletim Tesis ve İşletme Grup Müdürlüğü (teşekkül) ile davalı (yüklenici) arasında Ereğli I Ereğli II ve Çaycuma Trafo Merkezlerinin işletilmesi ile ilgili hizmetlerin sunulması için 06/10/2005 tarihinde sözleşme imzalanmış olup söz konusu sözleşmenin 38.22 maddesine göre, çalıştırılan personelin kıdem tazminatı ödemelerinin davalı yükleniciye ait olduğu.

13.2.13 maddesinde, yüklenicinin, işin bitiminde çalıştırdığı tüm personelden kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve başkaca alacağının olmadığına dair belge alarak teşekküle tevdii edeceği, aksi halde yüklenicinin son istihkakının ödenmeyeceği.

12.3 maddesinde, işin, sözleşme ve ihale dökümanına uygun olarak yerine getirildiği, yüklenicinin, bu işten dolayı teşekküle herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra SSK'dan alınan ilişiksiz belgesinin sunulmasının ardından kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların, varsa garanti süresi dolduktan sonra iade edileceği.

12.5 maddesinde, yüklenicinin bu iş nedeniyle teşekküle ve SSK'ya olan borçlarının hizmet kabul tarihine kadar ödenmemesi halinde kesin ve ek teminat paraya çevrilerek yüklenicinin borçlarına karşılık mahsup edileceği, varsa kalanın yükleniciye geri verileceği kararlaştırılmıştır. Somut olayda, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu hususunda bir ihtilaf yoktur.

Davacı, davalı şirketin çalıştırdığı bir kısım işçi tarafından açılan davalar sebebiyle kıdem tazminatı alacaklarının müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın icraya konması üzerine icra müdürlüğü dosyalarına 130.697,35 TL ödeme yaptığını iddia etmiş olup dosya kapsamına celbedilen icra dosyaları kapsamında davacı tarafından 130.697,35 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.

Davacı bu miktarın, 31.758,29 TL'sinin davalının son hak ediş miktarından, 69.000,00 TL'sinin ise nakde çevrilen teminat mektubundan karşılandığını belirterek kalan 29.939,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Buna göre icra dosyalarına davacı tarafından ödenen toplam bedelden, yapılan mahsuplar neticesinde davacının, davalıdan 29.939,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmadığından takas-mahsup itirazı dinlenemez.

Bu nedenle Mahkemece tesis edilen karar isabetli olup davalının istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/965 Esas, 2020/410 Karar ve 09/10/2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının davalı tarafından peşin olarak yatırılan 513,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 85,40 TL harcın talep halinde davalıya İADESİNE,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde

BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere Üye Hakim ...'in karşı oyu ile oyçokluğuyla karar verildi.09.05.2024

MUHALEFET ŞERHİ Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, tesis edilen karar bakımından Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemenin 12/03/2018 tarihli 1. celsesinde, davalı tarafından açılan Sakarya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/25 Esas (Eski: Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/251 Esas sayılı dosyası) sayılı dosyasının sonuçlanmasının beklenmesine karar verildiği,

Mahkemenin 11/09/2020 tarihli 7. celsesinde ise, önceki celselerle sonuçlanmasının beklenmesine karar verilen söz konusu dosyasının beklenmesinden, her iki dosyanın kapsamı, dosyalardaki talepler, usul ekonomisi ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılması ilkeleri hep birlikte değerlendirildiğinde vazgeçilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

Bekletici mesele yapılması talep edilen dava kapsamında ileri sürülen taleplere yönelik verilecek olumlu bir kararın, davaya konu alacak tutarının belirlenmesinde etkili olacağı açık olup bu nedenle aradan yaklaşık 2,5 sene geçtikten sonra kararda belirtilen gerekçelerle söz konusu dava dosyasının beklenmesinden vazgeçilmesi yerinde olmamıştır.

Ayrıca davalı vekilinin istinaf başvurusunda belirttiği Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/513 Esas sayılı dosyasının da celbedilerek işbu eldeki dava dosyası ile bağlantısının bulunup bulunmadığı denetlenerek gerekirse bu dava dosyasının da sonucunun beklenip beklenmemesinin değerlendirilmesi gerekir. Zira davalının söz konusu iddialarının, mahsup işlemi yapılması sonucu doğuracak mahiyette olduğu açıktır. Mahsup ise 6098 sayılı Kanunun 100. maddesinde düzenlenmiştir.

Mahsup; bir alacağı doğuran olayla ilgili olarak alacaklının elde ettiği bazı kazançların ya da borçlunun katlandığı bazı yükümlülüklerin alacaktan indirilmesini ifade etmektedir. Mahsup işlemi için karşılıklı haklar arasında sıkı bir bağlantı bulunması zorunluluktur ve mahsup talebi savunmanın genişletilmesi yasağına tâbi olmaksızın davanın her aşamasında ileri sürülebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/3507 Esas 2023/7688 Karar sayılı ilamı).

Bu nedenle somut olayda davalının süresinde cevap dilekçesi sunmamış olmasının bu anlamda bir önemi yoktur.Davacı vekilinin dava dilekçesine Karadeniz Ereğli 1. İş Mahkemesinin 2014/182 Esas sayılı dosyasını iki kere yazdığı, devam eden sıra numarası gözetildiğinde bu dosyanın 2014/183 Esas sayılı dosya olup olmadığı davacıdan sorularak öyle olması halinde bu dosya ile birlikte aynı Mahkemenin 2014/189, 2011/1270 ve 2011/1271 Esas sayılı dosyalarının da UYAP üzerinden dosyaya kazandırılması gerekir.

Zira 2014/183 Esas (davacının beyanına göre) ve 2014/189 Esas sayılı dosyalar celbedilmediği gibi 2011/1270 ve 2011/1271 Esas sayılı dosyalar ise yanlış esas numarası ile istendiğinden dosyaya gönderilememiştir.Somut olayda, davacı vekilinin iddiası, kıdem tazminatı alacağına ilişkin davalı yüklenici şirket çalışanları tarafından müvekkili şirket ile davalı şirkete karşı açılan davalar sebebiyle 130.697,35 TL ödeme yaptığına yönelik olup UYAP'tan gönderilen icra dosyalarına ilişkin takip talepleri incelendiğinde, bazılarının kıdem tazminatı alacağı dışında yıllık ücretli izin alacağı talebini de içerdiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda HMK'nun 31. maddesi kapsamında davacının beyanlarına başvurularak söz konusu hususun açıklığa kavuşturularak sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekir.

Son olarak, yukarıda tespit edilen eksiklikler ikmal edilmeden, Mahkemece, salt dosya kapsamına göre, kıdem tazminatına ilişkin açılan davalar sebebiyle davalı yüklenici şirket çalışanlarına davacı vekilinin beyan ettiği şekilde 130.697,35 TL ödeme yapıldığının kabul edilmesi doğru olmadığı gibi ayrıca bu hususta herhangi bir inceleme ve araştırma yapmadan davacının soyut beyanına dayalı olarak, davalının son hak ediş tutarının 31.758,29 TL ve nakde çevrilen teminat mektubu tutarının 69.000,00 TL olduğunun kabul edilmesi de doğru değildir.

Zira işbu davada ispat yükü üzerinde olan davacı, HMK'nun 190/1 ve TMK'nun 6. maddesi uyarınca, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.

Bu hususta gerekli bilgi, belge ve deliller toplandıktan sonra bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınmak suretiyle davacının talep edebileceği bir miktarın bulunup bulunmadığı tespit edilmesi gerekirken salt davacının beyanları ve mevcut delil durumuna göre bilirkişiden rapor alınmadan sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.

Öte yandan davalı vekili süresinde cevap dilekçesi sunmamış ise de, davaya ilişkin beyanlarında, hizmet bedelinin eksik ödendiğini ve davacı nezdinde bulunan teminat mektuplarından başka ek nakdi teminat tutarlarının dikkate alınmadığını ileri sürmektedir. Zaten davacının da ispat yükü altında bulunduğu bu hususların tespiti, sonucuna göre talebe konu alacağın miktarını etkileyeceği de şüphesizdir.

Açıklanan sebeplerle davalının istinaf başvurusu yerinde olup bu gerekçeler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal Mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan bu yönleriyle karara muhalif kaldığımı bildiririm.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/51, K. 2024/569, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkeme Kararı
  6. İstinaf Nedenleri
  7. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  8. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/51
Karar No
2024/569
Tarih
9 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/51 K.2024/701
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/51 K.2024/1005
  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/51 K.2024/294
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/55 K.2024/689
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/56 K.2024/309
  • Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/59 K.2024/425

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.