KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Dosya no
- 2021/598 Esas
- Karar no
- 2024/1131
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/01/2021
- Numarası
- 2018/385 Esas, 2021/25 Karar
- Davanın konusu
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
2.290 kelime·11 dk okuma·3 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... isimli çalışanı için Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı ("KOSGEB”) Destek Programları Yönetmeliği gereği hazırlanan "Genel Destek Programı Uygulama Esasları" kapsamındaki "Nitelikli Eleman İstihdam Desteğinden" faydalanmak istediğini, KOSGEB başvuru işlemlerini takip eden davalı şirket ile başvuru işlemlerinin gerçekleştirilmesi için anlaşıldığını, KOSGEB'e başvurunun gerçekleştirilmesi için gerekli bilgi ve belgelerin davacı şirketçe 31.01.2017 günü davalı şirkete iletildiğini,
ancak KOSGEB tarafından gönderilen 09.03.2018 tarihli mail ile başvurunun reddedildiğini, davalı şirketin davacı şirket tarafından iletilen başvuru belgelerini ilgili yasal mevzuatta belirtilen 30 günlük süre içinde KOSGEB'e sunmadığını, bu nedenle başvuru süresinin aşılarak başvurunun reddine neden olunduğunu, davalı şirketin ticari faaliyeti kapsamında yürüttüğü davacı şirket ile anlaştığı başvuru işlemini süresinde gerçekleştirmediğini, kendi faaliyet alanındaki eylem ve işlemleri ile ilgili olarak başvurunun reddine sebep olduğunu,
davacı şirketin başvurunun gerçekleştirilmemesi nedeniyle ... için aylık 2.000,00 TL olmak üzere toplam 24 ay üzerinden 48.000,00-TL zararının olduğunu, davalı şirketin sebep olduğu zararın giderilmesi için davalı şirkete Beyoğlu ...
Noterliğinin 26.03.2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname çekildiğini, davalı şirket tarafından konuya ilişkin yazılı veya sözlü geri dönüş sağlanmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 5.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH Davacı vekili 23/07/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde talep ettikleri değeri 43.000,00 TL arttırarak 5.000 TL'nin dava tarihinden, 43.000 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında KOSGEB üzerinden bir personelin teşviki ve fuar katılımları ile ilgili teşvik işlemlerinin takibi konusunda sözlü bir anlaşma olduğunu, davalı tarafından 2017 Şubat ayında yapılan başvuru neticesinde, personel teşviki ve fuar teşviki ile ilgili başvuruların KOSGEB tarafından onaylandığını, bunun bedeli olarak 01.03.2017'de kesilen faturanın davacı tarafından davalıya ödendiğini, KOSGEB teşviklerinin geri ödenmesi için Ocak 2018'de gerekli evrakların davalı tarafından davacıdan teslim alınarak KOSGEB Boğaziçi Müdürlüğü'ne teslim edildiğini,
bunun sonucunda fuar teşvikinin onaylandığını, davacı firmanın KOSGEB üzerinden fuar teşvikini aldığını, davaya konu personel teşviki ile ilgili evrakların davacı tarafından KOSGEB'e teslim edildiğini, evraklar incelendiğinde herhangi bir sorun yaşanmadığını, firmaya KOSGEB tarafından olumsuz bildirim yapılmadığını, davacı firma sahibinin etik olmayan rahatsız edici çalışma şeklinden dolayı (çok sık telefon aramaları yapılması,
evrakları bizzat kendilerinin teslim etmek istemesi gibi) ve davacının eleman teşviki ile ilgili iade faturası kesilmesini ve geri ödeme yapılmasını talep etmesi üzerine iade faturasının kesilerek sözleşmeye konu hizmetin karşılıklı olarak sonlandırıldığını, 2018 Şubat ayı itibari ile sözleşmenin son bulması nedeniyle davacının evraklarını kendisinin teslim ettiğini, bu süreye kadar davalının üzerine düşen tüm sorumluluğu basiretli tacir gibi yerine getirdiğini, bu süreden sonra davalının olası eksik evrak, yanlış evrak,
evrak hatası konusunda herhangi bir sorumluluğunun kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece.
Taraflar arasında davacının ... isimli çalışanına ilişkin KOSGEB prim teşvik programına başvurusunun yapılması konusunda hizmet sözleşmesi olduğu, davalı tarafından davacı adına başvurunun yapıldığı, hizmet bedelinin davacı tarafından ödendiği, ancak daha sonra KOSGEB'in personel destek başvurusunu reddetmesi üzerine sözleşme feshedilerek davalı tarafın aldığı bedeli iade ettiği, kök raporda davacının çalışanı ...'nın işe giriş tarihinde dava konusu personel prim desteğinden yararlanma koşullarını taşıyan bir çalışan olduğu, SGK kayıtlarına göre işe giriş tarihinin 05/01/2017 olduğu,
işe giriş tarihi itibariyle başvurunun 30 gün içinde 04/02/2017 tarihine kadar yapılması gerekirken bu süre geçtikten sonra 23/02/2017 tarihinde KOSGEB'e başvuru yapıldığı, başvuru sırasında işe başlama tarihi olarak 05/02/2017 tarihinin bildirilmesi nedeniyle KOSGEB tarafından başta başvuru kabul edilmişse de kurumda yapılan SGK kaydı kontrollerinde anılan çalışanın 05/01/2017'de işe girdiğinin tespiti üzerine yasal sürede başvuru yapılmadığından destek başvurusunun KOSGEB tarafından 09.03.2018 tarihinde reddedildiği,
başvuru süresinde yapılsaydı davacının ilgili mevzuata göre prim desteğinden yararlanabileceği, davalı tarafından başvuru süresinde yapılmadığından davacının mahrum kaldığı prim desteği miktarı konusunda dava tarihi itibariyle talep edilebilecek maddi tazminat miktarının tespiti için ek rapor alındığı, alınan bu ek raporda, başvuru süresinde yapılsaydı davacının ilgili mevzuata göre (aylık 2.000,00 TL+ istihdam edilenin kadın olması halinde ilave aylık 1.000,00 TL olmak üzere) yararlanabileceği azami prim desteğinin 50.000,00 TL olacağı, azami destek süresinin üç yıl olduğu,
yararlanılabilecek azami destek tutarının aylık azami destek tutarlarına göre hesaplandığında 2018 yılı Mayıs ayında sona ereceği, davacı tarafça işçi dava tarihi itibariyle 24 ay çalıştığından 2.000,00 x 24= 48.000,00 TL bedel üzerinden davanın ıslah edildiği, bilirkişiden alınan son ek raporda, dava konusu destek başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuatta çalışan sayısı konusunda koşul bulunmadığı, en az beş çalışan şartının 23/09/2019 tarihinde dava tarihinden sonra yürürlüğe konulduğu, bu şartın 02/01/2020 tarihinde tekrar kaldırıldığı,
ek raporda belirtilen azami destek üst limiti olan 50.000,00 TL desteğin KOSGEB 1. teşvik bölgesindeki yerlerde %50 oranında, diğer bölgelerde %60-%70 oranında uygulandığı, davacının işyerinin İstanbul-1. bölge olması nedeniyle azami destek limiti 50.000,00 TL'nin davacı çalışanının işe giriş tarihine göre ilk ay Ocak için 25 gün üzerinden hesaplanarak ve sonraki aylar için aylık 3.000,00 TL (2.000+kadın 1000 ek) hesabıyla limite ulaştığı tarihin Mayıs 2018 olduğu, bu tarihe kadar %50 oranında davacının yararlanabileceği (KOSGEB'den destek olarak iade alabileceği) tutarın 25.000,00 TL olduğu,
alınan son ek rapordaki davacının mahrum kaldığı destek hesabının denetime ve hüküm kurmaya, ilgili mevzuatına uygun olduğu, ancak dava tarihi olan 03/05/2018 itibariyle davacının 2018 yılı Mayıs ayı prim desteğini alması mümkün olmadığından son ay olan 2018 yılı Mayıs ayına isabet eden 1.041,67 TL tutarın yararlanılabilecek toplam destek tutarından düşülmesi neticesinde davada talep edilebileceği maddi tazminat miktarının 23.958,33 TL olacağı, dosyaya sunulan 23/12/2016 tarihli ve 31/01/2017 tarihli e-postalarda taraflar arasında davacı çalışanı ...'nın eleman desteği başvurusu konusunda yazışma ve belge gönderimleri bulunduğu,
bilirkişi raporuna itiraz aşamasına kadar davalı tarafça bu konuda anlaşma bulunmadığına dair bir iddianın ileri sürülmediği, ön inceleme celsesinde taraf vekilleri katılımıyla tespit edilen uyuşmazlık konusu ve tarafların kabulünde olan hususların tespiti hakkında davalı tarafça bir itiraz-iddia ileri sürülmediği, davacı adına elektronik ortamda yapılan başvurunun davalı tarafından yapıldığı hususunun tarafların sunduğu dilekçelerle tarafların kabulünde olduğu,
sunulan e-postalara göre 23/12/2016'da yani personel istihdam edilmeden önceki tarihte danışmanlık-iş takip hizmeti verilmesi hususunda görüşülen davalı tarafından davacıya genel destek başvurusu kabul edilmeden nitelikli eleman desteği başvurusu yapılamayacağı ile çalışanın işe giriş tarihine göre 30 gün içinde başvurunun tamamlanması gerektiği, bu nedenlerle genel destek başvurusunun süratle yapılması-onaylanması gerektiği hususlarında bilgi verilip süratle tamamlanmasının sağlandığını ispatlayan bir delilin sunulmadığı, davacı tarafın bu hususta bilgilendirilmediği,
genel destek başvurusunun geç yapılmasına davalı tarafın uzmanı olduğu ticari faaliyeti konusunda davacıyı yeterince bilgilendirmemesinin sebep olduğu, davacının 05/01/2017 tarihinde işe giren çalışanı için davalıyla başvuru hususunda akdi ilişkiyi son 4 gün kala 31/01/2017 tarihinde kurduğu, davalının gerekli belgeleri istemesi üzerine bu belgeleri davalıya 03/02/2017'de yani son başvuru gününden bir gün önce ulaştırdığı, bu tarih itibariyle davacının 05/01/2017'de işe başlamış çalışanını 05/02/2017'de işe başlamış olarak bildirmesinin mümkün olamayacağı, davacının başvuruyu ve eksik belgeyi tamamlamayı son günlere bırakması,
faaliyet alanı itibariyle davalı şirkette yaşanan muhtemel yoğunluk ile davalının bu işten bir menfaat elde etmediği gibi aldığı hizmet bedelini de sonradan davacıya iade etttiği hususları hep birlikte gözetilerek davacının talep edebileceği tazminattan TBK md 51 ve md 114 uyarınca takdiren %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulü ile 5.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden, 14.166,66-TL maddi tazminatın 23/07/2020 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak.
09/10/2020 tarihli duruşmada yerel mahkeme tarafından "davacının Kosgep nakdi ücret desteğinden yoksunluk zararı ile davalının eylemi arasında iliyet bağı davacı tarafça ıspatlanamadığı" gerekçesiyle davacıya yemin deliline başvurma hakkının hatırlatıldığını, ancak daha sonra ara kararla bu ara kararından döndüğünü, dosyada herhangi bir değişiklik olmamasına ve yerel mahkemece davanın esası hakkında bir kanaate varılmasına rağmen son çare niteliğindeki böyle bir ara karardan rucu etmesinin hukuka aykırı olduğunu,
nitekim yerel mahkemenin yemin deliline illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle başvurması karşısında bu karardan dönmesini gerektirecek bir maddi vakanın söz konusu olmadığını, talep ile eylem arasında uygun bir iliyet bağının bulunmadığını, 27/03/2019 - 23/09/2019 - 15/05/2020 ve 10/10/2020 tarihli dilekçelerinde belirttikleri ve 27/03/2019 tarihli dilekçenin ekinde sunmuş oldukları davacı tarafın dava dilekçesinin ekinin 10. ve 11. sayfalarında sunmuş olduğu mail yazışmasından görüleceği üzere davalı müvekkilinin aynı tarihte almış olduğı işin Genel Destek Başvuru işi olduğunu,
davacı tarafın ilgili mailin ekini sunmamasının nedeninin bu yazışmanın ...'nın başvuru işlemi ile ilgili olmadığını, davacının kırparak sunduğu ancak kendilerinin tamamını sunduğu ilgili yazışmanın ekleri kısmındaki Genel Destek Başvuru Formu Bölümü okunduğunda aradaki yazışmanın ... başvurusu ile ilgili olmadığının anlaşılacağını, davalının 03/02/2017 tarihinde "evraklar hazırsa gelip alayım" şeklindeki mailinin genel destek başvurusu ile ilgili olduğunu, Ek-6’da işletmenin hazırladığı genel destek programı başvuru formunun sunulduğunu, bu evrakın resmi elektronik evrak olduğunu,
evrak tarihinin evrağın hazırlandığı güne göre sistem tarafından otomatik olarak verildiğini, bu evrağın tarihinin ise 03.02.2017 olduğunu, ilgili evrak ile taahhütname evrağının 03.02.2017 tarihinde kendileri tarafından firmadan teslim alınarak aynı gün içinde 03.02.2017 tarihinde KOSGEB uygulama birimine teslim edildiğini, nitekim daha önce de belirttikleri ve sundukları gibi genel destek başvurususunun 04/02/2017 tarihinden sonraki bir tarihte onaylandığını, bu onay işlemi ile ilgili sürecin uygulama birimi ile ilgili olduğunu,
davacı ile davalı müvekkilinin 4 Şubat 2017 tarihine kadar Ayten Maslı ile ilgili nitelikli elaman desteği başvurusu yapacağı yönünde bir anlaşmanın olmadığını, genel destek başvurusunun 28/02/2017 tarihinde onaylandığını, dolayısı ile 28/02/2020 tarihinden önce zaten nitelikli elaman desteği başvurusu yapılamayacağını, davacı tarafın mevzuatı dolanmak için 05/01/2017 tarihinde işe giren ... için zamanında genel destek başvurusu yapmadığını, yazışmaların davacının iddia ettiği gibi nitelikli eleman desteği başvurusu ile ilgili olması halinde dahi davacı şirkette çalışan bir işçinin iş akdinin ne zaman başladığına,
nitelikli eleman desteği başvurusu yapılması gerektiğine veya davalının bu işlemi yaptığını onayladığına dair herhangi bir yazışmanın bulunmadığını, davacının kusurlu olduğunu, davacı tarafın iş akdi ile ilgili olarak yazışmalarda bilgi vermediğini belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak ispatlanamayan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava; taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi gereğince davacının nitelikli eleman desteğinden davalının kusuru nedeniyle yararlanamadığı iddiasıyla açılan maddi tazminat davasıdır.
Mahkemece birinci ek teknik bilirkişi raporu içeriğindeki çalışan sayısı ile ilgili tespitler dikkate alınarak davacı tarafa yemin hakkı hatırlatılmışsa da davacının bu ara karara itirazı üzerine olay tarihindeki mevzuat hükümlerine göre mahkemece resen yapılan hukuki değerlendirmeyle bu ara karardan dönülmüştür.
Kaldı ki mahkemece alınan ikinci ek raporda da, dava konusu destek başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuatta çalışan sayısı konusunda bir koşulun bulunmadığı, en az beş çalışan şartının dava tarihinden sonra yürürlüğe konulup 02/01/2020 tarihinde tekrar kaldırıldığı bildirilmiştir. Ara kararlardan rücu her zaman mümkündür.
İspat yükünü tayin eden bir ara karara itiraz üzerine mahkemece yapılan hukuki değerlendirme ile ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılan araştırma sonucunda her zaman bu ara karardan rücu edilmesi mümkündür. Bu ara karardan rücuya ilişkin ara kararın isabetli olup olmadığı kararın esas denetimini yapan istinaf/temyiz merci tarafından bu konuda bir itiraz olması halinde esas hükümle birlikte denetlenir.
Somut olayda alınan teknik bilirkişi raporu da gözetildiğinde dava tarihinde ilgili mevzuatta çalışan sayısı ile ilgili bir koşulun bulunmadığı tespit edildiğinden mahkemenin ara karardan rücuya ilişkin kararının yerinde olduğu anlaşılmakla davalının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir.
Mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda, ilgili SGK ve KOSGEB mevzuatı uyarınca davacının çalışanı ...'nın işe giriş tarihinde dava konusu personel prim desteğinden yararlanma koşullarını taşıyan bir çalışan olduğu, SGK kayıtlarına göre işe giriş tarihinin 05/01/2017 olduğu, işe giriş tarihi itibariyle başvurunun 30 gün içinde 04/02/2017 tarihine kadar yapılması gerektiği, ancak bu süre geçtikten sonra 23/02/2017 tarihinde KOSGEB'e başvurulduğu, başvuru sırasında işe başlama tarihi olarak 05/02/2017 tarihinin bildirilmesi nedeniyle KOSGEB tarafından ilk aşamada başvurunun kabul edildiği,
ancak başvuruların toplanmasından sonra kurumda yapılan SGK kaydı kontrollerinde anılan çalışanın 05/01/2017'de işe girdiğinin tespiti üzerine yasal sürede başvuru yapılmadığından destek başvurusunun KOSGEB tarafından 09.03.2018 tarihinde reddedildiği, başvuru süresinde yapılsaydı davacının ilgili mevzuata göre personel prim desteğinden yararlanabileceği tespit edilmekle davalı kusuruyla davacının prim desteğinden yararlanamadığı tespit edilmiştir.
Dosyaya sunulan 23/12/2016, 31/01/2017 ve 03.02.2017 tarihli e-postalarda taraflar arasında davacı çalışanı ...'nın eleman desteği başvurusu konusunda yazışmaların ve belge gönderimlerinin bulunduğu kök bilirkişi raporunda tespit edilmiştir.
Mahkemenin 22.03.2019 tarihli 1 nolu celse ara kararı gereğince 27.03.2019 tarihinde davalı tarafından sunulan beyan dilekçesinde nitelikli eleman desteği başvurusu konusunda taraflar arasında bir anlaşmanın bulunmadığı yönünde ilk defa savunma yapılmıştır. Cevap dilekçesinde ve ön inceleme duruşmasında bu yönde bir savunma yapılmamıştır. Dolayısıyla ara karar gereği sunulan beyan dilekçesi ile savunma değiştirilmiştir.
Davacı tarafından savunmanın değiştirilmesine onay verilmemiştir. Davalı taraf ilk ve ikinci bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde, Ek-1 olarak sunduğu yazışmanın Genel Destek İzleme Formunun hazırlanması için oluşturulan bir yazışma olduğunu, bu evrakın davalı tarafından teslim alınıp KOSGEB Müdürlüğü'ne teslim edildiğini,
bu işlemin tamamlanması ve evrakların teslim edilmesi ile KOSGEB Genel Destek Programı altında yer alan personel maaş desteği başvurusunun yani nitelikli eleman desteği başvurusunun açılmış olduğunu beyan etmesi karşısında davalı tarafın bu beyanla nitelikli eleman desteği başvurusunu yaptığını kabul ettiği anlaşılmakla nitelikli eleman desteği başvurusu konusunda taraflar arasında bir anlaşmanın olduğu kabul edilmiştir.
Dolayısıyla davalının nitelikli eleman desteği başvurusu konusunda taraflar arasında bir anlaşmanın bulunmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde değildir.
Dosyadaki KOSGEB ve SGK müzekkere cevapları, alınan teknik bilirkişi raporları ve davalının yukarıda açıklanan kabul beyanları dikkate alındığında davacı tarafın davalının kusuru ile nitelikli eleman desteği başvurusundan yararlanamadığı kanaatine varılarak istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/385 Esas, 2021/25 Karar sayılı ve 15/01/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 410,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 17,60 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/598, K. 2024/1131, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama